Dolmabahçe Sarayı denince çoğumuzun aklına 10 Kasım 1938 sabahı, saat 09.05 gelir. Sitede o son günleri anlatan ayrı bir konu var. Bu not ise öncesine bakıyor: hilafetin kaldırılmasıyla boşalan bir padişah sarayı, on dört yıl içinde nasıl Cumhuriyet'in İstanbul'daki tören, konuk ağırlama ve kongre mekânına dönüştü? Dayanağımız Türkçe ve İngilizce Wikipedia'nın Dolmabahçe maddeleri ile Ertuğrul yatı maddesi.
Arka plan: Abdülmecid'in sarayı
Türkçe maddeye göre Dolmabahçe, Beşiktaş'ta Kabataş ile Beşiktaş arasında, Dolmabahçe Caddesi ile Boğaz arasında kalan 250.000 metrekarelik bir alan üzerindedir. Sultan Abdülmecid yaptırmıştır; mimarları Garabet Amira Balyan ile oğlu Nigoğos Balyan'dır. Deniz cephesi Boğaz kıyısında 600 metre boyunca uzanır ve 600 metrelik mermer bir rıhtım üzerine oturur. Türkçe maddeye göre sarayın 285 odası ve 43 salonu vardır; sarayın oturduğu zemin kestane ağacı kütükleriyle sağlamlaştırılmıştır.
Akış: 1922-1924, son halife
Türkçe maddeye göre TBMM'nin reisi Gazi Mustafa Kemal'in imzasını taşıyan telgrafı alan Abdülmecid Efendi halife ilan edildi ve TBMM'den gelen heyeti Dolmabahçe'nin Mabeyn Dairesi Salonu'nun üst katında kabul etti. Hilafet 1924'te kaldırılınca Abdülmecid Efendi maiyetiyle birlikte sarayı terk etti. İngilizce madde, 3 Mart 1924'te yürürlüğe giren bir yasayla sarayın mülkiyetinin yeni Cumhuriyet'in millî mirasına geçtiğini belirtir ve sarayın son hanedan sakininin II. Abdülmecid olduğunu ekler.
Türkçe madde bundan sonrası için kısa ama dikkat çekici bir cümle kurar: "Boşalan saraya Atatürk üç yıl hiç uğramadı." Gerçekten de Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal Ankara'dan İstanbul'a gelmedi; şehirle yeniden buluşması 1927 yazını buldu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Turkish Fleet. Dosya sayfası
1927: Ertuğrul yatıyla dönüş
Bu dönüşün aracı da bir padişah mirasıydı. Ertuğrul yatı maddesine göre yat 1903'te II. Abdülhamid tarafından Armstrong, Mitchell & Co tersanelerine sipariş edildi, Newcastle upon Tyne'da yapıldı ve 1904'te teslim edildi. 1922'de saltanatın kaldırılmasına kadar saltanat yatı olarak kullanıldı, sonra iki yıl kaderine terk edildi ve 1924'ten itibaren Cumhurbaşkanlığı yatı oldu. Madde açıkça şunu yazar: "Atatürk, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İstanbul'a ilk ziyaretini 1927'de Ertuğrul yatı ile yaptı."
Bu ziyaretten sonra Dolmabahçe, Atatürk'ün İstanbul'daki konutu oldu. Türkçe madde sarayın Cumhuriyet döneminde "Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullandığı saray halini" aldığını yazar; İngilizce madde ise Atatürk'ün sarayı yazları cumhurbaşkanlığı konutu olarak kullandığını ve en önemli çalışmalarından bazılarını burada yaptığını belirtir. Yukarıdaki fotoğraf Atatürk'ü 1928'de aynı yatın güvertesinde gösteriyor.
Türkçe maddeye göre Atatürk döneminde saray iki yönden önem kazandı: yabancı konukların ağırlanması ve saray kapılarının kültür ve sanata açılması. Madde, Atatürk'ün Dolmabahçe'de ağırladığı konukları şöyle sıralar:
Kongreler ve ilk turizm açılışı
Türkçe madde sarayın kültür hayatındaki yerini üç olayla anlatır. 27 Eylül 1932'de Birinci Türk Tarih Kongresi Muayede Salonu'nda açıldı. Dil kurultayları da Birinci ve İkinci Türk Dil Kurultayları burada toplandı. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun bağlı olduğu Alliance Internationale de Tourisme'nin Avrupa toplantısı da 1930'da Dolmabahçe'de düzenlendi; madde bunu sarayın turizme ilk açılışı olarak tanımlar.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kişiler
1924'ten 1938'e Dolmabahçe'nin işlevi tamamen değişti. Padişahın bayram tebriklerini kabul ettiği Muayede Salonu'nda tarih kongresi toplandı; sultanın yatı cumhurbaşkanını İstanbul'a getirdi; harem bölümündeki bir oda Atatürk'ün son günlerini geçirdiği yer oldu. İngilizce maddeye göre Atatürk 10 Kasım 1938'de saat 09.05'te sarayın eski harem bölümündeki bir yatak odasında öldü ve öldüğü odadaki saat hâlâ 09.05'i gösterir. Türkçe madde naaşın Muayede Salonu'ndaki katafalka konduğunu ve halkın son saygı geçişinin burada yapıldığını yazar.
Bugünkü anlamı
Türkçe maddeye göre saray 1984'ten beri müze olarak hizmet veriyor ve 2024'te 1 milyon 384 bin 383 kişi tarafından ziyaret edildi. Ziyaretçilerin çoğu avizeye ve 71 numaralı odaya bakar. Ama sarayın 1927 sonrası hikâyesi, Cumhuriyet'in Osmanlı mirasını yıkmak yerine yeni işlerle doldurduğunu gösteren iyi bir örnektir: aynı salon önce bayram töreni, sonra bilim kongresi, sonra cenaze töreni gördü.
Arka plan: Abdülmecid'in sarayı
Türkçe maddeye göre Dolmabahçe, Beşiktaş'ta Kabataş ile Beşiktaş arasında, Dolmabahçe Caddesi ile Boğaz arasında kalan 250.000 metrekarelik bir alan üzerindedir. Sultan Abdülmecid yaptırmıştır; mimarları Garabet Amira Balyan ile oğlu Nigoğos Balyan'dır. Deniz cephesi Boğaz kıyısında 600 metre boyunca uzanır ve 600 metrelik mermer bir rıhtım üzerine oturur. Türkçe maddeye göre sarayın 285 odası ve 43 salonu vardır; sarayın oturduğu zemin kestane ağacı kütükleriyle sağlamlaştırılmıştır.
Dikkat: yanlış bilinen
İngilizce maddeye göre selamlık ile harem, 2.000 metrekarelik ve 36 metre yüksekliğinde kubbesi olan Muayede Salonu ile birbirinden ayrılır. Salonda 750 lambalı ve 4,5 ton ağırlığındaki, dünyanın en büyüğü sayılan kristal avize asılıdır. Madde, bu avizenin uzun süre Kraliçe Victoria'nın hediyesi sanıldığını, ancak 2006'da bedelinin padişah tarafından tamamen ödendiğini gösteren bir makbuzun bulunduğunu yazar.Sarayın yapım yılları ve bazı ölçüleri kaynaklarda farklıdır. Türkçe madde bir yerde yapımın 1843'te başlayıp 1856'da bittiğini, başka bir yerde 1843-1855 arasında inşa edildiğini ve 1855'te tamamlandığını yazar. İngilizce madde 1843-1853 aralığını verir ve sarayda 1853'ten itibaren oturulduğunu söyler. Salon sayısı da Türkçe maddede 43, İngilizce maddede 46'dır. İngilizce madde ayrıca sarayın kapladığı alanı 45.000 metrekare olarak verir; Türkçe maddedeki 250.000 metrekare ise sarayın üzerinde bulunduğu arazinin tamamıdır.
Akış: 1922-1924, son halife
Türkçe maddeye göre TBMM'nin reisi Gazi Mustafa Kemal'in imzasını taşıyan telgrafı alan Abdülmecid Efendi halife ilan edildi ve TBMM'den gelen heyeti Dolmabahçe'nin Mabeyn Dairesi Salonu'nun üst katında kabul etti. Hilafet 1924'te kaldırılınca Abdülmecid Efendi maiyetiyle birlikte sarayı terk etti. İngilizce madde, 3 Mart 1924'te yürürlüğe giren bir yasayla sarayın mülkiyetinin yeni Cumhuriyet'in millî mirasına geçtiğini belirtir ve sarayın son hanedan sakininin II. Abdülmecid olduğunu ekler.
Türkçe madde bundan sonrası için kısa ama dikkat çekici bir cümle kurar: "Boşalan saraya Atatürk üç yıl hiç uğramadı." Gerçekten de Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal Ankara'dan İstanbul'a gelmedi; şehirle yeniden buluşması 1927 yazını buldu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Turkish Fleet. Dosya sayfası
1927: Ertuğrul yatıyla dönüş
Bu dönüşün aracı da bir padişah mirasıydı. Ertuğrul yatı maddesine göre yat 1903'te II. Abdülhamid tarafından Armstrong, Mitchell & Co tersanelerine sipariş edildi, Newcastle upon Tyne'da yapıldı ve 1904'te teslim edildi. 1922'de saltanatın kaldırılmasına kadar saltanat yatı olarak kullanıldı, sonra iki yıl kaderine terk edildi ve 1924'ten itibaren Cumhurbaşkanlığı yatı oldu. Madde açıkça şunu yazar: "Atatürk, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İstanbul'a ilk ziyaretini 1927'de Ertuğrul yatı ile yaptı."
Bu ziyaretten sonra Dolmabahçe, Atatürk'ün İstanbul'daki konutu oldu. Türkçe madde sarayın Cumhuriyet döneminde "Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullandığı saray halini" aldığını yazar; İngilizce madde ise Atatürk'ün sarayı yazları cumhurbaşkanlığı konutu olarak kullandığını ve en önemli çalışmalarından bazılarını burada yaptığını belirtir. Yukarıdaki fotoğraf Atatürk'ü 1928'de aynı yatın güvertesinde gösteriyor.
Ek bilgi
Konuklar: krallar ve şahlarErtuğrul yatı 1937'de Savarona'nın satın alınmasıyla hizmetten ayrıldı. Maddeye göre 22 yıl Haliç'e bağlı bekledi; bu sırada makinelerinden biri başka amaçla kullanılmak üzere söküldü. 1960 ya da 1961'de hurdaya çıkarıldı. Savarona'nın hikâyesi sitede ayrı bir konuda anlatılıyor.
Türkçe maddeye göre Atatürk döneminde saray iki yönden önem kazandı: yabancı konukların ağırlanması ve saray kapılarının kültür ve sanata açılması. Madde, Atatürk'ün Dolmabahçe'de ağırladığı konukları şöyle sıralar:
- İran Şahı Rıza Pehlevi,
- Irak Kralı Faysal,
- Ürdün Kralı Abdullah,
- Afgan Kralı Amanullah,
- özel ziyaret için gelen Birleşik Krallık Kralı VIII. Edward,
- Yugoslavya Kralı Aleksandr.
Kongreler ve ilk turizm açılışı
Türkçe madde sarayın kültür hayatındaki yerini üç olayla anlatır. 27 Eylül 1932'de Birinci Türk Tarih Kongresi Muayede Salonu'nda açıldı. Dil kurultayları da Birinci ve İkinci Türk Dil Kurultayları burada toplandı. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun bağlı olduğu Alliance Internationale de Tourisme'nin Avrupa toplantısı da 1930'da Dolmabahçe'de düzenlendi; madde bunu sarayın turizme ilk açılışı olarak tanımlar.
Dikkat: yanlış bilinen
Dil kurultaylarının tarihleri bu maddede tek bir yıl altında toplanmıştır. Türkçe Dolmabahçe maddesi "1934'te de Birinci ve İkinci Türk Dil Kurultayları burada toplanmıştır" der. Oysa I. Türk Dili Kurultayı maddesine göre ilk kurultay 26 Eylül - 5 Ekim 1932 arasında, yine Dolmabahçe'de toplandı ve Atatürk dokuz gün süren oturumların tamamına katıldı. Yani Dolmabahçe maddesindeki "1934" yalnızca İkinci Kurultay için doğrudur; ilk kurultayın tarihi 1932'dir.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kişiler
- Mustafa Kemal Atatürk: 1924-1927 arasında İstanbul'a gelmedi; 1927'den sonra Dolmabahçe'yi İstanbul konutu olarak kullandı.
- Abdülmecid Efendi (II. Abdülmecid): Son halife; TBMM heyetini Mabeyn Dairesi'nde kabul etti, 1924'te sarayı terk etti.
- Garabet ve Nigoğos Balyan: Sarayın mimarları.
- İsmet İnönü: Türkçe maddeye göre Atatürk'ten sonra cumhurbaşkanı olarak İstanbul'a gelişlerinde sarayı kullandı.
- Atatürk'ün saraya uğramadığı süre: 3 yıl (1924-1927).
- Muayede Salonu: 2.000 m², 36 m kubbe.
- Avize: 750 lamba, 4,5 ton.
- Ertuğrul yatının hizmet süresi: 1904-1937.
- Müze olarak açık olduğu yıl: 1984'ten beri.
- 2024 ziyaretçi sayısı: 1.384.383.
Tarih notu
SonuçKronoloji: 1843 yapımın başlangıcı. 1904 Ertuğrul yatının teslimi. 1922 Abdülmecid Efendi'nin halifeliği. 3 Mart 1924 sarayın millî mirasa geçişi. 1927 Atatürk'ün Ertuğrul yatıyla İstanbul'a gelişi. 1930 Alliance Internationale de Tourisme toplantısı. 27 Eylül 1932 Birinci Türk Tarih Kongresi. 26 Eylül 1932 Birinci Türk Dili Kurultayı. 1934 İkinci Kurultay. 1937 Ertuğrul'un hizmetten çıkışı. 10 Kasım 1938 Atatürk'ün ölümü. 1984 müze.
1924'ten 1938'e Dolmabahçe'nin işlevi tamamen değişti. Padişahın bayram tebriklerini kabul ettiği Muayede Salonu'nda tarih kongresi toplandı; sultanın yatı cumhurbaşkanını İstanbul'a getirdi; harem bölümündeki bir oda Atatürk'ün son günlerini geçirdiği yer oldu. İngilizce maddeye göre Atatürk 10 Kasım 1938'de saat 09.05'te sarayın eski harem bölümündeki bir yatak odasında öldü ve öldüğü odadaki saat hâlâ 09.05'i gösterir. Türkçe madde naaşın Muayede Salonu'ndaki katafalka konduğunu ve halkın son saygı geçişinin burada yapıldığını yazar.
Bugünkü anlamı
Türkçe maddeye göre saray 1984'ten beri müze olarak hizmet veriyor ve 2024'te 1 milyon 384 bin 383 kişi tarafından ziyaret edildi. Ziyaretçilerin çoğu avizeye ve 71 numaralı odaya bakar. Ama sarayın 1927 sonrası hikâyesi, Cumhuriyet'in Osmanlı mirasını yıkmak yerine yeni işlerle doldurduğunu gösteren iyi bir örnektir: aynı salon önce bayram töreni, sonra bilim kongresi, sonra cenaze töreni gördü.
Kaynaklar
- Vikipedi, Dolmabahçe Sarayı maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Dolmabahçe Palace maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, MV Ertuğrul maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, I. Türk Dili Kurultayı maddesi (tr.wikipedia.org)