İçeriğe geç
Giriş yap
0

Şemsettin Günaltay (1883-1961): Eğin'den Türk Tarih Kurumu başkanlığına, tarihçi başbakan

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Fen öğretmeninden tarihçiye

Şemsettin Günaltay, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk otuz yılına uzanan hayatında öğretmen, müderris, mebus, Türk Tarih Kurumu başkanı ve başbakan olmuş bir aydındır. Atatürk'ün isteğiyle kurulan Türk Tarih Kurumu'nun kurucu üyeleri arasında yer aldı ve 1941'den ölümüne kadar yirmi yıl boyunca kurumun başkanlığını yaptı. 1949-1950 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin sekizinci başbakanı olarak çok partili hayata geçişin en kritik dönemlerinden birinde hükûmeti yönetti.

Mehmet Şemsettin, 1883'te bugünkü adı Kemaliye olan Erzincan'ın Eğin kasabasında doğdu. Babası müderris İbrahim Edhem Efendi, annesi Saliha Hanım'dı. Küçük yaşta İstanbul'a geldi; Üsküdar'daki Ravza-i Terakki Mektebi'nde ve Vefa İdadisi'nde okudu. Ardından öğretmen yetiştiren Darülmuallimin-i Âliye'ye girdi ve 1905'te okulun fen şubesinden birincilikle mezun oldu. Bu sırada özel derslerle Arapça ve Farsça öğrendi, dinî ilimlerde kendini yetiştirdi; Fransızcayı da öğrendi.
Şemsettin Günaltay
Şemsettin GünaltayGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Öğretmenlik ve Lozan

Meslek hayatına Darüşşafaka'da geometri öğretmeni olarak başladı. Ardından Kıbrıs İdadisi'nde müdür yardımcılığı ve müdürlük yaptı. 1909'da Maarif Nezareti tarafından tabii ilimler okumak üzere İsviçre'deki Lozan Üniversitesi'ne gönderildi. Bir yıl sonra döndüğünde Midilli İdadisi'nde ve İstanbul'daki Gelenbevi İdadisi'nde müdürlük yaptı.

Fen bilimleri öğrenimi görmesine karşın Şemsettin, tarihçi olmayı seçti. Bu seçimde Ziya Gökalp'in etkisi vardı. 1915'teki Darülfünun reformu sırasında Edebiyat Fakültesi'nde Türk tarihi ve medeniyet tarihi müderrisi oldu. Aynı zamanda Süleymaniye Medresesi'nde dinler tarihi okuttu. 1919'da İslam kavimleri tarihi ve İslam felsefesi derslerine atandı.
Tarih notu
1883: Eğin'de doğumu.
1905: Darülmuallimin-i Âliye'den birincilikle mezuniyet.
1915: Ertuğrul mebusu ve Darülfünun müderrisi.
1923: Sivas milletvekili.
1925: İlahiyat Fakültesi dekanlığı.
12 Nisan 1931: Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşu.
1941: Türk Tarih Kurumu başkanlığı.
16 Ocak 1949: Başbakanlık.
19 Ekim 1961: İstanbul'da ölümü.

Mebus ve millî mücadele yılları

1915'te Ertuğrul (Bilecik) mebusu olarak Meclis-i Mebusan'a girdi ve Meclis'in kapatıldığı 1920'ye kadar bu görevde kaldı. Mütareke yıllarında İstanbul Darülfünunu'nda millî davayı savunan ve öğrencilere yol gösteren hocalar arasındaydı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin İstanbul teşkilatında görev aldı. Mustafa Kemal Paşa'nın verdiği görevle İstanbul'da Halk Fırkası teşkilatının kurulmasında çalıştı ve İstanbul Belediye Meclisi'ne üye seçildi.

1923'te Halk Fırkası'ndan Sivas milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Bu milletvekilliği yaklaşık otuz yıl sürdü; Sivas'tan art arda seçildi, son dönemde Erzincan milletvekili oldu. Teşkilat-ı Esasiye Encümeni başkanlığı ve Meclis başkanvekilliği yaptı.
Şemsettin Günaltay
Şemsettin GünaltayGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Günaltay'ın ilk eserlerinden "Zulmetten Nura" (1915) ve "Hurafattan Hakikate" (1916), İslam dinini hurafelerden arındırma ve bilimle bağdaştırma çabasını yansıtır. Bu kitaplar, Osmanlı'nın son döneminde dinî düşüncede yenilenme arayışlarının örnekleri arasında sayılır.

İlahiyat Fakültesi ve üniversite

1924'te Darülfünun İlahiyat Fakültesi'nde İslam tarihi ve fıkıh tarihi müderrisi ve fakülte sekreteri oldu; ertesi yıl dekanlığa getirildi. 1933 üniversite reformundan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne ordinaryüs profesör olarak atandı ve Orta Çağ tarihi dersleri verdi. Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kurulunca orada da ders verdi. Atatürk'ün ölümünden sonra milletvekilliği ile hocalık arasında seçim yapması istenince Fuad Köprülü ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı gibi hocalıktan ayrıldı.

Türk Tarih Kurumu

Günaltay, Atatürk'ün isteğiyle 1931'de kurulan Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin, sonraki adıyla Türk Tarih Kurumu'nun kurucu üyeleri arasında yer aldı. 1930'larda Atatürk'ün Türk tarihini yeniden yazma çabasının içinde bulundu; 1932'deki Birinci Türk Tarih Kongresi'ne katıldı. 1941'de kurumun başkanlığına seçildi ve bu görevi 1961'deki ölümüne kadar yirmi yıl sürdürdü. Bu dönemde kurum, kazılar, yayınlar ve "Belleten" dergisiyle Türk tarihçiliğinin ana kurumu hâline geldi.

Günaltay'ın kendi çalışmaları daha çok Yakın Doğu tarihi üzerine yoğunlaştı. Anadolu, Suriye, Filistin ve İran tarihine dair pek çok araştırma yaptı. Beş ciltlik "Mufassal Türk Tarihi" ve "İran Tarihi" gibi eserler yazdı; Türk Ansiklopedisi'nde danışman ve yazar olarak çalıştı.
Dikkat: yanlış bilinen
Günaltay'ın düşünce hayatı, Osmanlı'nın son döneminde İslamcı dergilerde yazan bir aydından Cumhuriyet'in tarih kurumunu yöneten bir bilim insanına uzanır. Bu dönüşüm, o kuşağın pek çok aydınında görülen fikrî değişimin bir örneğidir.
Erenköy'de Şemsettin Günaltay Caddesi'ndeki tarihî köşk
Erenköy'de Şemsettin Günaltay Caddesi'ndeki tarihî köşkGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Özgür Arda BAYRAM. Dosya sayfası

Belleten ve kazılar

Günaltay'ın başkanlığı döneminde Türk Tarih Kurumu, Atatürk döneminde başlatılan arkeolojik kazıları sürdürdü. Alacahöyük, Kültepe ve Karaoğlan gibi Anadolu'nun eski yerleşim yerlerinde yapılan kazılar, kurumun desteğiyle genişledi. Kurumun yayın organı "Belleten", Türk tarihçilerinin araştırmalarını yayımlayan en önemli bilimsel dergi oldu. Günaltay, kurumun Ankara'daki merkez binasının inşası için de çalıştı; bu bina onun ölümünden sonra tamamlandı.

Günaltay'ın kurumdaki yirmi yılı, 1930'ların tartışmalı tarih tezlerinden daha belgelere dayalı bir tarihçiliğe geçiş dönemine denk geldi. Kurum, bu yıllarda Osmanlı arşiv belgelerinin yayımlanmasına ve kaynak eserlerin çevrilmesine ağırlık verdi. Pek çok genç tarihçi, kurumun bursları ve yayınlarıyla yetişti.

Başbakanlık (1949-1950)

16 Ocak 1949'da Hasan Saka'nın istifası üzerine Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Şemsettin Günaltay'ı başbakanlığa getirdi. Günaltay hükûmeti, çok partili hayata geçişin ilk yıllarında, Mayıs 1950 seçimlerine kadar görev yaptı. Bu dönemde yeni seçim kanunu çıkarıldı; gizli oy, açık sayım ve yargı güvencesi ilkeleri getirildi. 14 Mayıs 1950 seçimleri bu kanunla yapıldı ve iktidar barışçıl biçimde el değiştirdi. Günaltay hükûmeti döneminde ilkokullarda isteğe bağlı din dersleri ve İlahiyat Fakültesi'nin Ankara'da açılması gibi adımlar da atıldı.

1950'den sonra Günaltay muhalefette kaldı. 27 Mayıs 1960'tan sonra Kurucu Meclis'te Cumhuriyet Halk Partisi temsilcisi oldu. 1961'de İstanbul senatörü seçildi, ancak göreve başlayamadan 19 Ekim 1961'de İstanbul'da öldü.

Medreseden Tarih Kurumuna bir köprü

Şemsettin Günaltay'ın hayatı, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin bir aydın biyografisinde nasıl yaşandığını gösterir. Medrese geleneğine yakın bir aileden gelen, Arapça ve Farsçayı iyi bilen, Süleymaniye Medresesi'nde ders veren bir hoca, Cumhuriyet döneminde Türk Tarih Kurumu'nun başkanı oldu. Bu süreklilik, Cumhuriyet'in tarih çalışmalarının Osmanlı ilim birikiminden tümüyle kopmadığını, onun içinden yetişen insanlarla yürütüldüğünü gösterir.

Başbakanlığı ise kısa ama önemli bir döneme denk geldi. 1950 seçimlerinin yeni seçim kanunuyla yapılması ve iktidarın barışçıl biçimde el değiştirmesi, Türk siyasi tarihinin dönüm noktalarındandır. Günaltay, bu geçişi yöneten hükûmetin başındaydı. Hem tarihçi hem siyasetçi olarak, hem geçmişi yazan hem de geleceği belirleyen bir dönemin içinde yer aldı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap