Mustafa Kemal 13 Mart 1899'da İstanbul'daki Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye girdi. İki ay sonra sınıf çavuşu oldu.
Sınıf sıraları yıldan yıla yükseldi: birinci yılı 27., ikinci yılı 11. bitirdi. Son sınıfta 549 kişi arasında piyade sınıfının sekizincisi oldu. 10 Şubat 1902'de piyade mülazımı, yani teğmen rütbesiyle Harp Akademisi'ne geçmeye hak kazandı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Akademide arkadaşlarıyla birlikte, yönetimin aksaklıklarını yazdıkları elle yazılmış bir gazete çıkardılar. Okul yönetimi bunu takip etti ama ceza vermedi.
Manastır Askerî İdadisi'ni Kasım 1898'de sınıf ikincisi olarak bitiren Mustafa Kemal, 13 Mart 1899'da İstanbul'daki Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye girdi. Kara Harp Okulu kayıtlarına göre okulun piyade sınıfına 1283 yaka numarasıyla yazıldı. Girdikten iki ay sonra sınıf çavuşu oldu.
Okul, 1834'te II. Mahmud'un emriyle kurulmuş, 1845'ten sonra dört yıllık bir yüksekokul niteliği kazanmıştı. 1908'e kadar öncelikle piyade ve süvari subayı yetiştiriyordu.
Sınıf sıralaması: 27'den 8'e
Mustafa Kemal'in Harbiye'deki başarı sıralaması yıldan yıla yükseldi. Birinci sınıfı 27., ikinci sınıfı 11. olarak bitirdi. Üçüncü sınıfı ise 549 kişi arasından piyade sınıf sekizincisi olarak tamamladı; kayıtlarda bu "1317 - P.8" biçiminde geçiyor. 10 Şubat 1902'de piyade mülazımı, yani bugünkü adıyla teğmen rütbesiyle mezun oldu ve kurmay subayların yetiştirildiği Harp Akademisi'ne girmeye hak kazandı.
Akademi yılları yalnızca derslerle geçmedi. Mustafa Kemal ve arkadaşları, hükûmetin yönetiminde ve politikalarında fark ettikleri eksiklik ve hataları anlatmak için elle yazılmış bir gazete çıkardılar. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin öyküsünü anlatan kaynaklarda bu gazetenin "Vatan" adıyla tek sayfalık, siyasi içerikli bir yayın olduğu yazıyor. Okul yönetimi öğrencileri izledi, ancak ceza vermedi; gazete çalışmaları okul bitene kadar sürdü. Aynı kaynağa göre gazete yüzünden yakalanan grup, aynı düşünceleri paylaşan öğretmenlerin yardımıyla kurtulmuştu.
Mezuniyetten sonra grup İstanbul'da kiraladığı bir dairede toplanmayı sürdürdü. Bir akşam grubun evlerine eşzamanlı baskın yapıldı, üyeler sorgulanıp Taşkışla'ya götürüldü. Mustafa Kemal arkadaşlarından ayrı olarak haftalarca tutuldu. Zübeyde Hanım maddesinde bu tutukluluğun Bekirağa Bölüğü'nde geçtiği ve annesinin haberi alır almaz İstanbul'a geldiği anlatılıyor.
Mustafa Kemal Harp Akademisi'ni 11 Ocak 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle bitirdi. Kurmaylık, Osmanlı ordusunda en seçkin subay grubunu ifade ediyordu; akademiye giren her öğrenci kurmay olarak mezun olamıyordu. Padişah tarafından affedilen genç subay, 5 Şubat 1905'te merkezi Şam'da bulunan 5. Ordu'ya tayin edildi. Bu, hem bir staj hem de İstanbul'dan uzaklaştırma anlamı taşıyordu.
Mustafa Kemal'in mezun olduğu 1905 yılında Edirne, Manastır, Erzincan, Şam ve Bağdat'taki beş ordu merkezinde de harp okulları açıldı. Bu okullar kısa süre sonra kapatıldı ve eğitim yeniden yalnızca İstanbul'daki Harbiye Mektebi'nde sürdü. Ardı ardına gelen savaşlarda Harbiye hızlandırılmış programlarla cephelere subay yetiştirdi. Mustafa Kemal'in kuşağı ise savaşlar başlamadan önce tam süreli eğitim alan son kuşaklardan biriydi.
Bu yılların önemi
Harbiye ve Akademi, Mustafa Kemal'in ileride birlikte çalışacağı ya da karşı karşıya geleceği birçok subayla tanıştığı yerdi. Kurmay eğitimi ona harekât planlama, harita okuma, lojistik ve askerî tarih bilgisi kazandırdı. Aynı zamanda siyasetin "hafife alınacak bir şey olmadığını" ilk kez tutuklulukla öğrendiği dönemdi. Bu deneyim, Şam'da kurulacak gizli cemiyetin de habercisiydi. Akademi sıralarında arkadaşlarıyla elle yazıp gizlice dağıttıkları gazete, Şam'da kurulan Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin ilk adımı sayılabilir.
Sınıf sıraları yıldan yıla yükseldi: birinci yılı 27., ikinci yılı 11. bitirdi. Son sınıfta 549 kişi arasında piyade sınıfının sekizincisi oldu. 10 Şubat 1902'de piyade mülazımı, yani teğmen rütbesiyle Harp Akademisi'ne geçmeye hak kazandı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Akademide arkadaşlarıyla birlikte, yönetimin aksaklıklarını yazdıkları elle yazılmış bir gazete çıkardılar. Okul yönetimi bunu takip etti ama ceza vermedi.
Tarih notu
Harbiye'ye giriş: 13 Mart 189911 Ocak 1905'te Harp Akademisi'ni kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. İlk görev yeri merkezi Şam'da bulunan 5. Ordu oldu.
Manastır Askerî İdadisi'ni Kasım 1898'de sınıf ikincisi olarak bitiren Mustafa Kemal, 13 Mart 1899'da İstanbul'daki Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye girdi. Kara Harp Okulu kayıtlarına göre okulun piyade sınıfına 1283 yaka numarasıyla yazıldı. Girdikten iki ay sonra sınıf çavuşu oldu.
Okul, 1834'te II. Mahmud'un emriyle kurulmuş, 1845'ten sonra dört yıllık bir yüksekokul niteliği kazanmıştı. 1908'e kadar öncelikle piyade ve süvari subayı yetiştiriyordu.
Sınıf sıralaması: 27'den 8'e
Mustafa Kemal'in Harbiye'deki başarı sıralaması yıldan yıla yükseldi. Birinci sınıfı 27., ikinci sınıfı 11. olarak bitirdi. Üçüncü sınıfı ise 549 kişi arasından piyade sınıf sekizincisi olarak tamamladı; kayıtlarda bu "1317 - P.8" biçiminde geçiyor. 10 Şubat 1902'de piyade mülazımı, yani bugünkü adıyla teğmen rütbesiyle mezun oldu ve kurmay subayların yetiştirildiği Harp Akademisi'ne girmeye hak kazandı.
Tarih notu
Elle yazılan gazeteHarbiye ve Akademi kronolojisi:
- 13 Mart 1899: Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye giriş (piyade sınıfı, 1283 yaka numarası).
- 1899: Girişten iki ay sonra sınıf çavuşluğu.
- 10 Şubat 1902: Piyade teğmen olarak mezuniyet, Harp Akademisi'ne geçiş.
- 11 Ocak 1905: Kurmay yüzbaşı olarak mezuniyet.
- 5 Şubat 1905: Şam'daki 5. Ordu'ya tayin.
- 13 Mart 1899: Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye giriş (piyade sınıfı, 1283 yaka numarası).
- 1899: Girişten iki ay sonra sınıf çavuşluğu.
- 10 Şubat 1902: Piyade teğmen olarak mezuniyet, Harp Akademisi'ne geçiş.
- 11 Ocak 1905: Kurmay yüzbaşı olarak mezuniyet.
- 5 Şubat 1905: Şam'daki 5. Ordu'ya tayin.
Akademi yılları yalnızca derslerle geçmedi. Mustafa Kemal ve arkadaşları, hükûmetin yönetiminde ve politikalarında fark ettikleri eksiklik ve hataları anlatmak için elle yazılmış bir gazete çıkardılar. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin öyküsünü anlatan kaynaklarda bu gazetenin "Vatan" adıyla tek sayfalık, siyasi içerikli bir yayın olduğu yazıyor. Okul yönetimi öğrencileri izledi, ancak ceza vermedi; gazete çalışmaları okul bitene kadar sürdü. Aynı kaynağa göre gazete yüzünden yakalanan grup, aynı düşünceleri paylaşan öğretmenlerin yardımıyla kurtulmuştu.
Mezuniyetten sonra grup İstanbul'da kiraladığı bir dairede toplanmayı sürdürdü. Bir akşam grubun evlerine eşzamanlı baskın yapıldı, üyeler sorgulanıp Taşkışla'ya götürüldü. Mustafa Kemal arkadaşlarından ayrı olarak haftalarca tutuldu. Zübeyde Hanım maddesinde bu tutukluluğun Bekirağa Bölüğü'nde geçtiği ve annesinin haberi alır almaz İstanbul'a geldiği anlatılıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Kurmay yüzbaşı: 11 Ocak 1905Tutukluluğun yeri kaynaklarda farklı adlarla geçiyor: Vatan ve Hürriyet Cemiyeti maddesi sorgudan sonra Taşkışla'yı, Zübeyde Hanım maddesi ise Bekirağa Bölüğü'nü anıyor. İki bilgi, sorgu ve hapis yerlerinin farklı olmasıyla açıklanabilir, ancak elimizdeki kaynaklar bu ayrımı açıkça yapmıyor.
Mustafa Kemal Harp Akademisi'ni 11 Ocak 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle bitirdi. Kurmaylık, Osmanlı ordusunda en seçkin subay grubunu ifade ediyordu; akademiye giren her öğrenci kurmay olarak mezun olamıyordu. Padişah tarafından affedilen genç subay, 5 Şubat 1905'te merkezi Şam'da bulunan 5. Ordu'ya tayin edildi. Bu, hem bir staj hem de İstanbul'dan uzaklaştırma anlamı taşıyordu.
Ek bilgi
1905'te açılıp kapanan harp okullarıHarbiye'nin sonraki yolculuğu da ilginç: Mütareke döneminde 1 Temmuz 1920'de Ankara'da Abidin Paşa Köşkü'nde eğitime başladı ve ilk mezunlarını 1 Kasım 1920'de verdi. Lozan'dan sonra yeniden İstanbul'a dönen okul, 25 Eylül 1936'da Ankara'daki yeni binasına taşındı. Bugün Millî Savunma Üniversitesi'ne bağlı Kara Harp Okulu olarak eğitim veriyor.
Mustafa Kemal'in mezun olduğu 1905 yılında Edirne, Manastır, Erzincan, Şam ve Bağdat'taki beş ordu merkezinde de harp okulları açıldı. Bu okullar kısa süre sonra kapatıldı ve eğitim yeniden yalnızca İstanbul'daki Harbiye Mektebi'nde sürdü. Ardı ardına gelen savaşlarda Harbiye hızlandırılmış programlarla cephelere subay yetiştirdi. Mustafa Kemal'in kuşağı ise savaşlar başlamadan önce tam süreli eğitim alan son kuşaklardan biriydi.
Bu yılların önemi
Harbiye ve Akademi, Mustafa Kemal'in ileride birlikte çalışacağı ya da karşı karşıya geleceği birçok subayla tanıştığı yerdi. Kurmay eğitimi ona harekât planlama, harita okuma, lojistik ve askerî tarih bilgisi kazandırdı. Aynı zamanda siyasetin "hafife alınacak bir şey olmadığını" ilk kez tutuklulukla öğrendiği dönemdi. Bu deneyim, Şam'da kurulacak gizli cemiyetin de habercisiydi. Akademi sıralarında arkadaşlarıyla elle yazıp gizlice dağıttıkları gazete, Şam'da kurulan Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin ilk adımı sayılabilir.
Kaynaklar
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Kara Harp Okulu maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Vatan ve Hürriyet Cemiyeti maddesi (tr.wikipedia.org)