İçeriğe geç
Giriş yap
0

Refet Bele: Bandırma'daki yolcu, Sivas'taki manda konuşması, İstanbul'u teslim alan paşa ve Terakkiperver'den sonra dönü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Refet Bele, Türkçe Vikipedi'nin deyişiyle Kurtuluş Savaşı'na katılan ilk beş isimden biridir; diğerleri Mustafa Kemal, Ali Fuat, Kâzım Karabekir ve Rauf Bey'dir. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan kadrodaydı, Amasya Genelgesi'ni imzalayanlar arasındaydı, 1922 sonbaharında İstanbul'u Ankara adına teslim aldı ve saltanatın kaldırıldığını Vahdettin'e bildiren kişi oldu. Ama 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasına girdi, İzmir suikastı davasında yargılanıp beraat etti ve uzun süre siyasetten uzak kaldı. Bu konu hayatını Türkçe ve İngilizce Wikipedia maddeleri üzerinden anlatıyor.

Arka plan: Selanik ve Gazze

İbrahim Refet, 1881'de Selanik'te doğdu. Babası Mehmet Servet Bey, annesi Emine Adviye Hanım'dır. Bele soyadını, dedesi Beleli Mehmet Bey'in Bulgaristan'daki Bele kasabasından aldı. 1898 sonunda piyade teğmeni olarak Harbiye'den çıktı ve 3. Ordu'ya verildi. 1908'de Hareket Ordusu jandarma taburuna komuta etti ve İttihat ve Terakki'ye girdi. Türkçe maddeye göre 31 Mart'tan sonra toplanan İttihat ve Terakki kongresinde askerin siyasetten çekilmesini savunan Mustafa Kemal'i destekledi.

1 Kasım 1912'de Harp Akademisi'ni birincilikle bitirdi. Birinci Dünya Savaşı'nda Sina-Filistin cephesinde, özellikle İkinci Gazze Muharebesi'nde yararlılık gösterdi. İngilizce maddeye göre 1918'deki İngiliz ilerleyişinde birliklerinden koptu ve İngiliz hatları arasından bir hafta gece yolculuğu yaparak yaklaşık 75 mil kuzeydeki Sur'a ulaştı; İngilizce bilmediği için sorulara selamla karşılık vererek yakalanmaktan kurtuldu.

1919: Bandırma ve 3. Kolordu

Mütarekeden sonra İstanbul'da Jandarma Genel Komutanı oldu; 19 Ocak 1919'da görevden alındı. Bu dönemde Mustafa Kemal Paşa'nın evindeki toplantılara katıldı ve Türkçe maddeye göre Anadolu'daki gücün başına Mustafa Kemal'in geçmesini önerdi. 16 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in isteğiyle Bandırma Vapuru'na bindi. 17 Mayıs'ta karargâhı Sivas'taki 3. Kolordu'nun komutanlığına atandı.

Haziran 1919'da Amasya'daki toplantılara katıldı ve 21 Haziran'da duyurulan genelgeyi imzalayanlardan biri oldu. Temmuz başında İngilizler Samsun bölgesine asker çıkarınca Kavak çevresine topçu yerleştirip savaş düzeni aldı. İstanbul'un uyarısına uzun bir yanıt verdi; 12 Temmuz'da istifasını bildirdi, 13 Temmuz 1919'da Takvim-i Vekayi'de görevden alınması yayımlandı.

Mustafa Kemal ve Refet Bey
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası

Sivas Kongresi ve manda tartışması

Ordudan ayrıldıktan sonra Erzurum Kongresi'ne, ardından Samsun delegesi olarak Sivas Kongresi'ne katıldı. Türkçe maddeye göre Heyet-i Temsiliye'ye onuncu üye olarak katıldı; önerisiyle temsilcisi bulunmayan bölgelerden altı üye daha seçildi ve heyet 16 kişiye çıktı. Sivas'ta Amerikan mandasını savunan grupta yer aldı ve 8 Eylül 1919'da uzun bir konuşmayla mandayı savundu.

Aydın cephesi, Dahiliye Vekâleti, Güney Cephesi

Ali Fuat Paşa'nın önerisiyle Aydın Kuvâ-yi Milliyesi'nin komutanlığına gönderildi ve "Nazilli Komutanı Servet Bey" kod adıyla Nazilli'ye yerleşti. 1920'de Düzce ve Yozgat ayaklanmalarının bastırılmasında görev aldı. İstanbul'da 14 Temmuz 1920'de verilen ve 25 Temmuz'da padişahça onaylanan bir kararla idama mahkûm edildi.

4 Eylül 1920'deki Dahiliye Vekâleti seçiminde Mustafa Kemal Paşa'nın adayıydı, ama Halk Zümresi'nin adayı Tokat milletvekili Nazım Bey 98'e karşı 65 oyla kazandı. Mustafa Kemal'in istemesiyle Nazım Bey çekildi ve Refet Bey 6 Eylül 1920'de Dahiliye Vekili oldu. Sürekli cephede bulunduğu için bakanlığa Dr. Adnan Bey vekâlet etti; 18 Mart 1921'de istifa etti.

Batı Cephesi ikiye ayrılınca güney cephesinin komutanı oldu. Demirci Mehmet Efe'nin birliğini 16 Aralık 1920'de İğdecik köyünde bastırdı; efe 30 Aralık'ta teslim oldu. Çerkez Ethem'e karşı harekâtta da yer aldı; Türkçe maddeye göre Mustafa Kemal Nutuk'ta Ethem ve kardeşlerinin kaçabilmesi yüzünden Refet Bey'i eleştirdi. İkinci İnönü'den sonra Aslıhanlar ve Dumlupınar'daki muharebelerde kesin sonuç alınamayınca cepheler birleştirildi ve komuta İsmet Paşa'ya verildi.

5 Ağustos 1921'de Millî Müdafaa Vekâleti'ni üstlendi. Türkçe madde, ordunun ihtiyaçları için kilimlerden kaput, gaz tenekelerinden ilaç kutusu, sapan demirlerinden kılıç yaptırma gibi uygulamalarını anlatır. 10 Ocak 1922'de sağlık gerekçesiyle bu görevden ayrıldı ve Hilal-i Ahmer başkanlığını üstlendi.

Ekim-Kasım 1922: İstanbul temsilcisi

Mudanya Mütarekesi'nden sonra Trakya'nın teslimi için Mustafa Kemal'in isteğiyle görevlendirildi. 19 Ekim 1922'de TBMM Muhafız Taburu'ndan 100 kişilik bir kuvvetle Gülnihal vapuruyla İstanbul'a geldi. 1 Kasım'da saltanat kaldırılınca bu kararı Sultan Vahdettin'e bildirme görevi ona verildi. Ankara'nın emriyle veliaht Abdülmecid Efendi ile görüştü ve halife seçilmesi üzerine uyması gereken şartları tebliğ etti. Türkçe maddeye göre 4 Kasım 1922'de İstanbul'un idaresini TBMM adına teslim aldı; 5 Kasım'da İstanbul'daki bakanlıklara görevlerini bırakmalarını emretti. Madde, halifeye aşırı saygı göstermesinin ve ona Konya adında bir at hediye etmesinin Mustafa Kemal'i rahatsız ettiğini ve görevinin bunun ardından sona erdiğini yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Saltanatın kaldırılmasına ilişkin tasarının kabul tarihi Refet Bele maddesinde "2 Kasım 1922" olarak geçer. Türkçe Vikipedi'nin Saltanatın kaldırılması maddesi ise TBMM'nin 308 numaralı kararının 1 Kasım 1922'de kabul edildiğini yazar. Bu yüzden metinde bildirimin tarihini gün olarak vermedik.
Terakkiperver, İzmir davası ve dönüş

9 Kasım 1924'te Halk Fırkası'ndan istifa etti ve 17 Kasım'da kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldı. Parti kapatıldıktan sonra İzmir suikastı girişimi nedeniyle tutuklandı ve İstiklal Mahkemesi'nde beraat etti. 1 Kasım 1926'da milletvekilliğinden istifa etti, 8 Aralık 1926'da kendi isteğiyle emekli oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Meclis'e dönüş tarihi Türkçe maddede tutarsızdır. Giriş bölümü, Refet Bele'nin İzmir davasından sonra Atatürk'ün sağlığında yeniden milletvekili olabilen iki kişiden biri olduğunu yazar ve 1935'e kadar siyasetten uzak kaldığını söyler; başka bir bölüm ise onu 1939 seçimlerinde İnönü'nün yeni siyasetiyle Meclis'e giren muhalifler arasında sayar. İki bilgi birlikte 1935'te dönüşü işaret eder; 1939'daki listeyi yeniden seçilme olarak okumak gerekir.
Refet Bele, 1935
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Archives of Turkish Grand National Assembly (Kamutay Albüm-1935). Dosya sayfası

1950'ye kadar İstanbul milletvekili olarak Meclis'te kaldı. 8 Nisan 1950'de Beyrut'taki BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'nda Türkiye delegeliğine atandı ve 22 Şubat 1961'e kadar bu görevde kaldı; Lübnan'da "El Paşa" lakabıyla tanındı. 1949'da Perihan Hanım ile evlendi; 1953'te kızı Zeynep Asuman Begüm doğdu.
Dikkat: yanlış bilinen
Ölüm günü iki maddede farklıdır: Türkçe Vikipedi 2 Ekim 1963, İngilizce Wikipedia 3 Ekim 1963 verir. Türkçe maddeye göre birkaç gün önce geçirdiği beyin kanaması sonucu İstanbul'da öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na gömüldü; vasiyeti ve ailesinin isteğiyle Devlet Mezarlığı'na nakledilmedi.
Bugünkü anlamı

Refet Bele'nin hayatı, Millî Mücadele'nin kurucu kadrosunun Cumhuriyet'in ilk yıllarında nasıl ayrıştığını gösteren örneklerden biridir. Samsun'a birlikte çıktığı, İstanbul'u adına teslim aldığı liderle 1924'ten sonra yolları ayrıldı; yargılandı, beraat etti ve sonra yeniden Meclis'e döndü. Görsellerden biri onu Mustafa Kemal ile birlikte, diğeri 1935'te gösterir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap