İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yanlış bilinen: "Mustafa Kemal, Sofya'da Dimitrina Kovaçeva ile nişanlandı" — belgesiz anlatı

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Sofya'daki ataşemiliter

Mustafa Kemal, Balkan Savaşları'nın ardından Ekim 1913'te Sofya'ya askerî ataşe olarak atandı. Okul arkadaşı ve Sofya elçisi Ali Fethi Bey'in yanında görev yapacak olan genç binbaşı, kısa sürede Bulgar başkentinin sosyal hayatına karıştı. Resepsiyonlara, operaya, konserlere ve balolara katıldı; Bulgar meclisinin oturumlarını izledi, şehrin gazetelerini takip etti. Sofya yılları, Mustafa Kemal'in Avrupa usulü bir başkenti içeriden gözlemlediği, Bulgaristan'ın askerî ve siyasi yapısını incelediği bir dönem oldu. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra cepheye gitmek için ısrarla tayin isteyen Mustafa Kemal, Ocak 1915'te Tekirdağ'da kurulan 19. Tümen'in komutanlığına atanarak Sofya'dan ayrıldı.

Bu on beş aylık dönem, sonraki yıllarda çeşitli romantik anlatıların da konusu oldu. Bunların en yaygın olanı, Mustafa Kemal'in Bulgar generali Stiliyan Kovaçev'in kızı Dimitrina Kovaçeva ile nişanlandığı ya da onunla evlenmek için babasına başvurduğu yönündeki hikâyedir.
Bulgar generali Stiliyan Kovaçev
Bulgar generali Stiliyan KovaçevGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Неизвестен. Dosya sayfası

İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?

Hikâyenin bugünkü yaygın biçimi büyük ölçüde 2000'li yıllarda Bulgaristan'da hazırlanan bir belgesel ve bu belgesel üzerine yazılan gazete haberleriyle şekillendi. Sofya merkezli bir yapım şirketinin hazırladığı belgesel, 2006 baharında Bulgar basınında geniş yer buldu; Standart gazetesinde yayımlanan bir haberle hikâye Türk basınına da taşındı. Anlatıda Mustafa Kemal, Dimitrina ile bir yılbaşı balosunda dans eder, kızın elini babasından ister, General Kovaçev din farkı gerekçesiyle reddeder; Mustafa Kemal 1915'te ikinci kez ister ve yine ret cevabı alır. Hikâyenin sonunda general, kızını bir Bulgar mühendisle evlendirir.

Belgeselin ardından hikâye, Türkiye'de romanlara, dizi projelerine ve sayısız internet yazısına konu oldu. Bu tekrarlar sırasında anlatı giderek büyüdü; bazı metinlerde iki genç arasında bir nişan töreni yapıldığından, nişan yüzüklerinden ya da gizli mektuplardan söz edilmeye başlandı. Oysa bu ayrıntıların hiçbiri, dönemin belgelerinde ya da Mustafa Kemal'in Sofya yıllarına dair bilinen yazışmalarda karşılık bulmaz.
Yaygın iddia
YAYGIN İDDİA: Mustafa Kemal, Sofya'daki ataşemiliterliği sırasında General Stiliyan Kovaçev'in kızı Dimitrina Kovaçeva ile nişanlanmış, iki kez kızın elini istemiş, ancak general din farkı nedeniyle evliliğe izin vermemiştir.
Ek bilgi
DOĞRUSU: Mustafa Kemal'in Sofya'daki sosyal hayatı belgelidir; ancak Dimitrina Kovaçeva ile bir nişan yapıldığını ya da babasından resmen evlenme izni istendiğini gösteren birincil bir belge bilinmemektedir. Hikâyenin yaygın biçimi 2006'da yayımlanan bir Bulgar belgeseli ve onun basındaki yankılarıyla dolaşıma girmiştir. Anlatıdaki "1915'te ikinci kez istedi" ayrıntısı, Mustafa Kemal'in Ocak 1915'te Sofya'dan ayrılarak cepheye gittiği gerçeğiyle de zorlukla bağdaşır.

Belgelenen Sofya hayatı

Mustafa Kemal'in Sofya'daki sosyal hayatına dair güvenilir bilgilerin önemli bir kısmı, onun kendi mektuplarından ve dönemin fotoğraflarından gelir. Bu fotoğraflardan en tanınmışı, 1914'te Sofya'da düzenlenen bir kıyafet balosunda Mustafa Kemal'in yeniçeri kıyafetiyle çekilmiş fotoğrafıdır. Balo, Sofya'nın seçkin çevrelerinin katıldığı bir etkinlikti ve Mustafa Kemal'in bu tür toplantılarda dikkat çeken bir konuk olduğunu gösterir.

Mustafa Kemal'in bu yıllarda yazdığı mektuplar arasında, İstanbul'daki dostu Corinne Lütfü Hanım'a gönderdikleri öne çıkar. Bu mektuplarda Sofya'daki günlük hayatından, okuduğu kitaplardan, katıldığı toplantılardan ve Avrupa siyasetine dair gözlemlerinden söz eder. Mektuplar, onun Sofya'daki ruh halini ve ilgi alanlarını anlamak için değerli kaynaklardır; ancak bunlarda bir nişandan ya da bir evlilik girişiminden söz edilmez.

General Stiliyan Kovaçev kimdi?

Stiliyan Kovaçev, Bulgar ordusunun önde gelen generallerinden biriydi. Balkan Savaşları'nda önemli komutanlıklar üstlenmiş, bir dönem Bulgaristan'ın savunma bakanlığını yapmıştı. Mustafa Kemal'in Sofya'da bulunduğu yıllarda Kovaçev, Bulgar askerî çevrelerinin saygın isimleri arasındaydı. Bir askerî ataşenin görev gereği bu çevrelerle temas kurması, resepsiyonlarda ve balolarda generallerin aileleriyle karşılaşması son derece doğaldı.

Kovaçev ailesiyle bir tanışıklık bulunması bu nedenle şaşırtıcı değildir. Ancak bir tanışıklıktan resmî bir evlilik girişimine, oradan da bir nişana uzanan anlatı, belgelerle desteklenmeyen halkalarla kurulmuştur.
General Kovaçev'in bir başka portresi
General Kovaçev'in bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bain News Service, publisher. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: Ekim 1913 Mustafa Kemal'in Sofya'ya askerî ataşe olarak atanması; 1914 Sofya'daki kıyafet balosu ve yeniçeri kıyafetli fotoğraf; 1 Mart 1914 yarbaylığa terfi; Ağustos 1914 Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması; Ocak 1915 19. Tümen komutanlığına atanarak Sofya'dan ayrılış; 2006 Bulgaristan'da Kovaçeva hikâyesini işleyen belgeselin yayımlanması.

Hikâyeler neden çoğalır?

Büyük tarihî şahsiyetlerin özel hayatları, her dönemde merak uyandırır. Mustafa Kemal'in hayatında da Selanik'ten Sofya'ya, Gelibolu'dan Ankara'ya uzanan yolculuğu boyunca tanıştığı kadınlar, romanlara ve dizilere konu olmuştur. Bu anlatıların bir kısmı belgelere dayanan dostluklardır; Corinne Lütfü Hanım ile mektuplaşması ya da Fikriye Hanım'ın Çankaya yılları buna örnektir. Bir kısmı ise zamanla büyüyen, ayrıntıları her anlatımda değişen hikâyelerdir.

Kovaçeva anlatısının yayılmasında iki ülkenin de payı vardır. Bulgaristan'da hikâye, Atatürk'ün Bulgaristan'a duyduğu ilginin ve Sofya'da geçirdiği yılların romantik bir yansıması olarak sunuldu. Türkiye'de ise Atatürk'ün özel hayatına duyulan merak, hikâyenin hızla yayılmasını sağladı. Her yeni anlatımda ayrıntılar zenginleşti; tanışma bir balodan gazinoya, ret bir kereden iki kereye, sıradan bir tanışıklık nişana dönüştü.

Tarih yazımında belge ve anlatı

Bir anlatının doğru kabul edilebilmesi için dönemin belgeleriyle, tanıkların yazılı ifadeleriyle ya da en azından olaya yakın tarihli kaynaklarla desteklenmesi gerekir. Kovaçeva hikâyesinde bu türden bir dayanak gösterilmemiştir. Ne Mustafa Kemal'in mektuplarında ne Sofya elçiliğinin yazışmalarında ne de Kovaçev ailesine ait yayımlanmış bir belgede böyle bir nişandan söz edilir. Hikâyenin kaynağı olarak gösterilen belgesel de olaydan yaklaşık doksan yıl sonra hazırlanmış bir yapımdır.

Bu durum, iki gencin hiç tanışmadığı anlamına gelmez. Bir ataşemiliterin Sofya'nın sosyal hayatında generallerin aileleriyle karşılaşması mümkündür. Ancak bir tanışıklığın ya da bir dans hatırasının, belgesiz biçimde bir nişan hikâyesine dönüştürülmesi tarih yazımı açısından kabul edilemez.

Sofya'dan cepheye

Mustafa Kemal'in Sofya'dan ayrılışı, onun hayatının dönüm noktalarından biridir. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra İstanbul'a defalarca yazarak cephede görev istedi. Sonunda Ocak 1915'te 19. Tümen'in komutanlığına atandı ve Tekirdağ'a giderek tümenini kurmaya başladı. Birkaç ay sonra bu tümenle Gelibolu Yarımadası'nda, Arıburnu'nda tarihin akışını değiştirecek savaşlara katıldı.

Sofya yılları, Mustafa Kemal'in diplomatik deneyim kazandığı, Avrupa'yı yakından tanıdığı bir dönem olarak değerlendirilir. Sofya'da edindiği gözlemler, Bulgaristan'ın savaşa hangi tarafta gireceği konusunda İstanbul'a gönderdiği raporlara da yansıdı. Bu dönemin asıl önemi, bir aşk hikâyesinden çok, genç bir subayın dünyaya bakışını şekillendiren gözlemlerinde yatar.

Balo salonundan nişan masasına: değerlendirme

Mustafa Kemal'in Ekim 1913'ten Ocak 1915'e kadar süren Sofya ataşemiliterliği, Bulgar başkentinin sosyal hayatına katıldığı, balolara ve resepsiyonlara gittiği bir dönemdi. General Stiliyan Kovaçev'in ailesiyle tanışmış olması mümkündür; ancak kızı Dimitrina Kovaçeva ile nişanlandığını ya da babasından resmen evlenme izni istediğini gösteren birincil bir belge bilinmemektedir. Hikâyenin bugünkü biçimi, 2006'da yayımlanan bir Bulgar belgeseli ve onun basındaki yankılarıyla yaygınlaşmış, her tekrarla yeni ayrıntılar kazanmıştır. Sofya yıllarının belgelenmiş mirası, bir nişan hikâyesi değil, Mustafa Kemal'in mektupları, fotoğrafları ve Avrupa'ya dair gözlemleridir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap