İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yanlış bilinen: "Seyit Onbaşı 276 kiloluk mermiyi kaldırıp Ocean'ı tek atışla batırdı" — 215 kilo tartışması, tahta merm

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Yaygın anlatı

Çanakkale'nin en bilinen hikâyelerinden biri şöyle anlatılır: 18 Mart 1915'te Rumeli Mecidiye Tabyası'nda topun vinci bozulunca Seyit Onbaşı 276 kiloluk mermiyi tek başına sırtlayıp topa sürdü ve İngiliz zırhlısı Ocean'ı batırdı. Savaştan sonra aynı mermiyi kaldıramadı, "Harp olursa yine kaldırırım" dedi. Bu konu, hikâyenin hangi parçalarının kaynaklarda doğrulandığını, hangilerinde rakam ve ayrıntıların ayrıldığını tek tek ele alır. Kaynaklar Türkçe Vikipedi'nin Seyit Onbaşı maddesi ile İngilizce Wikipedia'nın Seyit Çabuk ve HMS Ocean (1898) maddeleridir. 18 Mart günü saat saat bu forumda ayrı bir konuda anlatıldı.
Seyit Onbaşı'nın mermi taşırken çekilmiş fotoğrafı
Seyit Onbaşı'nın mermi taşırken çekilmiş fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kesin olan: kim, nerede, ne zaman?

Türkçe maddeye göre Seyit Ali Çabuk, Eylül 1889'da Balıkesir'in Havran ilçesine bağlı Manastır (sonra Çamlık, bugün Koca Seyit) köyünde doğdu. 1909'da orduya katıldı, Balkan Savaşı'nda çarpıştı ve 1914'te Çanakkale Cephesi'nde topçu eri olarak göreve başladı. 18 Mart 1915'te Müttefik donanması Anadolu ve Rumeli yakasındaki tabyaları yoğun biçimde bombalarken Rumeli Mecidiye Tabyası'ndaydı. Düşman gemilerinden atılan bir mermi bataryanın cephaneliğine isabet ederek onu havaya uçurdu; bataryadaki erlerden on dördü öldü, yirmi dördü yaralandı. Yalnızca Seyit Ali ile arkadaşı Niğdeli Ali yara almadan kurtuldu ve bataryanın toplarından yalnızca biri kullanılabilir durumda kaldı. İngilizce madde de topun mermi vincinin hasar gördüğünü ve çevredeki diğer topçuların yaralandığını yazar.

İddia 1: "Tek başına taşıdı"

Burada iki kaynak ayrılır. Türkçe madde, topun mermi kaldıran kısmı bozulduğu için Seyit Ali'nin "yanındaki arkadaşı Niğdeli Ali'nin yardımıyla" sırtına bir mermi yüklendiğini yazar. İngilizce Seyit Çabuk maddesi ise "tek başına" üç mermi taşıdığının "söylendiğini" belirtir; ifade, olayın bir anlatı olarak aktarıldığını gösterecek biçimde temkinlidir. Türkçe madde de olayın gerçek olduğunu, ancak anlatısının halk muhayyilesinde efsanevi bir anlatıya dönüştüğünü vurgular.

İngiliz zırhlısı HMS Ocean
İngiliz zırhlısı HMS OceanGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bourne & Shepherd, Calcutta for Cassell & Co. Dosya sayfası

İddia 2: "Mermi 276 kiloydu"

Dikkat: yanlış bilinen
Ağırlık rakamları kaynaklarda farklı: İngilizce Seyit Çabuk maddesi her biri 276 kilogramlık üç mermiden söz eder. Türkçe madde ise çeşitli kaynaklarda farklı bilgiler bulunduğunu belirtir: bazı kayıtlarda 276 kilogram olarak geçen merminin aslında 215 kilogram olduğu, Osmanlı döneminde Almanya ile olan ağırlık birimi farkı nedeniyle merminin ağırlığının yanlışlıkla 215 okka (yaklaşık 276 kilogram) olarak kayda geçtiği düşünülür. Maddeye göre Mecidiye Tabyası'nda sergilenen savaştan kalma mermiyi hassas kantarla tartan araştırmacılar net kütleyi 215 kilogram olarak belirlemiştir. Bu nedenle "276 kilo" rakamı, birim karışıklığından doğmuş olması olası bir sayı olarak değerlendirilmelidir; iki rakam da kaynaklarda geçtiği için burada ikisi birden verildi.

İddia 3: "Ocean'ı tek atışla batırdı"

Türkçe maddeye göre Seyit Ali üçüncü atışında HMS Ocean'ı dümen donanımından vurdu; mermi geminin su kesiminin altına isabet ederek yan yatmasına yol açtı, kontrolden çıkan gemi Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlardan birine çarptı. İngilizce Seyit Çabuk maddesi de ilk iki atışın fazla hasar vermediğini, üçüncüsünün ağır hasar verdiğini ve gemiyi Nusret'in mayınlarından birine doğru sürüklediğini yazar. Yani iki kaynak da "tek atışla batırma" yerine, topçu atışı ile mayının birlikte etkili olduğu bir zincir anlatır.

İngilizce HMS Ocean (1898) maddesi olayı İngiliz tarafından anlatır: Ocean, Erenköy Koyu'nda mayına çarparak ağır hasar gören Irresistible zırhlısını çekmek için gönderildi, ancak sığ su, Irresistible'ın artan yatışı ve ağır Osmanlı ateşi nedeniyle bunu başaramadı ve kalan mürettebatı alarak geri çekildi. Madde, Ocean'ın geri çekilirken Osmanlı topçusu Seyit Çabuk'un attığı bir top mermisiyle vurulduğunu ve saat 19.00 sıralarında sürüklenen bir mayına çarptığını yazar. Sancak taraftaki kömürlükleri ve geçitleri su aldı, dümeni iskeleye kilitlendi ve sancağa 15 derece yattı. Kıyıdan ateş altında kalan geminin mürettebatı ile Irresistible'dan kurtarılanlar saat 19.30 sıralarında Jed, Colne ve Chelmer muhripleri tarafından alındı. Ocean daha sonra Morto Koyu'na sürüklendi ve saat 22.30 sıralarında, Müttefiklerce görülmeden battı.
Dikkat: yanlış bilinen
Batış saati: Türkçe madde Ocean'ın "kimi kaynaklarda saat 18.00 civarında kimi kaynaklarda ise 22.00 civarında" battığını yazar. İngilizce HMS Ocean maddesi mayına çarpma için 19.00, mürettebatın tahliyesi için 19.30, batış için 22.30 sıralarını verir. Batış yeri için de iki ifade geçer: Türkçe maddeye göre bugün Çanakkale Şehitler Anıtı'nın bulunduğu Eskihisarlık'ın karşısı, İngilizce maddeye göre Morto Koyu.
Seyit Onbaşı anıtı, 2021
Seyit Onbaşı anıtı, 2021Görsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Basak. Dosya sayfası

İddia 4: Fotoğraf ve "yine kaldırırım" sözü

Türkçe maddeye göre Ocean'ı batıran atıştan sonra Müstahkem Mevki Komutanı, Seyit Ali'nin mermi sırtında fotoğrafının çekilmesini istedi; ancak Seyit Ali ne kadar zorlandıysa da mermiyi kaldıramadı ve Harp Mecmuası için ancak tahta bir mermi maketiyle fotoğraf çekilebildi. Fotoğraf Harp Mecmuası'nın ikinci sayısında yayımlandı. İngilizce madde de mermiyi kaldıramadığını ve fotoğrafın tahta bir mermiyle çekildiğini yazar; "Harp olursa yine kaldırırım" sözünü ise yalnızca İngilizce madde aktarır, Türkçe madde bu sözü içermez. Söz bu nedenle doğrulanmış bir alıntı olarak değil, anlatının bir parçası olarak not edilmiştir.
Ek bilgi
Mustafa Kemal ile iki karşılaşma: Türkçe maddeye göre Nisan başlarında 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal, Seyit Ali'yi Bigalı köyündeki karargâhında konuk etti. 1934'te Balıkesir'den Çanakkale'ye giderken Havran'da konaklayan Cumhurbaşkanı Atatürk ile yeniden görüştü. Seyit Ali Soyadı Kanunu ile Çabuk soyadını aldı. 1918'de terhis olup ormancılık ve kömürcülük yaptı, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'a da katıldı. Son yıllarında zeytinyağı fabrikasında hamallık ve ayakkabı tamirciliği yaptı; 1 Aralık 1939'da zatürreden öldü.

Anıtlar ve heykel tartışması

Türkçe maddeye göre ölümünden sonra köyünün adı Kocaseyit oldu; mezarının bulunduğu yere 2006'da Koca Seyit Anıtı yapıldı. Heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan'ın Mecidiye Tabyası'na 1996'da dikilen heykeli, Seyit Ali'yi mermiyi sırtında değil kucağında taşır gösterdiği gerekçesiyle 2006'da kaldırıldı ve Kasım 2010'da yeniden yerine kondu. İngilizce madde ise heykelin 1992'de Kilitbahir Kalesi'nin güneyine dikildiğini yazar. Balıkesir-Körfez Havalimanı'nın adı 2012'de Seyit Onbaşı Havalimanı olarak değiştirildi.

Sonuç

Kaynaklarla doğrulanan çekirdek şudur: 18 Mart 1915'te Mecidiye Tabyası'nın tek sağlam topunda Seyit Ali'nin taşıdığı mermilerle yapılan atış Ocean'ı vurdu ve gemi ardından bir mayına çarparak battı. "Tek başına", "276 kilo" ve "tek atış" ayrıntıları ise kaynaklar arasında ya tartışmalı ya da farklıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap