Kurtuluş Savaşı'nın parasını kim ödedi? Bu sorunun cevaplarından biri, 1920 yazında Kafkasya'dan Doğu Anadolu'ya altı sandıkla yola çıkan küçük bir kafilede yatar. Türkçe Vikipedi'nin Türk Kurtuluş Savaşı'nda Sovyetler Birliği-Türkiye ilişkileri maddesine göre Moskova'dan gelecek yardımları organize edip ilk resmî sevkiyatı gerçekleştiren kişi Halil (Kut) oldu. İngilizce Wikipedia'nın Soviet Union-Turkey relations maddesi ise Sovyetlerin 1920-1922 arasında Kemalistlere gönderdiği altın ve silahların Türk zaferinin ana etkenlerinden biri olduğunu yazar. Halil Kut (Halil Paşa)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası
Halil Kut'un yolculuğu
Türkçe Vikipedi'ye göre İstanbul'da tutuklu bulunan Halil Bey kaçarak Sivas'a geldi; Mustafa Kemal onu Nahçıvan üzerinden Azerbaycan'a gönderdi. Halil Bey, Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Çiçerin ve yardımcısı Karahan'la görüşerek emperyalizme karşı bir cephe önerdi ve askerî ve mali yardım istedi. Türk heyetinde bulunan Fuat Sabit de Çiçerin'e Anadolu hareketini anlattı.
Kaynağa göre ardından Harbiye Komiseri Lev Kamenev ile de görüşüldü ve gizli tutulmak kaydıyla bir milyon altın lira, 60 bin tüfek, 108 sahra topu ve 12 ağır top yardımı yapılmasında uzlaşıldı. Azerbaycan'daki Nuri (Killigil) Bey'in faaliyetleri yüzünden bir gecikme yaşandı. Yardım kafilesi, ilk taksit olan 125.000 lira karşılığı 500 kilogram altını ve Çiçerin'in Mustafa Kemal'e yazdığı mektubu taşıyordu. Halil Bey, 3 Ağustos 1920 tarihli raporunda altı sandık içinde 500 kilogram altınla yola çıktıklarını, yanlarında iki Müslüman Kızıl Ordu kurmay subayı ve 20 kadar asker bulunduğunu yazdı.
Karaköse'den Erzurum'a, Erzurum'dan Ankara'ya
Yol güvenli değildi. Türkçe Vikipedi'ye göre Azerbaycan üzerinden Anadolu'ya geçerken Ermeni saldırıları yüzünden yardımın tamamını toplu biçimde ulaştırmak mümkün olmadı; kafile bölündü ve altının üçte biri Halil Bey tarafından Karaköse'de (bugünkü Ağrı) tümen komutanı Cavit Bey'e teslim edildi. Madde, bir başka kaynağın teslim alan kişi olarak Kâzım (Orbay) Bey'i gösterdiğini de not eder.
27 Ağustos'ta Karaköse'ye varan Sovyet heyetinin getirdikleriyle birlikte toplam altın miktarı 400 kilograma ulaştı; altının bir kısmı yolda bırakılmak zorunda kalınmıştı. Cavit Bey Sovyet heyetini 8 Eylül'de Erzurum'a ulaştırdı. Kaynağa göre heyeti karşılayan Kâzım Karabekir hemen Ankara'ya telgraf çekerek haberi bildirdi, 200 kilogram altını Doğu Cephesi'nin ihtiyaçlarına ayırdı ve kalan 200 kilogramı Sovyet heyetiyle birlikte Ankara'ya gönderdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Türkçe Vikipedi'nin maddesinde bu bölümde bir tarih hatası vardır: Yardım kafilesinin "2 Temmuz 1919" tarihinde yola çıktığı yazılır. Oysa aynı paragraf Halil Bey'in raporunu 3 Ağustos 1920 tarihli verir, kafile 27 Ağustos'ta Karaköse'ye ve 8 Eylül'de Erzurum'a varır ve bütün bu görüşmeler 26 Nisan 1920 mektubundan sonra yapılmıştır; yıl 1920 olmalıdır. Madde, hemen ardından Sivas Kongresi'ne (Eylül 1919) bir Sovyet temsilcisinin katıldığını da "Halil Bey'in görüşmelerinden sonra" diye anlatır; bu sıralama da kronolojiye uymaz. Bu yazıda sevkiyat 1920 yazına yerleştirilmiştir.
Karadeniz yolu ve Tekâlif-i Milliye
Doğudaki kara yolu tek yol değildi. Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Kemal'e 5 Ağustos 1921'de başkomutanlık verildi ve 7 Ağustos'ta yayımlanan Tekâlif-i Milliye Emirleri deniz yoluyla gelen Sovyet yardımlarının daha verimli taşınmasını sağladı. Bölge halkının elindeki küçük tonajlı motorlar, ayda 100 millik taşıma ücretsiz, kalanı bedeli ödenerek, Sovyetlerin Kafkas limanlarından gelen askerî malzemenin taşınmasında kullanılmaya başlandı.
Kaynağa göre 16-18 Ağustos 1921'de Rus Karadeniz Donanma Komutanlığı ile TBMM Hariciye Vekâleti'nin Tuapse temsilciliği arasındaki görüşmeler sonucunda yardımlara iki motorlu gambot da eklendi. 20 mil sürat yapabilen 14 tonluk bu gemiler 3 Ekim 1921'de Trabzon'da teslim edildi; adları Jivoy ve Jutki idi ve 1921-1927 arasında Türk deniz kuvvetlerinde kullanıldılar. 1921 Moskova Antlaşması'nın imza sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Yavaşlama, kıtlık ve yeniden hızlanma
Yardım her zaman aynı hızla gelmedi. Türkçe Vikipedi'ye göre Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce Sovyet yönetimi gidişatın belirsizliği yüzünden yardımları yavaşlattı. Aynı dönemde Rusya ve Ukrayna'da ölümlerin 6 ila 10 milyonu bulduğu ağır bir kıtlık yaşanıyordu; madde, Ankara Hükûmeti'nin kendisi savaş içindeyken Rus ve Ukrayna halklarına ve Kırım ile İdil-Ural bölgesindeki halklara un, mısır ve buğday gönderdiğini, Karadeniz kıyılarında toplanan tahılın öncelikle Kırım'a yollandığını yazar.
Sakarya kazanıldıktan sonra Sovyet tutumu yeniden olumluya döndü. Kaynağa göre 1922'de Stalin ve Orjonikidze gibi Gürcü liderler yardımın kesilmesini savunduysa da Lenin ve Troçki yardımın sürmesini sağladı. Madde, Ankara'da bazı mebusların bu yardımların Bolşevik örgütlenmesinde kullanılacağından çekindiği için yardımı hiç istemediğini de ekler. Taksitlerle gelen yardımlar bütçeye tamamı gelmiş gibi işlenerek bütçe denkleştirildi.
Tarih notu
26 Nisan 1920: Mustafa Kemal'in yardım isteyen mektubu. 3 Ağustos 1920: Halil Bey'in raporu. 27 Ağustos 1920: Karaköse'ye varış. 8 Eylül 1920: Sovyet heyetinin Erzurum'a gelişi. 16 Mart 1921: Moskova Antlaşması. 5-7 Ağustos 1921: Başkomutanlık ve Tekâlif-i Milliye Emirleri. 3 Ekim 1921: Jivoy ve Jutki gambotlarının Trabzon'da teslimi. Mayıs 1922: Türkçe kaynağın verdiği mali yardım döneminin sonu.
Rakamlar neden uyuşmuyor?
Sovyet yardımının toplamı kaynaklarda farklı verilir. Türkçe Vikipedi'ye göre kesin bilgi yoktur ve eldeki belgeler birbiriyle çelişir. Madde bunun nedenlerini şöyle sıralar: Ankara Hükûmeti yardımları olabildiğince gizli tutmak istiyordu, çünkü özellikle Karadeniz yoluyla gelen sevkiyatın duyulması denetimlerin artmasına yol açabilirdi; teslim sırasında her zaman kayıt tutulmadı; askerî malzeme farklı adlarla kaydedildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklardaki rakamlar şöyledir. Türkçe Vikipedi: Eylül 1920 - Mayıs 1922 arasında Sovyet mali yardımı 11.028.012 lira; 1921'de Nisan, Mayıs ve Kasım aylarında üç taksitte 6.500.000 altın ruble; toplam altın ruble yardımı 17.500.000. İngilizce Wikipedia, Sovyet belgelerine dayanarak 1920-1922 için 39.000 tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 63 milyon tüfek mermisi, 147.000 top mermisi, 2 devriye botu, 200,6 kilogram külçe altın ve 10,7 milyon Türk lirası verir; ayrıca bir yetimhane için 100.000 altın ruble ve matbaa ile sinema donanımı için 20.000 lira. Kamenev görüşmesinde konuşulan 60 bin tüfek ve 108 sahra topu ise bir anlaşmadır, teslim edilen miktar değildir. Türkçe madde ayrıca bazı kaynaklara göre Sovyet mali yardımının tamamının Buhara Halk Cumhuriyeti kaynaklı olduğunu aktarır; bu görüş tartışmalıdır.
Yardımın ağırlığı
Türkçe Vikipedi'ye göre Büyük Taarruz öncesindeki rakamlara bakıldığında Sovyetlerin Kurtuluş Savaşı'na katkısı yüzde 35 dolayındadır. Madde, asıl kazanımların İstanbul başta olmak üzere işgal altındaki yerlerden kaçırılan silah ve cephane, satın almalar, İmalat-ı Harbiye ve Tekâlif-i Milliye Emirleri yoluyla sağlandığını vurgular. Almanya, Fransa ve İtalya'dan da askerî malzeme satın alındı. İngilizce Wikipedia da silahların başlıca Sovyet Rusya, İtalya ve Fransa'dan sağlandığını ve özellikle Sovyet silahlarının etkili bir ordu kurulmasına imkân verdiğini yazar.
Ek bilgi
İngilizce Wikipedia'ya göre Sovyetlerin verdiği 10,7 milyon lira, savaş yıllarında Türk bütçesinin yaklaşık yirmide biri kadardı. Türkçe Vikipedi ise Azerbaycan Halk Komiserleri Konseyi Başkanı Neriman Nerimanov'un Azerbaycan adına ayrıca 500 kilogram altın gönderilmesini sağladığını yazar.
Halil Kut'un altı sandığı, bu yardımın ilk ve en çok anlatılan parçasıdır. Ancak Sovyet yardımı, Kurtuluş Savaşı'nın kaynaklarından yalnızca biriydi. Ordunun asıl gücü yine Anadolu'nun kendi imkânlarından ve İstanbul'dan kaçırılan malzemelerden geliyordu.