Medine Müdafaası, Türkçe Vikipedi'nin tanımıyla ŞerifHüseyin'in 1916'da İngiliz desteğiyle isyan edip Medine'yi hedef almasıyla başlayan ve iki yıl yedi ay süren savunmadır. Mondros Mütarekesi'nden sonra bile sürdü ve ancak Padişah VI. Mehmed'in, savunmada ısrar eden garnizon komutanı Fahreddin Paşa'yı ikna girişimiyle sona erdi. Medine'deki Osmanlı garnizonu, mütarekeye göre silah bırakan son Osmanlı birliği oldu. Korgeneral Ömer Fahreddin Türkkan, 1935-1936Görsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Fahreddin Paşa kimdi?
Türkçe Vikipedi'ye göre Ömer Fahreddin Türkkan 1868'de Rusçuk'ta doğdu, 93 Harbi'nden sonra ailesiyle İstanbul'a yerleşti, Mekteb-i Harbiye'yi birincilikle bitirdi ve 1891'de kurmay yüzbaşı olarak göreve başladı. Birinci Dünya Savaşı başladığında 4. Ordu'ya bağlı 12. Kolordu komutanı olarak Musul'daydı; 1915'te 4. Ordu komutan vekili oldu. 1916'da 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa tarafından Medine'deki Hicaz Seferi Kuvvetleri komutanlığına atandı. "Medine Müdafii", "Türk Kaplanı", "Çöl Kaplanı" ve "Medine Kahramanı" lakaplarıyla anılır.
Tek ikmal yolu: Hicaz Demiryolu
Türkçe maddeye göre yönetim merkezinden çok uzaktaki Medine garnizonu, bağlantı ve lojistik ihtiyaçlarını Hicaz Demiryolu üzerinden karşılıyordu; Haziran 1916'daki isyana kadar bu hat güvendeydi. Kuşatmadan kısa süre önce isyancıların Medine'ye saldıracağını öngören Fahreddin Paşa, kentteki kutsal emanetleri gizlice İstanbul'a gönderdi.
İngilizce Wikipedia'ya göre Haziran 1916'daki isyanın ilk hedefi, iki kutsal kenti, Mekke'yi ve Medine'yi alarak Osmanlı'nın halifelik unvanının meşruiyetini sarsmaktı. Mekke düştükten sonra Araplar, daha büyük bir Osmanlı kuvvetinin Hicaz Demiryolu'nun desteğiyle savunduğu Medine'ye yöneldi.
Tarih notu
5 Haziran 1916: Ali ve Faysal'ın Medine'ye ilk saldırısı. 10 Haziran 1916: Arap İsyanı; İngilizce Wikipedia kuşatmayı bu tarihten başlatır. Ekim 1916: Faysal'ın saldırısı ağır kayıpla püskürtülüyor. 1917: Demiryoluna 130 civarında büyük saldırı. 30 Nisan 1918: Tek günde 300'den fazla patlama. 30 Ekim 1918: Mondros. 10 Ocak 1919: Fahreddin Paşa'nın tutuklanması ve teslim. 13 Ocak 1919: Emir Abdullah'ın Medine'ye girişi.
Saldırmak yerine kuşatmak
İngilizce maddeye göre Ekim 1916'da Faysal'ın önderliğindeki Araplar, tahkimatlı ve topçusu olan Osmanlı birlikleri karşısında ağır kayıplarla geri püskürtüldü. Bunun üzerine Arap ve Müttefik planlamacılar Medine'ye zorla girmek yerine kuşatmaya karar verdi. Amaç, Medine'deki 12.000 Osmanlı askerini kente bağlayarak Filistin, Sina, Irak ve Akabe cephelerini kolaylaştırmaktı. Aziz Ali el-Mısri'nin 30.000 kişilik planına göre Emir Abdullah doğudan, Emir Ali güneyden, Emir Faysal kuzeyden kenti çevirecekti; bu ordulara İngiliz ve Fransız subaylar, aralarında T. E. Lawrence, danışman olarak verildi.
İngilizce maddeye göre 1917-1918 boyunca Araplar Hicaz Demiryolu'nu sürekli sabote etti: 1917'de 130 civarında büyük saldırı, 1918'de yüzlercesi, yalnızca 30 Nisan 1918'de 300'den fazla bombanın patlatılması. Küçük istasyonlardaki yalnız kalmış Osmanlı garnizonları sürekli gece saldırılarına dayandı ve hattı korudu. Medine istasyonunda Hicaz Demiryolu treniGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The original uploader was سامي الرحيلي at Arabic Wikipedia. Dosya sayfası
Açlık, hurma ve kurutulmuş çekirge
Türkçe Vikipedi'ye göre kuşatma her iki taraf için de bir çıkmaza dönüştü: Şehirli Arap halkı isyana pek rağbet etmediği için isyancılar topluca saldıracak güce ulaşamadı; İngilizler de simgesel nedenlerle Hicaz'a asker sokmak istemiyordu; Osmanlı'nın da bölgeye harekât düzenleyecek gücü kalmamıştı. Sivil kayıpları önlemek için halkın önemli bir kısmı kenti terk etti. Gıda ve sağlık imkânları kısa sürede tükendi; garnizon teslim olduğunda Haşimi ordusuna geçen yiyecek yalnızca hurma ve kurutulmuş çekirgeden ibaretti.
Filistin cephesinin çöküşü garnizonun umudunu bitirdi. Türkçe maddeye göre Eylül 1918'de Allenby, Fahreddin Paşa'ya yazdığı mektupta onun "bir asker ve Türk vatanperveri olarak" elinden geleni yaptığını belirtip, ümitsiz askerî durum karşısında birçok canın kurban edilmesine yol açacak faydasız direnişin uzatılmasının doğru olup olmayacağını ciddi biçimde düşünmesini rica etti. Fahreddin Paşa bu ve benzeri teslim çağrılarını reddetti; ama koşullar ağırlaştıkça garnizondan toplu firarlar arttı, subaylar arasında hoşnutsuzluk baş gösterdi.
Mütarekeden sonra 72 gün
İngilizce maddeye göre 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında Fahreddin Paşa'nın da teslim olması bekleniyordu. Paşa reddetti ve padişahın ricalarına rağmen savaşın bitiminden 72 gün sonrasına kadar kenti tuttu. Türkçe Vikipedi'ye göre Babıali onu ikna edemeyince İngiltere kabine değişikliği istedi, ardından savaşa yeniden başlayacağını bildiren bir nota verdi. VI. Mehmed'in bizzat ricası, kendi subaylarının iknası ve Fahreddin Paşa'nın tutuklanması sonucu Medine teslim edildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar teslim tarihinde ve bazı ayrıntılarda ayrışır. Türkçe ve İngilizce Medine maddeleri teslimi 10 Ocak 1919'a koyar; Türkçe Arap Ayaklanması maddesi ise 9 Ocak 1919 der. İngilizce madde, İngilizlerin Fahreddin Paşa'yı askerî güçle yenemeyeceğini anlayınca ordusundaki bazı askerlere rüşvet verdiğini ve bu askerlerin Paşa'yı tutukladığını yazar; Türkçe madde ise tutuklamayı "kendi subaylarının iknası" ile birlikte anar. Türkçe Medine maddesi ayrıca Kudüs'ün düşüş tarihini 26 Aralık 1917 diye verir; doğrusu 9 Aralık 1917'dir.
Teslimden sonra
İngilizce Wikipedia'ya göre Emir Abdullah ve birlikleri 13 Ocak 1919'da Medine'ye girdi. Teslimden sonra Arap birlikleri kenti 12 gün yağmaladı; Fahreddin Paşa'nın kilitletip mühürlettiği 4.850 ev zorla açılarak yağmalandı. Garnizondan yaklaşık 8.000 kişi (519 subay ve 7.545 er) Mısır'a götürüldü; silah ve cephane kuşatanlara kaldı. Türkçe maddeye göre yalnız Hilal-i Ahmer görevlilerine, yolculuk yapamayacak yaralıların tedavisi için bir süre daha Medine'de kalma izni verildi. Medine kısa bir süre Haşimilerde kaldıktan sonra Suudilerin eline geçti.
Ek bilgi
Fahreddin Paşa'nın sonraki hayatı Atatürk'le kesişir. Türkçe Vikipedi'ye göre 27 Ocak 1919'da Mısır'a, 5 Ağustos 1919'da Malta'ya sürgün edildi. Ankara Hükümeti'nin girişimleriyle 8 Nisan 1921'de Malta'dan kurtuldu ve Eylül 1921'de Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Ankara'ya geldi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa onu Güney Cephesi'nde Fransızlara karşı savaşan kuvvetleri birleştirmekle görevlendirdi. Ankara Antlaşması'yla güneyde savaş bitince TBMM 9 Kasım 1921'de onu Kâbil Büyükelçiliğine atadı. 1936'da korgeneral olarak emekli oldu, 22 Kasım 1948'de Eskişehir yakınlarında bir tren yolculuğunda öldü ve vasiyeti üzerine Aşiyan Mezarlığı'na gömüldü.
Arap İsyanı sırasında Hicaz DemiryoluGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Halladjian J H or a Muslim photographer. Dosya sayfası