Ali İhsan Sâbis, Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkasya ve Irak cephelerinde, Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi'nde komutanlık yapmış bir Türk asker ve siyasetçidir. Soyadını 1916'da Kut'ül Amare kuşatması sırasında İngilizlere karşı kazanılan Sâbis Muharebesi'nden aldı. İngilizlerin Malta'ya sürdüğü ilk isimlerden biri oldu; döndükten sonra 1. Ordu komutanı yapıldı, ama Büyük Taarruz'dan iki ay önce, 21 Haziran 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından görevden alındı. Bu yazı Vikipedi'nin Ali İhsan Sâbis, Sâbis Muharebesi ve Malta sürgünleri maddelerini, muharebe için de İngilizce Battle of Dujaila maddesini kaynak alır. Ali İhsan Sâbis'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Cihangir'den Erkânıharbiye'ye
Türkçe maddeye göre Ali İhsan, 20 Ağustos 1882'de İstanbul'un Cihangir semtinde doğdu. Babası kolağası (önyüzbaşı) Cemal Bey, annesi Seher Hanım'dı; ikisi de İstanbulluydu. İlk mektebi ve Beşiktaş Askerî Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra 1895'te Halıcıoğlu'ndaki Topçu Mektebi idadisine yatılı olarak girdi. Topçu Harbiyesi'nden 1901'de sahra topçu mülazım-ı sanisi (teğmen) olarak birincilikle mezun oldu. 1901-1904 yılları arasında Pangaltı'daki Erkânıharbiye Mektebi'nde okudu ve 1904'te erkânıharp yüzbaşısı oldu.
Ek bilgi
Maddede doğum yılı giriş bölümünde 1882, hayatı bölümünde 20 Ağustos 1882 olarak verilir. Halıcıoğlu'ndaki Topçu Mektebi idadisinden ve Harbiye'den mezuniyet yılları ise aynı paragrafta karışık yazılmıştır: metin hem 1901 hem 1904 yıllarında birincilikle mezun olduğunu söyler.
Kafkasya ve Irak'ta kolordu komutanı
Kaynağa göre Ali İhsan Birinci Dünya Savaşı'nda kolordu ve ordu komutanı olarak Kafkasya ve Irak cephelerinde bulundu. 1914'te Tortum'da yerel başarılarla başlayan komutanlığı Sarıkamış, Dilman ve Van'da sürdü; 9., 4. ve 13. kolordu komutanlıklarında bulundu ve 1917'de mirliva rütbesine yükseldi. 1916'da Kut'ül Amare kuşatması sırasında Sâbis mevkiinde karşı saldırıya geçen İngiliz ordusuna karşı zafer kazandı.
Vikipedi'nin Sâbis Muharebesi maddesine göre bu muharebe 8 Mart 1916'da Osmanlı 6. Ordusu ile Kut'ta kuşatılmış İngiliz-Hint kuvvetini kurtarmaya çalışan General Fenton Aylmer'in birlikleri arasında geçti. İngilizler Dicle'nin sağ kıyısındaki Sâbis Tepesi'ne saldırdı; savunmayı 13. Kolordu yaptı. Madde, kolordunun İngilizlerin gecikmesinden yararlanarak ihtiyatlarını Sâbis bölgesine kaydırdığını, akşama doğru siperlere giren İngilizlerin 51. Tümen'in 7. Alayı'nın bomba ve süngü hücumuyla geri atıldığını yazar. Townshend'in "Irak Seferim" adlı eserine dayanan İngiliz kaybı 513 ölü, 2.508 yaralı ve 455 kayıp olmak üzere 3.476 kişidir.
Dikkat: yanlış bilinen
Sâbis Muharebesi maddesi 13. Kolordu'nun komutanını adıyla anmaz ve muharebeyi Müşir Colmar von der Goltz liderliğindeki Osmanlı kuvvetlerine bağlar. Komutan adı Vikipedi'nin Kût'ül-Amâre Kuşatması maddesinde geçer: bu madde İngilizlerin 8 Mart 1916'da Sâbis (Dujaila) mevkiinde "Miralay Aliİhsan Bey komutasındaki 13. Kolordu'ya" hücum ettiğini ve 3.500 asker kaybettiğini yazar. Kayıp sayısı Sâbis Muharebesi maddesinde 3.476 olarak verilir.
Van, Tebriz ve Musul
Ali İhsan Sâbis maddesine göre Ali İhsan 2 Nisan 1918'de Rusların harabe hâlinde bırakıp terk ettiği Van'ı Ermeni komitacılardan geri aldı. Nuri Killigil Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan seferinde görev aldı ve 8 Haziran 1918'de Tebriz'i ele geçirdi. Aynı yıl İran'daki Şehriban mevkiinde İngiliz kuvvetleri karşısında geri çekildi ve kolordusunu kurtardı. Eylül 1918'de Halil Kut Paşa'nın yerine 6. Ordu komutanlığına getirildi.
Kaynağa göre 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında Musul ve çevresi hâlâ Ali İhsan Paşa komutasındaki Türk birliklerinin idaresindeydi. İngiliz General Marshall, ateşkesten sonra Musul ve Zaho'da sivil Hristiyanların topluca öldürüldüğünü iddia edince İngilizler Türk birliklerinin Musul'u boşaltmasını istedi. Ali İhsan Paşa bu isteği önce reddetti, ancak İstanbul hükûmetinden gelen talimatla Nusaybin'e çekilerek Musul'u İngiliz işgaline bıraktı. Commons açıklamasına göre Ali İhsan Paşa, Dadaylı Halid Bey ve İngiliz temsilciler, Kuzey Irak, Kasım 1918Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
İlk Malta sürgünü
Türkçe maddeye göre Ali İhsan, İngiliz Yüksek Komiserliği'nin talebiyle 23 Şubat 1919'da Konya'da tutuklandı ve ilk Malta sürgünlerinden oldu. Kendisine Van, Musul ve Urmiye'de Hristiyan katliamlarını bizzat yönetmek ve Kut'ül Amare'den sonra esir alınan İngiliz askerlerini öldürtmek suçlamaları yöneltildi. Madde, İngilizlerin hazırladığı dosyada sayılan olayları ayrıntılı olarak aktarır ve savaş suçluları mahkemesi kurulmadığı için bu suçlamaların kanıtlanmadığını yazar.
Vikipedi'nin Malta sürgünleri maddesine göre 1919-1920 yıllarında Malta'ya sürülen ya da gıyabında tutuklama kararı çıkarılan 145 Türk devlet adamı, asker, yönetici ve aydın vardı. Tutuklama ve sürgünler "Irak cephesinden çekilişi yürütmüş Ali İhsan Sabis Paşa ile" başlamış ve Ekim 1920'ye kadar sürmüştü. Madde, seçilen isimlerin işgale karşı direnişi örgütleyebilecek kadroyu devreden çıkarma amacını akla getirdiğini, zamanla sürgünlerin hukuki dayanağının belirsizliğinin İngilizlerin aleyhine işlediğini ve Mustafa Kemal'in de konuyu bir koz olarak kullandığını belirtir.
Dikkat: yanlış bilinen
Tutuklamanın tarihi iki maddede farklıdır: Ali İhsan Sâbis maddesi 23 Şubat 1919'da Konya'da tutuklandığını yazarken, Malta sürgünleri maddesi tutuklama ve sürgünlerin "Mart 1919'da" onunla başladığını söyler. Serbest kalışı konusunda da belirsizlik vardır: Ali İhsan Sâbis maddesi Haziran 1921'de öteki Malta tutuklularıyla birlikte salıverildiğini yazar, ama "bazı kaynaklarda" Malta'dan kaçtığının belirtildiğini de ekler.
Batı Cephesi 1. Ordu komutanı
Kaynağa göre Ali İhsan dönüşünde, 27 Eylül 1921 itibarıyla Kurtuluş Savaşı'na katıldı ve mirliva rütbesiyle Batı Cephesi 1. Ordu komutanlığına atandı.
Türkçe madde, görevden alınmasına yol açan nedenleri şöyle sıralar: Moskova Antlaşması ile Batum ve Azerbaycan'ın Sovyetler Birliği'ne bırakılmasına karşı çıkması; Ali Fuat Paşa'nın yerine Batı Cephesi komutanlığına atanan İsmet Paşa'nın kıdemce kendisinden geride olmasına rağmen cephe komutanı olması ve Ali İhsan'ın onun emri altına girmek istememesi; ayrıca ordu içinde İsmet Paşa ve Mustafa Kemal Paşa aleyhine propaganda yürütmesi.
21 Haziran 1922: Görevden alma
Yazının tarihini veren olay budur. Kaynağa göre Ali İhsan, Büyük Taarruz'dan önce, 21 Haziran 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından ordu komutanlığından alındı ve TBMM tarafından emekliye sevk edildi. Vikipedi'nin Mustafa KemalAtatürk maddesine göre Büyük Taarruz 26-30 Ağustos 1922'de yapıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Görevden almanın gerekçeleri Vikipedi'de yalnız Ali İhsan Sâbis maddesinin anlatımıyla verilir; bu anlatım propagandayı bir olgu olarak aktarır, ama hangi kaynağa dayandığını göstermez. Madde, Ali İhsan'ın "Harp Hatıralarım" dizisinin "İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri" başlıklı 5. ve 6. ciltlerini eserleri arasında sayar, ama bu ciltlerde olayı nasıl anlattığını özetlemez.
Commons açıklamasına göre Mustafa Kemal Paşa ve Ali İhsan Paşa, Çay, 1922Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Soyadı, Turancılık ve 1944 davası
Türkçe maddeye göre Soyadı Kanunu çıkınca Irak Cephesi'nde İngilizlere karşı kazandığı Sâbis muharebeleri nedeniyle Sâbis soyadını aldı. 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Alman yanlısı görüşleri savundu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında gazetelere askerlik üzerine yazılar yazıyor ve genellikle Alman ordularının ilerleyişini alkışlıyordu.
Kaynağa göre Türkiye savaşın sonuna doğru Almanya'nın karşısında yer alınca, eleştiri yazılarıyla yetinmeyip başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet ve hükûmet büyüklerine imzasız suçlayıcı mektuplar göndermeye başladı. Madde, bunu 1922'deki emekliye ayrılmasında önemli rol oynayan dönemin Batı Cephesi komutanı İnönü'den dolaylı bir intikam olarak yorumlar. Olay ortaya çıkınca 24 Şubat 1944'te tutuklandı ve 10 Şubat 1947'de sıkıyönetim mahkemesince 15 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.
DP milletvekilliği ve ölümü
Kaynağa göre 1950'de DP iktidara geldikten sonra çıkarılan af kanunuyla siyasi haklarına kavuştu ve DP listesinden Afyonkarahisar milletvekili seçilerek 9. Dönem TBMM üyesi oldu. 9 Aralık 1957'de 75 yaşında İstanbul'da öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Milletvekilliğinin tarihi madde içinde iki farklı biçimde geçer: giriş bölümü 1954'te 9. Dönem Afyonkarahisar milletvekili seçildiğini yazar, hayatı bölümü ise "1950-54'te" milletvekili seçildiğini ve 9. Dönem TBMM üyesi olduğunu söyler. Madde bu farkı açıklamaz.
Eserleri
Türkçe madde, Ali İhsan Sâbis'in "Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım" adlı dört ciltlik dizisini ve "İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri" başlığını taşıyan 5. ve 6. ciltleri sayar. Ayrıca 1329 (Rumi) tarihli, 96 sayfalık "Balkan Harbinde Neden Münhezim Olduk" adlı bir kitabı da listeler.
Değerlendirme
Ali İhsan Sâbis'in hayatı, Kurtuluş Savaşı'nın komuta düzeninde yaşanan bir kıdem ve yetki çatışmasını gösterir. Sâbis'te kazandığı ve soyadına dönüşen başarı, Malta sürgününün ilk ismi olması ve 1. Ordu komutanlığı, onu cephenin önde gelen subaylarından biri yapmıştı. Ancak İsmet Paşa'nın emrine girmeyi kabul etmemesi Büyük Taarruz'dan önce görevden alınmasıyla sonuçlandı.