İçeriğe geç
Giriş yap
0

Litvinov Protokolü (9 Şubat 1929): Paris'teki savaştan vazgeçme sözünü beklemeden yürürlüğe koymak

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
27 Ağustos 1928'de Paris'te imzalanan Briand-Kellogg Paktı, imzacı devletlerin savaşı ulusal politikalarının bir aracı olarak kullanmaktan vazgeçtiğini ilan ediyordu. Ama pakt, imzacıların onaylaması tamamlanmadan yürürlüğe giremiyordu ve onaylar gecikiyordu. Sovyet diplomat Maksim Litvinov bu boşluğu kendi bölgesinde doldurmak istedi. Sonuç, 9 Şubat 1929'da Moskova'da imzalanan ve adını ondan alan protokol oldu. Türkiye de kısa süre sonra bu protokole katılan dört ülkeden biri oldu.
Sovyet diplomat Maksim Litvinov, 1932
Sovyet diplomat Maksim Litvinov, 1932Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Georges Devred. Dosya sayfası

Sovyetler pakta nasıl yaklaştı?

İngilizce Vikipedi maddesi Sovyet tutumunun başta ikircikli olduğunu anlatır. Sovyet hükümeti, paktın müzakereleri sırasında kapitalist güçlerce uzak tutulmuştu ve bu güçlerin samimiyetine kuşkuyla bakıyordu. Yabancı bir işgalden her zaman korkan Sovyetler, asıl hedef olarak tam silahsızlanmayı istiyor, büyük ölçekli silahların sürmesinin savaşı yasaklayan kâğıt üzerindeki bir çağrıyla bağdaşmadığını savunuyordu. Hükümet gazetesi İzvestiya, ABD Dışişleri Bakanı Kellogg'un Monroe Doktrini'ni açıkça desteklemesine dikkat çeken bir yazı yayımladı.

Dışişleri Halk Komiseri Georgiy Çiçerin, Sovyetlerin müzakerelere katılmasının engellenmesini ve İngiltere ile Fransa'nın paktla ilgili çekincelerini sert biçimde eleştiriyordu. Madde, Çiçerin'in Sovyetlerin pakta taraf olmasına karşı çıktığını, ama bu tartışmayı paktı destekleyen yardımcısı Litvinov'a kaybettiğini yazar.

Onay yarışı

Sovyetler Birliği paktın kurucu imzacıları arasında yer almadı. Ama İngilizce maddeye göre imza günü olan 27 Ağustos'ta dünyanın bütün öteki ülkelerine pakta katılma daveti gönderildi ve Sovyet hükümeti hemen listeye adını ekledi. 29 Ağustos'ta Sovyetlerin Merkez Yürütme Komitesi Prezidyumu paktı kabul eden bir karar aldı; resmî katılma belgesi 8 Eylül 1928'de onaylandı.

İzvestiya'nın 7 Eylül 1928 tarihli başyazısına göre Sovyetler pakta "önerilen yükümlülüklerin yetersizliğine işaret etmek ve barışı gerçekten koruyacak biçimde genişletilmesini istemek için" katılmıştı. Ancak onay süreci yavaşladı. Madde, pakt imzalandıktan dört ay sonra imzacılardan hiçbirinin onu resmen onaylamadığını not eder.
Cenevre'de Rüştü Bey (Tevfik Rüştü Aras) ve Litvinov
Cenevre'de Rüştü Bey (Tevfik Rüştü Aras) ve LitvinovGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence de presse Meurisse. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

29 Aralık 1928 önerisi

Bu noktada Litvinov bir öneri getirdi. İngilizce maddeye göre 29 Aralık 1928'de, Paris Antlaşması'nı Sovyetlerin tarihî rakibi Polonya ve Rus İmparatorluğu'ndan yeni ayrılmış Litvanya ile ilişkilerinde hemen yürürlüğe koyacak ek bir protokol önerdi. İlk cevap Polonya'dan geldi: Polonya müttefiki Romanya'nın ve diğer Baltık ülkelerinin de protokole katılmasını istedi. Haberleşme çemberi genişledi ve Sovyetler, Polonya ve Litvanya'nın yanında Romanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, İran ve Türkiye de sürece dahil edildi.
Ek bilgi
Protokolün Milletler Cemiyeti'ne kayıtlı resmî adı uzundur: "Ulusal Politikanın Bir Aracı Olarak Savaştan Vazgeçilmesine İlişkin 27 Ağustos 1928 tarihli Paris Antlaşması'nın Derhal Yürürlüğe Girmesine İlişkin Protokol." Türkçe ve İngilizce maddeler, metnin bazen "Moskova Protokolü" diye de anıldığını belirtir.

İmza ve katılımlar

Protokol 9 Şubat 1929'da Moskova'da imzalandı. İlk imzacılar Sovyetler Birliği, Polonya, Letonya, Estonya ve Romanya'ydı. İki madde de daha sonra dört ülkenin protokole resmen katıldığını yazar: Litvanya, Finlandiya, Türkiye ve İran. İngilizce maddeye göre protokol Letonya tarafından 5 Mart 1929'da, Estonya tarafından 16 Mart 1929'da, Polonya ve Romanya tarafından 30 Mart 1929'da onaylandı. 3. maddesi uyarınca 16 Mart 1929'da yürürlüğe girdi ve 3 Haziran 1929'da Milletler Cemiyeti antlaşmalar dizisine kaydedildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklarımız Türkiye'nin protokole hangi gün katıldığını yazmıyor; yalnız sonradan katılan dört ülke arasında olduğunu söylüyor. Bu yüzden konunun tarihi olarak protokolün imza günü olan 9 Şubat 1929'u kullandık. Türkçe maddenin protokolü "Varşova Paktı'nın öncülü" sayan tek cümlelik yorumu da dayanak gösterilmediği için burada tartışmaya girmiyoruz.

Türkiye açısından

Türkiye için protokol, 1925 Türk-Sovyet antlaşmasıyla başlayan çizginin bir devamıydı. Türkçe Sovyetler Birliği-Türkiye Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması maddesine göre 1925 antlaşması üç yıllıktı ve 1929'da imzalanan bir protokolle sürdürüldü. Yani 1929, iki ülke arasında hem ikili antlaşmanın uzatıldığı hem de Sovyetlerin başlattığı çok taraflı barış protokolüne Türkiye'nin katıldığı yıl oldu.

Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras bu dönemde Litvinov ile sık görüşen bir isimdi. Türkçe biyografisine göre Litvinov'un davetlisi olarak üç kez Sovyetler Birliği'ne gitti. Fotoğraftaki Cenevre karşılaşması da iki diplomatın Milletler Cemiyeti çevresinde de yan yana geldiğini gösteriyor.
Tarih notu
Kısa kronoloji: 27 Ağustos 1928 Briand-Kellogg Paktı Paris'te imzalandı ve aynı gün öteki ülkelere katılma daveti gönderildi; 29 Ağustos Sovyet Prezidyumu paktı kabul etti; 8 Eylül 1928 Sovyet katılma belgesi onaylandı; 29 Aralık 1928 Litvinov ek protokolü önerdi; 9 Şubat 1929 protokol Moskova'da imzalandı; 5, 16 ve 30 Mart 1929 ilk onaylar geldi; 16 Mart 1929 protokol yürürlüğe girdi; 3 Haziran 1929 Milletler Cemiyeti kaydı yapıldı.
Bu kronoloji protokolün asıl amacını da gösteriyor. Paris'teki büyük pakt bütün imzacıların onayını beklerken, Litvinov'un önerdiği metin yalnız Sovyetlerin batı ve güney komşularını kapsıyordu ve birkaç ülkenin onayıyla hemen işlemeye başlayabiliyordu. İngilizce maddeye göre protokol, Sovyetlerin 1920'lerde devletini toparlayıp yeniden kurması için yeterli zamanı sağlamaya yönelik bir "zenginleştirme"ydi. Türkiye gibi Sovyetlerle sınırı olan bir ülke için bu, kuzeydoğu sınırında barışın kâğıt üzerinde bir kez daha teyit edilmesi anlamına geliyordu.

Protokolün sonu

İngilizce madde protokolün akıbetini kısaca anlatır: 1930'larda üye devletler arasındaki anlaşmazlıklar sıklaştı ve sertleşti. 1938'de Polonya, Nazi Almanyası'nın da etkisiyle Çekoslovakya'nın bazı bölgelerini ilhak etti ve bu, protokole ağır bir darbe vurdu. Son darbeyi ise 1939'da Polonya'yı işgal eden Sovyetler Birliği'nin kendisi indirdi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap