İçeriğe geç
Giriş yap
0

Maraş 1920: Sütçü İmam'ın kurşunundan 11 Şubat gecesine, Güney Cephesi'nin ilk büyük kırılması

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Maraş Muharebesi, Kurtuluş Savaşı'nın Güney Cephesi'nde Fransız işgal kuvvetleriyle şehir halkı ve Kuvâ-yi Milliye arasında 21 Ocak - 12 Şubat 1920 arasında yaşanan çatışmalar zinciridir. Sonunda Fransız garnizonu 11 Şubat'ı 12 Şubat'a bağlayan gece şehri boşalttı. İngilizce kaynaklar olayı "Marash Affair" adıyla da anar ve Kurtuluş Savaşı'nın ilk büyük muharebesi sayar. Bu yazıda işgalin nasıl başladığını, kıvılcımı çakan olayları, üç hafta süren sokak çatışmalarını, Fransız tahliyesini ve olayın hem Ankara'da hem Avrupa'da nasıl yankılandığını sırasıyla anlatıyoruz.

İngilizlerden Fransızlara: işgalin el değiştirmesi

Mondros Mütarekesi'nden (30 Ekim 1918) sonra Maraş, Antep ve Urfa önce İngiliz kuvvetlerince tutuldu. 1916'daki Sykes-Picot düzenlemesi bu üç şehri Fransız payına bırakıyordu; ama savaş bittiğinde bölgede asker bulunduran devlet Britanya'ydı. Suriye ve Musul üzerindeki pazarlık uzayınca iki müttefik arasında açık bir sürtüşme çıktı. Sonunda 15 Eylül 1919'da imzalanan Suriye İtilafnamesi ile Musul İngilizlere, Maraş, Antep ve Urfa çevresi Fransızlara bırakıldı. Komuta devri 4 Kasım 1919'da tamamlandı.

İngilizce Vikipedi'nin derlediği askerî kaynaklara göre Mareşal Foch'un Kilikya'ya vaat ettiği takviye (en az 32 piyade taburu, 20 süvari bölüğü ve 14 batarya) hiçbir zaman tam gelmedi. Bölgedeki Fransız birlikleri zırhlı araçtan, hava desteğinden, ağır topçudan, hatta telsizden ve posta güvercininden yoksundu. Garnizonun önemli bir kısmı Cezayirli askerlerden ve Fransız Ermeni Lejyonu'na yeni yazılmış gönüllülerden oluşuyordu. Bu bileşim, şehirde gerilimin büyümesinde belirleyici oldu.

Kahramanmaraş'ta Sütçü İmam'ın mezarı
Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Dilbirligi. Dosya sayfası
Tarih notu
Maraş'ta 1919-1920 kronolojisi:
- 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi imzalanır.
- 15 Eylül 1919: Suriye İtilafnamesi; Maraş, Antep ve Urfa Fransız bölgesine bırakılır.
- 31 Ekim 1919: Uzunoluk Hamamı önünde Sütçü İmam olayı.
- 4 Kasım 1919: Bölgede komuta Fransızlara geçer.
- 28 Kasım 1919 (cuma): Kaleye Türk bayrağı yeniden çekilir.
- 17 Ocak 1920: General Quérette komutasındaki takviye şehre ulaşır.
- 21 Ocak 1920: Çatışmalar başlar.
- 7-8 Şubat 1920: Yarbay Normand'ın kolu şehre girer.
- 11 Şubat 1920 gecesi: Fransız garnizonu şehri boşaltır.
- 13 Şubat 1920: Çekilen kol İslahiye'ye varır.
- 5 Nisan 1925: Maraş'a İstiklal Madalyası verilir.
- 7 Şubat 1973: TBMM şehre "Kahraman" unvanını verir.
31 Ekim 1919: Uzunoluk Hamamı önündeki kurşun

Maraş'ta direnişin sembolü haline gelen ilk olay, mütarekenin birinci yıl dönümüne denk gelen 31 Ekim 1919'da yaşandı. Türkçe Vikipedi'nin aktardığına göre Fransız üniformalı Ermeni lejyonerler, Uzunoluk Hamamı'ndan çıkan peçeli üç kadının peçesini zorla açmaya kalktı. Araya giren Çakmakçı Sait silahsızdı; vurularak yaralandı ve sonra hayatını kaybetti. Olayı gören, süt satarak geçindiği için "Sütçü" diye anılan İmam Ali (1871 doğumlu) silahıyla ateş açtı; lejyonerlerden biri öldü, biri yaralandı. Ertesi gün ölen asker için büyük bir cenaze töreni yapıldı, şehirde ev ev arama başladı. Sütçü İmam atla Ağabeyli köyüne kaçtı ve bulunamadı. Arama sırasında dayısının oğlu Kireççioğlu Kadir'in işkenceyle öldürüldüğü ve cesedinin gözdağı olsun diye Hükûmet Meydanı'nda teşhir edildiği anlatılır.

Sütçü İmam daha sonra Bertiz bölgesinde Yüzbaşı Muharrem Beyazıt komutasındaki birliğin hazırlıklarına katıldı. Şehir kurtulduktan sonra belediyede odacılık, ardından kalede topçuluk görevi verildi. 25 Kasım 1922'de, Bayrak Olayı'nın yıl dönümü için atılan toplar sırasında aşırı ısınan namlunun ateş alması sonucu alnına bir parça saplandı ve iki gün sonra öldü. Fotoğraftaki mezarı bugün Kahramanmaraş'tadır.

Bayrak Olayı ve "Kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınmaz"

Kasım 1919'da Fransız komutanlığı kaledeki Türk bayrağını indirtti. Türkçe Vikipedi, olayı 27 Kasım akşamı Agop Hırlakyan Ağa'nın evinde verilen bir baloya bağlayan anlatıyı da aktarır; ancak bu ayrıntı, bayrağın indirilmesine yol açan sebep olarak yerel anlatıya dayanır. Kesin olan, bayrağın indirilmesinin, keyfi tutuklamalarla birlikte şehirde büyük öfke doğurduğudur. Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca'nın 28 Kasım 1919 cuma günü söylediği "Kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınmaz!" sözü üzerine cemaat kaleye yürüdü ve bayrağı yeniden göndere çekti.
Dikkat: yanlış bilinen
Bayrak Olayı'nın tarihi farklı yerlerde 27 ya da 28 Kasım diye geçer; ikisi çelişmez. 27 Kasım, bayrağın indirildiği akşam olarak anlatılır; Rıdvan Hoca'nın sözü ve bayrağın yeniden çekilmesi ertesi gün, 28 Kasım cuma günüdür. Bir başka karışıklık da muharebenin süresiyle ilgilidir: Türkçe kaynaklarda sıkça "72 gün" denir, bu sayı Sütçü İmam olayından tahliyeye kadar geçen gerginlik dönemini de içine alan yerel bir hesaptır. Silahlı çatışmanın kendisi 21 Ocak - 11/12 Şubat 1920 arasındaki yaklaşık üç haftadır. İngilizce kaynaklar ise "22 gün" der.
Gerilim büyüyor: Ocak 1920

Ocak 1920'ye gelindiğinde Fransız ikmal kolları ve haberleşme hatları düzenli olarak saldırıya uğruyordu. Mustafa Kemal Paşa Kasım 1919'da Kilikya işgalini kınamış, bölgeye Yüzbaşı Ali (Kılıç) gibi tecrübeli subaylar göndererek aşiret birliklerini ve çeteleri örgütletmişti. İngilizce kaynaklar şehirdeki Türk kuvvetlerini yaklaşık 2.500 kişi olarak verir; bunların bir kısmı eski av tüfekleriyle, bir kısmı kesici aletlerle silahlıydı. Çatışmadan önce jandarma binasından 850 tüfek, iki makineli tüfek ve iki top (çatışmada kullanılmadı) ele geçirildi. Silahı olmayanlar sonradan ölen Fransız askerlerinin tüfeklerini aldı.

Maraş müfrezesinin komutanı Yüzbaşı Pierre-Jean André takviye istedi. Tümen komutanı General Dufieux, General Quérette komutasında ek kuvvet gönderdi; ancak bu kuvvet 17 Ocak'ta şehre vardığında inisiyatif kaybedilmişti. Bel Pınar ve El-Oğlu'nda ikmal kolları vurulmuş, Binbaşı Corneloup'un yardım kolu pusuya düşmüştü. 21 Ocak'ta Quérette şehrin Müslüman ileri gelenlerini kuzeydeki kışlada bulunan karargâhına çağırdı ve saldırıların durdurulmasını istedi. Heyet ayrılırken şehrin polis şefi Arslan Toğuz tabancasını çekip havaya beş el ateş etti. Bu, ayaklanmanın işaretiydi.

Üç hafta süren sokak çatışmaları

Yaklaşık 2.000 kişilik Fransız garnizonu şehrin farklı noktalarında birbirinden koparıldı. Maraş ile Adana'daki tümen karargâhı arasında doğrudan haberleşme yoktu. Dufieux ayaklanmayı ancak 31 Ocak'ta, kılık değiştirerek hatları geçen Ermeni lejyonerler aracılığıyla öğrenebildi. Bunun üzerine Yarbay Robert Normand komutasında üç piyade taburu ve yarım süvari bölüğünden oluşan bir kurtarma kolu yola çıkarıldı; şehrin üzerine keşif uçakları gönderildi.

Normand'ın kolu 7 Şubat'ta şehre girerek ağır topçuyla Türk mevzilerini dövmeye başladı. Ertesi gün iki haftadır mevzisini tutan Corneloup'un kolunu kurtardı ve Quérette'in karargâhına ulaştı. İngilizce kaynakların aktarımına göre Normand, Quérette'e tümen komutanından tam tahliye emri getirdiğini söyledi. Garip bir rastlantı olarak bu emir, Türk tarafının ateşkes istediği günlere denk geldi: Quérette, Türk temsilcisi Dr. Mustafa ile görüşmeye başlamışken tahliye hazırlığına geçmesi istendi.

11 Şubat gecesi: tahliye

11 Şubat sabahı saat 03.00 sularında Quérette kalan cephane depolarını imha ettirdi. Kol, karanlıkta ve atların toynaklarına keçe bağlanarak sessizce şehirden çıktı. Fransız birliklerine yaklaşık 3.000 Ermeni sivil katıldı. 121 kilometrelik (75 mil), üç gün süren yürüyüşün sonunda İslahiye'ye 13 Şubat'ta varıldı; yolda soğuk ve yorgunluk yüzünden bu sivillerden yaklaşık bininin öldüğü kaydedilir. Türkçe Vikipedi, İslahiye yolunda Kuvâ-yi Milliye saldırılarında Fransızların ayrıca yaklaşık 200 kayıp verdiğini yazar. İngilizce kaynaklarda muharebe boyunca Fransız kayıpları 160 ölü, 280 yaralı, 170 kayıp ve ağır donma vakası 300 kişi olarak geçer.
Ek bilgi
Maraş'ta yaşananların bir yüzü de şehrin Ermeni nüfusudur. Savaş sırasında sürülen Ermenilerden yaklaşık 20.000'i 1919'da Maraş'a geri dönmüştü. İngilizce Vikipedi'nin derlediği çağdaş raporlara göre üç haftalık çatışmalar sırasında Ermeni mahalleleri yandı ve çok sayıda sivil öldü; ilk raporlardaki 16.000 rakamı sonradan 5.000-12.000 aralığına indirildi. Bu sayılar kaynaklar arasında tartışmalıdır; konuyu tek bir rakamla özetlemek doğru olmaz. Halep'teki Surp Kevork Kilisesi'nde bu kayıplar için dikilmiş bir anıt bulunur.
Yankılar: Londra'dan Ankara'ya

Haber, Şubat 1920'de Londra Konferansı'nda Sevr şartlarını hazırlayan Müttefik Yüksek Konseyi'ni hazırlıksız yakaladı. Fransız Yüksek Komutanlığı kamuoyuna ciddi bir şey olmadığı izlenimini vermeye çalıştı; ama olay Avrupa ve Amerikan basınında ve İngiliz parlamentosunda uzun uzun tartışıldı. Lloyd George, Mustafa Kemal'in düzenli bir orduya sahip olduğunu öğrenmekten rahatsızlık duydu ve istihbaratın zayıflığından yakındı. Tahliye emri de tartışma konusu oldu: Dufieux'nün kurmayları böyle bir emir verilmediğini öne sürdü, General Gouraud ise konunun kapatılmasını istedi. Adana'daki Amerikalı diplomatların 2 Şubat'ta Maraş'ta yalnızca "birtakım olaylar" yaşandığını bildiği aktarılır; bu da haberleşmenin ne kadar kesik olduğunu gösterir.

Türk tarafında sonuç moral açısından büyüktü. Mustafa Kemal Paşa ve Kâzım Karabekir Paşa birer telgrafla zaferi kutladı. Maraş'taki birliklerin bir kısmı Urfa'ya yardıma gönderildi. Güney Cephesi'nde Kuvâ-yi Milliye'nin kendine güveni arttı ve Antep ile Urfa'daki direniş bu örnekle hızlandı.

Kimler vardı?
  • Sütçü İmam (İmam Ali): 31 Ekim 1919'daki olayda lejyonerlere ateş açan Maraşlı.
  • Çakmakçı Sait: aynı olayda kadınları korumak için araya girip vurulan esnaf.
  • Rıdvan Hoca: Ulu Cami imamı, 28 Kasım 1919'daki cuma vaazıyla bilinir.
  • Arslan Toğuz: 21 Ocak 1920'de havaya ateş ederek ayaklanmayı başlatan polis şefi.
  • General Quérette: şehirdeki Fransız komutanı.
  • Yarbay Robert Normand: kurtarma kolunun komutanı, tahliye emrini getiren subay.
  • General Julien Dufieux: Adana'daki Fransız tümen komutanı.
Bugünkü anlamı

Maraş'a 5 Nisan 1925'te İstiklal Madalyası verildi, 7 Şubat 1973'te TBMM şehre "Kahraman" unvanını tanıdı; şehrin resmî adı bu yüzden Kahramanmaraş'tır. Muharebe, örgütlü bir ordu gelmeden önce şehir halkının, eski askerlerin ve Ankara'dan gönderilen birkaç subayın bir işgal garnizonunu çekilmeye zorlayabildiğini gösteren ilk büyük örnektir. Antep ve Urfa'daki direnişle birlikte Fransa'nın 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması'na giden yolunu açan halkalardan biri oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap