Nazi Almanyası'ndan Beyazıt'a
1933 yazında Türkiye, Darülfünun'u kapatıp yerine İstanbul Üniversitesi'ni kurarken, Almanya'da yeni iktidara gelen Nasyonal Sosyalist rejim yüzlerce akademisyeni görevinden uzaklaştırıyordu. Türk hükûmeti bu durumu, yeni üniversitenin kadrosunu güçlendirmek için bir fırsat olarak değerlendirdi. Zürih'te Philipp Schwartz'ın kurduğu yardım örgütüyle 6 Temmuz 1933'te Ankara'da yapılan görüşmeler sonucunda çok sayıda Alman bilim insanı İstanbul'a davet edildi.Bu davetliler arasında, ikinci dünya savaşı sonrası Batı Almanya'nın ekonomik toparlanmasında fikirleriyle büyük etkisi olacak iki iktisatçı da vardı: Wilhelm Röpke ve Alexander Rüstow. Röpke İstanbul'da 1933'ten 1937'ye, Rüstow ise 1933'ten 1949'a kadar ders verdi. İkisi de ileride "sosyal piyasa ekonomisi" adıyla anılacak düşüncenin kurucuları arasında sayılır. Bu düşüncenin önemli bir kısmı, Beyazıt'taki derslikler ve İstanbul'daki sürgün yılları sırasında olgunlaştı.

Tarih notu
Kronoloji: 10 Ekim 1899 Röpke'nin doğumu; 1922 Röpke'nin Jena'da Almanya'nın en genç profesörü olması; 1929 Marburg'a geçişi; 1933 başında iki iktisatçının rejimle çatışması; 6 Temmuz 1933 Ankara'daki sözleşme görüşmeleri; 31 Temmuz 1933 Darülfünun'un kaldırılması; 18 Kasım 1933 İstanbul Üniversitesi'nin açılışı; 1936 İktisat Fakültesi'nin kuruluşu; 1937 Röpke'nin Cenevre'ye gidişi; Ağustos 1938 Paris'teki Walter Lippmann toplantısı; 1949 Rüstow'un Heidelberg'e dönüşü.
Wilhelm Röpke: Almanya'nın en genç profesörü
Wilhelm Röpke, 10 Ekim 1899'da Hannover yakınlarında bir taşra hekiminin oğlu olarak doğdu. Ailesi dindar Protestan ve siyasi açıdan liberaldi. 1917'den itibaren Göttingen, Tübingen ve Marburg üniversitelerinde hukuk ve iktisat okudu. 1921'de doktorasını, 1922'de doçentlik çalışmasını Marburg'da tamamladı. Aynı yıl Jena Üniversitesi'ne profesör olarak atandı ve Almanya'nın en genç profesörü oldu.Ardından Rockefeller Vakfı'nın misafir profesörü olarak bir süre Amerika Birleşik Devletleri'nde bulundu. 1928'de Graz'a, 1929'da Marburg'daki Philipps Üniversitesi'ne atandı. 1930-1931'de işsizliği inceleyen bir hükûmet komisyonunda görev yaptı. Büyük Buhran döneminde, krizden çıkış için devletin para ve maliye politikasıyla talebi canlandırması gerektiğini savunan yazılar yazdı. Gençliğinde Avusturya iktisat okulunun önde gelen ismi Ludwig von Mises'ten etkilenmiş, fakat zamanla piyasanın toplumsal ve ahlaki bir çerçeveye ihtiyaç duyduğu sonucuna varmıştı.
Nasyonal Sosyalist rejime açık muhalefeti yüzünden 1933'te görevinden uzaklaştırılan Röpke, ailesiyle birlikte İstanbul'a geldi.
Alexander Rüstow: Sanayiciler derneğinden sürgüne
Alexander Rüstow, Röpke'den on dört yaş büyüktü. 1885'te Wiesbaden'de bir subay ailesinde doğdu. Felsefe, klasik filoloji ve iktisat okudu. 1920'lerde Alman makine imalatçılarının derneğinde iktisadi danışman olarak çalıştı. Weimar Cumhuriyeti'nin son yıllarında, piyasayı kendi hâline bırakan eski liberalizmin de, merkezî planlamanın da çıkış yolu olmadığını savunan bir grup düşünürün içinde yer aldı. 1932'de yaptığı bir konuşmada piyasanın kurallarını koyacak ve rekabeti koruyacak "güçlü bir devlet" fikrini ortaya attı.1933'te kara listeye alınan Rüstow, önce İsviçre'ye geçti. Burada İstanbul Üniversitesi'nden iktisadi coğrafya ve iktisat tarihi kürsüsü teklifi aldı ve kabul etti.

Ek bilgi
1933 reformuyla İstanbul'a gelen Alman ve Avusturyalı akademisyenler, Türk hükûmetiyle beş yıllık sözleşmeler imzaladı. Sözleşmelerde, profesörlerin üç yıl içinde derslerini Türkçe verebilecek düzeye gelmeleri ve ders kitapları yazmaları şartı vardı. İlk yıllarda dersler genellikle Almanca anlatılıyor, yanlarındaki asistanlar tarafından anında Türkçeye çevriliyordu.
İstanbul'daki dersler
İki iktisatçı da İstanbul Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi bünyesindeki iktisat derslerinde görev aldı. 1936'da İktisat Fakültesi kurulunca bu yeni fakültenin öğretim kadrosunun çekirdeğini oluşturan Alman hocalar arasında yer aldılar. Aynı fakültede maliyeci Fritz Neumark, sosyal politikacı Gerhard Kessler ve başka sürgün akademisyenler de ders veriyordu. Türk öğrenciler, Avrupa'nın en tartışmalı iktisadi meselelerini bu hocaların derslerinde ilk elden dinleme fırsatı buldu.Röpke, İstanbul yıllarında iktisat biliminin genel ilkelerini anlatan "Die Lehre von der Wirtschaft" adlı ders kitabını hazırladı. Kitap 1937'de yayımlandı ve sonraki on yıllarda Almanca konuşulan ülkelerde en çok okunan iktisada giriş kitaplarından biri oldu. Aynı dönemde konjonktür dalgalanmalarını inceleyen "Crises and Cycles" adlı eseri İngilizce olarak yayımlandı.
Rüstow ise İstanbul'da hayatının eseri olarak gördüğü büyük kültür eleştirisi üzerinde çalışmaya başladı. "Ortsbestimmung der Gegenwart", yani "Günümüzün Yerinin Tayini" adını taşıyan bu üç ciltlik eser, tarih boyunca tahakküm ile özgürlük arasındaki gerilimi ele alıyordu. Eserin ciltleri Rüstow Almanya'ya döndükten sonra, 1950'lerde yayımlandı. İngilizcede "Freedom and Domination" adıyla tanınır.
Cenevre'ye giden Röpke, İstanbul'da kalan Rüstow
Röpke 1937'de İstanbul'dan ayrılarak Cenevre'deki Uluslararası Yüksek Araştırmalar Enstitüsü'nde profesörlük kabul etti. Ömrünün geri kalanını Cenevre'de geçirdi ve 12 Şubat 1966'da orada öldü. Rüstow ise İkinci Dünya Savaşı yıllarını da İstanbul'da geçirdi. Türkiye'nin savaş dışında kalması, Almanya'ya dönemeyen akademisyenler için güvenli bir sığınak sağladı. Rüstow 1949'da Almanya'ya döndü ve Heidelberg Üniversitesi'nde Alfred Weber'in kürsüsüne geçti. 1963'te öldü.Ağustos 1938'de Paris'te Amerikalı yazar Walter Lippmann'ın kitabı üzerine toplanan liberal düşünürler toplantısına ikisi de katıldı. Rüstow bu toplantıda, kendilerini klasik liberalizmden ayırmak için "neoliberalizm" terimini önerdi. Terim, o dönemde devletin rekabet düzenini koruyan güçlü bir rol üstlendiği bir liberalizm anlayışını ifade ediyordu. Bugün bu kelimeye yüklenen anlamdan oldukça farklıydı.
Dikkat: yanlış bilinen
Röpke'nin sonraki yıllarda Güney Afrika'daki ırk ayrımı rejimini savunan yazıları, onun mirasını tartışmalı hâle getirmiştir. 1964'te yayımladığı bir değerlendirmede bu rejimi haklı gösteren görüşler ileri sürmüş, çok sayıda Batılı yazarın sert eleştirisine uğramıştır. İstanbul yıllarının değerlendirilmesinde bu sonraki görüşler ayrı tutulmalıdır.
Sosyal piyasa ekonomisine giden yol
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Röpke, Rüstow, Walter Eucken, Franz Böhm ve Alfred Müller-Armack'ın fikirleri, Batı Almanya Ekonomi Bakanı Ludwig Erhard'ın politikalarına yön verdi. 1948 para reformu ve fiyat kontrollerinin kaldırılması, "Alman ekonomik mucizesi" diye anılan hızlı toparlanmanın başlangıcı sayılır. Röpke 1950'lerin sonuna kadar Şansölye Konrad Adenauer'e ve Erhard'a danışmanlık yaptı. 1961-1962'de Mont Pelerin Derneği'nin başkanlığını üstlendi.
İstanbul yıllarının anlamı
Röpke ile Rüstow'un İstanbul'daki yılları, 1933 üniversite reformunun hem Türkiye hem de Avrupa düşünce tarihi açısından ne kadar verimli olduğunu gösteren örneklerdendir. Türkiye açısından bu hocalar, Cumhuriyet'in ilk modern üniversitesinde iktisat öğretiminin kurulmasına katkıda bulundu. Derslerini dinleyen öğrencilerden sonraki yıllarda Türk iktisat ve maliye çevrelerinin önemli isimleri yetişti. Asistan olarak yanlarında çalışan gençler, Avrupa'nın akademik geleneğini doğrudan öğrenme fırsatı buldu.Avrupa açısından İstanbul, Almanya'da susturulan liberal düşüncenin hayatta kalabildiği yerlerden biri oldu. Rüstow'un hayatının eseri burada yazıldı, Röpke'nin en çok okunan ders kitabı burada hazırlandı. Savaş sonrasında Batı Almanya'nın iktisat politikasını şekillendirecek fikirlerin bir bölümü, Beyazıt'taki derslerde ve Boğaz kıyısındaki evlerde olgunlaştı.
Reformun mimarları, davet ettikleri hocaların böyle bir etki bırakacağını önceden bilemezdi. Ancak üniversiteyi siyasi baskıdan kaçan bilim insanlarına açma kararı, kısa vadede Türk yükseköğretimini güçlendirirken uzun vadede Avrupa'nın düşünce hayatına da katkı yapmış oldu. Röpke ve Rüstow'un yolları, bu karşılıklı kazancın iki somut tanığıdır.