İçeriğe geç
Giriş yap
0

Falih Rıfkı Atay: Cemal Paşa'nın kâtibinden Atatürk'ün başyazarına, "ormanların vekili" mebus ve Çankaya'nın tanığı

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Atatürk'ü anlatan anı kitaplarının en çok okunanlarından bazıları Falih Rıfkı Atay'ın kaleminden çıktı: "Çankaya", "Atatürk Ne İdi?", "Babanız Atatürk", "Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri". Türkçe Vikipedi onu Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerinden biri olarak tanıtır ve Atatürk'ün ölümüne kadar onun başyazarı olarak kaldığını yazar. Bu not, Falih Rıfkı'nın hayatını ve Atatürk dönemindeki yerini kaynakların verdiği bilgilerle özetliyor.
Falih Rıfkı (Atay)
Falih Rıfkı (Atay)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Doğum tarihi ve aile

Falih Rıfkı'nın doğum tarihi kesin değildir. Türkçe Vikipedi üç ayrı tarih verir: 26 Aralık 1893, 25 Ocak 1894 ya da 26 Aralık 1894; İngilizce madde yalnız 1894 yılını yazar. Ailesi Sakarya'nın Kaynarca ilçesine bağlı Topçu köyünden İstanbul'a yerleşmişti. Türkçe maddeye göre babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım'dı.
Dikkat: yanlış bilinen
Babasının adı iki maddede farklı geçer: Türkçe madde "Hoca Hilmi Efendi", İngilizce madde "Halil Hilmi Efendi" der ve onun bir imam olduğunu ekler. İki bilgi birbirini dışlamaz, ama tam ad için iki kaynak uyuşmuyor. Doğum tarihi için de tek bir gün vermek yerine kaynaktaki seçenekleri aktarıyoruz.

Okul, ilk yazılar ve Tanin

Ortaokulu Mekteb-i Tahsil'de, liseyi Mercan İdadisi'nde okudu. İdadideki edebiyat öğretmeni Celal Sahir (Erozan) ve bir üst sınıftaki Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine katkı yaptı. 1908'de girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. İlk yazıları 1911'de Servet-i Fünûn dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında çıktı; 1912'den itibaren İttihat ve Terakki'nin yayın organı Tanin'de düzyazılar yayımladı.

1913'te memuriyete başladı, Sadaret ve Dâhiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dâhiliye Nazırı Talat Paşa ile resmî görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin'e röportajlar gönderdi. İngilizce madde onun Talat Paşa'nın özel kâtibi olduğunu yazar. Türkçe maddeye göre bu dönemdeki yazıları Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu.

Cemal Paşa'nın yanında: "Ateş ve Güneş"

Birinci Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın özel kâtipliğini yaptı. Suriye ve Filistin cephesindeki anılarını 1918'de "Ateş ve Güneş" adlı kitapta topladı; aynı döneme dair ikinci kitabı "Zeytindağı" 1932'de çıktı. Cemal Paşa Bahriye Nazırı olunca, 1917'de onun özel kalem müdür yardımcılığına getirildi.

Akşam ve Divan-ı Harp

1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam gazetesini kurdu. İngilizce maddeye göre 1919-1920'de Millî Mücadele'yi destekleyen Büyük Mecmua'nın yazarları arasındaydı. Akşam'daki yazıları yüzünden Damat Ferit Paşa hükûmetinin kurduğu ve halk arasında "Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan divan-ı harpte idam istemiyle yargılandı. Türkçe maddenin giriş bölümü, onun "behemehâl idam edilmek" ihtarıyla hapsedildiğini yazar. İkinci İnönü Zaferi'nden sonra divan-ı harbin tutumu değişince idamdan kurtuldu ve serbest bırakıldı. Millî Mücadele'yi destekleyen yazılarını Tanin ve Hâkimiyet-i Milliye'de sürdürdü.

10 Eylül 1922: Anadolu'ya geçiş ve Tetkik-i Mezalim

Türkçe maddeye göre 10 Eylül 1922'de, İzmir'in kurtuluşunun hemen ardından Anadolu'ya geçti; giriş bölümü Yakup Kadri ile birlikte İzmir'e gittiğini ve Mustafa Kemal Paşa ile tanışıp dostluğunu kazandığını anlatır. Savaşın ardından "Tetkik-i Mezalim Heyeti"nde görevlendirildi ve Halide Edib, Yakup Kadri ve Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere Batı Anadolu'yu dolaştı. İngilizce madde bu çalışmanın ürünü olarak 1922 tarihli "İzmir'den Bursa'ya" adlı ortak kitabı sayar; yazarları arasında Halide Edib, Yakup Kadri, Ruşen Eşref ve Asım Us vardır.
Falih Rıfkı Atay
Falih Rıfkı AtayGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yirmi yedi yıl mebus

1923'te TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı: 1923-1934 arasında Bolu, 1935-1950 arasında Ankara milletvekiliydi. Bolu'dan Ankara'ya geçişini 1945'te Baki Süha Ediboğlu'na şöyle anlattı: Bolu mebusu iken her dönüşünde ormanları savunup sıkı tedbirler istediği için Bolu'nun nüfuzluları ve baltalık usulüne alışmış köylüler "Bu adam bizim değil, ormanların vekili!" diye şikâyet etmiş; bir seçim döneminde Atatürk "Onu ağaçsız bir yerden mebus yapalım!" demiş. "O zamandan beri Ankara mebusuyum."
Tarih notu
Bu anekdot Falih Rıfkı'nın kendi anlatımıdır ve Türkçe Vikipedi'de 1945 tarihli bir söyleşiye dayandırılır. Atatürk'ün sözünü bağımsız olarak doğrulayan ikinci bir kaynağa ulaşamadık; bu yüzden anlatıcının ağzından aktarıyoruz.

Atatürk'ün başyazarı

Meclis'teki görevinin yanında Hâkimiyet-i Milliye, Ulus ve Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı; yazılarında Atatürk devrimlerini ve Batılılaşmayı savundu. Yeni Türk alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeni'nde görev aldı. Ulus başyazarı olduğu dönemde Ankara şehir planı jürisinde üye, İmar Komisyonu'nda başkandı; 1937 Trakya Manevraları'na katıldı. Türkçe maddeye göre 24 Temmuz'un, Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak Basın Bayramı kabul edilmesini de o önerdi.

Gezi yazıları bu dönemin ayrı bir yüzüdür. 1931'de "Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya", "Denizaşırı" ve "Yeni Rusya"yı yayımladı; sonra "Moskova-Roma", "Bizim Akdeniz", "Taymis Kıyıları" ve "Tuna Kıyıları" geldi. 1967'deki bir yazısında, Abdülhamit döneminde Türklere seyahatin yasak olduğunu, çocukluk özleminin içinde kaldığını ve otuzdan fazla kitabının büyük çoğunluğunun yolculuk yazıları olduğunu anlattı.

Çok partili dönem ve son yıllar

1946-1950 arasında DP'yi eleştirdi. Türkçe maddeye göre CHP'nin yayın organı Ulus'un başyazarı olarak, Recep Peker ve Mümtaz Ökmen ile birlikte şeflik sistemini sürdürmek isteyen üç kişiden biri sayılıyordu. Kasım 1947'de Ulus'tan istifa edip Cumhuriyet gazetesinin Ankara muhabiri oldu. DP 1950'de iktidara gelince 1952'de Dünya gazetesini kurdu ve muhalefete geçti. Atatürk dönemi anılarını topladığı kitaplar bu yıllarda çıktı: "Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri" (1955), "Babanız Atatürk" (1955), "Batış Yılları" (1963), "Atatürk Ne İdi?" (1968), "Çankaya" (1968) ve "Bayrak" (1970).
Dikkat: yanlış bilinen
"Çankaya"nın yayın yılı kaynaklarda farklıdır. Türkçe Vikipedi eser listesinde 1968 yılını verir; İngilizce madde ise kitabı "1952 ve 1962" tarihleriyle anar. Ayrıca Türkçe madde, Pozitif Yayınları'nın Atay'ın bazı sözlerini "sadeleştirme" amacıyla değiştirmesinin ve bazı bölümleri çıkarmasının Murat Bardakçı gibi yazarlarca eleştirildiğini not eder. Atay'dan alıntı yaparken hangi baskının kullanıldığına dikkat etmek gerekir.
20 Mart 1971'de İstanbul'da kalp krizi geçirerek öldü ve 23 Mart'ta Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Yakup Kadri Karaosmanoğlu onu "Kurtuluş ve devrim mücadelesi arkadaşım" diye andı. 2011'de Belgrad Ormanı içindeki bir tabiat parkına adı verildi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap