Zigetvar Kuşatması, Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferinde, 5 Ağustos – Eylül 1566 arasında güneybatı Macaristan'daki Szigetvár kalesine karşı yapıldı. Kale Osmanlıların eline geçti, ama padişah kalenin düşmesinden hemen önce ordugâhta öldü. Kalenin komutanı, Macar kaynaklarında Zrínyi Miklós, Hırvat kaynaklarında Nikola IV Zrinski olarak anılan kontun son çıkışı, iki ülkenin ulusal belleğinde önemli bir yer tutar. Târîh-i Sultân Süleymân minyatüründe 1566 Zigetvar hücumuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Matrakci Nasuh. Dosya sayfası
Kale ve stratejik önemi
Almás çayı yanında, bataklıklar içinde bulunan ve "ada kale" anlamına gelen Szigetvár'ın adı ilk kez 1391 tarihli bir belgede geçer. 1543 Estergon seferinden sonra Macar serhat kaleleri arasında stratejik önem kazandı; buradaki askerler Osmanlı topraklarına akınlar düzenleyip halktan vergi toplamaya çalışıyordu. Osmanlılar kaleyi ilk kez 1555'te Budin Valisi Toygun Paşa komutasında kuşattılar, ama başarılı olamadılar; bir yıl sonraki kuşatma da sonuçsuz kaldı.
Batı literatürü, Kanuni'nin 1557'de Ferdinand'a yazdığı mektupta kaleyi haydutların sığınağı olarak nitelediğini ve 1562'de Habsburg elçisi Busbecq'e, Sigetvar'dakiler savaşı sürdürdükçe barışın anlamsız olduğunu söylediğini aktarır. Kale bataklık ve kanallarla çevriliydi; kanallar kesilse bile kuruyan zemin çamurlu kaldığından piyade hücumu ve top yerleştirmek zordu. Dávid de kalenin bir iç kale ile eski ve yeni şehirden oluşan üç parça hâlinde olduğunu, bunların köprülerle birbirine bağlandığını ve etrafında su dolu hendekler bulunduğunu yazar.
Sefere çıkış
Seferin gerekçeleri arasında Habsburgların 1565'te Tokay'ı kuşatması, Erdel üzerindeki anlaşmazlık ve vergi meselesi vardı. Kanuni ve ordusu 29 Nisan 1566'da yola çıktı. Tarihçiler Szabolcs Varga ve Nicolas Vatin Osmanlı ordusunu yaklaşık 50.000 kişi olarak verir. Dávid, seferin aslında Viyana'ya yönelik düşünüldüğünü ve ordunun 5 Ağustos 1566'da Sigetvar önlerine vardığını belirtir.
Tarih notu
Kronoloji: 1555 ve 1556: Başarısız iki Osmanlı kuşatması. 29 Nisan 1566: Kanuni İstanbul'dan sefere çıkar. 5 Ağustos 1566: Ordu Sigetvar önlerine varır. 13 Ağustos: Eski şehir alınır. 19 Ağustos: Yeni şehir alınır. 5 Eylül: Barut mahzeni patlar, dış kale düşer. 6/7 Eylül: Kanuni'nin ölümü ve son çıkış (kaynaklara göre değişir). 21 Ekim: Ordu Sigetvar'dan Belgrad'a hareket eder. 24–25 Ekim: Padişahın ölümü orduya resmen duyurulur.
Kuşatma
Dávid'e göre bir ay süren kuşatmada iki tarafta da çok sayıda kişi öldü. Yoğun top ateşi ve hendeklerdeki suyun akıtılmasından sonra 13 Ağustos'ta eski şehir, 19 Ağustos'ta yeni şehir alındı; kalede direniş sürdü. Üç genel hücumun ardından 5 Eylül'de açılan bir lağıma yerleştirilen humbaranın ateşlenmesiyle kalenin altındaki barut mahzeni ateş aldı ve art arda patlamalar oldu. Savunması çöken Zrínyi, yanındaki askerlerle kaleden çıkış yaptı.
Osmanlılar kuşatmada en az 17 bacaluşka (basilisk) topu kullandı; Selânikî sefere 180–280 büyük darbzen topu götürüldüğünü kaydeder. Aynı anlatım, Kanuni'nin Zrínyi'ye teslim olursa bütün Hırvatistan'ı yönetmeyi teklif ettiğini ve Zrínyi'nin reddettiğini yazar. Johann Peter Krafft'ın tablosunda Zrínyi'nin Zigetvar'dan son çıkışıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johann Peter Krafft. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Son günler ve Zrínyi'nin ölümü kaynaklarda farklı anlatılır. Dávid, barut mahzeninin 5 Eylül'de patladığını, Zrínyi'nin çıkış hareketinde yaralı hâlde esir düştüğünü, başının kesilip Győr (Yanıkkale) yakınlarında bekleyen Habsburg kralı II. Maximilian'a gönderildiğini yazar. Batı literatürü ise dış kalenin 5 Eylül'de alındığını, Kanuni'nin 6 Eylül'de çadırında öldüğünü, son çarpışmanın 7 Eylül'de başladığını ve Zrínyi'nin kalan 600 askeriyle çıkıp iç kalenin köprüsünde yeniçerilerin kurşunlarıyla öldüğünü anlatır. 2.300 kişilik garnizonun neredeyse tamamı öldü ve Osmanlı kaybı 20.000'i aştı; bazı tarihçiler bu nedenle zaferi "Pirus zaferi" olarak nitelendirir.
Kanuni'nin ölümü ve gizlenmesi
Dávid'e göre Kanuni, kaleye yapılan son hücumdan biraz önce ordugâhta öldü. Türk literatüründe Feridun Emecen'in "Selim II" bahsine göre ölüm haberini Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa'dan alan Şehzade Selim süratle İstanbul'a geldi. Sokullu, karışıklık çıkmaması için ölümü ordudan gizledi; ordu 21 Ekim'de Sigetvar'dan Belgrad'a hareket etti ve ölüm 24–25 Ekim'de resmen ilan edildi. Araştırmamız da ölümün yalnızca padişahın en yakın çevresi bilecek şekilde 48 gün gizlendiğini, askerlerin savaştan vazgeçmesinden korkulduğunu gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Kanuni'nin iç organlarının Sigetvar'a gömüldüğü yaygın olarak anlatılır. Dávid bu iddianın geç tarihli kaynaklarda yer aldığını ve şüpheyle karşılandığını, olayların tanığı Feridun Bey'in Sigetvar fethiyle ilgili eserinde bu konuda hiçbir şey söylemediğini vurgular. Buradaki Kanuni türbesinin gerçek yeri o tarihte henüz saptanmamıştı ve ne zaman inşa edildiği bilinmiyordu. Bu nedenle organların gömüldüğü bilgisi kesin bir olgu olarak aktarılmamalıdır.
Kuşatmadan sonra Sigetvar
Dávid'e göre kale alınınca hızla güçlendirildi ve içinde bir cami inşa edildi. Sigetvar yeni bir sancak merkezi oldu; ilk sancak beyi, daha önce Peçuy alay beyliği yapan İskender Bey'di. Bölgenin tahriri 1570'te yapıldı. 1594'te Tiryâkî Hasan Sigetvar beylerbeyiliğine getirildi; iki yıl sonra paşalık kaldırılarak yeniden sancak oldu. Şehir, uzun süren abluka ve Viyana'daki görüşmelerden sonra Şubat 1689'da Habsburglara teslim oldu.
Kalenin içindeki Kanuni Sultan Süleyman Camii kesik minaresiyle bugüne ulaşmıştır. Sonradan kiliseye çevrilen ve Ali Paşa Camii olarak tanınan ikinci caminin banisinin, Dávid'e göre kuşatma sırasında yeniçeri ağası olan ve 1571İnebahtı Savaşı'nda ölen Müezzinzâde Ali Paşa olduğu anlaşılmaktadır. Zigetvar Kalesi'nin bugünkü görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.5, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Kaynaklar ve bellek: Dávid, kuşatmayla ilgili "Sigetvarnâme" gibi adlarla birkaç tarih yazıldığını ve bunların en ünlüsünün Nişancı Feridun Ahmed Bey'in eseri olduğunu belirtir. Macar ve Hırvat tarafında kuşatma, Zrínyi'nin soyundan gelen şair Zrínyi Miklós'un "Szigeti veszedelem" (Sigetvar Tehlikesi) destanına ve Hırvat besteci Ivan Zajc'ın "Nikola Šubić Zrinjski" operasına konu oldu. Batı literatürü, Kardinal Richelieu'nün savaşı "medeniyeti kurtaran savaş" diye nitelediğinin rivayet edildiğini yazar; bu söz rivayet olarak aktarılır.
Sonuç
Osmanlılar zafer kazanmakla birlikte kuşatma o yıl planlanan Viyana ilerleyişini durdurdu. 17 Şubat 1568'de Edirne'de Habsburglarla barış antlaşması imzalandı (Emecen). Sigetvar, Kanuni'nin kırk altı yıllık saltanatının son durağı ve II. Selim döneminin başlangıç noktası oldu.
Zigetvar hakkında düşündüklerimiz
Zigetvar, bir padişahın sefer sırasında ölümüyle ve bu ölümün ordudan gizlenmesiyle tarihe geçti. Zrínyi'nin direnişi Hırvat ve Macar hafızasında bir kahramanlık simgesi oldu. Bize göre bu kuşatmanın asıl dersi, devlet düzeninin padişahın ölümüne rağmen işlemeye devam edebilmesidir; Sokullu'nun soğukkanlı yönetimi tahtın sorunsuz devrini sağladı.