İçeriğe geç
Giriş yap
0

Son Meclis-i Mebusan: 12 Ocak 1920'de açılan, 18 Mart'ta kürsüsüne siyah örtü serilen meclis

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Osmanlı Devleti'nin son seçilmiş meclisi yalnız üç ay çalışabildi. 12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplandı, 28 Ocak'ta Misak-ı Millî'yi kabul etti, 16 Mart'ta İstanbul'un işgaliyle fiilen dağıldı ve 11 Nisan'da padişahın kararıyla resmen kapatıldı. Bu kısa ömür, Ankara'da 23 Nisan 1920'de açılacak yeni meclisin de doğrudan hazırlayıcısı oldu.
Son Meclis-i Mebusan'ın başkanı Celalettin Arif Bey
Son Meclis-i Mebusan'ın başkanı Celalettin Arif BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

1918'de kapatılan meclis

Türkçe 1919 Osmanlı genel seçimleri maddesine göre Osmanlı Devleti'nin savaşta yenilmesi, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanması ve Kasım 1918'de toprakların işgale başlaması, mevcut meclisin yenilenmesini gerekli kılmıştı. Padişah VI. Mehmed (Vahdettin), 21 Aralık 1918'de yayımlanan bir fermanla meclisi feshetti. Fermanda fesih gerekçesi "siyasi zorunluluklar" olarak gösterilmiş ve anayasanın değiştirilmiş yedinci maddesi gereğince meclisin feshinin padişahın "şahsi haklarından" olduğu belirtilmişti.

Anayasaya göre dört ay içinde seçim yapılması gerekiyordu. Ama seferberlik sürüyor, askere alınmış birçok erkek henüz terhis edilmemişti ve ülkenin bir kısmı işgal altındaydı. Meclis-i Vükelâ, 4 Ocak 1919'da aldığı bir kararla seçimleri süre belirtmeden erteledi.

Kongrelerden sonra seçim kararı

Seçimin yolunu Anadolu'daki gelişmeler açtı. Türkçe maddeye göre Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanması ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin geçici bir hükümet gibi çalışmaya başlaması İstanbul'u zor durumda bırakmıştı. Sivas Kongresi'nin hemen ardından, 3 Ekim 1919'da Ali Rıza Paşa hükümeti seçim kararı aldı ve 7 Ekim'de seçim kararnamesini vilayetlere gönderdi.
Dikkat: yanlış bilinen
İngilizce 1919 Osmanlı seçimi maddesi, seçimlerin Osmanlı hükümeti ile millî hareket arasındaki Amasya Protokolü uyarınca "22 Ekim 1919'da" çağrıldığını yazar. Türkçe madde ise seçim kararını 3 Ekim, kararnamenin vilayetlere gönderilmesini 7 Ekim olarak verir. Amasya Protokolü 20-22 Ekim 1919 arasında yapılan görüşmelerin ürünü olduğundan İngilizce madde büyük ihtimalle seçimin bu görüşmelerde teyit edilmesini kastediyor; ama iki kaynak aynı olayı farklı günlere bağlıyor.

İki dereceli bir seçim

Seçimler Ekim-Aralık 1919 arasında 15 vilayette ve 51 livada yapıldı. Türkçe maddeye göre sistem iki dereceliydi: önce ikinci seçmenler (müntehib-i sani) belirleniyor, ardından bu seçmenler mebusları seçiyordu. İstanbul'da ilk derece seçimleri 15 Ekim 1919'da başladı ve 469 ikinci seçmen belirlendi. İkinci derece seçimleri 18 Aralık 1919'da Darülfünun'un konferans salonunda yapıldı; aralarında bir hukuk profesörü ve İstanbul Barosu başkanının da bulunduğu on bir mebus seçildi.

İşgal altındaki bölgelerde durum farklıydı. İzmir'de Yunan işgali seçime engel oldu ve seçim yalnız işgal edilmeyen yerlerde yapılabildi. Adana'da da işgal güçleri seçimi engelledi; bunun üzerine İstanbul'daki Adanalılar toplanıp gizli oyla 20 ikinci seçmen belirledi ve bunlar dört mebus seçti.

İngilizce madde, siyasi parti azlığı nedeniyle seçimlere Müdafaa-i Hukuk gruplarının hâkim olduğunu yazar. Türkçe madde ise cemiyetin doğrudan aday göstermediğini, bazı bağımsız adayları desteklediğini belirtir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası seçimde rol almadı. Türkçe maddeye göre meclise bir de sosyalist mebus girdi.
Misak-ı Millî sınırlarını gösteren harita
Misak-ı Millî sınırlarını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: As0t1. Dosya sayfası
Ek bilgi
Türkçe seçim maddesi, seçimlerin 1876 Anayasası, 1908 seçim kanunu, 1919 tarihli seçim kararnamesi ve seçim talimatı esas alınarak yapıldığını yazar. Seçimler sırasında sol partiler de sahneye çıktı: Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası'nın öncülüğünde Şehzadebaşı'nda yaklaşık iki bin kişilik bir miting yapıldı ve iki dereceli sistemin yerine doğrudan, eşit ve gizli oyun getirilmesi istendi. Bu istek o seçimde karşılık bulmadı.

İstanbul'da toplanmak

Müdafaa-i Hukuk, bir süre meclisin işgal altındaki İstanbul'da toplanmasına karşı çıktı. Türkçe maddeye göre sonunda "sakıncalarına rağmen yurdun sarsıntıya uğramaması için" İstanbul'daki meclise katılma kararı aldı ve mebus olarak gidecek üyelerini meclisin dağıtılabileceği, mebusların tutuklanıp sürgüne gönderilebileceği konusunda uyardı. İngilizce madde, meclisin Amasya Protokolü'nde İstanbul dışında toplanması öngörüldüğü hâlde 12 Ocak 1920'de İstanbul'da toplandığını not eder.

Celalettin Arif Bey'in biyografisi meclisin son haftalarını tamamlıyor. İstanbul mebusu olarak seçilen, 1914-1920 arasında İstanbul Barosu başkanlığı yapmış olan Celalettin Arif, Reşat Hikmet Bey'in ölümü üzerine 4 Mart 1920'de meclis reisliğine seçildi. On iki gün sonra İstanbul işgal edildi.
Tarih notu
Kronoloji: 21 Aralık 1918 fesih; 4 Ocak 1919 seçimlerin ertelenmesi; 3 ve 7 Ekim 1919 seçim kararı ve kararname; 15 Ekim-18 Aralık 1919 İstanbul seçimleri; 12 Ocak 1920 ilk toplantı; 28 Ocak 1920 Misak-ı Millî; 4 Mart 1920 Celalettin Arif reis; 16 Mart 1920 İstanbul'un işgali; 18 Mart 1920 son toplantı; 11 Nisan 1920 resmî kapatılış; 23 Nisan 1920 Ankara'da Büyük Millet Meclisi.

Misak-ı Millî ve işgal

İngilizce maddeye göre meclisin Ankara'daki millî hareketle birlikte Misak-ı Millî'yi kabul etmesi, İtilaf kuvvetlerinin 16 Mart'ta İstanbul'u işgal etmesine yol açtı. Birçok mebus tutuklanıp sürgüne gönderildi. İngilizce Osmanlı Mebusan Meclisi maddesi, 18 Mart 1920'deki son toplantıda İtilaf devletlerine bir protesto mektubu kabul edildiğini ve meclisin kürsüsünün, aralarında bulunamayan üyeleri hatırlatmak için siyah bir örtüyle kaplandığını yazar.

Türkçe Meclis-i Mebusan maddesine göre meclis, işgal güçlerinin baskısıyla ve anayasaya aykırı biçimde 11 Nisan 1920'de resmen kapatıldı. İngilizce madde de padişahın meclisi işgal güçlerinin baskısıyla dağıttığını yazar.

Ankara'ya geçenler

Tutuklanmayan mebusların birçoğu Anadolu'ya geçti. Celalettin Arif de bunlardan biriydi: meclisi bırakıp Anadolu'ya geçti ve Erzurum mebusu sıfatıyla millî harekete katıldı. 24 Nisan 1920'deki başkanlık seçiminde tek aday olan Mustafa Kemal Paşa 120 mebustan 110'unun oyuyla reis-i evvel, Celalettin Arif ise 109 oyla reis-i sani seçildi.

İngilizce Mebusan Meclisi maddesi, Ankara'daki meclisin ilk toplantısında kendisinin İstanbul'daki meclisin devamı olduğunu ilan ettiğini yazar. Celalettin Arif'in biyografisi ise bu konuda bir görüş ayrılığına işaret eder: Celalettin Arif, Büyük Millet Meclisi'ni Mustafa Kemal'in aksine yeni bir başlangıç olarak değil, başkanı olduğu Osmanlı meclisinin geçici bir dairesi olarak görüyordu. Bu fark kısa sürede ikisi arasında anlaşmazlığa dönüştü; Celalettin Arif 1921'in başında Roma Büyükelçiliği'ne atandı ve 1928'de Paris'te öldü.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap