İçeriğe geç
Giriş yap
0

Tevfik Fikret ve Mustafa Kemal: Aşiyan'daki 1918 anma töreni, Halûk'un Defteri ve bir şairin Cumhuriyet kuşağına bıraktı

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Neden bu konu?

Vikipedi'deki Tevfik Fikret maddesi, Servet-i Fünûn topluluğunun lideri olan şairin devrimci ve idealist fikirleriyle "Mustafa Kemal başta olmak üzere" dönemin pek çok aydınını etkilediğini yazar. Aynı madde, Fikret'in ölüm yıldönümlerinde Aşiyan'daki evinde anıldığını ve 1918'deki törene "Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal"in de katıldığını belirtir. Bu konu, şairin hayatını ve Mustafa Kemal'le bu dolaylı bağını kaynakların izin verdiği ölçüde anlatır.
Tevfik Fikret'in portresi
Tevfik Fikret'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kadırga'da doğan Mehmed Tevfik

Tevfik Fikret 24 Aralık 1867'de İstanbul'un Kadırga semtinde doğdu; ailesi ona Mehmed Tevfik adını verdi. Babası Hüseyin Efendi, sonraki yıllarda Hama, Nablus, Akka, Urfa ve Halep'te mutasarrıflık yaptı; saraya jurnal edilerek sürgüne gönderildi ve on dokuz yıl sürgünde kaldıktan sonra Antep'te öldü. Annesi Hacı Hatice Refia Hanım, 1822 Yunan ayaklanmasında kimsesiz kalıp Müslüman olmuş iki Sakızlı çocuğun kızıydı; 1879'da hacdan dönerken koleradan öldü. Fikret on iki yaşında öksüz kaldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Babanın memleketi kaynaklarda farklı verilir: Vikipedi, Hüseyin Efendi'nin Çankırı'nın Bayramören ilçesine bağlı Dalkoz köyünden gelen Ahmet Ağa'nın oğlu olduğunu yazar; İngilizce Wikipedia ise babanın Çankırı sancağının Çerkeş kazasından geldiğini söyler.

Galatasaray'dan Servet-i Fünûn'a

Aksaray'daki Mahmudiye Valide Rüştiyesi'nde başlayan öğrenimine, okul 93 Harbi göçmenlerine ayrılınca Galatasaray Sultanisi'nde devam etti. Recaizade Ekrem, Muallim Naci ve Muallim Feyzi'nin öğrencisi oldu ve okulu 1888'de birincilikle bitirdi. Hariciye'de kısa süre çalıştı; gecikmiş maaşını hak etmediği gerekçesiyle almayı reddetmesi ve topluca ödenen parayı Göçmenler Komisyonu'na bağışlaması dürüstlüğünün efsaneleşmesine yol açtı.

1890'da dayısının kızı Nazime Hanım'la evlendi. 1892'de Mekteb-i Sultânî'ye öğretmen oldu, maaş kesintisine tepki olarak 1895'te ayrıldı. Aynı yıl Recaizade Ekrem onu Servet-i Fünûn'un sahibi Ahmet İhsan'la tanıştırdı; dergi Fikret'in yönetimiyle bir edebiyat dergisine dönüştü ve etrafında Halit Ziya, Cenap Şahabettin, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit gibi isimlerin bulunduğu Edebiyat-ı Cedide topluluğu oluştu. 1895 Haziran'ında oğlu Halûk doğdu. 1896 sonunda Robert Kolej'de Türkçe öğretmenliğine başladı ve bu görevi ölümüne kadar sürdürdü. İlk kitabı Rübab-ı Şikeste 1900'de çıktı.

"Sis" ve Aşiyan

Servet-i Fünûn'un kapatılması, dostlarının sürgünü, 1902'de kız kardeşi Sıdıka'yı ve 1905'te babasını kaybetmesi şairi çok yıprattı. İstanbul'u lanetleyen ünlü "Sis" şiirini 1902'de yazdı. İnzivaya çekilmek için Kadırga'daki konağın satışından gelen parayla Robert Kolej'in yamacında, Rumelihisarı'nda planlarını kendi çizdiği üç katlı ahşap bir ev yaptırdı. Farsçada "kuş yuvası" anlamına gelen Aşiyan adını verdiği bu ev, son yıllarını geçirdiği ve eserlerini yazdığı yerdir.
Rumelihisarı'ndaki Aşiyan Müzesi
Rumelihisarı'ndaki Aşiyan MüzesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Alicembasli. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Evin yapım tarihi iki maddede farklıdır: Tevfik Fikret maddesi inşaatın 1905'te tamamlandığını, Aşiyan Müzesi maddesi ise yapımın 1906'da tamamlandığını ve şairin evde 1906-1915 arasında yaşadığını yazar.

Meşrutiyet, Tanin ve 31 Mart

İkinci Meşrutiyet şairi inzivadan çıkardı. Vikipedi'ye göre Selanik'teki İttihat ve Terakki yönetiminin isteğiyle Meşrutiyet'in ilanından on üç gün önce "Millet Şarkısı" marşını yazdı; ilandan sonra "Rücu" şiiriyle İstanbul'a savurduğu lanetleri geri aldı. Hüseyin Cahit ve Hüseyin Kazım'la Tanin gazetesini çıkardı, gazete İttihat ve Terakki'nin yayın organı yapılmak istenince ayrıldı. Maarif Nazırlığı teklifini reddetti ve 1909 başında Mekteb-i Sultânî'ye müdür olarak döndü.

31 Mart Vakası'nda isyancıların okulu yıkacağı haberi gelince "Sultaniyi yıkmak için önce beni yıkmak lazımdır" diyerek okulun önünde durduğu anlatılır. Yardımcısının okul balkonuna Fransız bayrağı asma önerisini "Türk'ün müessesesinde onun bayrağından başka bir bayrak yaşayamaz!" sözleriyle reddettiği aktarılır.
Dikkat: yanlış bilinen
Kapı olayı kaynaklarda farklıdır. Vikipedi, Fikret'in okulun demir kapısına kendini zincirlediğini "bir söylentiye göre" diye verir ve okuldan 1910'da Maarif Nazırı Emrullah Bey'le anlaşmazlık yüzünden kesin olarak ayrıldığını yazar. İngilizce Wikipedia ise onun protesto için kendini okul kapısına zincirlediğini ve aynı gün istifa ettiğini kesin bir dille anlatır.

Halûk'un Defteri ve gençliğe sesleniş

1910'da yeniden Aşiyan'a çekilen Fikret, İttihat ve Terakki yönetimine muhalif olmuştu. 1911'de yayımladığı Halûk'un Defteri'nde artık tek umudu olarak gördüğü gençliğe seslendi; onlara çalışkanlığı ve yurt sevgisini öğütledi. Oğlu Halûk'u 1909'da elektrik mühendisliği okusun diye İskoçya'nın Glasgow kentine göndermişti; "Halûk'un Vedâı" ve "Promete" şiirlerinde onun ülkesine yararlı biri olmasını dilediğini yazdı. Ancak Halûk Hristiyanlığı seçti, 1913'te Amerika'ya gitti, 1916'da Michigan Üniversitesi'ni bitirdi, bir daha dönmedi ve 1965'te Orlando'da bir Presbiteryen kilisesinin pastörüyken öldü.

1912'de meclisin feshine öfkesini "Doksan Beşe Doğru" şiirinde dile getirdi; "Hân-ı Yağmâ" ve Birinci Dünya Savaşı'na girilmesini eleştiren "Sancak-ı Şerîf Huzûrunda" şiirleri de yöneticileri kızdırdı. Mehmet Akif'in Süleymaniye Kürsüsünde'deki suçlamalarına 1914'te "Târih-i Kadîm'e Zeyl" ile cevap verdi. Son yıllarında Şermin adlı çocuk şiirleri kitabını hazırladı.

Ölüm: 19 Ağustos 1915

Fikret 19 Ağustos 1915'te Aşiyan'da, 47 yaşında öldü. Bu, Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu komutanı olarak Çanakkale'de savaştığı günlere denk gelir. Vikipedi ölümün bir ameliyat sonrasında olduğunu yazar; İngilizce Wikipedia ise tedavi ettirmeyi reddettiği şeker hastalığının yol açtığı sorunlardan söz eder. Bahçesine gömülmeyi vasiyet etmişti; ancak evin kimin eline geçeceği kaygısıyla Eyüp'teki aile mezarlığına gömüldü. Ressam Mihri Müşfik Hanım ölümünün hemen ardından yüzünün ve sağ elinin kalıbını aldı; Vikipedi bunu Türkiye'de bilimsel olarak hazırlanan ilk maske çalışması olarak anar.

1918'deki anma ve Mustafa Kemal

Vikipedi'ye göre Fikret, Rıza Tevfik'in başlattığı bir gelenekle ölümünün ilk yılından itibaren ölüm yıldönümlerinde evinde anıldı. Maddenin ifadesiyle "1918'deki törene Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal de katılmıştı." Mustafa Kemal Atatürk maddesine göre Mustafa Kemal 7 Ağustos 1918'de 7. Ordu komutanı olarak Filistin Cephesi'ne atandı. Törenin hangi gün yapıldığı ve Mustafa Kemal'in orada ne söylediği kaynakta yer almaz; bu yüzden konunun tarihi gün verilmeden Ağustos 1918 olarak yazılmıştır.
Tarih notu
24 Aralık 1867: Kadırga'da doğum. 1888: Galatasaray'dan mezuniyet. 1895: Servet-i Fünûn'un yönetimi ve Halûk'un doğumu. 1900: Rübab-ı Şikeste. 1902: "Sis". 1905/1906: Aşiyan. 1909: Mekteb-i Sultânî müdürlüğü. 1911: Halûk'un Defteri. 19 Ağustos 1915: Aşiyan'da ölüm. 1918: Mustafa Kemal'in katıldığı anma. 19 Ağustos 1945: evin müze olarak açılışı. 24 Aralık 1961: mezarın Aşiyan'a nakli.

Aşiyan Müzesi

Aşiyan Müzesi maddesine göre ev, şairin ölümünden bir süre sonra İstanbul Belediyesi'nce satın alındı ve 19 Ağustos 1945'te Edebiyat-ı Cedide Müzesi adıyla açıldı. Eyüp'teki mezar 1961'de bahçeye taşındı ve müze bundan sonra Aşiyan Müzesi adını aldı; Tevfik Fikret maddesi nakil tarihini 24 Aralık 1961, yani şairin doğum gününün yıldönümü olarak verir. Müzede şairin eşyaları, Halife Abdülmecid Efendi'nin "Sis" şiirinden etkilenerek yaptığı Sis tablosu, Fikret'in kendi tabloları ve Mihri Müşfik'in aldığı yüz maskı sergilenir. Madde, Temmuz 2026'da İBB Miras'ın yeni bir restorasyon başlattığını ve binanın geçici olarak ziyarete kapalı olduğunu da yazar.
Tevfik Fikret'in Aşiyan bahçesindeki mezarı
Tevfik Fikret'in Aşiyan bahçesindeki mezarıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Vlyalcin. Dosya sayfası

Değerlendirme

Fikret ile Mustafa Kemal arasındaki bağ, kaynaklarda birkaç cümleyle sınırlıdır: şairin fikirlerinin Mustafa Kemal'i etkilediği ve Mustafa Kemal'in 1918'deki anma törenine katıldığı. Bu iki bilgi, Halûk'un Defteri'nde gençliğe çalışkanlık ve yurt sevgisi öğütleyen şairin, Cumhuriyet'i kuracak kuşağın okuduğu isimlerden biri olduğunu gösterir. Daha ayrıntılı iddialar için ayrı belgelere bakmak gerekir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap