İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kardeşleri: Fatma, Ahmet, Ömer, Naciye ve Makbule

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım'ın altı çocuğundan yalnızca ikisi yetişkinliğe ulaştı.
  • Fatma (1872-1875)
  • Ahmet (1874-1883)
  • Ömer (1875-1883)
  • Mustafa (1881-1938)
  • Makbule (1885-1956)
  • Naciye (1889-1901)
Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşındayken o yıllarda salgın olan difteriden, eski adıyla kuşpalazından öldü. En küçükleri Naciye, Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nu bitirdiği yıl, on iki yaşındayken veremden hayatını kaybetti.

Atatürk kız kardeşi Makbule Hanım ile
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Makbule Hanım, Soyadı Kanunu'ndan sonra Atadan soyadını aldı. Selanik, İstanbul ve Ankara yıllarında ağabeyinin hayatına yakından tanıklık etti. 18 Ocak 1956'da Ankara'da öldü.

Ailenin altı çocuğu

Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım'ın altı çocuğu oldu. Doğum sırasına göre Fatma, Ahmet, Ömer, Mustafa, Makbule ve Naciye. Bunlardan yalnızca ikisi, Mustafa ile Makbule, yetişkinliğe ulaştı. Dönemin salgınları, özellikle difteri ve verem, aileyi defalarca vurdu.
  • Fatma: 1872'de, Ali Rıza Efendi'nin Yenikapı Mahallesi'ndeki baba evinde doğdu. Küçük yaşta öldü; ölüm yılı kaynaklarda 1872 ile 1875 arasında farklı veriliyor.
  • Ahmet: 1874'te doğdu. 1883'te Papazköprüsü'nde difteriden öldü.
  • Ömer: 1875'te doğdu. O da 1883'te, ağabeyiyle aynı salgında difteriden öldü.
  • Mustafa: 1881'de Selanik'te doğdu.
  • Makbule: 1885'te Selanik'te doğdu, 18 Ocak 1956'da Ankara'da öldü.
  • Naciye: 1889'da doğdu, 1901'de 12 yaşında veremden öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Fatma'nın ölüm nedeni ve yılı kaynaklarda farklı geçiyor. Ali Rıza Efendi maddesinde onun vereme yakalanıp öldüğü, Zübeyde Hanım maddesinde ise 1875'te difteriden kaybedildiği yazıyor. Ahmet ile Ömer'in 1883'te öldüğü konusunda kaynaklar uyuşuyor; Mustafa o sırada iki yaşındaydı.
Papazköprüsü'ndeki trajedi

Ahmet ile Ömer'in ölümü, ailenin sınırdaki gümrük noktasında yaşadığı yıllara denk geliyor. Çayağzı ya da Papazköprüsü denilen bu yer bir köy bile değildi; birkaç memur evi ve gümrük binasından oluşuyordu. Çocuklar burada difteriye yakalandı. Kaynaklar, Ahmet'in cesedinin defnedildikten sonra çakallar tarafından parçalandığını ve bunun Zübeyde Hanım'ı derinden etkilediğini anlatır. Mustafa iki yaşında olduğu için bu olayları hatırlamıyordu, ama annesinin anlatımlarıyla büyüdü.

Makbule: Hayatta kalan tek kardeş

Makbule, Mustafa'dan dört yaş küçüktü. Babalarını erken yaşta kaybettiklerinde aile bir süre Langaza'daki çiftlikte yaşadı. Mustafa okulu nedeniyle Selanik'e dönerken Makbule bir süre daha dayısı ve anneannesiyle çiftlikte kaldı. Selanik'te okula gidemedi, evde özel ders alarak yetişti. Naciye'nin 12 yaşında veremden ölümüyle Makbule ile Mustafa iki kardeş kaldılar. Selanik'te Lütfü Bey adında biriyle evlendiği biliniyor, ama bu evliliğin tarihi ve nasıl sona erdiği hakkında bilgi yok.

Birinci Dünya Savaşı sırasında annesiyle İstanbul'a geldi, önce Akaretler'deki 76 numaralı evde, sonra Şişli'deki evde yaşadı. Samsun'a çıkış günlerinde annesi onu ticaretle uğraşan Mustafa Mecdi Bey ile evlendirdi. Ağabeyinin Doğu Cephesi'nde evlat edinip İstanbul'a gönderdiği Abdurrahim, Akaretler'deki evde ona "abla" diyerek büyüdü. Haziran 1922'de annesiyle birlikte kılık değiştirip İzmit'e geçerek ağabeyine kavuştu.
Tarih notu
Makbule'nin hayatından:
- 1885: Selanik'te doğar.
- Birinci Dünya Savaşı: Annesiyle İstanbul'a göç eder.
- 1919: Mustafa Mecdi Bey ile evlenir.
- 14 Haziran 1922: İzmit'te ağabeyiyle buluşur.
- 1934: Soyadı Kanunu'ndan sonra "Atadan" soyadını alır.
- 18 Ocak 1956: Ankara'da ölür.
"Atadan" soyadı

Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Makbule Hanım ve eşi "Atadan" soyadını aldı. Bu soyadı ağabeyine verilen "Atatürk" soyadıyla bağlantılı olarak seçilmişti. Makbule Atadan, ağabeyinin Selanik, İstanbul ve Ankara'daki hayatına tanıklık eden en yakın aile üyesiydi. Sonraki yıllarda verdiği röportajlar ve aktardığı anılar, Atatürk'ün çocukluğu hakkındaki bilgilerin önemli bir kısmını oluşturur.

Kayıp bir kuşak

Altı çocuktan dördünü kaybetmek 19. yüzyıl sonu Osmanlı kentlerinde ender bir durum değildi. Ailenin kayıpları da bunu gösteriyor: Fatma, Ahmet ve Ömer difteri ya da veremle, Naciye veremle, baba Ali Rıza Efendi bağırsak vereminden öldü. Mustafa Kemal'in çocukluğu, kardeşlerinin peş peşe ölümleri ve evin içindeki yasla şekillendi. Makbule Hanım'ın sonraki yıllarda anlattıkları, bu yasın aile hafızasında nasıl taşındığını da gösterir: Kardeşlerin adları, ölüm yerleri ve hastalıklar kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiler oldu.
Ek bilgi
Mustafa Kemal'in ailesi bununla sınırlı kalmadı. Yıllar içinde manevi evlatlar edindi: Abdurrahim Tuncak, Afife, Zehra Aylin, Rukiye Erkin, Nebile İrdelp, Sabiha Gökçen, Afet İnan, Sığırtmaç Mustafa ve Ülkü Adatepe. Vasiyetinde Makbule Atadan'ın Çankaya'da oturmasını, kız kardeşine ve manevi kızlarına maaş bağlanmasını istedi. Kan bağı olan kardeşlerden yalnızca Makbule kalmışken bu geniş aile, kayıplarla geçen bir çocukluğun ardından kurulan yeni bir yuvanın göstergesi sayılabilir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap