İçeriğe geç
Giriş yap
0

Gentile Bellini'nin Fatih portresi (1480): Venedik'ten gelen ressam ve Londra'daki tablo

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Fatih Sultan Mehmed'in en tanınmış portresi, Venedikli ressam Gentile Bellini'ye atfedilen ve bugün Londra'daki National Gallery'de bulunan yağlıboya tablodur. Tablonun üzerindeki yazıta göre portre 25 Kasım 1480'de tamamlandı; yani padişahın ölümünden yaklaşık altı ay önce. Bu portre, ders kitaplarından paralara, pullardan kitap kapaklarına kadar Fatih'in en çok kullanılan görüntüsü oldu. Ancak tablonun hikâyesi, ressamın İstanbul'a gelişinden Londra'ya ulaşmasına kadar uzanan uzun ve dikkat çekici bir yolculuktur. Bu yazıda o yolculuğu ve tablonun bugünkü durumunu anlatıyoruz.
Gentile Bellini'ye atfedilen ve Londra'daki National Gallery'de bulunan Fatih Sultan Mehmed portresi
Gentile Bellini'ye atfedilen ve Londra'daki National Gallery'de bulunan Fatih Sultan Mehmed portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Gentile Bellini. Dosya sayfası

1479 barışı ve bir ressam talebi

Osmanlı ile Venedik arasında 1463'te başlayan uzun savaş, 1479 Ocak'ında imzalanan bir barış antlaşmasıyla sona erdi. Venedik, bu antlaşmayla Ege'deki bazı topraklarını Osmanlı'ya bıraktı ve yıllık bir ödeme yapmayı kabul etti. Barıştan kısa süre sonra Fatih Sultan Mehmed, Venedik'ten "iyi bir ressam" göndermesini istedi. Venedik senatosu, bu talebi karşılamak için şehrin en saygın ressamlarından biri olan Gentile Bellini'yi seçti.

Gentile Bellini (yaklaşık 1429–1507), ünlü bir Venedikli ressam ailesinden geliyordu. Babası Jacopo Bellini ve kardeşi Giovanni Bellini de büyük ressamlardı. Gentile, Venedik'in resmî ressamıydı ve dukalık sarayı için büyük tarihî tablolar yapıyordu. 1479 Eylül'ünde İstanbul'a ulaştı ve yaklaşık on beş ay boyunca padişahın hizmetinde kaldı.

Fatih'in sarayında bir Venedikli

Fatih Sultan Mehmed, İtalyan sanatına ve kültürüne büyük ilgi duyan bir hükümdardı. Sarayında İtalyanca konuşan danışmanlar, İtalyan hümanistler ve madalya ustaları vardı. Fatih, Avrupa'nın Rönesans hükümdarları gibi kendi portrelerinin yapılmasını ve madalyalarının basılmasını istiyordu. Bu madalyalar, onun Avrupa'daki imajını şekillendirmek için kullanılıyordu. Bellini'den önce İtalyan madalya ustaları Costanzo da Ferrara ve Matteo de' Pasti da Fatih için çalışmıştı.

Bellini, İstanbul'da padişahın portresinin yanı sıra saray için başka resimler de yaptı. Fatih için bir madalya tasarladı. Ayrıca İstanbul'da gördüğü insanları, kıyafetleri ve sahneleri çizdi. Bu çizimlerin bazıları bugün Avrupa müzelerinde korunur ve Osmanlı'nın 15. yüzyıldaki görünümünü gösteren nadir belgelerdir. Bellini, padişahın takdirini kazandı; Venedik'e döndüğünde padişahın kendisine bir unvan ve hediyeler verdiği bilinir.
Ek bilgi
Tablodaki yazıt Londra'daki portrenin alt kısmında, Latince bir yazıt yer alır. Yazıtta tablonun 25 Kasım 1480'de tamamlandığı belirtilir. Ancak tablonun bu kısmı, sonraki yüzyıllarda büyük ölçüde yeniden boyanmıştır. Uzmanlar, yazıtın özgün içeriği yansıttığını kabul eder; ama tablonun bugünkü yüzeyinin çok az bir kısmının Bellini'nin kendi fırçasından kaldığını belirtir. Bu yüzden National Gallery, tabloyu "Gentile Bellini'ye atfedilen" bir eser olarak tanıtır.
Gentile Bellini'nin yaptığı Fatih Sultan Mehmed madalyası; Berlin Münzkabinett
Gentile Bellini'nin yaptığı Fatih Sultan Mehmed madalyası; Berlin MünzkabinettGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Reinhard Saczewski. Dosya sayfası

İstanbul'dan Londra'ya: tablonun yolculuğu

Fatih'in ölümünden sonra tahta çıkan oğlu II. Bayezid'in, babasının sarayındaki Avrupa resimlerini sattırdığı, bir İtalyan tanığın anlatımıyla bilinir. Portrenin İstanbul'dan Venedik'e nasıl ulaştığı kesin olarak bilinmiyor; ancak tablo sonraki yüzyıllarda Venedik'te el değiştirdi. 19. yüzyılda tablo, ünlü İngiliz arkeolog ve diplomat Austen Henry Layard'ın koleksiyonuna girdi. Layard, Ninova kazılarıyla tanınan ve daha sonra İngiltere'nin İstanbul büyükelçisi olan bir isimdi; Venedik'te yaşadığı yıllarda İtalyan resimleri topladı.

Layard 1894'te öldüğünde, koleksiyonunu National Gallery'ye bıraktı. Ancak eşi Lady Layard'ın ölümüne kadar tablo Venedik'teki evlerinde kaldı. Lady Layard 1912'de öldükten sonra koleksiyon Londra'ya taşındı ve 1916'da resmen National Gallery'nin koleksiyonuna girdi. Böylece Fatih'in portresi, İstanbul'dan Venedik'e, Venedik'ten Londra'ya uzanan dört yüz yıllık bir yolculuğu tamamladı.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir portre, iki müze, bir mülkiyet tartışması Türkiye'de Bellini portresi, Fatih'in "gerçek yüzü" olarak görülür ve büyük bir duygusal değer taşır. 2020'de bu portrenin bir başka versiyonu olarak tanıtılan bir tablo Londra'daki bir müzayedede satışa çıkınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tabloyu satın aldı. Bu tablonun Bellini'ye ait olup olmadığı uzmanlar arasında tartışmalıdır. Londra'daki National Gallery ise kendi koleksiyonundaki portrenin kökenini ve restorasyon geçmişini ayrıntılı olarak belgelemiştir. Müzenin arşivinde Layard vasiyeti ve tablonun teknik incelemelerine ait raporlar korunur. Bu belgeler, portrenin ne kadarının Bellini'ye ait olduğunu anlamak için belirleyici kaynaklardır.

Portrenin Fatih imgesine katkısı

Bellini portresi, Fatih'in görsel hafızasında belirleyici bir yer tuttu. Portrede padişah, kemerli bir çerçevenin içinde, yan profilden, beyaz bir sarık ve kırmızı bir kaftan ile gösterilir. Çerçevenin üst köşelerinde taçlar yer alır; bu taçlar, Fatih'in hâkim olduğu ülkeleri simgeler. Bu kompozisyon, Rönesans hükümdar portrelerinin geleneğini izler.

Osmanlı sarayında da Fatih'in portresine benzeyen başka resimler yapıldı. Özellikle Nakkaş Sinan Bey'e atfedilen ve Fatih'i gül koklarken gösteren ünlü minyatür, Topkapı Sarayı Müzesi'nde korunur. Bu minyatür, İtalyan portre geleneği ile Osmanlı minyatür geleneğinin birleşimini gösteren bir eserdir. İki resim birlikte, Fatih döneminde Osmanlı sarayının Avrupa sanatıyla ne kadar yakın bir ilişki içinde olduğunu gösterir.
Bellini'nin Fatih madalyasının Washington'daki National Gallery of Art nüshası
Bellini'nin Fatih madalyasının Washington'daki National Gallery of Art nüshasıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Gentile Bellini. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
Ocak 1479: Osmanlı-Venedik barışı imzalanır.
Eylül 1479: Gentile Bellini İstanbul'a ulaşır.
25 Kasım 1480: Portre tamamlanır.
1481: Fatih Sultan Mehmed ölür; Bellini Venedik'e dönmüştür.
19. yüzyıl: Portre Layard koleksiyonuna girer.
1894: Layard ölür; koleksiyonunu National Gallery'ye bırakır.
1916: Portre resmen National Gallery koleksiyonuna girer.
2020: Bir başka Fatih portresi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınır.

Bir portrenin gerçek ile hafıza arasındaki yeri

Bellini portresi, Fatih'in yüzünü bugüne taşıyan en değerli belgelerden biri; ama aynı zamanda yüzyıllar boyunca değişikliğe uğramış bir eserdir. Tablonun yüzeyinin büyük kısmının sonradan yeniden boyanması, "Fatih'in gerçek yüzü" olarak gördüğümüz görüntünün ne kadar Bellini'ye ait olduğu sorusunu doğuruyor. Bu soru, portrenin değerini azaltmaz; tam tersine, onu daha dikkatli okumamız gerektiğini hatırlatır.

Bizce bu portrenin en önemli anlamı, Fatih'in Avrupa ile kurduğu kültürel ilişkinin bir belgesi olmasıdır. İstanbul'u fetheden padişah, bir Venedikli ressamı sarayına davet etti, onun sanatına değer verdi ve kendi imajını Avrupa'ya bu sanat aracılığıyla anlattı. Bu, Osmanlı'nın Rönesans Avrupa'sıyla yalnızca savaş alanlarında değil, sanat ve kültür alanında da karşılaştığını gösteriyor. Londra'daki tablo, bu karşılaşmanın en tanınmış izidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap