İçeriğe geç
Giriş yap
0

III. Murad (1546–1595): Sokullu'nun gölgesinden Safevî ve Habsburg savaşlarına uzanan saltanat

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt13 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
III. Murad, 1574–1595 yılları arasında hüküm süren on ikinci Osmanlı padişahıdır. 4 Temmuz 1546'da, babası II. Selim'in Saruhan sancakbeyi olarak Manisa'da bulunduğu sırada Bozdağ yaylağında doğdu. Saltanatı, uzun süredir sadrazam olan Sokullu Mehmed Paşa'nın giderek etkisizleştirilmesi, on iki yıl süren Osmanlı-Safevî savaşı, İngiltere ile kurulan yakın ilişkiler ve ölümünden kısa süre önce başlayan Uzun Savaş ile anılır.
III. Murad'ı gösteren portre
III. Murad'ı gösteren portreGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Şehzadelik yılları

Murad, kaynakların asıl adını Cecilia Baffo olarak verdiği Venedik asıllı Nurbânû Sultan'ın oğluydu. İlk eğitimini Manisa sarayında aldı, sünnet düğünü Nisan 1557'de burada yapıldı. Küçük yaşta Aydın-ili sancakbeyliğine, babasının 1558'de Karaman'a nakli üzerine de Akşehir sancakbeyliğine getirildi. Babası ile amcası Şehzade Bayezid arasındaki taht mücadelesi sırasında Konya Kalesi'nin muhafazasında bulundu. Mart 1562'de Saruhan sancakbeyliğine gönderildi ve padişah oluncaya kadar on iki yıl burada kaldı.

Arnavut asıllı haseki Safiye Sultan ile Manisa'da tanıştırıldı; ondan olan oğlu Mehmed (III. Mehmed) 1566'da burada dünyaya geldi. Bu dönemde Murad özellikle hocası Hoca Sâdeddin Efendi, defterdarı Kara Üveys Çelebi ve haremi yöneten Râziye Kalfa'nın etkisi altındaydı. Venedikli Jacopo Ragazzoni'nin 1571 tarihli raporu onu yetenekli, iyi eğitim görmüş ve dinine son derece bağlı bir şehzade olarak tanıtır. Manisa'daki Murâdiye Camii'nin inşasını da bu yıllarda başlattı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kökene ve tarihlere dair farklı bilgiler: Türk literatürü Nurbânû Sultan'ı Venedik asıllı Cecilia Baffo olarak tanıtır. Batı literatürünün Nurbanu Sultan bahsi ise kökenine ilişkin Venedik, Rum ve Yahudi kökenli görüşlerin bulunduğunu, hiçbirinin kesin olarak kanıtlanmadığını, ama Venedik kökeni görüşünün en yaygın kabul gören görüş olduğunu yazar; "Cecilia Venier-Baffo" kimliği 1900'de Emilio Spagni tarafından ileri sürülmüştür. Saruhan sancakbeyliği için Türk literatürü Mart 1562, Batı literatürü 1564 tarihini verir. Ölüm tarihi de farklıdır: Türk literatürü 17 Ocak 1595, Batı literatürü 16 Ocak 1595 der.

Tahta çıkış

Babasının ölüm haberini Sokullu ile annesi Nurbânû Sultan'ın gönderdiği adamlardan alan Murad, Mudanya İskelesi'ne geldi. Kendisini almak için gönderilen kadırgayı bulamayınca fırtınaya rağmen nişancı Feridun Ahmed Bey'e ait bir gemiyle yola çıktı ve gece yarısı Sarayburnu'nda Sokullu ile buluşarak saraya girdi. 22 Aralık 1574'te II. Selim'in ölümü ve III. Murad'ın cülusu resmen ilan edildi. Aynı gece saltanat düzeni gereği beş şehzade boğduruldu. Murad, ilk iş olarak askere cülus bahşişi dağıttırdı ve Kâbe duvarlarının onarılmasını emretti; 5 Ocak 1575'te Eyüp Sultan Türbesi'nde kılıç kuşandı.
Habsburg elçisi David Ungnad'ın III. Murad'a gümüş bir saat düzeneği sunuşunu gösteren 1585 tarihli tasvir
Habsburg elçisi David Ungnad'ın III. Murad'a gümüş bir saat düzeneği sunuşunu gösteren 1585 tarihli tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johann Andreas Thelot. Dosya sayfası
Ek bilgi
Elçiler ve hediyeler: III. Murad'ın tahta çıkışı üzerine birçok devlet elçileri aracılığıyla tebrikte bulunup eski anlaşmaları yeniledi. Venedik elçisi Soranzo divana 50.000 altın sundu; Raguza elçisi 12.000 altın ve gümüş bir sofra takımı getirdi; İran elçilik heyeti de kalabalığı ve göz alıcı hediyeleriyle dikkat çekti. Bu dönemin diplomatik hareketliliğini gösteren 1585 tarihli bir tasvir, Habsburg elçisi David Ungnad'ın padişaha gümüş bir saat düzeneği sunuşunu gösterir.

Sokullu'nun etkisizleştirilmesi

Kütükoğlu, Murad'ın ilk yıllarında Sokullu'ya karşı olan grubun etkisiyle hareket ettiğini, özellikle Şemsi Ahmed Paşa ile Dârüssaâde Ağası Gazanfer Ağa'nın onu saltanatı tamamen kendi eline almaya teşvik ettiğini yazar. Padişah Sokullu'yu görevde bıraktı, ama zamanla gücünü azalttı. Sokullu 1579'da bir suikast sonucu öldü. Saraydaki rakiplerin ve padişahın bu suikastta rolü olduğu iddialarını belgeleyecek bilgi elde değildir; bununla birlikte Sokullu'nun son zamanlarında devlet işlerinden iyice uzaklaştırıldığı açıktır. Peçuylu'ya göre Murad, vezîriâzamın arz tezkirelerini bile reddediyordu.

Araştırmamız da Murad'ın otoritesinin önce annesi Nurbânû Sultan, sonra gözdesi Safiye Sultan tarafından giderek etkilendiğini ve bu etkinin Sokullu'nun siyasi nüfuzu aleyhine işlediğini gösteriyor. Nurbânû Sultan'ın 7 Aralık 1583'teki ölümü sarayda nüfuz çevreleri arasında önemli bir değişime yol açtı; geride nüfuzlu kişiler olarak Safiye Sultan ve Harem kethüdası Canfedâ Hatun kaldı.

Safevî savaşı (1578–1590)

Şah I. Tahmasb'ın ölümü ve ardından gelen karışıklıklar İran'a yönelik bir seferin yolunu açtı; Sokullu'nun karşı çıkmasına rağmen savaş kararı alındı. Komuta meselesi ciddi bir krize yol açtı: sonunda Lala Mustafa Paşa Gürcistan üzerinden Şirvan'ın fethiyle görevlendirildi, Koca Sinan Paşa ise azledildi. Osmanlı kuvvetleri Çıldır gölü yakınında ve Koyungeçidi'nde Safevîleri yenerek Şirvan'daki şehirleri birer birer aldı.

Savaş, sadrazamlık mücadeleleriyle iç içe geçti. Lala Mustafa Paşa ile Koca Sinan Paşa arasındaki çekişme, Lala Mustafa'nın 7 Ağustos 1580'deki ani ölümüyle sona erdi. Özdemiroğlu Osman Paşa Şirvan'daki Osmanlı hâkimiyetini kesinleştirdi ve 28 Temmuz 1584'te sadrazam oldu; Tebriz 1585'te alındı. Şah Abbas'ın elçisi Haydar Mirza'nın 1590'da İstanbul'a gelmesiyle, fethedilen yerlerin Osmanlılarda kalması şartıyla barış yapıldı.
Tarih notu
Kronoloji:
4 Temmuz 1546: Bozdağ yaylağında doğum.
Mart 1562: Saruhan sancakbeyliği.
22 Aralık 1574: Cülus.
1578: Safevî savaşı başlar.
Mart 1579: İngiliz tüccarına ticaret imtiyazı.
Mayıs 1580: İngilizlere ahidname.
1582: Şehzade Mehmed'in sünnet düğünü.
2 Nisan 1589: Kapıkulu ayaklanması.
1590: Safevîlerle barış.
20 Haziran 1593: Kulpa (Sisak) bozgunu; Habsburglarla savaş kararı.
17 Ocak 1595: Ölüm.

Akçe ve kapıkulu ayaklanması

Savaşın mali etkileri Osmanlı piyasalarını çok sarstı. Ayarı düşük (züyuf) akçe meselesi yüzünden kapıkulu askerleri İstanbul'da ayaklanıp saraya yürüdü ve sorumluların cezalandırılmasını istedi. Murad, Rumeli Beylerbeyi Mehmed Paşa ile Başdefterdar Mahmud Efendi'yi teslim etmekte tereddüt edince, Selânikî'nin kaydına göre tahttan indirilmekle tehdit edildi. Olay 2 Nisan 1589'da istenenlerin teslimiyle yatıştı; padişah ardından sadrazam Siyavuş Paşa ve şeyhülislam dahil yöneticileri toptan görevden aldı.

Dış ilişkiler: İngiltere, Lehistan ve Fas

III. Murad devrinde İngiltere ile ilişkilerde büyük bir gelişme oldu: Mart 1579'da bir İngiliz tüccarına ticaret imtiyazı verildi, Mayıs 1580'de bu imtiyaz bütün İngiliz tacirlerine Osmanlı sularında serbest ticaret hakkı tanıyan bir ahidnameye dönüştürüldü. Murad ile Kraliçe I. Elizabeth arasında resmî mektuplar karşılıklı gönderildi ve İspanya'ya karşı ortak bir harekât planlandı. Araştırmamız da iki ülke arasındaki ilişkilerin, ortak düşman İspanya nedeniyle bu dönemde pekiştiğini gösteriyor.

Lehistan'da boş kalan taht için yapılan seçime Avusturya ve Rusya'nın müdahalesi önlendi ve Erdel Voyvodası István Báthory'nin kral olması sağlandı. Fas'ta Osmanlıların desteklediği Abdülmelik'e karşı oluşturulan kuvvetler 1578'de Kasrülkebîr'de (Alcazarquivir) yenildi; Portekiz kralı da bu savaşta öldü.
III. Murad'ın bir başka portresi
III. Murad'ın bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Belli değil. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Çocuk sayısı ve harem anlatıları: Batı literatürü, Murad'ın öldüğünde yüzden fazla çocuğu olduğunun söylendiğini ve bunlardan on dokuzunun III. Mehmed tahta çıkınca öldürüldüğünü yazar; ancak bu sayıyı "söylenir" kaydıyla verir. Kütükoğlu ise Nurbânû Sultan'ın oğluna çeşitli cariyeler sunduğunu, çünkü 1581 dolayında Şehzade Mahmud'un ölümüyle geride tek bir erkek varis (Mehmed) kaldığını ve bunun bir taht krizine yol açabileceği endişesinin bulunduğunu açıklar. Haremin siyasete etkisi tartışmalarında bu bağlamın dikkate alınması gerekir.

Uzun Savaş'ın başlangıcı ve ölüm

Batı literatüründe "Uzun Savaş" olarak anılan Habsburg savaşları Bosna sınırındaki olaylarla başladı. 20 Haziran 1593'teki Kulpa bozgunundan sonra Koca Sinan Paşa'nın ısrarıyla Avusturya'ya savaş açıldı. Sinan Paşa 27 Eylül 1594'te Yanıkkale'yi aldı; ancak Erdel, Eflak ve Boğdan voyvodalarının Osmanlı karşıtı ittifaka katılmasıyla Tuna boyunda yeni bir cephe açıldı. III. Murad bu sırada, 17 Ocak 1595'te öldü ve Ayasofya hazîresine defnedildi. Kaynaklar, ölümünden yaklaşık yirmi gün önce soğuk algınlığı nedeniyle rahatsızlandığını kaydeder.

III. Murad dönemi bugün nasıl okunmalı?

III. Murad dönemi, Sokullu'nun ölümüyle sarayın içindeki grupların güçlendiği ve uzun savaşların başladığı bir geçiş dönemidir. Safevî savaşı Kafkasya'da toprak kazandırdı ama hazineyi yordu. Kanımızca bu saltanat, imparatorluğun yönetim biçiminin padişah merkezli bir düzenden saray çevresindeki ağlara doğru değiştiği bir evre olarak okunmalıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap