Mustafa Kemal 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı. Kâğıt üzerindeki görevi Doğu Karadeniz'de asayişi sağlamak, silahların toplanmasını denetlemek ve İngilizlerin şikâyet ettiği olayları araştırmaktı. Yetkisi yalnızca 9. Ordu'yla sınırlı değildi; daha batıdaki komutanlar ve sivil yöneticiler de isteklerine uymakla yükümlüydü.
19 Mayıs 1919'da Samsun'a onunla birlikte şu isimler çıktı:
Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bilgiamiri. Dosya sayfası
İstanbul'daki altı ay
Mustafa Kemal 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa'ya vardı. İşgal altındaki İstanbul'da geçirdiği altı ay boyunca işgale ve ülkenin parçalanmasına karşı direnmek isteyen subaylarla gizli görüşmeler yaptı. Fethi (Okyar) ile birlikte Minber gazetesini çıkardı. Önce Pera Palas'ta, sonra Halep'te tanıştığı Salih Fansa'nın Beyoğlu'ndaki evinde kaldı. 21 Aralık 1918'de annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule ile birlikte Şişli'deki, bugün Atatürk Müzesi olan eve taşındı ve Samsun'a hareket ettiği 16 Mayıs 1919'a kadar orada oturdu.
Bu evdeki toplantılarda önce İstanbul hükûmetini değiştirme yolları, sonra işgale karşı ordunun dağıtılmasının durdurulması, silah ve cephanenin saklanması, genç subayların Anadolu'ya geçirilmesi ve ulusal görüşteki memurların yerlerinde kalması konuşuldu. Bu sırada Şubat 1919'da Ali Fuat 20. Kolordu komutanı olarak Ankara'ya, 13 Mart'ta Kâzım Karabekir 15. Kolordu komutanı olarak Erzurum'a atandı.
Samsun'a çıkış maddesine göre Samsun ve çevresinde işgalciler ile Türk halkı arasında silahlı çatışmalar başlamıştı. Amiral Calthorpe'un imzasıyla verilen notada bölgedeki karışıklıkların giderilmesi, aksi hâlde Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesine dayanılarak bölgenin işgal edileceği bildirildi. Mustafa Kemal görev için uygun görüldü; görevin yetkilerini Genelkurmay İkinci Başkanı Kâzım (İnanç) Paşa ile tartıştı ve fermandaki bazı açıklamaları kendisi yazdı.
Kâğıt üzerindeki yetkiler
Fermana göre müfettiş bölgede düzeni kuracak ve olayların nedenini araştıracak, silah ve cephaneleri toplayıp Osmanlı depolarında koruma altına aldıracak, varlığı iddia edilen Türk direniş topluluklarını dağıtacaktı. Ayrıca bazı kolordulara ve Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Ankara ve Kastamonu'daki yetkililere doğrudan emir verebilecekti. Bu ferman, 9. Ordu Müfettişi'ni Anadolu'nun doğusunun tamamında emir verebilecek bir konuma getirdi.
15 Mayıs'ta Genelkurmay'a veda ziyaretine giden Mustafa Kemal, görevinden ayrılmak üzere olan Fevzi (Çakmak) Paşa ve onun yerine geçecek Cevat (Çobanlı) Paşa ile gizli bir görüşme yaptı. Silah ve malzemenin İtilaf devletlerine teslim edilmemesi, Anadolu'da Kuva-yı Milliye'ye dayanan bir yönetim kurulması ve askerî harekâtın yalnızca savunmayla sınırlı kalmaması üzerinde anlaştılar. Mustafa Kemal Cevat Paşa'dan kişisel bir şifre aldı; Fevzi Paşa ise subay ve silahların Anadolu'ya gönderilmesini örgütledi.
Vahdettin ile son görüşme
Mustafa Kemal, Samsun'a gitmeden önceki son görüşmesini sonradan Falih Rıfkı Atay'a anlattı. Bu anlatıma göre Vahdettin ona "Paşa Paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin... Paşa Paşa, devleti kurtarabilirsin!" dedi. Atatürk, Vahdettin'in samimiyetinden emin olamadığını, onun İtilaf siyasetine uygun biçimde bu siyasete karşı çıkan Türklerin yatıştırılmasını istediğini düşündüğünü de anlattı.
Bandırma Vapuru maddesine göre gemi 1878'de İskoçya'nın Glasgow kentinde 279 grostonluk bir yolcu ve yük vapuru olarak yapıldı. Önce Trocadero, sonra Yunan sahipleriyle Kymi adını taşıdı; 1891'de bir kazada battı, yüzdürülüp İstanbul'a satıldı. 1894'te İdare-i Mahsusa'ya geçti ve Panderma adını aldı; 1910'da Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi kurulunca adı Bandırma oldu. Samsun yolculuğundan sonra da posta seferlerine devam etti, 1924'te hizmetten çıkarıldı ve 1925'te hurda olarak söküldü.
Samsun'a çıkış maddesine göre vapurda Mustafa Kemal ile birlikte 23 subay ve memur ile 25 astsubay, erbaş ve er vardı. Hareketten önce Rauf (Orbay), vapurun bir İngiliz torpidosu tarafından izlenip batırılacağı haberini aldığını söyledi; Mustafa Kemal yolculuğun planlandığı gibi süreceğini bildirdi. İngiliz gemisi Karadeniz'e açıldıktan sonra fırtınalı havada vapurun izini kaybetti. Mustafa Kemal kaptan İsmail Hakkı Bey'e kıyıya yakın gitmesini, bir saldırı olursa gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretti.
Mustafa Kemal 19 Mayıs'ta Tütün İskelesi'nden karaya çıktı ve bir hafta Mantıka Palas'ta kaldı. İncelemeleri sonunda Rum çetelerinin Müslüman halka saldırdığı, yerel yöneticilerin ise yabancı devletlerin karışması yüzünden müdahale edemediği kanısına vardı. Canik mutasarrıfını görevden alıp yenisini atadı ve yabancı askerlere aldırmadan olaylara doğrudan müdahale etmesini emretti. Erzurum ve Ankara'daki kolordularla haberleşti. Fermandaki "direniş topluluklarının dağıtılması" görevini yerine getirmek bir yana, ulusal direniş örgütlerinin kurulmasına öncülük etti.
21 Mayıs'ta İngiliz güvenlik subayı Yüzbaşı L. H. Hurst ve iki meslektaşıyla görüştü. İngilizlerin, Osmanlı hükûmetinin ülkeyi yönetemediği ve birkaç yıl yabancı müdahalesi gerektiği görüşüne karşı çıktı; Samsun bölgesindeki sorunların Rumların ayrılıkçı hedeflerinden vazgeçmesiyle çözüleceğini söyledi. Şehrin tümüyle İngiliz denetiminde olması nedeniyle ulusal hareketin buradan yönetilemeyeceğine karar verdi ve 25 Mayıs'ta Havza'ya geçti.
19 Mayıs'ın sonraki anlamı
19 Mayıs 1919, Türk Kurtuluş Savaşı'nın fiilî başlangıç tarihi kabul ediliyor; direniş hareketleri Mondros'tan hemen sonra yer yer başlamış olsa da bu tarih simgesel bir dönüm noktası oldu. Atatürk sonraki yıllarda 19 Mayıs'ı doğum günü olarak kabul ettiğini söyledi. Gün 1938'den beri millî bayram olarak kutlanıyor. Samsun'a çıkış maddesi, Atatürk'ün "doğum günüm" dediği 19 Mayıs kutlamalarına yalnızca bir kez katılabildiğini de yazıyor.
19 Mayıs 1919'da Samsun'a onunla birlikte şu isimler çıktı:
- Kurmay Albay Refet (Bele)
- Kurmay Albay Kâzım (Dirik)
- Kurmay Albay "Ayıcı" Mehmet Arif
- Doktor Albay İbrahim Tali (Öngören)
- Kurmay Binbaşı Hüsrev (Gerede)
- Doktor Binbaşı Refik (Saydam)
- Binbaşı Kemal (Doğan)
- Yüzbaşı Cevat Abbas (Gürer)
- Yüzbaşı Ali Şevket (Öndersev)

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bilgiamiri. Dosya sayfası
Ek bilgi
Samsun'da bir hafta Mantıka Palas'ta kaldı. 21 Mayıs'ta İngiliz subayı Yüzbaşı L. H. Hurst ile görüştü ve Osmanlı topraklarında Yunanların egemenlik hakkı olmadığını söyledi.Direniş hareketleri Mondros'un hemen ardından tek tek başlamıştı. Buna rağmen 19 Mayıs 1919, Kurtuluş Savaşı'nın fiilî başlangıcı kabul ediliyor.
İstanbul'daki altı ay
Mustafa Kemal 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa'ya vardı. İşgal altındaki İstanbul'da geçirdiği altı ay boyunca işgale ve ülkenin parçalanmasına karşı direnmek isteyen subaylarla gizli görüşmeler yaptı. Fethi (Okyar) ile birlikte Minber gazetesini çıkardı. Önce Pera Palas'ta, sonra Halep'te tanıştığı Salih Fansa'nın Beyoğlu'ndaki evinde kaldı. 21 Aralık 1918'de annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule ile birlikte Şişli'deki, bugün Atatürk Müzesi olan eve taşındı ve Samsun'a hareket ettiği 16 Mayıs 1919'a kadar orada oturdu.
Bu evdeki toplantılarda önce İstanbul hükûmetini değiştirme yolları, sonra işgale karşı ordunun dağıtılmasının durdurulması, silah ve cephanenin saklanması, genç subayların Anadolu'ya geçirilmesi ve ulusal görüşteki memurların yerlerinde kalması konuşuldu. Bu sırada Şubat 1919'da Ali Fuat 20. Kolordu komutanı olarak Ankara'ya, 13 Mart'ta Kâzım Karabekir 15. Kolordu komutanı olarak Erzurum'a atandı.
Dikkat: yanlış bilinen
Görev nasıl verildi?İtalyan Yüksek Komiseri Kont Carlo Sforza anılarında, 1919 başında İstanbul'daki İngiliz ajanlarının Mustafa Kemal'i de tutuklayıp Malta'ya göndermeye hazırlandıklarını, ancak diplomatik sorun çıkmasın diye bunun uygulanmadığını yazdı. Bu bilgi tek bir anı kaynağına dayanıyor; İngiliz belgeleriyle doğrulandığına dair elimizdeki kaynaklarda bilgi yok.
Samsun'a çıkış maddesine göre Samsun ve çevresinde işgalciler ile Türk halkı arasında silahlı çatışmalar başlamıştı. Amiral Calthorpe'un imzasıyla verilen notada bölgedeki karışıklıkların giderilmesi, aksi hâlde Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesine dayanılarak bölgenin işgal edileceği bildirildi. Mustafa Kemal görev için uygun görüldü; görevin yetkilerini Genelkurmay İkinci Başkanı Kâzım (İnanç) Paşa ile tartıştı ve fermandaki bazı açıklamaları kendisi yazdı.
Kâğıt üzerindeki yetkiler
Fermana göre müfettiş bölgede düzeni kuracak ve olayların nedenini araştıracak, silah ve cephaneleri toplayıp Osmanlı depolarında koruma altına aldıracak, varlığı iddia edilen Türk direniş topluluklarını dağıtacaktı. Ayrıca bazı kolordulara ve Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Ankara ve Kastamonu'daki yetkililere doğrudan emir verebilecekti. Bu ferman, 9. Ordu Müfettişi'ni Anadolu'nun doğusunun tamamında emir verebilecek bir konuma getirdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Fevzi Paşa ve Cevat Paşa ile gizli görüşmeGörevin kapsamı ve görevi bildiren kişi kaynaklarda farklı geçiyor. Mustafa Kemal Atatürk maddesi Mustafa Kemal'i çağıranın Harbiye Nazırı Şakir Paşa olduğunu, görevin kapsamının 24 Mayıs'ta General Milne'e verilen yanıtta "1. ve 3. Kolordu" olarak bildirildiğini yazıyor. Samsun'a çıkış maddesi ise görevi bildirenin Harbiye Nazırı Abuk Ahmed Paşa olduğunu ve fermanda "3. ve 4. kolordular" ifadesinin geçtiğini söylüyor. 1919 baharında Harbiye Nezareti'nde kısa aralıklarla değişiklikler olduğu için iki anlatım farklı anlara ait olabilir; tek bir isim vermeden önce bu farkı belirtmek gerekir.
15 Mayıs'ta Genelkurmay'a veda ziyaretine giden Mustafa Kemal, görevinden ayrılmak üzere olan Fevzi (Çakmak) Paşa ve onun yerine geçecek Cevat (Çobanlı) Paşa ile gizli bir görüşme yaptı. Silah ve malzemenin İtilaf devletlerine teslim edilmemesi, Anadolu'da Kuva-yı Milliye'ye dayanan bir yönetim kurulması ve askerî harekâtın yalnızca savunmayla sınırlı kalmaması üzerinde anlaştılar. Mustafa Kemal Cevat Paşa'dan kişisel bir şifre aldı; Fevzi Paşa ise subay ve silahların Anadolu'ya gönderilmesini örgütledi.
Vahdettin ile son görüşme
Mustafa Kemal, Samsun'a gitmeden önceki son görüşmesini sonradan Falih Rıfkı Atay'a anlattı. Bu anlatıma göre Vahdettin ona "Paşa Paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin... Paşa Paşa, devleti kurtarabilirsin!" dedi. Atatürk, Vahdettin'in samimiyetinden emin olamadığını, onun İtilaf siyasetine uygun biçimde bu siyasete karşı çıkan Türklerin yatıştırılmasını istediğini düşündüğünü de anlattı.
Tarih notu
Bandırma Vapuru: 279 grostonluk eski bir gemiBandırma'nın yolculuğu:
- 16 Mayıs 1919, öğleüzeri: İstanbul'dan hareket; vapur Sirkeci açıklarında İngilizlerce aranır, Mustafa Kemal Kız Kulesi açıklarında gemiye biner.
- 17 Mayıs, 23.00 civarı: İnebolu Limanı.
- 18 Mayıs, 12.00: Sinop Limanı; Samsun'a telgraf.
- 19 Mayıs 1919: Samsun, Tütün İskelesi.
- 21 Mayıs: İngiliz Yüzbaşı Hurst ile görüşme.
- 25 Mayıs: Havza'ya hareket.
- 16 Mayıs 1919, öğleüzeri: İstanbul'dan hareket; vapur Sirkeci açıklarında İngilizlerce aranır, Mustafa Kemal Kız Kulesi açıklarında gemiye biner.
- 17 Mayıs, 23.00 civarı: İnebolu Limanı.
- 18 Mayıs, 12.00: Sinop Limanı; Samsun'a telgraf.
- 19 Mayıs 1919: Samsun, Tütün İskelesi.
- 21 Mayıs: İngiliz Yüzbaşı Hurst ile görüşme.
- 25 Mayıs: Havza'ya hareket.
Bandırma Vapuru maddesine göre gemi 1878'de İskoçya'nın Glasgow kentinde 279 grostonluk bir yolcu ve yük vapuru olarak yapıldı. Önce Trocadero, sonra Yunan sahipleriyle Kymi adını taşıdı; 1891'de bir kazada battı, yüzdürülüp İstanbul'a satıldı. 1894'te İdare-i Mahsusa'ya geçti ve Panderma adını aldı; 1910'da Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi kurulunca adı Bandırma oldu. Samsun yolculuğundan sonra da posta seferlerine devam etti, 1924'te hizmetten çıkarıldı ve 1925'te hurda olarak söküldü.
Samsun'a çıkış maddesine göre vapurda Mustafa Kemal ile birlikte 23 subay ve memur ile 25 astsubay, erbaş ve er vardı. Hareketten önce Rauf (Orbay), vapurun bir İngiliz torpidosu tarafından izlenip batırılacağı haberini aldığını söyledi; Mustafa Kemal yolculuğun planlandığı gibi süreceğini bildirdi. İngiliz gemisi Karadeniz'e açıldıktan sonra fırtınalı havada vapurun izini kaybetti. Mustafa Kemal kaptan İsmail Hakkı Bey'e kıyıya yakın gitmesini, bir saldırı olursa gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretti.
Ek bilgi
Samsun'daki bir haftaBandırma'nın boyutları 1995'te bir televizyon programında tartışma konusu oldu; programda gösterilen fotoğrafın sonradan yapılmış aynı adlı başka bir gemiye ait olduğu anlaşıldı. Bandırma Vapuru maddesine göre Samsun'a giden geminin boyu 48 metre, baca yüksekliği 6 metreydi. Gemide müfettişlik heyetinin yanında siviller de vardı; Sinop mutasarrıflığına atanan Mazhar Tevfik Bey Sinop'ta indi.
Mustafa Kemal 19 Mayıs'ta Tütün İskelesi'nden karaya çıktı ve bir hafta Mantıka Palas'ta kaldı. İncelemeleri sonunda Rum çetelerinin Müslüman halka saldırdığı, yerel yöneticilerin ise yabancı devletlerin karışması yüzünden müdahale edemediği kanısına vardı. Canik mutasarrıfını görevden alıp yenisini atadı ve yabancı askerlere aldırmadan olaylara doğrudan müdahale etmesini emretti. Erzurum ve Ankara'daki kolordularla haberleşti. Fermandaki "direniş topluluklarının dağıtılması" görevini yerine getirmek bir yana, ulusal direniş örgütlerinin kurulmasına öncülük etti.
21 Mayıs'ta İngiliz güvenlik subayı Yüzbaşı L. H. Hurst ve iki meslektaşıyla görüştü. İngilizlerin, Osmanlı hükûmetinin ülkeyi yönetemediği ve birkaç yıl yabancı müdahalesi gerektiği görüşüne karşı çıktı; Samsun bölgesindeki sorunların Rumların ayrılıkçı hedeflerinden vazgeçmesiyle çözüleceğini söyledi. Şehrin tümüyle İngiliz denetiminde olması nedeniyle ulusal hareketin buradan yönetilemeyeceğine karar verdi ve 25 Mayıs'ta Havza'ya geçti.
19 Mayıs'ın sonraki anlamı
19 Mayıs 1919, Türk Kurtuluş Savaşı'nın fiilî başlangıç tarihi kabul ediliyor; direniş hareketleri Mondros'tan hemen sonra yer yer başlamış olsa da bu tarih simgesel bir dönüm noktası oldu. Atatürk sonraki yıllarda 19 Mayıs'ı doğum günü olarak kabul ettiğini söyledi. Gün 1938'den beri millî bayram olarak kutlanıyor. Samsun'a çıkış maddesi, Atatürk'ün "doğum günüm" dediği 19 Mayıs kutlamalarına yalnızca bir kez katılabildiğini de yazıyor.
Kaynaklar
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Bandırma Vapuru maddesi (tr.wikipedia.org)