İçeriğe geç
Giriş yap
0

Hak Dini Kur'an Dili (1926-1938): Meclis kararıyla Diyanet'e verilen tefsir görevi, Âkif'in teslim etmediği meal ve Elma

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kur'an'ın Türkçe tefsir ve mealinin devlet eliyle hazırlatılması kararı alındı. İş on iki yıl sürdü ve ortaya dokuz ciltlik bir eser çıktı: Hak Dini Kur'an Dili. Bu yazı eserin nasıl ısmarlandığını, mealin neden Mehmet Âkif'in elinden çıktığını ve tefsiri yazan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ı anlatır.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
Elmalılı Muhammed Hamdi YazırGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Bir ihtiyaçtan doğan karar

Türkçe Vikipedi'nin Hak Dini Kur'an Dili maddesine göre Cumhuriyet'in kuruluşuyla medreseler kapatılmış ve yeni eğitim sisteminde din ve Arapça eğitimine son verilmişti. Kaynak, bunun dinî bir boşluk doğurduğunu ve bu boşlukta ehliyetsiz kişilerce ticari amaçla Kur'an tercümeleri hazırlandığını, bunların bir kısmının aslından değil Batı dillerindeki çevirilerden yapıldığını yazar.

Madde, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşındığını ve İslam kültürünün ana kaynaklarının millete kendi diliyle öğretilmesine karar verildiğini belirtir. Böylece Kur'an'ın ve ana hadis kitaplarının Türkçeye çevrilmesi için Diyanet İşleri Riyaseti görevlendirildi.

Muhammed Hamdi Yazır maddesi kararı Atatürk'le ilişkilendirir: Kaynağa göre Atatürk, devrimlerden sonra halkın dinî kaynakları Türkçeye çevrilmiş kitaplardan okumasını istiyordu; bu amaçla Kur'an meali için Mehmet Âkif Ersoy'u, Buhari'nin hadis kitabı için Babanzade Ahmed Naim'i, Kur'an tefsiri için de Muhammed Hamdi Yazır'ı görevlendirdi. Madde, Diyanet'in 1926'da Kur'an'ı çağın gereklerine göre yeniden tefsir edebilecek bir âlim aradığını ve görevin sonunda Yazır'a verildiğini yazar.

Börekçi ve Akseki'nin ısrarı

Hak Dini Kur'an Dili maddesine göre dönemin Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi ve yardımcısı Ahmet Hamdi Akseki'nin ısrarlarıyla meal görevi Mehmet Âkif Ersoy'a, tefsir görevi de Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'a verildi.
Tarih notu
1878: Yazır'ın Elmalı'da doğumu. 1908: Dersiâmlık ve Meclis-i Mebusan'a Antalya mebusu olarak girişi. Ağustos 1918: Darü'l-Hikmeti'l-İslâmiye üyeliği. Nisan 1919: Kurumun başkanlığı. Eylül 1919: Âyan üyeliği. 1926: Diyanet'in tefsir görevini Yazır'a vermesi. 1935-1939: Eserin dokuz cilt olarak basılması. 1938: Tefsirin tamamlanması. 27 Mayıs 1942: Yazır'ın Erenköy'de ölümü.

Teslim edilmeyen meal

Meal işi Âkif'teydi. Hak Dini Kur'an Dili maddesine göre bir süre sonra Mısır'a giden Mehmet Âkif meal çalışmasını orada sürdürdü ve yazdığı mealleri Elmalılı'ya gönderdi; Elmalılı da bunları tefsirine ekliyordu. Ancak Âkif, mealinin ileride Türkçe ibadet amacıyla kullanılabileceği endişesiyle geri adım attı ve tamamladığı meali teslim etmedi. Bunun üzerine meal görevi de Elmalılı'ya verildi.

İngilizce Wikipedia'nın Mehmet Akif Ersoy maddesi aynı noktayı şöyle aktarır: Ersoy, Kur'an'ı Diyanet için Türkçeye çevirmeyi kabul etmiş, ama çevirisini sonunda teslim etmemişti; kaynak, Ezan'ın Arapça yerine Türkçe okutulmasından sonra İslam'ın Arap dilinden daha fazla ayrılacağından kaygılandığını yazar.
Hak Dini Kur'an Dili'nin 1935 baskısı
Hak Dini Kur'an Dili'nin 1935 baskısıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: 3210. Dosya sayfası

Bir sözleşmeyle çizilen çerçeve

Tefsirin nasıl yazılacağı bir protokolle belirlendi. Hak Dini Kur'an Dili maddesine göre Diyanet ile Yazır arasında imzalanan protokolde şu esaslar vardı: ayetler arasındaki ilişkiler gösterilecek, ayetlerin iniş sebepleri kaydedilecek, on kıraati geçmemek üzere kıraatler hakkında bilgi verilecek, gerekli yerlerde kelime ve terkiplerin dil açıklaması yapılacak, inançta Ehl-i Sünnet ve amelde Hanefi mezhebine bağlı kalınarak ayetlerin dinî, hukuki, toplumsal ve ahlaki hükümleri açıklanacak, ayetlerin işaret ettiği ilmî ve felsefi konular anlatılacak, konuyla ilgili İslam tarihi olayları aktarılacak ve Batılı yazarların yanlış yaptığı noktalarda gerekli açıklamalar yapılacaktı.

Muhammed Hamdi Yazır maddesi buna bir esas daha ekler: Eserin başında Kur'an'ı ve onunla ilgili önemli konuları açıklayan bir mukaddime yazılacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Protokolün madde sayısı kaynaklarda farklıdır. Muhammed Hamdi Yazır maddesi Atatürk'ün "yedi madde" ile nasıl bir tefsir istediğini belirttiğini ve bu maddelerin protokole konduğunu yazar; Hak Dini Kur'an Dili maddesi ise protokolü sekiz madde hâlinde sıralar ve mukaddime şartını ayrıca anmaz. Ayrıca Hak Dini Kur'an Dili maddesinde kaynağı belirtilmeden aktarılan ve Kâzım Karabekir'e dayandırılan bir Atatürk sözü bulunur; doğrulanamadığı için bu yazıya alınmamıştır.

Tefsiri yazan âlim

Türkçe Vikipedi'ye göre Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır 1878'de Antalya'nın Elmalı ilçesinde doğdu. İstanbul'da Mekteb-i Nüvvab'ı birincilikle bitirerek kadılık icazeti aldı; 1905-1908 arasında Beyazıt Camii'nde ders verdi, 1908'de dersiâm oldu. Ünlü hattatlar Sami Efendi ve Bakkal Arif Efendi'den hat dersleri aldı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Meclis-i Mebusan'a Antalya mebusu olarak girdi.

Siyasi geçmişi de karışıktı. Kaynağa göre Ağustos 1918'de Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye üyeliğine, Nisan 1919'da bu kurumun başkanlığına getirildi; Damat Ferit Paşa kabinelerinde Evkaf Nazırı oldu ve Eylül 1919'da Âyan üyeliğine atandı. Bu kabinelerin Millî Mücadele aleyhine aldığı kararlardaki sorumluluğu gerekçesiyle gıyabında idama mahkûm edildi; Ankara İstiklâl Mahkemesi'ndeki yargılamada ise suçsuz bulunarak beraat etti.
Elmalılı Hamdi Yazır'ın kabri
Elmalılı Hamdi Yazır'ın kabriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Sureta. Dosya sayfası

Dokuz cilt, on bin takım

Hak Dini Kur'an Dili maddesine göre Elmalılı, tefsirle birlikte meali de yazdı ve 1926'da başladığı görevi 1938'de tamamladı. Muhammed Hamdi Yazır maddesi eserin 1935-1939 arasında dokuz cilt hâlinde 10 bin takım olarak bastırıldığını ve telif süresi dolduğu için bugün serbestçe basıldığını yazar. Kaynak, Atatürk'ün devlet eliyle yazdırılan bu tefsirle bizzat ilgilendiğini de belirtir.
Ek bilgi
Yazır makalelerini Beyânü'l-Hak ve Sebîlürreşâd dergilerinde "Küçük Hamdi" ya da "Elmalılı Küçük Hamdi" imzasıyla yayımladı; tefsiri ise "Elmalılı Hamdi Yazır" imzasıyla çıktı. Kalp yetmezliği nedeniyle 27 Mayıs 1942'de Erenköy'de öldü ve Sahrayıcedid Mezarlığı'na gömüldü. Hak Dini Kur'an Dili maddesi eserin İslam âlimlerince en güvenilir Türkçe tefsir olarak kabul edildiğini ve hakkında altı yüksek lisans ve bir doktora tezi yapıldığını yazar.
Hak Dini Kur'an Dili, Cumhuriyet'in ilk on beş yılında Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla yürütülen en kapsamlı yayın işlerinden biri oldu ve bugün de basılmaya devam ediyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap