İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ali Kemal'in İzmit'te linç edilmesi (6 Kasım 1922): Peyâm-ı Sabah başyazarının son yolculuğu ve Atatürk'ün tiksintisi

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
6 Kasım 1922'de İzmit'te, Birinci Ordu karargâhının önünde bir kalabalık, birkaç gün önce İstanbul'da bir berber dükkânından kaçırılan gazeteci Ali Kemal'i linç etti. Millî Mücadele'nin en sert muhaliflerinden birinin bu ölümü, Kurtuluş Savaşı'nın kazanıldığı günlerin en karanlık olaylarından biri olarak anılır. Bu yazıda Ali Kemal'in kim olduğunu ve öldürülüşünü, Türkçe Vikipedi'deki Ali Kemal ve Dâmad Ferid Paşa maddeleri ile İngilizce Wikipedia'daki Ali Kemal maddesine dayanarak anlatıyoruz.

Süleymaniye'den Paris'e

Türkçe maddeye göre Ali Kemal İstanbul'un Süleymaniye semtinde doğdu; asıl adı Ali Rıza'ydı, "Kemal" adını Namık Kemal'e duyduğu hayranlık nedeniyle aldı. Mülkiye Mektebi'nde okurken Fransızcasını ilerletmek için Paris'e gitti; dönüşte bir öğrenci derneği kurduğu için dokuz ay hapis yattı ve Temmuz 1889'da Halep'e sürgün edildi. Halep'ten izinsiz dönünce yeniden Paris'e kaçtı. Madde, onun Paris'te Jön Türkler ile II. Abdülhamid arasında arabulucu bir çizgi izlediğini ve bu rolün sonradan hafiyeliğe vardığının ortaya çıktığını da yazar.

Meşrutiyet'ten önceki yılları Mısır'da geçirdi. 1903'te Londra'da Winifred Brun adlı bir İngiliz kadınla evlendi; bu evlilikten Selma ve Osman adlı iki çocuğu oldu, eşini oğlunun doğumundan hemen sonra kaybetti. İngilizce madde, bu oğul üzerinden Ali Kemal'in İngiliz siyasetçi Stanley Johnson'ın dedesi ve eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın büyük dedesi olduğunu belirtir.

İttihatçılığa karşı bir kalem

II. Meşrutiyet'le İstanbul'a dönen Ali Kemal İkdam gazetesinin başyazarı oldu ve Darülfünun'da siyasi tarih okuttu. Türkçe maddeye göre İttihat ve Terakki'ye karşı ağır başyazılar yazdı; 7 Nisan 1909'da Darülfünun'da yaptığı konuşma, birkaç gün sonra 31 Mart Olayı'na dönüşen kalabalık yürüyüşlerin başlangıcında etkili oldu. Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra Viyana'ya sürüldü, döndükten sonra 14 Kasım 1913'te Peyam gazetesini çıkardı. 22 Temmuz 1914'te İttihat ve Terakki'nin baskısıyla gazetesini kapatmak zorunda kaldı.
Gazeteci ve Dahiliye Nazırı Ali Kemal
Gazeteci ve Dahiliye Nazırı Ali KemalGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Nazır ve muhalif

Mondros'tan sonra Ali Kemal'in yıldızı parladı. Türkçe maddeye göre 14 Ocak 1919'da yeniden faaliyete geçen Hürriyet ve İtilâf Fırkası'nın genel sekreteri oldu; 4 Mart 1919'da kurulan birinci Dâmad Ferid Paşa hükûmetinde Maarif Nazırı, Mayıs'ta kurulan ikinci hükûmette Dahiliye Nazırı oldu. Bu görevdeyken Kuvâ-yi Milliye ve Mustafa Kemal Paşa aleyhine emirler yayımladı. İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin kurucularından biriydi. Hükûmet içinde çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle 26 Haziran 1919'da istifa etti.

İngilizce madde bu cemiyetin Osmanlı Devleti için İngiliz himayesini savunduğunu ve Ali Kemal'in Mustafa Kemal'in hareketini İttihat ve Terakki'nin devamı olarak gördüğünü yazar. Bakanlıktan ayrıldıktan sonra Peyâm-ı Sabah'ın başyazarlığına döndü. İngilizce maddeye göre Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nden sonra, 19 Ağustos 1921'de "Yunanlılar Ankara kapılarına dayandı. Mustafa Kemal'in sığınacak yeri kalmayacak. Hesap günü geldi" diye yazmıştı.

Zafer geldiğinde tutumunu kısmen değiştirdi. Her iki dildeki maddeye göre İzmir'in kurtuluşundan sonra, Türkçe maddenin verdiği tarihle 10 Eylül 1922'de, "Gayelerimiz Bir İdi ve Birdir" başlıklı bir yazıyla yanıldığını söyledi. Aynı günlerde, 3 Eylül 1922'de, öğrencilerin tepkisi üzerine Cenap Şahabettin ile birlikte Darülfünun'daki görevinden azledilmişti.

Tokatlıyan'dan İzmit'e

Türkçe maddeye göre savaş kazanıldıktan sonra Ankara Hükûmeti, İstanbul polisinden Ali Kemal'in tutuklanıp yargılanmak üzere Ankara'ya gönderilmesini istedi. 4 Kasım 1922'de birkaç kişi onu Tokatlıyan Oteli'nde gittiği berber dükkânından kaçırdı ve İstiklâl Mahkemesi'ne çıkarılmak üzere Ankara'ya götürüleceğini bildirdi. İngilizce maddeye göre bir motorla Anadolu yakasına geçirildi.

İzmit'te yolculuk sona erdi. Ali Kemal, bölgedeki komutan Sakallı Nureddin Paşa'ya teslim edildi. Türkçe maddeye göre Nureddin Paşa ile görüştükten sonra dışarı çıkarken karargâhın önünde toplanan kalabalık tarafından linç edildi; çekiç ve taşlarla öldürüldü. İngilizce madde, öldürenlerin Nureddin'in kurduğu bir grup paramiliter subay olduğunu yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar olayın ayrıntılarında ayrılır. Türkçe madde Ali Kemal'i kaçıranları "Teşkilat-ı Mahsusa mensubu birkaç kişi" olarak tanımlar ve öldürenlerin karargâh önünde "toplanan ahali" olduğunu söyler; İngilizce madde ise linci Nureddin Paşa'nın kurduğu paramiliter subaylara bağlar. Nureddin Paşa'nın görevi Türkçe maddede "bölge kumandanı", İngilizcede "Birinci Ordu komutanı" olarak geçer. Doğum yılı da tutarsızdır: Türkçe madde ve İngilizce maddenin gövdesi 1867 derken İngilizce maddenin girişi 7 Eylül 1869 tarihini verir.
Damat Ferid Paşa ve Ali Kemal Bey
Damat Ferid Paşa ve Ali Kemal BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Lozan yolundaki heyet ve Atatürk'ün tepkisi

Linçten sonra yaşananlar daha da ağırdır. Türkçe maddeye göre asılan ceset, Lozan'a gitmekte olan İsmet Paşa'ya gösterildi; İsmet Paşa'nın sinirlenmesi üzerine ceset apar topar kaldırıldı. İngilizce madde bu anlatımın, Nureddin Paşa'nın İsmet Paşa ile Lozan'a giden heyette bulunan Rıza Nur'a bizzat anlattıklarına dayandığını belirtir; buna göre cesedin göğsüne "Artin Kemal, din ve vatan haini" yazısı asılmıştı. Türkçe madde, Ermeni yanlısı sayılan bazı yazıları nedeniyle düşmanlarının ona "Artin Kemal" dediğini de yazar.

Atatürk'ün bu olaya bakışı hakkında kaynaklarımızda tek bir tanıklık var. Her iki maddeye göre Falih Rıfkı Atay, Atatürk'ün Ali Kemal'in öldürülüş biçiminden tiksintiyle söz ettiğini aktarır.
Ek bilgi
Ali Kemal İzmit'te gömüldü, ama mezarına taş ya da işaret konmadığı için yeri zamanla kayboldu. Türkçe maddeye göre yeri Ocak 1950'de Vatan gazetesinin İzmit muhabiri Cevdet Yakup Baykal buldu. Bunun üzerine "Ali Kemal'in bir mezarı olabilir mi?" diye sert bir tartışma çıktı; Vatan, ailesini bir mezardan mahrum bırakmanın doğru olmadığını savundu ve sonunda Ali Kemal'in mezarı yapıldı.

Geride kalanlar

Ali Kemal'in ikinci eşi Sabiha Hanım'dan doğan oğlu Zeki, İngilizce maddeye göre annesiyle İsviçre'ye gitti; Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye'ye döndü ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün kişisel onayıyla Dışişleri'ne alındı. Zeki Kuneralp iki kez Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri, Bern, Londra ve Madrid büyükelçisi oldu. Türkçe maddeye göre babasının "Ömrüm" adlı anılarını 1985'te kitap olarak yayımladı. Ali Kemal'in torunu Selim Kuneralp de büyükelçilik yaptı.
Tarih notu
Tarihlerin özeti: Hürriyet ve İtilâf genel sekreterliği 14 Ocak 1919; Maarif Nazırlığı 4 Mart 1919; Dahiliye Nazırlığından istifa 26 Haziran 1919; Darülfünun'dan azil 3 Eylül 1922; "Gayelerimiz Bir İdi ve Birdir" yazısı 10 Eylül 1922; kaçırılma 4 Kasım 1922; linç 6 Kasım 1922; mezarın bulunması Ocak 1950.

Neden önemli?

Ali Kemal'in ölümü, Millî Mücadele'nin zaferle bittiği günlerde hukuk dışı bir intikamın nasıl gerçekleştiğini gösterir. Ankara Hükûmeti onu yargılamak istemişti; yargılama hiç yapılmadı. Olayı, Lozan'a giden heyetin başındaki İsmet Paşa'nın öfkesi ve Atatürk'ün tiksintisiyle birlikte anlatmak, onu bir "hain cezalandırıldı" hikâyesine indirgemekten daha doğru bir tablo verir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap