İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mustafa Suphi ve on dört arkadaşı (28/29 Ocak 1921): Giresunlu hukukçudan Bakü'deki TKP başkanlığına, Trabzon açıklarınd

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kurtuluş Savaşı'nın en karanlık olaylarından biri, 1921 Ocak ayının son gecesinde Trabzon açıklarında yaşandı. Türkçe Vikipedi'nin Mustafa Suphi maddesine göre Türkiye Komünist Partisi'nin ilk Merkez Komitesi Başkanı Mustafa Suphi, 28 Ocak 1921'i 29'una bağlayan gece, on dört kişiyle birlikte Trabzon'dan Sovyetlere geri gönderilmek üzere bindirildikleri teknede öldürüldü. İngilizce Wikipedia da cinayeti 28 Ocak 1921 gecesine yerleştirir ve kimin düzenlediğinin tam olarak açık olmadığını belirtir.
Mustafa Suphi
Mustafa SuphiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Giresun'dan Paris'e

Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Suphi o dönemin Trabzon vilayetine bağlı Giresun'da doğdu. İlk öğrenimini Kudüs ve Şam'da, idadiyi Erzurum'da gördü; 1905'te İstanbul Hukuk Mektebi'nden mezun olduktan sonra Paris'te Siyasal Bilgiler Okulu'na girdi. Paris'te İttihatçılarla yakın ilişki içindeydi, hükûmet yanlısı Tanin gazetesinin muhabirliğini yaptı ve Osmanlı Talebe Birliği'ne başkanlık etti. 1910'da Türkiye'de tarım kredilerinin örgütlenmesi üzerine bir tez yazdı.

İstanbul'a döndükten sonra Tanin, Servet-i Fünûn ve Hak gazetelerinde yazdı; Ticaret Mekteb-i Âlisi, Darülmuallimin-i Âliye ve Mekteb-i Sultani'de hukuk ve iktisat dersleri verdi. Kaynağa göre 1911'deki İttihat ve Terakki kongresine Anadolu delegesi olarak katıldı, ardından partiden koptu ve 1912 Ağustosunda tamamen ayrıldı. Yusuf Akçura'nın da kurucuları arasında bulunduğu Millî Meşrutiyet Fırkası'nın kurucularındandı.
Dikkat: yanlış bilinen
Mustafa Suphi'nin doğum tarihi kaynaklarda farklıdır. Türkçe Vikipedi'ye göre Resmî Hâl Tercümesi'nde 4 Ağustos 1882 yazar; Paris'te doldurduğu öğrenci formunda ise doğum tarihini 4 Mayıs 1883 olarak vermiştir. İngilizce Wikipedia yalnız 1883 yılını verir. Eğitimi konusunda da fark vardır: Türkçe madde idadiyi Erzurum'da okuduğunu ve İstanbul Hukuk Mektebi'ni bitirdiğini, İngilizce madde ise Galatasaray Lisesi'ne gittiğini yazar. Sürgün yılı da farklı verilir: Türkçe madde 1912 sonunda başlayan sürgünlerden söz eder ve 1913 tarihli Rus raporlarını aktarır; İngilizce madde 1913'te on beş yıl sürgün cezası aldığını yazar.

Sinop sürgünü ve Rusya

Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Suphi, 1913'teki Mahmut Şevket Paşa suikastinden sonra sürgüne gönderilenler arasında Sinop'a yollandı. Kaynak, Sinop'taki Rus konsolos yardımcısının Haziran 1913 raporlarında suikast nedeniyle 600 şüphelinin mahkemesiz Sinop'a sürüldüğünü ve aralarında "profesör M. Subhi"nin bulunduğunu yazdığını aktarır.

1914 başlarında Suphi ve arkadaşları bir tekneyle Rusya'ya kaçtı. Kaynağa göre 14 kişi Rusya'dan dönen bir taka sahibiyle anlaştı; Balıklava'ya, ardından Sivastopol'a vardılar. Suphi Osmanlı Devleti'nin yaklaşan savaşa girmesine karşı çıktı. Savaş başlayınca Rus hükûmeti bütün Türk vatandaşlarını gözaltına aldı. Türkçe Vikipedi'ye göre Suphi, Şubat Devrimi ile serbest kaldı; Ekim Devrimi'nden sonra, 1918'in Şubat-Mart aylarında Moskova'ya gitti.

Moskova, Yeni Dünya ve Bakü

Kaynağa göre Suphi Moskova'da Milliyetler Halk Komiserliği'ne bağlı Müslüman Komiserliği altında bir Türk şubesi kurdu ve yayın organı olarak Yeni Dünya gazetesini çıkardı. Çalışmalarını daha çok Kırım ve Odessa'daki Türkler ve savaş esirleri arasında yürüttü; Kızıl Ordu içinde örgütlenen Türk savaş esirlerinden bir birlikle Rus İç Savaşı'na katıldı. 22-24 Temmuz 1918'de Moskova'da toplanan Türkiye Sol-Sosyalistleri Konferansı'nda Türk Sosyalist-Komünistleri Teşkilatı kuruldu. İngilizce Wikipedia, Suphi'nin 1919'da Üçüncü Enternasyonal'in ilk kongresine Türkiye delegesi olarak katıldığını ekler.
Mustafa Suphi (sağda) ve Ethem Nejat (ortada)
Mustafa Suphi (sağda) ve Ethem Nejat (ortada)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Türkçe Vikipedi'ye göre Suphi 27 Mayıs 1920'de Bakü'ye geldi ve Eylül'deki Birinci Doğu Halkları Kurultayı'nın başkanlık divanında yer aldı. 10-16 Eylül 1920'de 15 bölgeden gelen 75 delegeyle toplanan Türkiye İştirakiyun Teşkilatı Birinci Kongresi'nde Rusya'daki ve Türkiye'deki örgütlerin birleştirilmesine karar verildi ve Türkiye Komünist Fırkası kuruldu. İngilizce Wikipedia da Suphi'nin 10 Eylül 1920'de Bakü'de toplanan bu kongrede başkan seçildiğini yazar.
Tarih notu
1905: İstanbul Hukuk Mektebi'nden mezuniyet. 1913: Sinop sürgünü. 1914 başı: Rusya'ya kaçış. Şubat-Mart 1918: Moskova'ya geliş. 22-24 Temmuz 1918: Türkiye Sol-Sosyalistleri Konferansı. 27 Mayıs 1920: Bakü'ye geliş. 1-7 Eylül 1920: Bakü'de Doğu Halkları Kurultayı. 10-16 Eylül 1920: TKP'nin kuruluş kongresi. Ocak 1921: Kars ve Erzurum'dan Trabzon'a. 28/29 Ocak 1921: Trabzon açıklarında cinayet. 20 Şubat 1921: Rus Komünist Partisi'nin olayla ilgili iç raporu.

Anadolu'ya geçiş ve Kars-Erzurum yolculuğu

Türkçe Vikipedi'ye göre Sovyet hükûmetinin güvendiği ve Anadolu'daki komünist hareketin gelecekteki lideri olarak görülen Suphi, parti kararıyla Anadolu'ya geçmeye karar verdi. Sovyetlerdeki Türk askerlerinden bir tabur oluşturulup Anadolu'daki millî kuvvetlerin emrine verildi; ancak bu birliğin birlikte savaşması mümkün olmadı ve askerler farklı birliklere dağıtıldı.

Kaynağa göre Suphi ve arkadaşları 1921 Ocak ayında Büyük Millet Meclisi'nin çağrılısı olarak Ankara'ya doğru yola çıktı. Türkçe Vikipedi'nin TKP maddesi, yolculuğun Mustafa Kemal'in daveti ile başladığını ve TKP üyelerinin yurda girmesiyle protestolar yaşandığını yazar. Mustafa Suphi maddesi, Ankara'nın ve Doğu Cephesi Komutanlığı'nın kafilenin siyasi kargaşa çıkaracağından şüphelendiğini, koruma vermediğini ve Kars ile Erzurum'daki linç girişimlerine ilgisiz kaldığını ileri sürer. Kafile Kars ve Erzurum'dan sonra Trabzon'a geçti. TKP maddesine göre Suphi'nin amacı Trabzon'dan deniz yoluyla Samsun'a ve oradan Ankara'ya ulaşmaktı.

Yahya Kâhya ve Trabzon açıkları

Türkçe Vikipedi'ye göre Suphi ve arkadaşları, Trabzon kayıkçılar kâhyası Yahya Kâhya ve adamları tarafından denizde öldürüldü; tekne batırıldı ve hiçbirinin cesedi bulunamadı. TKP maddesine göre ölenler arasında partinin genel sekreteri Ethem Nejat da vardı. İngilizce Wikipedia, kafilenin Erzurum'da düşmanlıkla karşılaştıktan sonra Bakü'ye dönmeye çalıştığını ve Trabzon'dan denize açıldıktan sonra Yahya Kâhya tarafından öldürüldüğünü yazar.

Olayın ardından da ölümler zinciri sürdü. Türkçe Vikipedi'ye göre Yahya Kâhya Sivas'ta yargılandı ve suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. Ardından çevresine her şeyi ortaya dökebileceğini söylemeye başladı ve kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü; TKP maddesi onu Muhafız Alayı Komutanı İsmail Hakkı Tekçe'nin pusuya düşürüp öldürdüğünü yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Cinayetin kim tarafından düzenlendiği bugün de tartışmalıdır ve kaynaklar farklı görüşler aktarır. Türkçe Vikipedi'ye göre bir görüş, Suphi'nin Enver Paşa'nın Moskova'daki planlarını bildiği ve bunları açıklayacağından korkulduğu için Enver taraftarlarınca öldürüldüğünü söyler; Murat Bardakçı Yahya Kâhya'nın Enver Paşa'ya bağlı olduğunu öne sürer. Sungur Savran olayın Talat Paşa'nın çevresince düzenlendiğini savunur. Bazı kaynaklar ise sorumluluğu Ankara'ya, kimileri (Mete Tunçay gibi) Kâzım Karabekir ile Erzurum Valisi Hamit Bey'e yükler. Bir görüş de kafilenin yanındaki altının cinayette rol oynamış olabileceğini ileri sürer. İngilizce Wikipedia düzenleyicinin Ankara'daki merkezî hükûmet mi yoksa eski İttihatçılar mı olduğunun belli olmadığını yazar. Bu yazı bu görüşlerden birini doğru kabul etmez.

Moskova'nın değerlendirmesi ve sonrası

Türkçe Vikipedi'ye göre Rus Komünist Partisi'nin 20 Şubat 1921 tarihli iç raporunda, cinayetin ilk haberleri üzerinden yapılan değerlendirmede TKP'nin ülkeye geçme girişimi dolaylı olarak eleştirildi ve "sol sapma" ile "maceracılık" tehlikelerine dikkat çekildi. Olay, Ankara ile Moskova arasındaki ilişkiyi kesmedi; 16 Mart 1921'de Moskova Antlaşması imzalandı.

TKP maddesine göre Suphi ve arkadaşlarının öldürülmesi, partinin yasa dışı mücadelesinin de başlangıcı oldu. Suphi Sovyetlerde de anıldı: Türkçe Vikipedi, Kırım'da onun adını taşıyan bir sokak, Simferopol'de 1927'de yapılan bir sinema salonu, Kerç'te bir kulüp ve Yalta'da bir sanatoryum bulunduğunu yazar.
Ek bilgi
Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Suphi Türkçenin yanı sıra Arapça, Fransızca ve Rusça biliyordu. Yazılarında Osmanlı Devleti'ndeki farklı halkların baskı gördüğünü işler ve İttihat ve Terakki'nin milliyetçi politikasını eleştirirdi. Commons'ta Komünist Manifesto'nun onun tarafından Türkçeye yapılmış yarım kalmış bir çevirisinin görüntüsü de bulunur.
Birinci Doğu Halkları Kurultayı, Bakü, Eylül 1920
Birinci Doğu Halkları Kurultayı, Bakü, Eylül 1920Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Mustafa Suphi'nin hikâyesi, Ankara Hükûmeti'nin Moskova ile ittifak arayışıyla ülke içinde komünist örgütlenmeye karşı tutumu arasındaki gerilimi gösterir. Aynı aylarda Ankara, bu dizinin bir sonraki yazısında anlatılan "resmî" bir komünist partisi kurarak bu akımı denetim altına almaya çalışıyordu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap