İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kabataş Lisesi (1908-1938): Esma Hatun Konağı'ndan Feriye Sarayı'na ve kırmızı-siyah flama

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Meşrutiyet arifesinde açılan okul

7 Mart 1908'de II. Abdülhamid'in fermanıyla İstanbul'da yeni bir idadi kuruldu. Kabataş Mekteb-i İdadisi adını taşıyan okul, 18 Nisan 1908'de Kabataş'ta deniz kıyısındaki bir konakta öğretime başladı. Birkaç ay sonra İkinci Meşrutiyet ilan edilecek, okul da imparatorluğun son on beş yılının savaşlarını, işgal yıllarını ve Cumhuriyet'in kuruluşunu yaşayacaktı. Bugün Kabataş Erkek Lisesi adıyla Ortaköy'deki Feriye Sarayı'nda öğretimini sürdüren okul, Türkiye'nin en köklü liselerinden biridir.

Bu yazı, okulun kuruluşundan Cumhuriyet'in ilk on beş yılına kadarki dönemini ele alıyor.
Ortaköy kıyısındaki Feriye Sarayı'nda Kabataş Erkek Lisesi binası
Ortaköy kıyısındaki Feriye Sarayı'nda Kabataş Erkek Lisesi binasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The original uploader was Ddenkel at Turkish Wikipedia. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 7 Mart 1908 kuruluş fermanı; 18 Nisan 1908 Esma Hatun Konağı'nda öğretimin başlaması; 1909-1910 ilk mezunların verilmesi; 1912-1913 Balkan Savaşları'na öğretmen ve öğrencilerin katılması; 7 Mart 1913 flama renklerinin kırmızı-siyaha dönüştürülmesi; 1913 okulun on iki sınıflı sultaniye dönüşmesi; 1919 yatılı kısmın açılması; 1923-1924 okulun Kabataş Erkek Lisesi adını alması; 1928-1929 Feriye Sarayı'na taşınma; 1934 Kültür Binası'nın açılması.

Esma Hatun Konağı'nda ilk yıllar

Okulun kuruluş amacı, devlete ve İslam dünyasına seçkin yöneticiler yetiştirmekti. İlk binası, Kabataş semtinde deniz kıyısındaki set üstünde yer alan Esma Hatun Konağı'ydı. İlk müdürü, sonraki yıllarda Türk eğitim tarihinin tanınmış isimlerinden biri olacak Hasan Tahsin Bey'di; bu eğitimci Cumhuriyet döneminde Ayni soyadını aldı. Okul açıldığında yedi sınıf ve 276 öğrenciden oluşuyordu. 1909-1910 öğretim yılında ilk mezunlarını, 23 öğrenciyle verdi.

Balkan yası ve kırmızı-siyah flama

1912'de başlayan Balkan Savaşları, Kabataş için de ağır bir sınav oldu. Diğer okullar gibi Kabataş'tan da birçok öğretmen ve son sınıf öğrencisi cepheye gitti. Savaşın sonucu ülkede derin bir üzüntü yarattı, genel yas ilan edildi. Bu yasın bir hatırası olarak, 7 Mart 1913'te okulun kırmızı-beyaz olan flaması kırmızı-siyaha çevrildi. Kırmızı-siyah renkler o günden bu yana okulun simgesi olarak kalmıştır.

Aynı yıl okula beş sınıflı ilk kısım eklendi ve kurum on iki sınıflı bir sultaniye dönüştürülerek Kabataş Mekteb-i Sultanisi adını aldı. Bu dönüşüm, Meşrutiyet yönetiminin ilk, orta ve lise eğitimini tek çatı altında birleştiren sultani modelinin bir parçasıydı.
Kabataş'ta edebiyat öğretmenliği yapan yazar Ömer Seyfettin
Kabataş'ta edebiyat öğretmenliği yapan yazar Ömer SeyfettinGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yazar öğretmenler

Kabataş'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, öğretmenler odasında Türk edebiyatının önemli isimlerini bir araya getirmesiydi. Hikâyeleriyle Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılan Ömer Seyfettin, okulda edebiyat öğretmenliği yaptı ve 1920'deki ölümüne kadar bu görevi sürdürdü. Öğrencilerine sade bir Türkçeyle yazmayı öğütleyen Ömer Seyfettin'in derslerinin, okulun edebiyat geleneğinde derin bir iz bıraktığı kabul edilir.

Okulun öğretmen kadrosunda zaman zaman yer alan başka isimler de vardı. Tarihçi Mehmet Fuat Köprülü, şair Ali Canip Yöntem, şair Faruk Nafiz Çamlıbel, romancı Reşat Nuri Güntekin ve şair Zeki Ömer Defne, okulda ders veren yazarlar arasındaydı. Cumhuriyet döneminde okulun öğrencisi ve sonra öğretmeni olan şair Behçet Necatigil de bu geleneğin sonraki halkalarından biri oldu.
Ek bilgi
Kabataş, bugün de bu edebiyat geleneğini yaşatıyor. Okulun edebiyat kulübü, okulda öğretmenlik yapmış Ömer Seyfettin anısına İstanbul liseleri arasında her yıl bir öykü yarışması, Behçet Necatigil anısına da bir şiir yarışması düzenlemektedir.

İşgal yılları ve yatılı kısım

Mondros Mütarekesi'nden sonra İstanbul işgal altındaydı. Bu zor koşullarda, 1919'da okulun yatılı kısmı açıldı. Yatılı bölüm, İstanbul dışından gelen öğrencilerin de okula devam edebilmesini sağladı ve sonraki on yıllarda okulun kimliğinin önemli bir parçası oldu.

Cumhuriyet'in lisesi

Cumhuriyet'in ilanından sonra sultaniler kaldırıldı ve ortaöğretim yeniden düzenlendi. 1923-1924 öğretim yılında Kabataş Mekteb-i Sultanisi, Kabataş Erkek Lisesi adını aldı. 1925-1926 öğretim yılında ilk kısım kaldırıldı ve okul orta ve lise kısımlarıyla öğretime devam etti.

1928-1929 öğretim yılında okul, bugün de kullandığı binaya taşındı. Ortaköy'deki Feriye Sarayları, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında padişah ailesinin yakınları için yaptırılmış yazlık yapılardı. Bu binalar, Sultan Abdülaziz'in 1876'da tahttan indirildikten birkaç gün sonra hayatını kaybettiği yer olarak da tarihe geçmişti. Sarayın bir bölümünün bir lise olarak gençlere açılması, Cumhuriyet'in saray yapılarını kamu hizmetine dönüştürme anlayışının örneklerinden biriydi.
Boğaz kıyısındaki Kabataş Erkek Lisesi
Boğaz kıyısındaki Kabataş Erkek LisesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Arkhangelsktr. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Abdülaziz'in ölümü Osmanlı tarihinin tartışmalı olaylarından biridir. Olay döneminde intihar olarak açıklanmış, 1881'de ise Yıldız Mahkemesi'nde bir cinayet davası görülmüştür. Tarihçiler arasında bu konudaki tartışma sürmektedir. Okul binasıyla ilgili anlatımlarda bu tartışma dikkate alınmalıdır.

1930'larda Kabataş

1922-1931 arasında okulun müdürlüğünü Edip Ergun yürüttü. 1932'de göreve gelen Nuri Onur ise okulu 1949'a kadar yönetti. Onun döneminde, 1934'te okul bahçesinde Ağalar Dairesi adıyla bilinen eski bina onarıldı ve konferans salonu ile laboratuvarların yer aldığı Kültür Binası olarak hizmete açıldı. Bu yapı, okulun bilimsel ve kültürel etkinliklerinin merkezi oldu.

Okul, 1930'larda Cumhuriyet'in yeni nesillerini yetiştiren İstanbul liselerinin önde gelenlerinden biriydi. Harf Devrimi ve Tevhid-i Tedrisat gibi değişiklikler bu okulun sıralarında da hayata geçti.

Bir okulun otuz yılı

Kabataş'ın ilk otuz yılı, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'e geçişin yoğun bir özetidir. Abdülhamid'in fermanıyla kurulan idadi, Meşrutiyet'in sultanisi, işgal yıllarının yatılı okulu ve Cumhuriyet'in lisesi olarak dört farklı dönemi yaşadı. Her dönemde adı ve yapısı değişti, ama öğretim kesintisiz sürdü.

Okulun kırmızı-siyah renkleri, Balkan yenilgisinin acısını hatırlatan bir yas işaretiydi. Ancak bu renkler zamanla bir dayanışma ve aidiyet simgesine dönüştü. Ömer Seyfettin gibi yazarların derslerinde yetişen öğrenciler, Cumhuriyet'in edebiyatına, bilimine ve devlet hayatına katkıda bulundu.

Feriye Sarayı'nın bir lise olarak kullanılması ise Cumhuriyet'in kamu yapılarına bakışını gösterir. Saray ailesinin yazlık konakları, Boğaz kıyısında binlerce öğrencinin okuduğu bir eğitim kurumuna dönüştü. Bu dönüşüm, bugün hemen yanındaki Galatasaray Üniversitesi binasıyla birlikte, Ortaköy kıyısının en tanınmış görüntülerinden biridir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap