İçeriğe geç
Giriş yap
0

Topkapılı Cambaz Mehmet Bey: tulumbacılıktan Mim Mim Grubu'nun başına

Eski Harita başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Eski HaritaKonu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Topkapı'nın tulumbacısı

Topkapılı Cambaz Mehmet Bey, 1 Temmuz 1874'te İstanbul'da doğdu. Ailesi aslen Karadenizliydi ve Topkapı semtinde yaşıyordu. Aldığı eğitim konusunda kayıtlar sessizdir. Mehmet, gençlik yıllarında İstanbul'un mahalle hayatının önemli kurumlarından biri olan tulumbacılık geleneği içinde yetişti. Tulumbacılar, yangınlara koşan gönüllü itfaiyecilerdi. Ama aynı zamanda mahallelerinin delikanlıları, kabadayıları ve koruyucularıydı. Mahalleler arasındaki rekabet, tulumbacıları hem cesur hem de sert bir topluluk haline getirmişti.

Bu ortamda yetişen Mehmet, İstanbul'un kabadayıları arasında tanınan bir isim oldu. Kabadayılık, Osmanlı İstanbul'unda mahallenin düzenini koruyan, zayıfı koruyan ve sözü dinlenen kişiler için kullanılan bir sıfattı. Mehmet'in bu çevredeki tanınırlığı, ilerleyen yıllarda işgal altındaki İstanbul'da kuracağı gizli örgütlerde büyük bir avantaj sağlayacaktı.
İtilaf işgali altındaki İstanbul
İtilaf işgali altındaki İstanbulGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1 Temmuz 1874 İstanbul'da doğum; 1915 Çanakkale'de cephede; 13 Kasım 1918 İtilaf donanmasının İstanbul'a gelişi; 16 Mart 1920 İstanbul'un resmen işgali; 1921 başı Mim Mim Grubu'nun kuruluşu; 10 Mart 1922 takdirname ile ödüllendirilme; 15 Şubat 1926 İstiklal Madalyası; 1 Haziran 1932 İstanbul'da ölüm.

Çanakkale'de verilen lakap

Mehmet'in hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri Çanakkale Savaşı'dır. Anlatılara bakılırsa Mehmet, Çanakkale'de Yarbay Mustafa Kemal'in birliğinde er olarak görev yaptı. Savaşta gösterdiği cesaret nedeniyle, Mustafa Kemal tarafından kendisine "Cambaz" lakabı verildiği aktarılır. Bu lakap, canıyla oynamaktan korkmayan anlamında kullanılıyordu. Yine aynı anlatılara bakılırsa Mehmet, Mustafa Kemal tarafından çavuşluğa yükseltildi.

Bu hikâye, Mehmet ile Mustafa Kemal arasındaki ilişkinin başlangıcı olarak anlatılır. Ancak hikâyenin ayrıntıları, büyük ölçüde sonraki yıllarda yazılan anılara ve aile anlatılarına dayanır. Kesin olan, Mehmet'in Çanakkale'de cephede bulunduğu ve sonraki yıllarda Mustafa Kemal'le yakın bir ilişki kurduğudur.

İşgal altındaki İstanbul'da gizli örgütler

13 Kasım 1918'de İtilaf donanması İstanbul'a geldi. Aynı gün Mustafa Kemal de Suriye cephesinden İstanbul'a dönmüştü. İşgal, şehirde birçok gizli örgütün doğmasına yol açtı. Bu örgütler, İtilaf depolarından silah ve cephane kaçırıyor, Anadolu'ya subay ve gönüllü gönderiyor ve işgal güçleri hakkında istihbarat topluyordu.

Mehmet, bu örgütlerin içinde yer aldı. Birkaç arkadaşıyla birlikte Şehremini Teşkilatı'nı kurdu. Aynı zamanda Karakol Cemiyeti'nin Topkapı'daki grubunun üyelerindendi. Teşkilatta "Demir" takma adını kullanıyordu. Topkapı ve Şehremini, İstanbul surlarının hemen içinde, şehrin Anadolu'ya ve Trakya'ya açılan kapılarına yakın semtlerdi. Bu semtlerdeki tulumbacı ve kabadayı ağları, gizli örgütler için güvenilir adamlar sağlıyordu.
Ek bilgi
Mustafa Kemal'in İstanbul'da bulunduğu Kasım 1918-Mayıs 1919 arasında Mehmet ile görüştüğü anlatılır. Bu görüşmelerde Mustafa Kemal'in, örgütün İstanbul'da güçlenmesini ve depolanan silah ve cephanenin Anadolu'ya geçirilmesini istediği aktarılır. Görüşmelerin yeri ve ayrıntıları konusunda anlatılar arasında farklılıklar vardır.

Mim Mim Grubu'nun doğuşu

1921 başında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, İstanbul'daki gizli grupların istihbarat faaliyetlerini düzenlemek istedi. Bu iş için eski Teşkilat-ı Mahsusa ve Müdafaa-i Milliye Teşkilatı mensuplarından Hüsamettin Bey'i görevlendirdi. Hüsamettin Bey, Mehmet ile görüşerek onun kurduğu Şehremini Teşkilatı'nın kadrosundan yararlandı. Böylece yeni bir grup kuruldu. Grup, daha geniş ve tanınmış olan Müdafaa-i Milliye Teşkilatı'nın baş harflerini kullanarak Mim Mim Grubu adını aldı.

Mim Mim Grubu, Ankara'ya bağlı olarak çalışan bir istihbarat örgütüydü. Grup, İtilaf işgal güçlerinin hareketleri, İstanbul hükûmetinin faaliyetleri ve Anadolu'ya karşı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi topluyor ve bu bilgileri Ankara'ya ulaştırıyordu. Mehmet, grubun başkanı olarak bu çalışmaların merkezindeydi. Grubun üyeleri arasında tulumbacılar, kayıkçılar, esnaf ve memurlar vardı.

Gizli örgütlerin gündelik işleri

İşgal altındaki İstanbul'da gizli bir örgütün işi, çoğu zaman sessiz ve yorucu ayrıntılardan oluşuyordu. Silah depolarının yeri sürekli değiştiriliyor, Anadolu'ya geçecek subaylar için başka adlara düzenlenmiş kimlikler ve güvenli evler hazırlanıyordu. Haliç'ten ve Üsküdar'dan kalkan kayıklar, gece karanlığında Karadeniz kıyılarına ya da İzmit körfezine yolcu ve cephane taşıyordu. İşgal polisinin ve İstanbul hükûmetinin ajanlarının gözünden kaçmak için haberler ağızdan ağıza, güvenilir kişiler aracılığıyla iletiliyordu. Mehmet'in tulumbacı çevresi, bu işler için biçilmiş kaftandı. Mahallenin her sokağını bilen, birbirine sadakatle bağlı ve gerektiğinde hızla toplanabilen bir topluluk, işgal güçlerinin kolay kolay sızamayacağı bir ağ oluşturuyordu.
Galata'da İngiliz işgal askerleri
Galata'da İngiliz işgal askerleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası

General Harington'ın otomobili

Mim Mim Grubu'yla ilgili en çok anlatılan hikâyelerden biri, İtilaf işgal kuvvetleri komutanı General Harington'ın makam otomobilinin çalınmasıdır. Anlatılara bakılırsa Mehmet ve arkadaşı Arman Pandikyan, generalin otomobilini kaçırdı ve Kadıköylü Murat'a teslim etti. Murat da otomobili Anadolu'ya, Mustafa Kemal Paşa'ya ulaştırdı.

Bu hikâye, Milli Mücadele'nin İstanbul'daki gizli faaliyetlerinin cesaretini ve yaratıcılığını simgeleyen bir anlatı olarak sık sık aktarılır. Ancak hikâyenin ayrıntıları, büyük ölçüde anılara dayanır ve bağımsız belgelerle doğrulanması güçtür. Hikâyede bir Ermeni'nin, Arman Pandikyan'ın, yer alması da dikkat çekicidir. Bu, İstanbul'daki gizli örgütlerin farklı topluluklardan insanları bir araya getirebildiğini gösterir.
Doğrusu
Topkapılı Mehmet'in hayatıyla ilgili anlatılardaki bazı ayrıntılar, özellikle Çanakkale'deki lakap hikâyesi ve Harington'ın otomobili, sonraki yıllarda yazılan anılara ve televizyon dizilerinin yaygınlaştırdığı anlatılara dayanır. Bu anlatılar, Mehmet'in gerçek hizmetlerini belirli ölçüde abartılı bir çerçeveye yerleştirmiş olabilir. Resmi kayıtlarla doğrulanan bilgiler, onun Mim Mim Grubu'ndaki görevi ve aldığı ödüllerdir.

Takdirname ve reddedilen maaş

Mehmet'in hizmetleri, Milli Mücadele'nin sonunda resmi olarak tanındı. 10 Mart 1922'de Genelkurmay Başkanlığı tarafından bir takdirname ile ödüllendirildi. Cumhuriyetin ilanından sonra, 24 Haziran 1924'te Meclis, Mehmet'e vatani hizmetleri karşılığında bir maaş bağlanmasını kararlaştırdı. Ancak Mehmet bu maaşı kabul etmedi.

Mehmet'in maaşı reddederken söylediği anlatılan sözler, onun kişiliğini yansıtır. Kendisinin bir şey yapmadığını, vatanı ve Mustafa Kemal Paşa için üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalıştığını, asıl hizmeti arkadaşlarının yaptığını söylediği aktarılır. Mehmet'in bu maaşı Kızılay'a bağışladığı da anlatılır. 15 Şubat 1926'da ise Meclis kararıyla beyaz şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

Hayatının sonu

Mehmet, Cumhuriyet döneminde İstanbul'da yaşamaya devam etti ve ölümüne kadar siyasetin içinde kaldı. 1932'nin mayıs ayı sonunda oturduğu apartmanda çıkan bir yangında yaralandı. Hastaneye kaldırıldı, ancak kurtarılamadı ve 1 Haziran 1932'de hayatını kaybetti. Hayatının büyük bölümünü yangınlara koşan bir tulumbacı olarak geçirmiş birinin bir yangın sonucunda ölmesi, onun hikâyesinin acı bir ayrıntısıdır. Cenazesi İstanbul'daki Merkezefendi Mezarlığı'na defnedildi.
İstanbul surlarında Topkapı'nın dışı
İstanbul surlarında Topkapı'nın dışıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası

Ekrandaki Cambaz

Topkapılı Mehmet'in adı, son yıllarda televizyon dizileri ve filmler aracılığıyla yeniden tanındı. 2020'de yayınlanan bir dizide ve 2023'te gösterime giren bir filmde Mehmet'in hayatı canlandırıldı. Bu yapımlar, Mehmet'i geniş kitlelere tanıttı, ancak aynı zamanda onun hayatıyla ilgili anlatıları dramatik bir çerçeveye yerleştirdi.

İstanbul'un gizli cephesi

Topkapılı Cambaz Mehmet Bey, Milli Mücadele'nin İstanbul'daki gizli cephesinin önemli isimlerinden biridir. Onun hayatı, işgal altındaki şehirde tulumbacı ve kabadayı ağlarının Anadolu'daki mücadeleye nasıl katkıda bulunduğunu gösterir. Mahallelerin delikanlıları, işgal güçlerine karşı silah kaçıran, istihbarat toplayan ve Anadolu'ya adam gönderen bir örgütün omurgasını oluşturmuştu.

Mehmet'in hayatıyla ilgili anlatıların bir kısmı abartılı olabilir. Ancak Mim Mim Grubu'nun başkanlığı, aldığı takdirname ve İstiklal Madalyası, onun Milli Mücadele'deki yerini açıkça ortaya koyar. Maaşı reddetmesi ise kendi hizmetini arkadaşlarının hizmetinin önüne koymayan bir kişiliği yansıtır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap