Urfa Savunması (Urfa Muharebesi), Kurtuluş Savaşı'nın Güney Cephesi'nde şehir halkının ve çevredeki aşiretlerin Fransız garnizonuna karşı yürüttüğü, yaklaşık iki ay süren kuşatmadır. 7 Şubat 1920'de verilen ültimatomla başlayan süreç, 8-9 Şubat gecesi açık çatışmaya döndü ve Nisan 1920'de Fransızların şehri bırakmasıyla sona erdi. Maraş'taki çatışmaların hemen ardından gelen bu direniş, Ankara'da toplanacak Meclis'ten önce, Güney'de işgalin sürdürülemeyeceğini gösteren ikinci büyük sonuç oldu. Aşağıda arka planı, örgütlenmeyi, kuşatmanın seyrini, kaynaklar arasındaki tarih farkını ve olayın sonrasını ele alıyoruz.
Paylaşım masasında Urfa
1916'da İngiltere ile Fransa arasında yapılan Sykes-Picot düzenlemesi, Maraş, Antep ve Urfa'yı Fransız payına ayırıyordu. Ancak Mondros Mütarekesi'nden (30 Ekim 1918) sonra bölgeye önce İngiliz birlikleri girdi. Suriye ve Musul üzerindeki pazarlık uzadı; İngilizler sonunda Musul petrolü karşılığında 15 Eylül 1919'da Suriye İtilafnamesi'ni kabul etti. Buna göre Musul İngilizlere, Maraş, Antep ve Urfa çevresi Fransızlara bırakıldı. İngilizce kaynakların ifadesiyle anlaşma, Fransızlar gelene kadar bu üç şehre İngilizlerin bakmasını öngörüyordu.
Fransız birlikleri Ekim 1919'da İngilizlerin yerine Urfa'ya girdi. Türkçe Vikipedi'ye göre Fransızlar burada da Maraş'takine benzer uygulamalara başvurdu; dahası, Haçlı Seferleri sırasında kurulan Urfa (Edessa) Kontluğu'na dayanan tarihî haklar ileri sürdüler. Bu iddia şehrin geçmişine dayanıyordu: Urfa (Edessa), Haçlı Seferleri sırasında kurulan Edessa Kontluğu'nun merkeziydi ve 1144'te Zengi tarafından alınmıştı. Yedi yüzyıl sonra bu tarihin yeniden ileri sürülmesi şehirde tepkiyi büyüttü.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Kuvay-i Milliye in Urfa (1912 – 1922). Dosya sayfası
Örgütlenme: Ali Saip Bey ve "12'ler"
Direnişin askerî tarafı, Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle bölgeye gönderilen Yüzbaşı Ali Saip Bey'in (sonradan Ursavaş) jandarma komutanı olarak Urfa'ya atanmasıyla hız kazandı. 1887'de Revandiz'de doğan Ali Saip, 1908'de Mekteb-i Harbiye'yi bitirmiş, Trablusgarp ve Birinci Dünya Savaşı'nda bulunmuş bir subaydı. Güneydoğu'da "Namık" takma adıyla Kuvâ-yi Milliye'ye katılmıştı. Onun çalışmalarıyla yaklaşık 3.000 kişilik bir kuvvet oluşturuldu.
Siyasi önderlik ise şehrin ileri gelenlerinden oluşan bir kurulun elindeydi. Türkçe Vikipedi'nin Güney Cephesi maddesi bu kurulu, Urfa'nın önde gelen 12 vatanseverinden oluştuğu için "12'ler" diye anar. Kurulun başkanı Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu'ydu. Fotoğrafta görülen yerel milisler gibi çevredeki aşiret kuvvetleri de bu çatının altında toplandı.
7 Şubat ültimatomu ve 8-9 Şubat gecesi
7 Şubat 1920'de, Maraş'ta çatışmalar sürerken, Hacıkamiloğlu başkanlığındaki Kuvâ-yi Milliye şehirdeki Fransız komutanlığına bir ültimatom verdi: Urfa 24 saat içinde boşaltılmalıydı. Fransız komutanı zaman kazanmaya yönelik bir cevap verdi; ayrıca İngilizleri devreye sokarak İstanbul'daki Osmanlı hükûmeti üzerinden baskı kurmaya çalıştı. Bunun üzerine 8'i 9'a bağlayan gece Fransız mevzilerine taarruza geçildi. Türkçe kaynaklar, 9 Şubat'ta şehrin yarısının geri alındığını yazar.
Çarpışmalar 9 Şubat'tan Nisan başına kadar, yaklaşık iki ay sürdü. Bu süre, Fransız tümeninin Maraş'tan çekildiği ve Antep çevresinde gerginliğin arttığı haftalara denk geliyordu; Güney'deki Fransız kuvvetleri aynı anda birkaç noktada baskı altındaydı. Maraş'taki zaferden sonra oradaki birliklerin bir kısmının Urfa'ya yardıma gönderildiği de kaydedilir. Türkçe Vikipedi'ye göre Fransızlar sonunda birliklerinin yarısını kaybetmiş olarak Urfa'yı terk etti.
Askerî başarı, şehrin hukuki durumunu hemen çözmedi. İngilizce Vikipedi'ye göre Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) Urfa'yı Fransız denetimindeki Suriye mandasına bırakıyordu. Bu hüküm uygulanamadı. Fransa ile Ankara arasındaki savaş hâli 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'yla sona erdi ve Güney Cephesi kapandı. 1923'te Lozan Antlaşması Urfa'yı Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak kesinleştirdi. Cumhuriyet döneminde, 20 Nisan 1924'te Urfa yeni kurulan Urfa vilayetinin merkezi yapıldı.
Ali Saip Bey'in sonraki hayatı
Ali Saip Bey 23 Nisan 1920'de açılan TBMM'ye Urfa mebusu olarak girdi. Aralık 1920'de Urfa Kuvâ-yi Milliye Komutanı sıfatıyla bölgedeki aşiret reislerini Fransız işgaline karşı topladı ve Urfa'nın kurtarılmasındaki hizmetleri için kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası aldı. Sonraki yıllarda Konya İstiklal Mahkemesi ile İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi'nin başkanlığını yaptı, 1926'da binbaşı olarak emekli oldu; II. Dönem'de Kozan, III-VI. dönemlerde Urfa milletvekiliydi. 1934'te Soyadı Kanunu çıktığında "Ursavaş" soyadı Atatürk tarafından verildi. Urfa'daki mücadeleyi "Kilikya Faciaları ve Urfa Kurtuluş Mücadeleleri" adlı kitabında anlattı. 26 Eylül 1939'da Adana'da öldü.
Kimler vardı?
Urfa Savunması, Maraş'tan yalnızca birkaç gün sonra başladığı için çoğu zaman onun gölgesinde kalır. Oysa iki ay süren bir kuşatmayla bir garnizonun yarısını kaybederek çekilmesi, Fransa'nın Güney'deki konumunun ne kadar zayıf olduğunu açıkça gösterdi. Maraş, Antep ve Urfa'daki direniş birlikte değerlendirildiğinde, Fransa'yı Ankara ile ayrı bir antlaşmaya, yani Batılı büyük devletlerden ilk kez birinin Ankara hükûmetiyle masaya oturmasına götüren yolun önemli bir parçasıdır.
Paylaşım masasında Urfa
1916'da İngiltere ile Fransa arasında yapılan Sykes-Picot düzenlemesi, Maraş, Antep ve Urfa'yı Fransız payına ayırıyordu. Ancak Mondros Mütarekesi'nden (30 Ekim 1918) sonra bölgeye önce İngiliz birlikleri girdi. Suriye ve Musul üzerindeki pazarlık uzadı; İngilizler sonunda Musul petrolü karşılığında 15 Eylül 1919'da Suriye İtilafnamesi'ni kabul etti. Buna göre Musul İngilizlere, Maraş, Antep ve Urfa çevresi Fransızlara bırakıldı. İngilizce kaynakların ifadesiyle anlaşma, Fransızlar gelene kadar bu üç şehre İngilizlerin bakmasını öngörüyordu.
Fransız birlikleri Ekim 1919'da İngilizlerin yerine Urfa'ya girdi. Türkçe Vikipedi'ye göre Fransızlar burada da Maraş'takine benzer uygulamalara başvurdu; dahası, Haçlı Seferleri sırasında kurulan Urfa (Edessa) Kontluğu'na dayanan tarihî haklar ileri sürdüler. Bu iddia şehrin geçmişine dayanıyordu: Urfa (Edessa), Haçlı Seferleri sırasında kurulan Edessa Kontluğu'nun merkeziydi ve 1144'te Zengi tarafından alınmıştı. Yedi yüzyıl sonra bu tarihin yeniden ileri sürülmesi şehirde tepkiyi büyüttü.
Ek bilgi
Urfa'nın eski adları da bu tartışmanın parçasıdır. Şehir antik çağda Edessa, Arapçada er-Ruhâ diye anılırdı; Türkçede uzun süre "Ruha" ve kısaca "Urfa" adı kullanıldı. MÖ 1. binyıldan başlayarak Asur, Med, Pers, Makedon, Selevkos, Osroene, Roma ve Bizans yönetimlerini gördü; 1516'da Mercidabık'tan sonra Osmanlı topraklarına katıldı. Fransızların "Haçlı mirası" söylemi, şehrin bu uzun çok katmanlı geçmişinden yalnızca bir dönemi öne çıkarıyordu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Kuvay-i Milliye in Urfa (1912 – 1922). Dosya sayfası
Örgütlenme: Ali Saip Bey ve "12'ler"
Direnişin askerî tarafı, Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle bölgeye gönderilen Yüzbaşı Ali Saip Bey'in (sonradan Ursavaş) jandarma komutanı olarak Urfa'ya atanmasıyla hız kazandı. 1887'de Revandiz'de doğan Ali Saip, 1908'de Mekteb-i Harbiye'yi bitirmiş, Trablusgarp ve Birinci Dünya Savaşı'nda bulunmuş bir subaydı. Güneydoğu'da "Namık" takma adıyla Kuvâ-yi Milliye'ye katılmıştı. Onun çalışmalarıyla yaklaşık 3.000 kişilik bir kuvvet oluşturuldu.
Siyasi önderlik ise şehrin ileri gelenlerinden oluşan bir kurulun elindeydi. Türkçe Vikipedi'nin Güney Cephesi maddesi bu kurulu, Urfa'nın önde gelen 12 vatanseverinden oluştuğu için "12'ler" diye anar. Kurulun başkanı Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu'ydu. Fotoğrafta görülen yerel milisler gibi çevredeki aşiret kuvvetleri de bu çatının altında toplandı.
7 Şubat ültimatomu ve 8-9 Şubat gecesi
7 Şubat 1920'de, Maraş'ta çatışmalar sürerken, Hacıkamiloğlu başkanlığındaki Kuvâ-yi Milliye şehirdeki Fransız komutanlığına bir ültimatom verdi: Urfa 24 saat içinde boşaltılmalıydı. Fransız komutanı zaman kazanmaya yönelik bir cevap verdi; ayrıca İngilizleri devreye sokarak İstanbul'daki Osmanlı hükûmeti üzerinden baskı kurmaya çalıştı. Bunun üzerine 8'i 9'a bağlayan gece Fransız mevzilerine taarruza geçildi. Türkçe kaynaklar, 9 Şubat'ta şehrin yarısının geri alındığını yazar.
Tarih notu
İki ay süren kuşatmaUrfa Savunması kronolojisi:
- 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi.
- 15 Eylül 1919: Suriye İtilafnamesi; Urfa Fransız bölgesine bırakılır.
- Ekim 1919: Fransız birlikleri İngilizlerin yerine Urfa'ya girer.
- 7 Şubat 1920: Fransız komutanlığına 24 saatlik ültimatom.
- 8-9 Şubat 1920 gecesi: Taarruz başlar; şehrin yarısı geri alınır.
- 10/11 Nisan 1920: Fransızlar Urfa'yı bırakır.
- 23 Nisan 1920: TBMM açılır; Ali Saip Bey Urfa mebusu olarak Meclis'e girer.
- 20 Ekim 1921: Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi kapanır.
- 24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması; Urfa Türkiye sınırları içinde kalır.
- 20 Nisan 1924: Urfa vilayeti merkezi olur.
- 22 Haziran 1984: 3020 sayılı kanunla ilin adı Şanlıurfa olur.
- 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi.
- 15 Eylül 1919: Suriye İtilafnamesi; Urfa Fransız bölgesine bırakılır.
- Ekim 1919: Fransız birlikleri İngilizlerin yerine Urfa'ya girer.
- 7 Şubat 1920: Fransız komutanlığına 24 saatlik ültimatom.
- 8-9 Şubat 1920 gecesi: Taarruz başlar; şehrin yarısı geri alınır.
- 10/11 Nisan 1920: Fransızlar Urfa'yı bırakır.
- 23 Nisan 1920: TBMM açılır; Ali Saip Bey Urfa mebusu olarak Meclis'e girer.
- 20 Ekim 1921: Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi kapanır.
- 24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması; Urfa Türkiye sınırları içinde kalır.
- 20 Nisan 1924: Urfa vilayeti merkezi olur.
- 22 Haziran 1984: 3020 sayılı kanunla ilin adı Şanlıurfa olur.
Çarpışmalar 9 Şubat'tan Nisan başına kadar, yaklaşık iki ay sürdü. Bu süre, Fransız tümeninin Maraş'tan çekildiği ve Antep çevresinde gerginliğin arttığı haftalara denk geliyordu; Güney'deki Fransız kuvvetleri aynı anda birkaç noktada baskı altındaydı. Maraş'taki zaferden sonra oradaki birliklerin bir kısmının Urfa'ya yardıma gönderildiği de kaydedilir. Türkçe Vikipedi'ye göre Fransızlar sonunda birliklerinin yarısını kaybetmiş olarak Urfa'yı terk etti.
Dikkat: yanlış bilinen
Sevr'den Lozan'a Urfa'nın statüsüFransızların Urfa'dan çıktığı gün kaynaklarda farklı geçer. Türkçe Vikipedi'nin Urfa Muharebesi ve Güney Cephesi maddeleri 10 Nisan 1920 der; İngilizce Vikipedi'nin Urfa maddesi ise yerel milisin işgal kuvvetlerini 11 Nisan 1920'de şehirden çıkardığını yazar. Fark, garnizonun şehirden ayrıldığı gece ile şehrin tamamen boşaldığının ilan edildiği günün ayrı ayrı sayılmasından kaynaklanıyor olabilir; ama bunu kesin olarak söyleyen bir kaynağa ulaşamadık. Bu yüzden yazıda "10/11 Nisan" yazmayı tercih ettik. Bir başka yanlış bilinen: Urfa'nın "Şanlı" unvanı savaştan hemen sonra verilmedi; ilin adı ancak 22 Haziran 1984'te 3020 sayılı kanunla Şanlıurfa oldu. TBMM'nin şehre İstiklal Madalyası vermesi ise 2016 yılındadır.
Askerî başarı, şehrin hukuki durumunu hemen çözmedi. İngilizce Vikipedi'ye göre Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) Urfa'yı Fransız denetimindeki Suriye mandasına bırakıyordu. Bu hüküm uygulanamadı. Fransa ile Ankara arasındaki savaş hâli 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'yla sona erdi ve Güney Cephesi kapandı. 1923'te Lozan Antlaşması Urfa'yı Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak kesinleştirdi. Cumhuriyet döneminde, 20 Nisan 1924'te Urfa yeni kurulan Urfa vilayetinin merkezi yapıldı.
Ali Saip Bey'in sonraki hayatı
Ali Saip Bey 23 Nisan 1920'de açılan TBMM'ye Urfa mebusu olarak girdi. Aralık 1920'de Urfa Kuvâ-yi Milliye Komutanı sıfatıyla bölgedeki aşiret reislerini Fransız işgaline karşı topladı ve Urfa'nın kurtarılmasındaki hizmetleri için kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası aldı. Sonraki yıllarda Konya İstiklal Mahkemesi ile İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi'nin başkanlığını yaptı, 1926'da binbaşı olarak emekli oldu; II. Dönem'de Kozan, III-VI. dönemlerde Urfa milletvekiliydi. 1934'te Soyadı Kanunu çıktığında "Ursavaş" soyadı Atatürk tarafından verildi. Urfa'daki mücadeleyi "Kilikya Faciaları ve Urfa Kurtuluş Mücadeleleri" adlı kitabında anlattı. 26 Eylül 1939'da Adana'da öldü.
Kimler vardı?
- Ali Saip Bey (Ursavaş): jandarma komutanı, savunmanın askerî örgütleyicisi.
- Hacı Mustafa Hacıkamiloğlu: "12'ler" kurulunun başkanı, ültimatomu veren heyetin önderi.
- Urfa'nın ileri gelenlerinden oluşan 12 kişilik kurul ve çevre aşiretlerinin milis kuvvetleri.
- Şehirdeki Fransız garnizonu ve onu destekleyen birlikler.
Urfa Savunması, Maraş'tan yalnızca birkaç gün sonra başladığı için çoğu zaman onun gölgesinde kalır. Oysa iki ay süren bir kuşatmayla bir garnizonun yarısını kaybederek çekilmesi, Fransa'nın Güney'deki konumunun ne kadar zayıf olduğunu açıkça gösterdi. Maraş, Antep ve Urfa'daki direniş birlikte değerlendirildiğinde, Fransa'yı Ankara ile ayrı bir antlaşmaya, yani Batılı büyük devletlerden ilk kez birinin Ankara hükûmetiyle masaya oturmasına götüren yolun önemli bir parçasıdır.
Kaynaklar
- Vikipedi, Urfa Muharebesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Türk Kurtuluş Savaşı Güney Cephesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Ali Saip Ursavaş maddesi (tr.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Franco-Turkish War (en.wikipedia.org)
- English Wikipedia, Urfa (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Şanlıurfa maddesi (tr.wikipedia.org)