İçeriğe geç
Giriş yap
0

Feshane'den Hereke'ye: Fes fabrikası, saray halısı ve Sümerbank'a uzanan dokuma tarihi

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Haliç kıyısında bir fes fabrikası

İstanbul'da Haliç'in kıyısında, Eyüp'ün Defterdar semtinde, uzun ve yüksek tavanlı bir fabrika binası durur. Bugün sanat sergilerine ve kültür etkinliklerine ev sahipliği yapan bu bina, adını bir zamanlar ürettiği başlıktan alır: Feshane. Burada yüz yılı aşkın bir süre boyunca Osmanlı ordusunun üniformaları ve fesleri dokundu. 1925'te Şapka Kanunu ile fes tarih oldu; ama fabrika yaşamaya devam etti.

Feshane'nin hikâyesi, İzmit Körfezi kıyısındaki Hereke fabrikasının hikâyesiyle birlikte okunduğunda, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e dokuma sanayiinin nasıl dönüştüğünü gösterir. İki fabrika da sarayın ihtiyaçları için kuruldu; ikisi de Cumhuriyet döneminde devlet sanayiinin bir parçası oldu ve 1933'te kurulan Sümerbank'ın çatısı altında yeni bir hayata başladı. Bu yazıda bu iki fabrikanın hikâyesini anlatıyoruz.
Artistanbul Feshane binası
Artistanbul Feshane binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Kurmanbek. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1833 II. Mahmud döneminde Kadırga'da Feshane'nin kuruluşu; 1839 Haliç kıyısında Defterdar'a taşınma; 1843 Hereke'de dokuma fabrikasının kuruluşu; 1894 Feshane'de Sanayi Sıbyan Mektebi; 1916 Feshane'nin genişletilmesi; 1921 Feshane'nin Sanayi ve Maadin Bankası'na devri; 25 Kasım 1925 Şapka Kanunu; 1925 Hereke'nin Maliye'ye devri; 11 Temmuz 1933 Sümerbank'ın kuruluşu ve Hereke'nin devri; 1937 Feshane'nin Sümerbank yönetimine geçişi; 1989 Feshane'de üretimin sona ermesi; 1995 Hereke'nin Millî Saraylar'a devri; 22 Haziran 2023 Artistanbul Feshane.

Yeniçerilerin yerine yeni bir ordu, yeni bir başlık

1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldıran II. Mahmud, yerine kurduğu yeni ordu için yeni bir kıyafet ve yeni bir başlık seçti. Sarık ve kavukların yerini fes aldı. Bu kadar büyük bir orduya fes ve üniforma sağlamak için yerli bir üretim tesisine ihtiyaç vardı. Feshane, bu amaçla 1833'te Kadırga'daki Cündi Meydanı'nda kuruldu.

Kısa sürede yetersiz kalan fabrika, 1839'da Haliç kıyısında, Hatice Sultan Sarayı'nın müştemilat kısmına taşındı. Bugün ayakta duran bina bu dönemin eseridir. Fes, bir askerî başlık olarak başladığı yolculuğunu kısa sürede bütün Osmanlı erkeklerinin başlığı olarak tamamladı ve imparatorluğun simgelerinden biri haline geldi.

1894'te tesisin genişletilmesiyle içinde bir Sanayi Sıbyan Mektebi açıldı; öğrencilere dokuma dersleri teorik ve uygulamalı olarak verildi. 1916'daki genişletmeyle Feshane, Osmanlı dokuma sanayiinin en büyük fabrikası haline geldi.

Hereke: Sarayın halısı

İzmit Körfezi'nin kuzey kıyısındaki Hereke'de 1843'te kurulan dokuma fabrikası da sarayın ihtiyaçları için çalıştı. Başlangıçta ipekli kumaşlar ve perdeler üreten fabrika, zamanla halı dokumacılığıyla ün kazandı. Hereke halıları, Dolmabahçe ve Yıldız gibi sarayların salonlarını süsledi; yabancı hükümdarlara ve devlet adamlarına hediye olarak gönderildi.

Hereke halısının ününü sağlayan, yüksek düğüm sıklığı, ipek ve yün iplerin ustalıkla kullanılması ve klasik Osmanlı desenlerinin titizlikle işlenmesiydi. "Hereke" adı, kısa sürede kaliteli el halısının eş anlamlısı oldu.
Hereke'deki tarihî dokuma fabrikası
Hereke'deki tarihî dokuma fabrikasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: Abdullah kıyga. Dosya sayfası
Ek bilgi
Feshane, 1921'de Sanayi ve Maadin Bankası'na devredilerek Feshane Mensucat Türk Anonim Şirketi adıyla işletilmeye başlandı. Hereke fabrikası ise Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından 1925'te Maliye Bakanlığı'na bağlandı. Bu devirler, sarayın ihtiyaçları için çalışan fabrikaların devletin genel ekonomisine dahil edilmesinin ilk adımlarıydı.

Şapka Kanunu ve fesin sonu

25 Kasım 1925'te kabul edilen Şapka Kanunu, fesin yerine şapkayı getirdi. Atatürk'ün Ağustos 1925'teki Kastamonu gezisinde başına bir panama şapka giyerek halka seslenmesi, bu değişikliğin habercisiydi. Fes artık geçmişin bir simgesiydi.

Bu değişiklik, Feshane için büyük bir dönüşüm demekti. Fabrikanın adını aldığı ürün artık üretilmeyecekti. Ama fabrika kapanmadı; üretimini yün kumaşa ve battaniyeye kaydırdı. Fes dokuma makineleri 1940'tan sonra İstanbul Şehir Müzesi'ne taşındı. Bir zamanlar bütün imparatorluğun başına giydiği fesi dokuyan tezgâhlar, artık müze eşyası olmuştu.

Sümerbank'ın kuruluşu

1929 dünya ekonomik bunalımının ardından Türkiye, sanayileşmeyi devlet eliyle hızlandırma yoluna girdi. 1933'te Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı ve bu planın uygulayıcısı olarak 11 Temmuz 1933'te Sümerbank kuruldu. Sümerbank, devlete ait fabrikaları devraldı ve yeni dokuma, kâğıt, cam ve demir-çelik fabrikalarının kurulmasını üstlendi.

Hereke fabrikası, kuruluşunun hemen ardından 1933'te Sümerbank'a devredildi. Feshane de 1937'de Sümerbank yönetimine geçti ve Feshane Defterdar Mensucat Fabrikası adıyla üretimini sürdürdü. Kayseri, Nazilli, Ereğli ve Malatya'da kurulan yeni dokuma fabrikalarıyla birlikte bu tarihî tesisler, Türkiye'nin dokuma sanayiinin omurgasını oluşturdu.
Feshane binasının restorasyon süreci
Feshane binasının restorasyon süreciGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Jelican9. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Sümerbank'ın adı, Atatürk döneminde Türk tarihine ve eski Anadolu medeniyetlerine duyulan ilginin bir yansımasıdır; aynı dönemde Etibank da kuruldu. Bu adlar, yeni kurumları Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişiyle ilişkilendirme anlayışının ürünüydü.

Fabrikadan müzeye

Feshane'de üretim 1989'da durdu. Bina bir süre fuar ve sergi merkezi olarak kullanıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2018'de başlattığı restorasyonun ardından 22 Haziran 2023'te Artistanbul Feshane adıyla bir kültür ve sanat merkezi olarak yeniden açıldı. Haliç kıyısındaki eski fabrika, bugün çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor.

Hereke fabrikası ise 1995'te Sümerbank'ın özelleştirilmesi sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Saraylar Daire Başkanlığı'na devredildi. Bugün müze-fabrika olarak halı ve kumaş üretimini sürdürüyor. Sarayların halılarını dokuyan tezgâhlar, aynı sarayların bakımını üstlenen kurumun bünyesinde çalışmaya devam ediyor.

Bir başlığın dönüştürdüğü fabrika

Feshane'nin hikâyesi, Atatürk'ün devrimlerinin yalnızca kıyafeti değil, ekonomiyi ve sanayiyi de nasıl dönüştürdüğünü gösteren çarpıcı bir örnek. Şapka Kanunu, bir fabrikanın adını aldığı ürünü tarihe gömdü. Ama fabrikayı kapatmadı; onu yeni bir üretime yöneltti. Devrim, eskiyi yıkarken onun emeğini ve birikimini yeni amaçlar için kullanmayı da bildi.

Hereke'nin hikâyesi ise bir saray zanaatının nasıl bir milletin ortak mirası haline geldiğini anlatıyor. Sarayın salonları için dokunan halılar, Cumhuriyet döneminde devletin sanayi kuruluşunun ürünleri oldu. Sümerbank'ın kuruluşu, bu tarihî birikimi modern bir sanayi politikasının parçası yaptı.

Bugün Feshane'de bir sergi gezen ya da Hereke'de bir halı tezgâhını izleyen biri, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir dönüşümün tam ortasında duruyor. Bu iki fabrika, geçmişle bugün arasındaki köprünün kesintisiz kurulabileceğini, bir devrin sona ermesinin onun emeğinin kaybolması anlamına gelmediğini gösteriyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap