1933 yazında İstanbul Darülfünunu kapatıldı ve yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. Bu değişiklik, 2252 sayılı kanuna dayanan ve "1933 Üniversite Reformu" adıyla bilinen düzenlemenin sonucuydu. Reformla üniversite, fakülte ve rektör kavramları Türkiye'de bugünkü anlamıyla yerleşti; Nazi Almanyası'ndan kaçan çok sayıda bilim insanı da bu yeni üniversitede görev aldı. Bu konuda reformun hazırlığını, nasıl uygulandığını ve sonuçlarını anlatıyoruz.
Darülfünun'dan beklenen ve görülen
Darülfünun, Osmanlı'nın son döneminden kalan yükseköğretim kurumuydu. Türkçe Vikipedi'ye göre Cumhuriyet'in ilk yıllarında modern yükseköğretim ihtiyacını karşılayamadığı düşünülüyordu. Reform düşüncesinin arkasında, düşünce, vicdan ve bilim özgürlüğüne sahip bireyler yetiştirmek ve etnik, kültürel ya da dinî kimliğe bakılmaksızın bilim yapılabilecek üniversiteler kurmak hedefi vardı.
Cumhuriyet bu dönemde Darülfünun'un dışında da yeni yükseköğretim kurumları açmıştı: Ankara Hukuk Mektebi, Gazi Eğitim Enstitüsü (1926) ve Yüksek Ziraat Enstitüsü bunların başında gelir. Bu kurumlar Cumhuriyet'in hedefleri doğrultusunda kurulmuştu ve Ankara'da bir yükseköğretim çekirdeği oluşturuyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Darülfünun'un uzun geçmişi
Darülfünun fikri 1845'te Meclis-i Muvakkat-i Maarif'in eğitim programında ortaya çıktı. Sultanahmet ile Ayasofya arasında, mimar Gaspare Fossati'ye yaptırılan bina Kırım Savaşı'nda askerî hastane olarak kullanıldığı için ancak 1863'te bitti. Binadaki ilk ders, 13 Ocak 1863'te Kimyager Derviş Paşa'nın verdiği herkese açık fizik dersiydi. Bu ilk deneme muhafazakâr çevrelerin baskısıyla bir yıl sonra sona erdi. Kurum sonraki on yıllarda birkaç kez kapanıp yeniden açıldı; 1933'te kapatıldığında arkasında yaklaşık yetmiş yıllık bir geçmiş vardı.
Albert Malche'nin raporu
Reformun hazırlığında İsviçreli Profesör Albert Malche Türkiye'ye davet edildi ve çağdaş eğitim kurumlarının tasarımında yardımı istendi. Malche, Darülfünun'u inceleyerek bir rapor hazırladı. 2252 sayılı kanun bu rapor doğrultusunda çıkarıldı.
Kanun ve uygulama
2252 sayılı kanunla İstanbul Darülfünunu kapatıldı ve yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. İngilizce Vikipedi'ye göre Darülfünun 1 Ağustos 1933'te İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlendi ve dersler 1 Kasım 1933'te resmen başladı. Türkçe Vikipedi'ye göre eski hocaların yarıdan fazlasının görevine son verildi ve yerlerine yenileri atandı. 1925'te eklenen ilahiyat fakültesi yeni üniversitede yer almadı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Almanya'dan gelen bilim insanları
İkinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya'da Nazi rejiminin baskısı nedeniyle tıp, doğa bilimleri ve insan bilimleri alanlarında çalışan pek çok bilim insanı, önemli bir kısmı Yahudi olmak üzere, ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Bunların bir bölümü yeni kurulan İstanbul Üniversitesi'nde görev aldı. Türkçe Vikipedi, bu hocaların üniversite anlayışının yerleşmesine yardım ettiğini belirtir. Örneğin ceza hukukçusu Richard Honig 1934-1939, iktisatçı Alfred Isaac 1937-1950 arasında üniversitede ders verdi.
Sonraki yıllar
1933 reformundan sonra Yüksek Mühendis Mektebi 1944'te İstanbul Teknik Üniversitesi olarak yapılandı. Ankara'da daha önce açılmış yüksek okul, fakülte ve enstitülerin birleştirilmesiyle 1946'da Ankara Üniversitesi kuruldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1933 düzenlemesi yürürlükten kaldırıldı ve 4936 sayılı yeni kanunla üniversitelere özerklik verildi.
1933 reformu, Türkiye'de modern üniversitenin başlangıcı olarak kabul edilir. Ama tartışmasız bir reform değildi: hocaların yarıdan fazlasının görevden alınması, üniversitenin özerkliği konusunda sonraki yıllarda sık sık eleştirildi ve 1946'daki kanunla özerklik ilkesinin getirilmesi bu tartışmanın bir sonucu oldu. Almanya'dan gelen bilim insanlarının katkısı ise iki ülkenin bilim tarihinde ortak bir sayfa olarak hatırlanır.
Darülfünun'dan beklenen ve görülen
Darülfünun, Osmanlı'nın son döneminden kalan yükseköğretim kurumuydu. Türkçe Vikipedi'ye göre Cumhuriyet'in ilk yıllarında modern yükseköğretim ihtiyacını karşılayamadığı düşünülüyordu. Reform düşüncesinin arkasında, düşünce, vicdan ve bilim özgürlüğüne sahip bireyler yetiştirmek ve etnik, kültürel ya da dinî kimliğe bakılmaksızın bilim yapılabilecek üniversiteler kurmak hedefi vardı.
Cumhuriyet bu dönemde Darülfünun'un dışında da yeni yükseköğretim kurumları açmıştı: Ankara Hukuk Mektebi, Gazi Eğitim Enstitüsü (1926) ve Yüksek Ziraat Enstitüsü bunların başında gelir. Bu kurumlar Cumhuriyet'in hedefleri doğrultusunda kurulmuştu ve Ankara'da bir yükseköğretim çekirdeği oluşturuyordu.
Tarih notu
Reformun takvimi:
- 1926: Gazi Eğitim Enstitüsü.
- 1863: Darülfünun binasında ilk herkese açık ders.
- 1933: Albert Malche raporu doğrultusunda 2252 sayılı kanun.
- 1 Ağustos 1933: Darülfünun, İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlenir.
- 1 Kasım 1933: Derslere resmen başlanır.
- 1944: Yüksek Mühendis Mektebi İstanbul Teknik Üniversitesi olur.
- 1946: Ankara Üniversitesi kurulur; 4936 sayılı kanunla üniversitelere özerklik verilir.
- 1926: Gazi Eğitim Enstitüsü.
- 1863: Darülfünun binasında ilk herkese açık ders.
- 1933: Albert Malche raporu doğrultusunda 2252 sayılı kanun.
- 1 Ağustos 1933: Darülfünun, İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlenir.
- 1 Kasım 1933: Derslere resmen başlanır.
- 1944: Yüksek Mühendis Mektebi İstanbul Teknik Üniversitesi olur.
- 1946: Ankara Üniversitesi kurulur; 4936 sayılı kanunla üniversitelere özerklik verilir.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Darülfünun'un uzun geçmişi
Darülfünun fikri 1845'te Meclis-i Muvakkat-i Maarif'in eğitim programında ortaya çıktı. Sultanahmet ile Ayasofya arasında, mimar Gaspare Fossati'ye yaptırılan bina Kırım Savaşı'nda askerî hastane olarak kullanıldığı için ancak 1863'te bitti. Binadaki ilk ders, 13 Ocak 1863'te Kimyager Derviş Paşa'nın verdiği herkese açık fizik dersiydi. Bu ilk deneme muhafazakâr çevrelerin baskısıyla bir yıl sonra sona erdi. Kurum sonraki on yıllarda birkaç kez kapanıp yeniden açıldı; 1933'te kapatıldığında arkasında yaklaşık yetmiş yıllık bir geçmiş vardı.
Albert Malche'nin raporu
Reformun hazırlığında İsviçreli Profesör Albert Malche Türkiye'ye davet edildi ve çağdaş eğitim kurumlarının tasarımında yardımı istendi. Malche, Darülfünun'u inceleyerek bir rapor hazırladı. 2252 sayılı kanun bu rapor doğrultusunda çıkarıldı.
Kanun ve uygulama
2252 sayılı kanunla İstanbul Darülfünunu kapatıldı ve yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. İngilizce Vikipedi'ye göre Darülfünun 1 Ağustos 1933'te İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlendi ve dersler 1 Kasım 1933'te resmen başladı. Türkçe Vikipedi'ye göre eski hocaların yarıdan fazlasının görevine son verildi ve yerlerine yenileri atandı. 1925'te eklenen ilahiyat fakültesi yeni üniversitede yer almadı.
Dikkat: yanlış bilinen
Reformun ayrıntılarına dair bazı rakamlar kaynaktan kaynağa değişir. Görevine son verilen hoca sayısı ve Almanya'dan gelen bilim insanlarının sayısı için farklı rakamlar dolaşır; Türkçe Vikipedi yalnız "yarıdan fazlası" der. Malche raporunun sunulduğu tarih ve kanunun gün olarak kabul tarihi de kaynaklarda farklı verildiği için burada yalnız yıl olarak (1933) yazılmıştır. Ankara Hukuk Mektebi'nin kuruluş yılı da kaynaklarda 1924 ya da 1925 olarak farklı verilir.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Almanya'dan gelen bilim insanları
İkinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya'da Nazi rejiminin baskısı nedeniyle tıp, doğa bilimleri ve insan bilimleri alanlarında çalışan pek çok bilim insanı, önemli bir kısmı Yahudi olmak üzere, ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Bunların bir bölümü yeni kurulan İstanbul Üniversitesi'nde görev aldı. Türkçe Vikipedi, bu hocaların üniversite anlayışının yerleşmesine yardım ettiğini belirtir. Örneğin ceza hukukçusu Richard Honig 1934-1939, iktisatçı Alfred Isaac 1937-1950 arasında üniversitede ders verdi.
Sonraki yıllar
1933 reformundan sonra Yüksek Mühendis Mektebi 1944'te İstanbul Teknik Üniversitesi olarak yapılandı. Ankara'da daha önce açılmış yüksek okul, fakülte ve enstitülerin birleştirilmesiyle 1946'da Ankara Üniversitesi kuruldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1933 düzenlemesi yürürlükten kaldırıldı ve 4936 sayılı yeni kanunla üniversitelere özerklik verildi.
Ek bilgi
DeğerlendirmeGörsellerden ilki, Atatürk'ün 1933'teki İstanbul Üniversitesi ziyaretinden kalmadır. İkinci görsel ise Darülfünun'un eski binalarından birini gösteriyor. Reform döneminde üniversitenin binaları da yeniden düzenlendi; bugün İstanbul Üniversitesi'nin merkez yerleşkesi Beyazıt'tadır.
1933 reformu, Türkiye'de modern üniversitenin başlangıcı olarak kabul edilir. Ama tartışmasız bir reform değildi: hocaların yarıdan fazlasının görevden alınması, üniversitenin özerkliği konusunda sonraki yıllarda sık sık eleştirildi ve 1946'daki kanunla özerklik ilkesinin getirilmesi bu tartışmanın bir sonucu oldu. Almanya'dan gelen bilim insanlarının katkısı ise iki ülkenin bilim tarihinde ortak bir sayfa olarak hatırlanır.
Kaynaklar
- Vikipedi, Üniversite Reformu maddesi (tr.wikipedia.org)
- Wikipedia (İngilizce), Istanbul University maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Darülfünun maddesi (tr.wikipedia.org)