İçeriğe geç
Giriş yap
0

Atatürk'ün fotoğrafçıları: Tengizman, Işıksel, Filmer, Etem Tem, Görgüç ve Selahattin Giz

Eski Harita başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Eski HaritaKonu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Atatürk'ün bugün bilinen fotoğraflarının çoğunda fotoğrafçının adı geçmez. Oysa Kurtuluş Savaşı'ndan Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar onun yanında, makineleri ve cam negatifleriyle dolaşan birkaç kişi vardı. Bunlardan biri asteğmenken "Başkumandanlık Fotoğraf Zabiti" yapıldı. Biri lise öğrencisiyken çektiği bir istasyon fotoğrafıyla dikkat çekti. Bir başkası sinema salonunda Atatürk'ün kadın seyircileri içeri aldırdığı geceyi anılarına yazdı. Bu yazı o objektiflerin arkasındaki insanları anlatıyor.
Mustafa Kemal Paşa ve Latife Hanım
Mustafa Kemal Paşa ve Latife HanımGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Esat Nedim Tengizman (1897–1980): Başkumandanlık Fotoğraf Zabiti

Esat Nedim 9 Ocak 1897'de İstanbul'da doğdu. Muallim Mektebinin son sınıfındayken asteğmen rütbesiyle askere alındı ve bir uçaksavar bataryasında telsiz operatörü oldu. Elinde okuldan kalma küçük bir Kodak vardı. Okulda arkadaşlarının fotoğraflarını çekip defter ve kitap parasını böyle çıkarıyordu. Askerde de çekmeye devam etti. Yaver Salih (Bozok) Bey onu fark etti ve Mustafa Kemal Paşa'ya götürdü. Hatıralarda Paşa'nın ona şöyle dediği aktarılır:

[alinti]Bir ölüm-kalım savaşına giriyoruz. Bir millet ya yok olacak, ya da yeniden var olacak. Biz bunu tarihçilerin yorumuna bırakmayalım. (…) Biz bunu fotoğraflarla belgeleme kararı verdik. Ve seni şu andan itibaren Başkumandanlık Fotoğraf Zabiti nasbediyorum.[/alinti]

Tengizman Kurtuluş Savaşı fotoğraflarının tamamını 10x15'lik bir Mentor Reflex makinesiyle çekti. Mustafa Kemal'in Akşehir'deki karargâhından çıkışı, develerini çöktürmüş devecilerle yere oturup yoğurt ekmek yemesi, bir çeşme başında yıkanması onun kareleridir. İlk Çankaya Köşkü, Zübeyde Hanım'ın basına ulaşan ilk fotoğrafları ve Latife Hanım'la yapılan fayton gezintileri de ona aittir. Gazeteci Hikmet Feridun Es, 1979'da yazdığı "Esat Bey" başlıklı yazıda, televizyon belgesellerinde bu kareler gösterilirken çekenin adının hiç anılmadığından yakınıyordu.
Doğrusu
Yanan arşiv: Tengizman'ın arşivinin büyük kısmı, Üsküdar'ın Çiçekçi semtinde oturduğu dört katlı ahşap konak yandığında yok oldu. Gazete haberinde yangının, yaşlı fotoğrafçı yüze yakın kedisi için yemek pişirirken tüpün patlamasıyla çıktığı yazıyordu. Kurtarılabilen fotoğraflar oğlu İnal Tengizman'ın elinde kalanlardır.
Savaştan sonra Tengizman öğretmenlik yaptı ve İstanbul Arkeoloji Müzesinin fotoğraf servisini yönetti. 1957'de Hayat mecmuasında foto muhabiri olan oğlu İnal, 10 Kasım sayısı için babasının 30 Ağustos 1924'te çektiği bir Atatürk fotoğrafını dergiye götürdü. Esat Bey böylece yeniden hatırlandı. Emekliliğinden sonra dört yıl Hayat'ta çalıştı. Kendi fotoğraflarından oluşan Atatürk albümü ancak 1972'de yayımlanabildi. Fotoğraflarının üzerinde hak iddia etmezdi. Hikmet Feridun Es onun "O benim değil, milletindir" dediğini aktarır. Eşi Nimet Hanım, Tunus beylerinden Mahmut Benaiad'ın torunuydu. Paris'te okumuş, savaş yıllarında yurda dönerek Hilal-i Ahmer'e girmiş ve Kadıköy Saint Joseph'te cepheden gelen yaralılara hemşirelik yapmıştı. Tengizman 25 Ocak 1980'de Kadıköy Şaşkınbakkal'da bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti.
1920'lerden bir Kodak körüklü fotoğraf makinesi
1920'lerden bir Kodak körüklü fotoğraf makinesiGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Sarranidian. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 9 Ocak 1897'de Esat Nedim doğdu. 1915'te Cemil Filmer Merkez Ordu Sinema Dairesine girdi. 1924'te Namık Görgüç Cumhuriyet'e geçti. 1925'te Cemal Işıksel Ankara İstasyonunda Atatürk'ü çekti. 1931'de Selahattin Giz Cumhuriyet'te işe başladı. 1939'da "Fotoğraflarla Atatürk" yayımlandı. 1965'te ilk "Atatürk Fotoğrafları" sergisi açıldı. 1972'de Tengizman'ın albümü çıktı.

Cemal Işıksel (1905–1989): Bir istasyon fotoğrafıyla başlayan hayat

Cemal Işıksel 1905'te İstanbul'un Vefa semtinde doğdu ve öğrenimini Ankara'da tamamladı. Fotoğraf çekmeye 1925'te, lise öğrencisiyken babası Müderris Hasan Fehmi Efendi'nin teşvikiyle başladı. Hakkı Tarık Us'un önerisiyle Vakit gazetesinin Ankara foto muhabiri oldu. Aynı yıl Atatürk'ün Ankara İstasyonuna gelişini çekti. Bu fotoğraf Atatürk'ün dikkatini çekti ve Işıksel daha sonra onun bütün yurt gezilerine özel fotoğrafçısı olarak katıldı. Afgan Kralı Amanullah Han ve İran Şahı Rıza Pehlevi gibi konukları da o görüntüledi. Atatürk fotoğraflarından bazıları paralara ve pullara basıldı.

1926'da Yunus Nadi'nin çağrısıyla Cumhuriyet gazetesine geçti. Atatürk'ün isteğiyle Hâkimiyet-i Milliye ve Ulus'un foto muhabirliğini de üstlendi. Mesleği 1963'te bıraktı. 10 Kasım 1965'te Ankara'daki Alman Kültür Merkezinde ilk "Atatürk Fotoğrafları" sergisini açtı ve bu sergiyi 26 kez tekrarladı. 1969'da Atatürk Bulvarı'ndaki dairesini kalıcı bir sergiye dönüştürdü ve aynı yıl bir Atatürk albümü yayımladı.

Cemil Filmer (1895–1990): Kameranın arkasından sinema salonuna

Cemil Filmer Türk sinemasının ilk kuşağındandır. 1915'te Merkez Ordu Sinema Dairesinde çalışmaya başladı ve Fuat Uzkınay'dan film tekniğini öğrendi. İşgal yıllarında Sultanahmet mitingini o filme aldı. "Binnaz" ve "Mürebbiye" filmlerinde kameraman ve teknisyen olarak çalıştı. Kadıköy'deki bin kişilik Kuşdili Sinemasıyla salon işletmeciliğine başladı. Zamanla ülke genelinde işlettiği salonların sayısı 33'e ulaştı. 1946'da Lale Film'i kurdu.

1984'te yayımlanan "Hatıralarım, Türk Sinemasında 65 Yıl" kitabında İzmir'deki Ankara Sinemasında yaşanan bir geceyi anlatır. Atatürk locadan aşağıya bakınca salonda hiç kadın olmadığını gördü ve nedenini sordu. Filmer kadınlara yalnızca salı günleri matine yapıldığını söyledi. Atatürk bunun üzerine yaverine "Muzaffer, aşağıya in ve dışarıdaki kadınları içeriye al" dedi. Filmer bu geceyi, Türkiye'de kadınlarla erkeklerin bir sinema salonunda birlikte film izlediği ilk gece olarak anlatır. Gösterilen film "Şarlo İdama Mahkûm" adlı bir komediydi.
Atatürk Gazi Koşusunda
Atatürk Gazi KoşusundaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Cam negatifin dili: Bu fotoğrafçıların çoğu cam negatifle çalışıyordu. Tengizman 10x15, Etem Tem 9x12 santimlik plakalar kullanıyordu. Selahattin Giz önce 6x9'luk bir rolfilm makinesiyle, sonra 9x12'lik Zeiss kompür makinesiyle çekti. Kırılabilen ve yanabilen bu plakalar arşivlerin bugüne neden eksik kaldığını da açıklar.

Etem Tem, Namık Görgüç ve Selahattin Giz

Etem Tem 1895'te Ankara'da doğdu ve Mülkiyeden mezun oldu. Kurtuluş Savaşı'nda Garp Cephesinin fotoğrafçısıydı. Sonra Milliyet gazetesinde foto muhabirliği yaptı. 1932'de Cağaloğlu Yokuşu'nda açtığı stüdyoyu 1934'te Beyoğlu'na taşıdı. Cam negatiflerinden oluşan koleksiyonunu 1982'de fotoğrafçı Yılmaz Dinç eşi Melek Tem'den satın aldı ve korudu.

Namık Görgüç 1924'te Cumhuriyet gazetesine foto muhabiri olarak girdi ve 1945'te ölene kadar orada çalıştı. Kadıköy ve Eminönü Halkevlerinde açtığı sergilerle Türkiye'de ilk fotoğraf sergisini açan kişi olarak anılır. 1939'da Cumhuriyet gazetesi onun "Fotoğraflarla Atatürk" adlı eserini yayımladı.

Selahattin Giz 1912'de Selanik'te doğdu. İlk fotoğraflarını 1927'de Galatasaray Lisesindeyken çekti ve onları sınıf arkadaşı Doğan Nadi'nin babasının gazetesi Cumhuriyet'in karanlık odasında bastı. 1931'den 1973'e kadar 42 yıl aralıksız Cumhuriyet'te çalıştı. Kendi deyişiyle "sefilden sefire kadar" herkesi çekti. Çektiği üç binden fazla Atatürk fotoğrafının en iyilerini "Fotoğraflarla Atatürk" kitabında topladı.
Ek bilgi
İmzasız kareler: Bu kişilerin çektiği fotoğraflar pullara, banknotlara ve resmî dairelerin duvarlarına kadar yayıldı, ama çoğunun altında bir isim yoktur. Bir fotoğrafın kime ait olduğu sorulduğunda, çekildiği yılı, gazeteyi ve kullanılan negatif boyutunu birlikte izlemek gerekir.

Atatürk fotoğrafçılarının mirası

Bu fotoğrafçıların hikâyesi aynı zamanda bir arşivin nasıl oluştuğunun ve nasıl kaybolduğunun hikâyesidir. Savaşı belgelemek için bir asteğmen görevlendirildi, gazeteler foto muhabiri istihdam etti, sergiler ve albümler hazırlandı. Yangınlar, kırılan plakalar ve dağılan koleksiyonlar ise bu birikimin bir kısmını yok etti. Bugün bildiğimiz Atatürk görüntüsü büyük ölçüde bu birkaç kişinin objektifinden ve kurtarılabilen negatiflerinden gelir.
Kaynaklar
Belge: Atatürk’ün Fotoğrafçıları — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Hüseyin Çoğun. Tarih: 4 Şubat 2021.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap