Türkiye ile Japonya arasında resmî diplomatik ilişkiler Cumhuriyet'in ilk yıllarında kuruldu; ama iki ülkenin birbirini tanıması çok daha eskiye, 1890'da Japonya kıyısında batan bir Osmanlı fırkateynine uzanır. Cumhuriyet döneminin Türk-Japon ilişkileri, bu eski hatıranın üzerine kurulan yeni bir diplomatik yapının hikâyesidir. Osmanlı fırkateyni ErtuğrulGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ottoman Empire. Dosya sayfası
Önce Ertuğrul
Türkçe Vikipedi'ye göre Japon diplomat Fukuchi Genichiro 1873'te İstanbul'a geldi, Sultan Abdülhamid'i ziyaret etti ve bir dostluk nişanı sundu. 1889'da Abdülhamid, Osman Paşa'yı Ertuğrul Fırkateyni ile Japonya'ya gönderdi. 12 Temmuz 1889'da yola çıkan fırkateyn, güzergâhtaki İslam ülkelerinde karşılaşılan coşku nedeniyle uzayan yolculuğun sonunda 7 Haziran 1890'da Japonya'ya ulaştı. Fırkateyn 16 Eylül 1890'da Honşu adasının güneyindeki Kuşimoto'da battı; 650 kişiden 581'i öldü, kurtulan 69 kişi imparatorun emriyle Hiei ve Kongo gemileriyle İstanbul'a gönderildi. Kuşimoto'da Ertuğrul Anıtı dikildi.
İngilizce Wikipedia, heyetin başı AliOsman Paşa'nın Meiji İmparatoru tarafından kabul edildiğini ve Abdülhamid'in gönderdiği mektup ile nişanı imparatora sunduğunu yazar. Kaynağa göre bu olay iki ülke ilişkilerinin kurucu olaylarından biri sayılır.
Dikkat: yanlış bilinen
Fırkateyn heyetinin başkanının adı kaynaklarda farklı geçer: Türkçe Vikipedi "Osman Paşa", İngilizce Wikipedia "Ali Osman Paşa" yazar. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı'nda iki ülke karşı saflarda yer aldı; Türkçe Vikipedi'ye göre Japonya savaşın galipleri arasında Lozan'da masada bulundu. Yani Cumhuriyet'in kurduğu ilişki, bir savaş sonrası barış ilişkisiydi.
1924: Tanıma ve elçilikler
Türkçe Vikipedi'ye göre Japonya, 7 Temmuz 1924'te Türkiye'yi resmen tanıdı; Tokyo ve İstanbul'da elçilikler açıldı. Karşılıklı elçiliklerin kuruluşu 1925'te tamamlandı. İngilizce Wikipedia da Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından diplomatik ilişkilerin 1924'te kurulduğunu ve ilk elçiliklerin 1925'te açıldığını yazar. Kaynağa göre Japonya'nın Türkiye'deki ilk büyükelçisi Sadatsuchi Uchida'ydı; Uchida 1926'da iki ülke arasında karşılıklı alışverişi amaçlayan kâr amacı gütmeyen Japonya-Türkiye Derneği'ni önerdi ve kurdu.
Japon elçiliğinin İstanbul'da açılması, o yıllarda pek çok yabancı temsilciliğin başkent Ankara'ya taşınmakta acele etmediğini de gösterir. Türkçe Vikipedi'ye göre Japonya büyükelçiliği 1937'de Ankara'ya taşındı.
Tarih notu
16 Eylül 1890: Ertuğrul'un Kuşimoto'da batması. 7 Temmuz 1924: Japonya'nın Türkiye'yi resmen tanıması. 1925: Karşılıklı elçiliklerin kurulması. 1926: Japonya-Türkiye Derneği; bir Japon filosunun İstanbul'a gelişi. 1930: Türk-Japon Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması. 1931: Prens ve Prenses Takamatsu'nun Türkiye ziyareti. 1937: Japon büyükelçiliğinin Ankara'ya taşınması. 23 Şubat 1945: Türkiye'nin Japonya'ya savaş ilanı.
1926: İstanbul'da bir Japon filosu
Türkçe Vikipedi'ye göre 1926'da bir Japon filosu İstanbul'a geldi ve filonun kumandanı Amiral Isoroku Yamamoto, Gazi Mustafa Kemal Paşa ile görüştü. Bu bilgi, Yamamoto'nun daha sonra İkinci Dünya Savaşı'ndaki rolüyle tanınması nedeniyle ilgi çeker; ancak kaynak görüşmenin yeri ve içeriği hakkında ayrıntı vermez.
1930'da iki ülke arasında Türk-Japon Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması imzalandı. Böylece siyasi tanımanın ardından ticari ilişkiler de bir hukuki çerçeveye kavuştu. Japonya'nın Kuşimoto kasabasındaki Türk anıtı ve müzesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Original uploader was Los688 at ja.wikipedia (Edited by 663highland). Dosya sayfası
Prens Takamatsu ve onur kılıcı
İlişkilerin en görkemli anı bir hanedan ziyaretiydi. Türkçe Vikipedi'ye göre Japonya İmparatoru'nun kardeşi Prens Takamatsu, eşiyle birlikte Türkiye'yi ziyaret ederek Mustafa KemalAtatürk ile görüştü; Prens ve Prenses Takamatsu Atatürk'e bir onur kılıcı hediye ettiler. Bu kılıç bugün Anıtkabir müzesindedir.
İngilizce Wikipedia'nın Prens Takamatsu maddesi ziyaretin arka planını açıklar: Prens 4 Şubat 1930'da son Tokugawa şogunu Yoşinobu'nun torunu Kikuko Tokugawa ile evlendi. Düğünden kısa süre sonra çift, Japonya ile ziyaret edilen ülkeler arasındaki iyi niyeti ve anlayışı güçlendirmek amacıyla Avrupa'ya ve ardından ABD'ye uzanan bir dünya turuna çıktı. Kaynakta 1930 tarihli Belçika, İsveç, İspanya, Birleşik Krallık ve Portekiz nişanları ile 1931 tarihli bir Çekoslovakya nişanı sıralanır; bu da turun 1930-1931 yıllarına yayıldığını gösterir.
Dikkat: yanlış bilinen
Takamatsu ziyaretinin tarihi konusunda kesin bir gün bulunamadı. Türkçe Vikipedi ziyareti 1931 yılına koyar. İngilizce Wikipedia ise çiftin dünya turunun 1930'daki evliliklerinin hemen ardından başladığını yazar; Commons'taki dönem fotoğrafları da prensi Temmuz 1930'da Paris'te, Ekim 1930'da Varşova'da gösterir. Bu nedenle ziyaretin 1930 sonu ile 1931 arasında yapıldığı söylenebilir; kesin gün ve görüşmenin içeriği kaynaklarda yer almaz.
Sonraki yıllar: savaş ve yeniden yakınlaşma
1930'lardaki dostluk, İkinci Dünya Savaşı'nın son aylarında kesintiye uğradı. Türkçe Vikipedi'ye göre Türkiye6 Ocak 1945'te Japonya ile ilişkilerini kesti ve 23 Şubat 1945'te savaş ilan etti. İngilizce Wikipedia bu savaş ilanının tamamen sembolik olduğunu belirtir. 14 Mayıs 1952'de TBMM San Francisco Antlaşması'nı onayladı ve Tokyo'da Türk büyükelçiliği açıldı; Japonya da 4 Temmuz 1953'te Ankara'da büyükelçilik açtı.
Ek bilgi
Ertuğrul'un hatırası 1985'te karşılık buldu. İngilizce Wikipedia'ya göre İran-Irak Savaşı sırasında, Tahran'daki tüm uçakların vurulma tehlikesi altında olduğu bir dönemde Türkiye bir uçak göndererek Tahran'da yaşayan 215 Japon vatandaşını kurtardı. Türk hükûmetinin açıklaması şöyleydi: "Ertuğrul denizcilerinin kurtarılmasını unutmadık. Bu yüzden yardıma muhtaç Japon vatandaşları olduğunu duyunca onları kurtarmaya gittik." 2015'te yapılan "125 Yıllık Hatıra" filmi bu iki olayı anlatır.
Sonuç
Türk-Japon ilişkileri, Cumhuriyet'in diplomasisinde coğrafi olarak en uzak ama duygusal olarak en derin bağlardan biri oldu. 1924'teki resmî tanıma, Osmanlı döneminden kalan bir dostluk hatırasını yeni devletin diplomatik ağına bağladı. Elçiliklerin açılması, bir donanma ziyareti, bir ticaret antlaşması ve bir prensin getirdiği onur kılıcı, bu bağın 1930'lardaki somut izleridir. Kılıcın bugün Anıtkabir'de sergilenmesi de o yılların hatırasını yaşatır. Japon İmparatoru'nun kardeşi Prens Takamatsu, 1920'lerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası