İçeriğe geç
Giriş yap
0

Briand-Kellogg Paktı ve Türkiye: 27 Ağustos 1928'de Paris'te imzalanan savaşı yasaklama antlaşmasına Ocak 1929'daki katı

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Lozan'dan sonra Türkiye'nin uluslararası sisteme ilk katıldığı çok taraflı antlaşmalardan biri, savaşı ulusal politika aracı olarak yasaklayan Briand-Kellogg Paktı'dır. Türkiye ilk imzacılar arasında değildi; davet ise ilginç bir yoldan, Sovyetler Birliği'nin itirazıyla geldi. Bu not, Türkçe ve İngilizce Wikipedia'daki pakt maddeleri ile Litvinov Protokolü ve Tevfik Rüştü Aras maddelerine dayanıyor. Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne girişi sitede ayrı bir konuda anlatıldığı için burada kısaca geçiyor.

Arka plan: savaşı kanun dışı ilan etmek

Türkçe maddeye göre resmî adı "Harbin Millî Siyaset Aleti Olarak Kullanılmaması Hakkında Umumi Muahede" olan pakt, adını mimarları ABD Dışişleri Bakanı Frank B. Kellogg ile Fransa Dışişleri Bakanı Aristide Briand'dan alır. İngilizce madde, imzacı devletlerin "her ne nitelikte ya da kaynakta olursa olsun" aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için savaşa başvurmayacaklarını taahhüt ettiklerini yazar.

Pakt 27 Ağustos 1928'de Paris'te imzalandı. Türkçe maddeye göre ilk imzacılar Avustralya, Belçika, Kanada, Çekoslovakya, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Britanya Hindistanı, İrlanda Özgür Devleti, İtalya, Japonya, Yeni Zelanda, Polonya, Güney Afrika Birliği ve ABD'ydi. Antlaşma 24 Temmuz 1929'da yürürlüğe girdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Türkçe madde kendi içinde çelişkilidir. İlk imzacılar listesinde Fransa ve İtalya sayılır; ama birkaç paragraf sonra "Fransa ve İtalya, bu pakta imza atmadılar" denir ve gerekçe olarak Fransa'nın Birleşik Krallık-Almanya yakınlaşmasından, İtalya'nın yayılmacı politikasından söz edilir. Paktın adı zaten Fransız dışişleri bakanı Briand'dan gelmektedir ve İngilizce madde de Fransa'yı imzacı olarak gösterir. Bu yüzden "imza atmadılar" ifadesini kaynak hatası olarak değerlendiriyoruz. Türkçe maddedeki paktın NATO ile ilişkilendirildiği yorumu da kaynaksız bir değerlendirmedir.
Akış: Türkiye'nin davet edilmesi

Türkçe maddeye göre Türkiye'nin uluslararası iş birliği ve ortak barış çabalarına katılması, 1928'de silahsızlanma konferansının hazırlık komisyonuna davet edilmesiyle başladı. Bu davet de Sovyet Dışişleri Komiseri Maksim Litvinov'un önerisiyle gelmişti: Litvinov, "Türkiye Cumhuriyetinin dünya siyasetinde oynamakta olduğu mühim rol ve coğrafya vaziyetine binaen" Türkiye'nin de çağrılmasını istedi ve Türkiye Mart 1928'de komisyona davet edildi. Madde, Sovyetlerin bütün silahların kaldırılmasını önerdiğinde Türkiye'nin bunu destekleyenlerden biri olduğunu, Şubat 1932'deki Silahsızlanma Konferansı'nda ise Sovyetlerin tam silahsızlanma önerisini destekleyen tek devletin Türkiye olduğunu yazar.

Briand-Kellogg Paktı'nda da benzer bir yol izlendi. Sovyetler ilk imzaya çağrılmadıkları için paktı, kendilerini çember içine almaya yönelik bir Batı birleşimi olarak gördüler. Fransa sonradan onları da davet edince daveti kabul ettiler; ama "barışın korunmasıyla samimiyetle ilgilenen" Türkiye, Afganistan ve Çin'in davet edilmemesinden duydukları üzüntüyü bildirdiler. Maddeye göre bunun üzerine Türkiye Eylül 1928'de davet edildi ve Ocak 1929'da pakta katıldı.

Kellogg-Briand Paktı'nın imzalandığı kalem
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Litvinov Protokolü

Paktın yürürlüğe girmesi tüm imzacıların onayını bekliyordu. Litvinov Protokolü maddesine göre Sovyetler bu bekleyişi kısaltmak için 9 Şubat 1929'da Moskova'da bir protokol imzalattı. Protokolün Milletler Cemiyeti'ne kayıtlı adı "Ulusal Politikanın Bir Aracı Olarak Savaştan Vazgeçilmesine İlişkin 27 Ağustos 1928 tarihli Paris Antlaşması'nın Derhal Yürürlüğe Girmesine İlişkin Protokol"dür; "Moskova Protokolü" diye de bilinir. İlk imzacılar Sovyetler Birliği, Polonya, Letonya, Estonya ve Romanya'ydı. Daha sonra Litvanya, Finlandiya, Türkiye ve İran da katıldı.

İngilizce madde protokolün işlevini aynı biçimde anlatır: Sovyetler Birliği ve Romanya dahil batılı komşuları, öteki batılı imzacıların onayını beklemeden paktı kendi aralarında yürürlüğe koymayı kabul ettiler. Madde, Besarabya sorunu yüzünden Romanya ile Sovyetler arasında anlaşmanın zor olduğunu da ekler.
Ek bilgi
İngilizce maddeye göre pakta 24 Temmuz 1929'daki yürürlükten sonra İran, Yunanistan, Honduras, Şili, Lüksemburg, Danzig, Kosta Rika, Meksika, Venezuela, Paraguay, İsviçre ve Dominik Cumhuriyeti katıldı ve 1929 sonunda taraf sayısı 57'ye ulaştı. Türkiye'nin Ocak 1929'daki katılımı, bu genişlemenin yürürlükten önceki aşamasına denk gelir.
Kişiler
  • Frank B. Kellogg ve Aristide Briand: Paktın mimarı olan ABD ve Fransa dışişleri bakanları.
  • Maksim Litvinov: Türkiye'nin silahsızlanma komisyonuna davetini öneren ve Moskova Protokolü'nü yürüten Sovyet diplomat.
  • Tevfik Rüştü Aras (1883-1972): Maddesine göre 4 Mart 1925'ten Atatürk'ün ölümüne kadar bütün hükûmetlerde dışişleri bakanıydı. Atatürk'ün komşularla iyi ilişkilere ve başka ülkeler üzerinde siyasal baskıya karşı çıkmaya dayanan dış politikasının "kilit ismi ve sözcüsü" olarak tanımlanır; Litvinov'un davetlisi olarak 1926'da Odessa'ya, 1930 ve 1937'de Moskova'ya gitti ve 1937'de Milletler Cemiyeti başkanlığı yaptı.
Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, 1925
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence de presse Meurisse. Dosya sayfası

Rakamlar
  • İmza: 27 Ağustos 1928, Paris; 15 ilk imzacı.
  • Türkiye'nin davet edilmesi: Eylül 1928.
  • Türkiye'nin katılımı: Ocak 1929.
  • Litvinov Protokolü: 9 Şubat 1929; 5 ilk imzacı, sonra 4 katılımcı.
  • Yürürlük: 24 Temmuz 1929.
  • 1929 sonunda taraf sayısı: 57.
Tarih notu
Kronoloji: Mart 1928 Türkiye'nin silahsızlanma hazırlık komisyonuna daveti. 27 Ağustos 1928 Paris'te imza. Eylül 1928 Türkiye'nin pakta daveti. Ocak 1929 Türkiye'nin katılımı. 9 Şubat 1929 Moskova'da Litvinov Protokolü. 24 Temmuz 1929 yürürlük. Şubat 1932 Silahsızlanma Konferansı. 18 Temmuz 1932 Türkiye'nin Milletler Cemiyeti üyeliği.
Sonuç: neden önemliydi?

Pakt, uygulama mekanizması olmadığı için çok eleştirildi. İngilizce madde, imzacıların savaştan vazgeçtikten sonra savaş ilan etmeden savaşmaya başladıklarını ve 1931 Mançurya, 1935 Habeşistan, 1939 Finlandiya ve Polonya işgallerini örnek verir. Yine de aynı madde paktın, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nürnberg ve Tokyo mahkemelerinde yargılanan liderler için "barışa karşı suç" kavramının hukuki dayanağı olduğunu yazar.

Türkiye açısından pakt, Milletler Cemiyeti üyeliğinden önce Ankara'nın çok taraflı bir barış antlaşmasına taraf olduğu ilk adımlardan biriydi. Davetin Sovyet önerisiyle gelmesi, 1920'lerin sonunda Türk-Sovyet yakınlığının diplomasiye nasıl yansıdığını da gösterir.

Bugünkü anlamı

"Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi çoğu zaman bir slogan olarak hatırlanır. Briand-Kellogg Paktı'na katılım ve ardından Litvinov Protokolü, bu ilkenin 1929'da somut antlaşma metinlerine nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Tevfik Rüştü Aras'ın on üç yıllık dışişleri bakanlığı da bu çizginin sürekliliğini sağlayan isimdi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap