İçeriğe geç
Giriş yap
0

Makbule Atadan (1885-1956): Selanik'ten Camlı Köşk'e, Atatürk'ün hayatta kalan tek kardeşi

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Beş kardeşten ikisi kaldı

Makbule Hanım, 1885'te Selanik'te, Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım'ın beşinci çocuğu olarak doğdu. Ondan önce dünyaya gelen Fatma, Ahmet ve Ömer küçük yaşlarda ölmüştü. Makbule doğduğunda ağabeyi Mustafa dört yaşındaydı. Dört yıl sonra doğan kız kardeşi Naciye ise on iki yaşında vereme yakalanarak hayatını kaybetti. Böylece Selanik'teki evde iki kardeş kaldı: Mustafa ve Makbule. Makbule Hanım, ağabeyinin hayatının neredeyse her döneminde yakınında bulunan, Selanik'ten İstanbul'a, İstanbul'dan Ankara'ya uzanan yolculuğa tanıklık eden kişi oldu.

Bu yazıda Makbule Hanım'ın çocukluğunu, İstanbul'daki savaş yıllarını, Millî Mücadele sırasında yaşadığı baskıları, Çankaya'daki hayatını ve Atatürk'ün ölümünden sonraki yıllarını sırasıyla anlatıyoruz.
Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan'ın portresi
Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Langaza çiftliği ve Selanik'e dönüş

Ali Rıza Efendi'nin erken ölümünden sonra aile bir süre Selanik yakınlarındaki Langaza'da, Zübeyde Hanım'ın kardeşi Hüseyin Efendi'nin kâhyalık yaptığı çiftlikte yaşadı. Mustafa'nın okulu nedeniyle annesi ve kardeşleri Selanik'e döndüğünde Makbule bir süre daha dayısı ve anneannesiyle çiftlikte kaldı, sonra ailenin yanına katıldı. Selanik'te koşulların elvermemesi yüzünden okula gidemedi ve evde özel derslerle yetiştirildi. Zübeyde Hanım'ın Ragıp Bey ile ikinci evliliğini yapmasından sonra annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşadı.

Makbule Hanım'ın Selanik'te Lütfü Bey adında biriyle evlendiği bilinir. Bu ilk evlilik kısa sürdü ve hayatının sonraki dönemlerinde fazla iz bırakmadı.
Tarih notu
1885: Selanik'te doğum.
1915: Annesiyle İstanbul'a geliş ve Akaretler'deki eve yerleşme.
28 Kasım 1918: Şişli'deki evin üst katına yerleşme.
1935: Çankaya'daki Camlı Köşk'e taşınma.
18 Ocak 1956: Ankara'da vefat.

Akaretler ve Şişli günleri

Balkan Savaşları'ndan sonra Selanik Yunanistan'a bırakıldı. Makbule Hanım bir süre daha şehirde yaşadı, Birinci Dünya Savaşı sırasında annesi ve üvey kız kardeşiyle İstanbul'a geçti. Önce Ragıp Bey'in kardeşi Memduh Hayrettin Bey'in evinde misafir kaldılar. Ardından Mustafa Kemal'in Haziran 1915'te kiraladığı Akaretler'deki 76 numaralı eve yerleştiler.

13 Kasım 1918'de Mustafa Kemal cepheden İstanbul'a döndü. Birkaç gün Pera Palas'ta kaldıktan sonra Şişli'de, Halaskârgazi Caddesi'ndeki üç katlı evi kiraladı. Makbule Hanım ve Zübeyde Hanım 28 Kasım 1918'den itibaren evin üst katında yaşadı. Orta katta Mustafa Kemal, alt katta yaverleri kalıyordu. Makbule Hanım bu evde ağabeyinin pek çok konuğunu ağırladı ve 16 Mayıs 1919'da Anadolu'ya geçmek üzere yola çıkan Mustafa Kemal'i uğurladı.
Makbule Atadan, Kasım 1938'de Atatürk'ün cenaze töreninde
Makbule Atadan, Kasım 1938'de Atatürk'ün cenaze törenindeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Millî Mücadele yıllarında İstanbul'da bir kardeş

Mustafa Kemal Samsun'a çıktıktan sonra Makbule Hanım, ticaretle uğraşan Mustafa Mecdi Bey ile evlendi. Aile Şişli'deki evden ayrılıp Akaretler'e döndü. Anadolu'daki mücadele büyüdükçe İstanbul'da kalan aile üyeleri işgal yönetiminin gözetimi altına girdi. Eve baskın yapılacağı korkusu, Makbule Hanım ile annesinin bu yıllardaki hayatını belirledi.

Haziran 1922'de Mustafa Kemal İzmit'e geldiğinde, Makbule Hanım annesiyle birlikte 13 Haziran 1922'de İzmit'e giderek ağabeyiyle buluştu. Bu buluşmadan sonra Zübeyde Hanım oğluyla Ankara'ya gitti, Makbule Hanım ise İstanbul'a döndü. 1922 yazında eşiyle Çankaya'ya konuk olduğu bilinir.

Zübeyde Hanım 15 Ocak 1923 akşamı İzmir'de vefat etti. Makbule Hanım o sırada İstanbul'daydı ve annesinin cenazesine yetişemedi. 19 Ocak 1923'te, yurt gezisinde bulunan ağabeyini İzmit'te ziyaret ederek başsağlığı diledi.
Ek bilgi
Makbule Hanım'ın eşi Mustafa Mecdi Bey, 1934'te Soyadı Kanunu çıktığında "Boysan" soyadını aldı. Makbule Hanım bir süre bu soyadını taşıdı. Sonraki yıllarda ise Atatürk soyadını çağrıştıran "Atadan" soyadıyla anıldı ve tarihe bu adla geçti.

Protokolde Cumhurbaşkanının yanında

Mustafa Kemal'in Latife Hanım ile evliliği 1925'te sona erdi. Bu tarihten sonra Makbule Hanım ağabeyinin yanında daha uzun süreler geçirmeye başladı. Cumhurbaşkanı bekâr olduğu için pek çok davette ve törende protokolde onun yanında yer aldı. 1930'da Atatürk'ün isteğiyle kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası'na katıldı. Parti birkaç ay sonra kapanınca o da siyasetten çekildi.

1935'te Çankaya Köşkü arazisi içinde kendisi ve eşi için Camlı Köşk inşa edildi ve Makbule Hanım buraya yerleşti. Çankaya Köşkü nöbet defterleri, Atatürk'ün kardeşinin evine on beş kez gittiğini ve bunlardan beşinde akşam yemeğini orada yediğini kaydeder. Bu ayrıntı, devlet işlerinin yoğunluğu içinde iki kardeşin ilişkisinin nasıl sürdüğünü gösteren küçük ama anlamlı bir veridir.

Makbule Hanım'ın Çankaya'daki yeri yalnızca bir aile üyesinin yeri değildi. Atatürk'ün sofrasına gelen yabancı konuklar, devlet adamları ve yazarlar onu da tanıdı. Resmî törenlerde, balolarda ve yurt gezilerinin bazı duraklarında onun varlığı, Cumhuriyet'in kadınların toplumsal hayatta görünür olmasına verdiği önemin de bir parçası olarak algılandı. Makbule Hanım bu rolü gösterişten uzak, ağabeyinin işlerine karışmayan bir tutumla sürdürdü. Çevresindekilerin anlatımlarında sık sık öne çıkan özelliği, sade yaşamı ve ağabeyine duyduğu derin bağlılıktır.

1938 sonbaharı

Atatürk'ün hastalığı ağırlaştığında Makbule Hanım İstanbul'a gelerek Dolmabahçe Sarayı'nda kaldı. Doktorların izin verdiği ölçüde ağabeyini görebildi. Nöbet defterleri, dokuz kez Atatürk'ün yanına alındığını gösterir. Makbule Hanım, anılarında son ziyaretini ölümünden on üç dakika önce yaptığını ve doktorlar müdahale ederken odadan çıkarıldığını anlatır. Cenaze töreninde, naaşı taşıyan top arabasının hemen arkasında eşiyle birlikte yürüdü.
Makbule Atadan'ın Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabri
Makbule Atadan'ın Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Turalhemidli. Dosya sayfası

Son yıllar

Atatürk'ün ölümünden sonra Makbule Hanım daha çok İstanbul'da yaşadı. Çeşitli hastalıklar ve maddi sıkıntılar yaşadı. 1946'da eşinden ayrıldı. Atatürk'ün 5 Eylül 1938 tarihli vasiyetnamesinde kardeşine aylık bağlanması öngörülmüştü ve bu gelir ona hayatının son yıllarında destek oldu. Makbule Atadan 18 Ocak 1956'da Ankara'da vefat etti ve Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.

Bir tanığın sessiz değeri

Makbule Atadan çoğu zaman Atatürk'ün gölgesinde kalan bir figür olarak anılır. Ne bir siyasi rolü uzun sürdü ne de kamusal bir kariyer peşinde koştu. Ancak onun asıl değeri tanıklığındadır. Selanik'teki çocukluk evinden Çankaya'daki son günlere kadar Atatürk'ün özel hayatını en uzun süre yakından gören kişi odur. Babasız büyüyen iki kardeşin dayanışması, ağabeyin cephelerde olduğu yıllarda annesini yalnız bırakmayan bir kız kardeşin sorumluluğu ve işgal İstanbul'unda baskı altında geçen günler, Atatürk biyografisinin genellikle görünmeyen yüzünü oluşturur.

Onun anıları da bu nedenle önem taşır. Çocukluk yıllarına, Zübeyde Hanım'ın kişiliğine ve Atatürk'ün son saatlerine dair anlattıkları, resmî belgelerin ulaşamadığı ayrıntıları içerir. Bu anlatılar her anı gibi zaman içinde biçimlenmiş olabilir. Yine de nöbet defterleri gibi kayıtlarla örtüşen yönleri, Makbule Hanım'ın Atatürk'ün hayatına dair vazgeçilmez tanıklardan biri olduğunu gösterir. Camlı Köşk'ün bugün Çankaya Köşkü yerleşkesinde korunması da bu tanıklığın mekâna yansımış hatırasıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
Makbule Hanım'ın Atatürk'ün tek kardeşi olduğu sık sık söylenir. Doğru ifade, hayatta kalan tek kardeşi olduğudur. Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım'ın altı çocuğundan Fatma, Ahmet, Ömer ve Naciye küçük yaşta ölmüş, yetişkinliğe yalnızca Mustafa ve Makbule ulaşmıştır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap