Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesi, yani Bibliothèque nationale de France, Avrupa'nın en zengin Türkçe yazma koleksiyonlarından birine sahiptir. Bu koleksiyon, yüzyıllar boyunca Fransız krallarının, bakanlarının, elçilerinin ve bilginlerinin topladığı el yazmalarından oluşur. Kütüphanedeki Türkçe yazmalar iki ana grupta toplanmıştır: eski koleksiyonu oluşturan Ancien fonds turc ve sonradan eklenen yazmaların bulunduğu Supplément turc. Bu yazıda Paris'teki Türkçe yazmaların nasıl toplandığını, en önemli eserlerini ve Osmanlı kültür tarihi için önemini anlatıyoruz.
Kaynaklar
Belge: Département des Manuscrits — Bibliothèque nationale de France, Kurumun resmî sayfası.
Paris Ulusal Kütüphanesi'ndeki 1436 tarihli Miraçname yazmasından bir minyatürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: illustrations by the court workshop at Herat. Dosya sayfası
Kraliyet kütüphanesinden ulusal kütüphaneye
Fransa Ulusal Kütüphanesi'nin kökeni, Fransız krallarının ortaçağdan beri topladığı kitaplara dayanır. On altıncı yüzyıldan itibaren Fransa ile Osmanlı Devleti arasında gelişen siyasi ve ticari ilişkiler, Doğu dillerinde yazılmış eserlere olan ilgiyi artırdı. Kanuni Sultan Süleyman ile Fransa Kralı I. François arasındaki yakınlaşma, iki ülke arasında yoğun bir diplomatik trafik başlattı.
On yedinci yüzyılda Fransa'nın maliye bakanı Jean-Baptiste Colbert, kraliyet kütüphanesini zenginleştirmek için Doğu'ya ajanlar gönderdi. Bu ajanlar, İstanbul'da, Kahire'de, Halep'te ve diğer şehirlerde Arapça, Farsça ve Türkçe yazmalar satın aldı. Colbert'in döneminde toplanan yazmalar, Paris'teki Doğu koleksiyonlarının önemli bir kısmını oluşturdu.
Antoine Galland ve yazma avcıları
Bu dönemde Doğu'da yazma toplayan isimlerden biri, Antoine Galland'dı. Galland, 1670'li yıllarda Fransız elçisinin maiyetinde İstanbul'a gitti ve burada Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendi. Galland, Fransız kraliyet kütüphanesi ve Colbert için çok sayıda yazma satın aldı. Galland, bugün daha çok Binbir Gece Masalları'nı Fransızcaya çeviren kişi olarak tanınır.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Belirli yazmaların Paris'e hangi yolla ve kimin aracılığıyla geldiği her zaman kesin değildir. Örneğin 1436 tarihli Miraçname yazmasının on yedinci yüzyılda İstanbul'da satın alınarak Paris'e getirildiği anlatılır; ancak satın alma tarihi ve aracının kimliği konusunda kaynaklar farklı bilgiler verir. Yazmaların kayıtlarındaki eski numaralar ve notlar, bu konuda ipuçları sunar.
Dil oğlanları okulu
1669'da Colbert'in girişimiyle, Doğu dillerini bilen tercümanlar yetiştirmek amacıyla bir okul kuruldu. Bu okulun öğrencilerine Fransızca'da jeunes de langues, yani dil oğlanları deniyordu. Öğrenciler, Paris'te ve İstanbul'da Türkçe, Arapça ve Farsça öğreniyor, ardından Fransız elçiliklerinde ve konsolosluklarında tercüman olarak görev yapıyordu.
Dil oğlanlarının eğitim sırasında yaptığı çeviriler ve kopyalar da kütüphaneye kazandırıldı. Bu çeviriler arasında Osmanlı tarihlerinin, kanunnamelerin ve edebî eserlerin Fransızca çevirileri bulunur. Bu çalışmalar, Avrupa'da Osmanlı'ya dair bilginin yayılmasında önemli bir rol oynadı. Supplément turc 190 numaralı yazmanın 61. yaprağından bir minyatürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Miraçname: Uygur harfli bir başyapıt
Supplément turc koleksiyonunun en ünlü eserlerinden biri, Supplément turc 190 numarasıyla kayıtlı Miraçname'dir. Bu yazma, Hz. Muhammed'in miraç yolculuğunu anlatır ve 1436 yılında, Timurlu hükümdarı Şahruh'un döneminde Herat'ta hazırlanmıştır. Yazmanın metni, Doğu Türkçesiyle ve Uygur harfleriyle yazılmıştır.
Miraçname, altmıştan fazla minyatürüyle İslam resim sanatının en önemli eserlerinden biri kabul edilir. Minyatürler, Hz. Muhammed'in Burak'a binerek göklere yükselişini, melekleri, cenneti ve cehennemi canlı renklerle tasvir eder. Yazma, aynı ciltte Feridüddin Attar'ın Tezkiretü'l-Evliya adlı eserinin Türkçe bir çevirisini de içerir.
Şah İsmail'in divanı ve diğer yazmalar
Koleksiyonda yer alan bir diğer önemli eser, Safevî hükümdarı Şah İsmail'in Hatayî mahlasıyla yazdığı şiirleri içeren divandır. Supplément turc 1307 numaralı bu yazma, 1541-1542 yıllarına tarihlenir ve süslemeleriyle dikkat çeker. Şah İsmail'in Türkçe şiirleri, Anadolu'daki Alevî ve Bektaşî geleneğinde de önemli bir yere sahiptir.
Paris'teki Türkçe yazmalar arasında Osmanlı tarihleri, divanlar, mesneviler, dinî eserler, sözlükler, kanunnameler ve münşeat mecmuaları da bulunur. Bu yazmaların bir kısmı, Osmanlı Türkiye'sinde bile nadir bulunan nüshalardır.
Yazmaların fiziksel özellikleri
Paris'teki Türkçe yazmalar, yalnızca metinleriyle değil, kâğıtları, ciltleri ve süslemeleriyle de değerlidir. Bu yazmaların bir kısmı, Osmanlı saray nakkaşhanesinde hazırlanmış altın yaldızlı serlevhalar, tezhipli sayfa kenarları ve deri ciltler taşır. Bir kısmı ise sade bir kâğıda hızla kopyalanmış, kenarlarına okuyucuların notlar düştüğü kullanım nüshalarıdır. Yazmaların sonundaki ferağ kayıtları, yani kâtibin eseri ne zaman ve nerede bitirdiğini belirttiği notlar, eserin tarihini belirlemeye yardım eder. Sayfalardaki mühürler ve sahiplik kayıtları da yazmanın Paris'e gelmeden önce hangi ellerden geçtiğini gösterir.
Kataloglar
Paris'teki Türkçe yazmaların ilk kataloğu, on sekizinci yüzyılda kraliyet kütüphanesinin genel katalogları içinde yayımlandı. Yirminci yüzyılın başında Fransız şarkiyatçısı Edgar Blochet, kütüphanedeki Türkçe yazmaların ayrıntılı bir kataloğunu hazırladı. Blochet'nin kataloğu, 1932 ve 1933 yıllarında iki cilt hâlinde yayımlandı.
Ek bilgi
Fransa Ulusal Kütüphanesi, yazmalarının önemli bir kısmını sayısal ortama aktarmıştır. Gallica adlı sayısal kütüphanede, Miraçname ve Şah İsmail'in divanı gibi birçok Türkçe yazma yüksek çözünürlüklü görüntülerle incelenebilir. Bu imkân, araştırmacıların Paris'e gitmeden yazmaları görebilmesini sağlar.
Paris'teki diğer Osmanlı belgeleri
Fransa'da Osmanlı tarihine dair belgeler yalnızca Ulusal Kütüphane'de değil, başka arşivlerde de bulunur. Fransız Dışişleri Bakanlığı'nın arşivleri, Fransız elçilerinin İstanbul'dan gönderdiği raporları ve Osmanlı Devleti ile yapılan antlaşmaları korur. Fransa Ulusal Arşivleri de Doğu'daki Fransız konsolosluklarına ait belgeleri barındırır. Marsilya'daki ticaret odasının arşivi ise Levant ticaretine dair zengin bir kaynaktır. Supplément turc 1307 numaralı Şah İsmail divanının ilk sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: 1541 artist. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1436: Miraçname'nin Herat'ta hazırlanması 1541–1542: Şah İsmail divanının Supplément turc 1307 nüshasının yazılması 1669: Dil oğlanları okulunun kurulması 1670'ler: Antoine Galland'ın İstanbul'daki yılları 1932–1933: Blochet'nin Türkçe yazmalar kataloğu
Günümüz: Yazmaların Gallica'da sayısal olarak sunulması
Bir kütüphanenin rafında Türkçenin yüzyılları
Paris'teki Türkçe yazmalar, Türk dilinin ve kültürünün farklı coğrafyalara nasıl yayıldığını gösteren eşsiz bir koleksiyondur. Herat'ta Uygur harfleriyle yazılmış bir Miraçname, Safevî bir hükümdarın Türkçe şiirleri ve İstanbul'da kopyalanmış Osmanlı tarihleri, aynı kütüphanenin raflarında yan yana durur. Bu çeşitlilik, Türkçenin yalnızca Osmanlı'nın değil, Orta Asya'dan Balkanlara uzanan geniş bir dünyanın dili olduğunu hatırlatır.
Bu koleksiyonun oluşum hikâyesi de ilginçtir. Fransız kralları ve bakanları, Osmanlı ile kurdukları siyasi ilişkilerin bir parçası olarak Doğu'nun bilgisini toplamaya çalıştı. Yazma avcıları, tercümanlar ve bilginler, bu bilgiyi Paris'e taşıdı. Bu süreç, Avrupa'da şarkiyat çalışmalarının doğuşuna zemin hazırladı.
Bugün bu yazmalar, Türk ve dünya kültür tarihi üzerine çalışan araştırmacılar için vazgeçilmez kaynaklardır. Sayısal kütüphane sayesinde bu eserler, dünyanın her yerinden incelenebilir hâle geldi. Bir zamanlar uzak bir şehrin kütüphanesinde saklanan yazmalar, artık bir ekranın ardında herkesin karşısında duruyor. Bu yazmaların değeri, yalnızca içerdikleri metinlerde değil, taşıdıkları yolculuk hikâyesindedir. Her biri, bir şehirden başka bir şehre, bir kültürden başka bir kültüre uzanan bir bağın tanığıdır. Paris'in rafları, bu bağın hâlâ koparılmadığını gösteriyor.