Halide Edib, Kurtuluş Savaşı'nın hem kürsüdeki hem cephedeki sesi oldu. 1919'da İstanbul'daki mitinglerde konuştu, 2 Nisan 1920'de Ankara'ya vardı, Anadolu Ajansı'nın ilk çalışanları arasında yer aldı ve Sakarya'da onbaşı, İzmir yolunda başçavuş oldu. Ama Cumhuriyet'in ilk yıllarında Mustafa Kemal ile yolları ayrıldı ve on dört yılı aşkın bir süre yurt dışında yaşadı. Mustafa Kemal ve Halide Edib Gebze istasyonundaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Beşiktaş'tan Amerikan Kız Koleji'ne
Türkçe Vikipedi'ye göre Halide1884'te İstanbulBeşiktaş'ta doğdu; İngilizce madde doğum gününü 11 Haziran 1884 olarak verir. Babası II. Abdülhamit döneminde Ceyb-i Hümayun kâtipliği ile Yanya ve Bursa Reji müdürlüğü yapan Mehmet Edip Bey, annesi Bedirfem Hanım'dı. Annesini küçük yaşta veremden kaybetti. Yedi yaşında girdiği Amerikan Kız Koleji'nden bir yıl sonra padişah iradesiyle uzaklaştırıldı; İngilizce öğrenirken çevirdiği Jacob Abbott'un "Ana" adlı kitabı 1897'de basıldı ve 1899'da bu çeviri için Şefkat Nişanı aldı. Koleje dönerek Amerikan Kız Koleji'nden lisans derecesi alan ilk Müslüman kadın oldu.
Mezun olduğu yıl matematik öğretmeni Salih Zeki Bey ile evlendi; 1903'te ilk oğlu Ayetullah, on altı ay sonra ikinci oğlu Hasan Hikmetullah doğdu. 1908'de, II. Meşrutiyet'in ilanıyla gazetelerde kadın hakları üzerine yazmaya başladı; ilk yazısı Tevfik Fikret'in Tanin'inde çıktı. 31 Mart Ayaklanması sırasında öldürülme endişesiyle kısa bir süre Mısır'a, oradan İngiltere'ye gitti. 1910'da eşi ikinci bir kadınla evlenmek isteyince boşandı ve "HalideSalih" imzasını bırakıp "Halide Edib" adını kullanmaya başladı.
Balkan Savaşları, Türk Ocağı ve Suriye
Balkan Savaşları yıllarında Teali-i Nisvan Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Türk Ocağı'nda Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu ve Hamdullah Suphi gibi yazarlarla tanıştı ve "Yeni Turan"ı yazdı. Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği'ne getirildi. 1916'da Cemal Paşa'nın davetiyle okul açmak için Lübnan ve Suriye'ye gitti; Türkçe maddeye göre burada iki kız okulu ve bir yetimhane açtı. Orada bulunduğu sırada babasına verdiği vekâletle Bursa'da aile doktorları Adnan (Adıvar) Bey ile nikâhı kıyıldı. 4 Mart 1918'de İstanbul'a döndü.
Dikkat: yanlış bilinen
Lübnan dönemi iki kaynakta çok farklı anlatılır. Türkçe madde yalnız okul ve yetimhane açtığını ve Lübnan'da Vedi Sebra'nın bestelediği "Kenan Çobanları" operasının librettosunu yayımladığını yazar. İngilizce madde ise Antura'daki (Aintoura) yetimhanede Ermeni ve Kürt çocuklarının zorla Türkleştirilmesi konusunu geniş biçimde ele alır: bazı tarihçiler (Selim Deringil, Keith David Watenpaugh) ve gazeteci Robert Fisk onu bu uygulamanın sorumluları arasında sayar; Halide Edib ise anılarında Türkleştirme politikasına karşı olduğunu ve amacının çocukların hayatını kurtarmak olduğunu yazmıştır. İngilizce madde ayrıca onun 21 Ekim 1918'de Vakit'te Ermeni katliamlarını kınayan bir yazı yazdığını aktarır. Bu tartışmayı kaynakların ifadesiyle aktarıyor, hüküm vermiyoruz.
1919: Fatih ve Sultanahmet mitingleri
15 Mayıs 1919'da İzmir'in Yunanlar tarafından işgal edilmesi üzerine İstanbul'da peş peşe protesto mitingleri yapıldı. Türkçe maddeye göre Halide Edib, 19 Mayıs 1919'da Asri Kadınlar Birliği'nin düzenlediği ve kadın hatiplerin de konuştuğu ilk açık hava mitingi olan Fatih mitinginde kürsüye çıkan ilk konuşmacıydı. 20 Mayıs'ta Üsküdar, 22 Mayıs'ta Kadıköy mitinglerine katıldı. Ardından başkahramanı olduğu Sultanahmet mitingi geldi. Hazırlıksız yaptığı konuşmadaki "Milletler dostumuz, hükûmetler düşmanımızdır" cümlesi bir vecize hâline geldi.
Bu dönemde Karakol örgütüne girerek Anadolu'ya silah kaçırılmasında rol aldı; Vakit gazetesinin yazarı ve Büyük Mecmua'nın başyazarıydı. Amerikan mandası tartışmasındaki yeri ise ayrı bir konudur: Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve Amerikan mandası tezini 10 Ağustos 1919 tarihli bir mektupla Mustafa Kemal'e açıkladı.
At sırtında Ankara'ya
İngilizler 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal edince Halide Edib ile eşi Dr. Adnan, haklarında idam emri çıkarılan ilk kişiler arasında yer aldı. Türkçe maddeye göre 24 Mayıs'ta padişahın onayladığı kararda idama mahkûm edilen ilk altı kişi Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat Paşa, Ahmet Rüstem, Dr. Adnan ve Halide Edib'di.
Karar çıkmadan önce, 19 Mart 1920'de çocuklarını İstanbul'da yatılı okulda bırakıp Adnan Bey ile at sırtında yola çıktı. Geyve'de Yunus Nadi Bey ile buluştular, trene binip 2 Nisan 1920'de Ankara'ya vardılar. Yolda, Akhisar İstasyonu'nda Yunus Nadi ile birlikte bir haber ajansı kurmayı kararlaştırdılar; Mustafa Kemal Paşa onay verince Anadolu Ajansı doğdu. Halide Edib AdıvarGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Türkçe madde, Halide Edib'in Anadolu Ajansı'ndaki işini ayrıntılı sayar: muhabirlik, yazarlık, yöneticilik ve ayak işleri; haberleri telgrafı olan yerlere telgrafla iletmek, olmayan yerlerde cami avlularına afiş olarak astırmak; Avrupa basınını izleyip Batılı gazetecilerle ilişki kurmak, Mustafa Kemal'in yabancı gazetecilerle görüşmelerini ayarlayıp tercümanlık yapmak ve Yunus Nadi'nin Hâkimiyet-i Milliye gazetesine yardım etmek. Ankara'da Kalaba'daki (Keçiören) karargâhta görev aldı.
Halide Onbaşı
1921'de Ankara Kızılay başkanı oldu; Haziran'da Eskişehir Kızılay'ında hasta bakıcılık yaptı. Ağustos'ta orduya katılmak istediğini Mustafa Kemal'e telgrafla bildirdi ve cephe karargâhında görevlendirildi. Sakarya Savaşı sırasında onbaşı oldu. Yunan ordusunun halka verdiği zararları inceleyen Tetkik-i Mezalim Komisyonu'nda çalıştı. Dumlupınar'dan sonra orduyla İzmir'e gitti ve bu yürüyüş sırasında başçavuşluğa yükseldi; İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. İngilizce madde de önce onbaşı, sonra çavuş rütbesi aldığını yazar.
"Ateşten Gömlek" romanı 1922'de, savaş sürerken İkdam'da tefrika edildi ve Türkçe maddeye göre "Kurtuluş Savaşı anlatıları" türünün kurucu metni kabul edildi; 1923'te kitap olarak çıktı.
Ayrılık ve sürgün
Cumhuriyet'in ilanından sonra Akşam, Vakit ve İkdam'da yazdı. Eşi Adnan Adıvar'ın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alması üzerine iktidar çevresinden uzaklaştılar. Fırka kapatılıp Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edilince ikisi Türkiye'den ayrıldı. İngilizce maddeye göre vatana ihanetle suçlanarak Avrupa'ya kaçtılar ve 1926'dan 1939'a kadar Fransa ve İngiltere'de yaşadılar.
Yurt dışında Cambridge, Oxford ve Sorbonne'da konferanslar verdi; iki kez ABD'ye, bir kez Hindistan'a davet edildi. 1928'deki ilk ABD gezisinde Williamstown Siyaset Enstitüsü'nde yuvarlak masa konferansına başkanlık eden ilk kadın oldu ve ABD'de yaşayan oğullarını dokuz yıl sonra ilk kez gördü. 1936'da "Sinekli Bakkal"ın İngilizce aslı "The Daughter of the Clown" yayımlandı.
Dikkat: yanlış bilinen
Yurt dışında geçen sürenin uzunluğu Türkçe maddenin içinde bile tutarsız. Giriş bölümü "1926 yılından itibaren yurt dışında yaşadığı 14 sene" der; hayatı bölümü ise "1939 yılına kadar 14 yıl" ve bunun "4 yılı İngiltere'de, 10 yılı Fransa'da" geçtiğini yazar. 1926-1939 arası on üç yıldır. İngilizce madde yalnız "1926'dan 1939'a" der. Biz süreyi tarih aralığıyla veriyoruz.
Dönüş, kürsü ve Meclis
1939'da İstanbul'a döndü; 1940'ta istanbulİstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmakla görevlendirildi ve on yıl başkanlığını yürüttü. 1950'de DP listesinden İzmir milletvekili seçildi ve Meclis'te bağımsız milletvekili olarak çalıştı. 5 Ocak 1954'te Cumhuriyet gazetesinde "Siyasi Vedaname" başlıklı yazıyla bu görevden ayrıldı. 1955'te eşini kaybetti. 9 Ocak 1964'te İstanbul'da öldü ve Merkezefendi Mezarlığı'na, Adnan Adıvar'ın yanına gömüldü.