İçeriğe geç
Giriş yap
0

Düyun-u Umumiye (1881): Muharrem Kararnamesi ve Osmanlı gelirlerinin yabancı yönetimi

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Düyun-u Umumiye (Düyun-ı Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi), Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödemek amacıyla kurulan ve devletin bazı önemli gelirlerini doğrudan yöneten uluslararası bir kurumdur. 20 Aralık 1881'de (Hicri takvimle 28 Muharrem 1299) yayımlanan ve bu nedenle Muharrem Kararnamesi adıyla bilinen padişah iradesiyle kuruldu. Kurumun yönetim kurulunda Britanya, Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya ve Hollanda'daki alacaklıların temsilcileri ile Osmanlı Bankası ve Galata bankerlerinin temsilcileri yer aldı. Düyun-u Umumiye, tuz, tütün, ipek, damga ve alkollü içki gibi gelirleri doğrudan toplayarak bu gelirlerle alacaklılara ödeme yaptı. Kurum, Osmanlı Devleti'nin dağılmasına kadar varlığını sürdürdü ve Osmanlı mali bağımsızlığının yitirilişinin simgesi hâline geldi. Lozan Antlaşması'nda Osmanlı borçları, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı; Türkiye'ye düşen pay ise Cumhuriyet döneminde 1954'te tamamen ödendi.
İstanbul Cağaloğlu'ndaki Düyun-u Umumiye binası
İstanbul Cağaloğlu'ndaki Düyun-u Umumiye binasıGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: SALTOnline. Dosya sayfası

Borçlanmadan iflasa

Osmanlı Devleti, ilk dış borcunu 1854'te Kırım Savaşı sırasında aldı. Bu tarihten sonra devlet, bütçe açıklarını kapatmak için sık sık dış borca başvurdu. 1854–1874 yılları arasında Avrupa piyasalarından çok sayıda borç alındı. Ancak bu borçların önemli bir kısmı, ihraç fiyatlarının düşük tutulması ve aracı komisyonları nedeniyle devletin eline tam olarak geçmedi. Alınan borçların bir kısmı da eski borçların faizlerini ödemek için kullanıldı.

1873'te Viyana Borsası'nda başlayan ekonomik bunalım, Avrupa'daki kredi piyasalarını daralttı. Osmanlı, yeni borç bulmakta zorlandı. Ayrıca 1873–1874'te Anadolu'da yaşanan kuraklık ve kıtlık, vergi gelirlerini azalttı. Bu koşullar altında Osmanlı hükûmeti, 6 Ekim 1875'te Ramazan Kararnamesi'ni yayımlayarak borç ödemelerinin yarısını beş yıl boyunca nakit yerine yeni tahvillerle yapacağını duyurdu. Bu karar, Avrupa piyasalarında Osmanlı'nın fiilen iflas ettiği şeklinde yorumlandı. 1877–1878 Osmanlı–Rus Savaşı'nın ağır mali yükü ise durumu daha da kötüleştirdi.
Ek bilgi
Rüsumat-ı Sitte: 1879'da Osmanlı hükûmeti, Galata bankerleriyle yaptığı bir anlaşmayla altı dolaylı vergi gelirinin (tuz, tütün, ipek, damga, alkollü içkiler ve bazı bölgelerin balık avı resmi) yönetimini on yıl süreyle bankerlere bıraktı. Bu gelirlere "Rüsumat-ı Sitte" (Altı Vergi) adı verildi. Bu gelirleri yöneten idare, Rüsumat-ı Sitte İdaresi olarak anıldı. Bu düzenleme, Düyun-u Umumiye'nin bir öncüsü oldu; 1881'de bu gelirler Düyun-u Umumiye'ye devredildi.

Muharrem Kararnamesi

Berlin Kongresi'nde büyük devletler, Osmanlı borçlarının ödenmesi meselesinin çözülmesini istedi. Bunun üzerine 1881'de İstanbul'da Osmanlı hükûmeti ile Avrupalı alacaklıların temsilcileri arasında görüşmeler yapıldı. Görüşmeler sonucunda 20 Aralık 1881'de Muharrem Kararnamesi yayımlandı. Kararname, Osmanlı'nın dış borçlarını önemli ölçüde azaltarak yeniden yapılandırdı. Borçların anapara miktarı, yaklaşık yarı yarıya indirildi; birikmiş faizlerin büyük kısmı silindi.

Buna karşılık Osmanlı, belirli gelirlerinin yönetimini, alacaklıların temsilcilerinden oluşan Düyun-u Umumiye idaresine bıraktı. Bu gelirler arasında Rüsumat-ı Sitte'nin yanı sıra Bulgaristan prensliğinin ödemesi gereken vergi, Kıbrıs'tan gelecek gelir fazlası ve Doğu Rumeli'nin vergisi de bulunuyordu.
Düyun-u Umumiye idaresinin kullandığı vergi pulları
Düyun-u Umumiye idaresinin kullandığı vergi pullarıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kurumun yapısı ve çalışması

Düyun-u Umumiye'nin yönetim kurulu (Meclis-i İdare), yedi üyeden oluşuyordu. Bu üyelerden biri Britanya ve Hollanda alacaklılarını, biri Fransız alacaklılarını, biri Alman alacaklılarını, biri Avusturya-Macaristan alacaklılarını, biri İtalyan alacaklılarını, biri Osmanlı Bankası'nı ve biri de Osmanlı alacaklılarını (Galata bankerlerini) temsil ediyordu. Yönetim kurulunun başkanlığı, Britanya ve Fransız temsilcileri arasında dönüşümlü olarak yapılıyordu. Ayrıca Osmanlı hükûmeti, kurula bir komiser atıyordu; ancak komiserin oy hakkı yoktu.

Düyun-u Umumiye, kısa sürede büyük bir örgüt hâline geldi. Kurumun binlerce memuru vardı ve bu memurlar ülkenin dört bir yanında vergi toplama işlemlerini yürütüyordu. Çalışanların büyük çoğunluğu Osmanlı tebaasından oluşuyordu. Kurum, aynı zamanda tütün ve ipek üretiminin geliştirilmesi için çalışmalar yaptı; tütün tekelini 1883'te kurulan Reji Şirketi'ne devretti. Düyun-u Umumiye'nin İstanbul'daki merkez binası, 1897'de Cağaloğlu'nda tamamlandı. Bina, mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlandı ve bugün İstanbul Erkek Lisesi olarak kullanılmaktadır.
Dikkat: yanlış bilinen
Kurumun değerlendirilmesi: Düyun-u Umumiye, Türk tarih yazımında genellikle Osmanlı'nın mali bağımsızlığını kaybetmesinin ve Avrupa'ya ekonomik bağımlılığının simgesi olarak anılır. Bu değerlendirme, kurumun Osmanlı gelirlerinin önemli bir kısmını doğrudan yönetmesi nedeniyle haklıdır. Öte yandan bazı iktisat tarihçileri, kurumun etkin bir vergi idaresi kurarak Osmanlı'nın uluslararası kredi itibarını kısmen yeniden sağladığını ve tütün ile ipek üretiminin modernleşmesine katkıda bulunduğunu vurgular. Bu iki bakış, aynı kurumun farklı yönlerine işaret eder.

Lozan ve borçların kapanışı

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti dağıldı. 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nda Osmanlı borçları, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında, bu devletlerin topraklarından elde edilen gelirler dikkate alınarak paylaştırıldı. Türkiye'ye düşen pay, Osmanlı borçlarının yaklaşık üçte ikisi kadardı. Türkiye Cumhuriyeti, 1928'de alacaklılarla yaptığı bir anlaşmayla borçların ödenmesine başladı. Düyun-u Umumiye idaresi, bu süreçte kaldırıldı. Osmanlı borçlarının Türkiye'ye düşen payının son taksiti, 1954'te ödendi.
Düyun-u Umumiye idaresinde görev yapan Vincent Caillard'ın 1897 tarihli karikatürü
Düyun-u Umumiye idaresinde görev yapan Vincent Caillard'ın 1897 tarihli karikatürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Leslie Ward. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1854: İlk dış borç alınır.
1873: Viyana Borsası'nda bunalım.
6 Ekim 1875: Ramazan Kararnamesi.
1877–1878: Osmanlı–Rus Savaşı.
1879: Rüsumat-ı Sitte İdaresi kurulur.
20 Aralık 1881: Muharrem Kararnamesi; Düyun-u Umumiye kurulur.
1883: Reji Şirketi kurulur.
1897: Cağaloğlu'ndaki merkez binası tamamlanır.
1923: Lozan Antlaşması'yla borçlar paylaştırılır.
1928: Türkiye ile alacaklılar arasında anlaşma.
1954: Son taksit ödenir.

Cağaloğlu'ndaki binanın anlattıkları

Düyun-u Umumiye'nin hikâyesi, bir devletin mali krizlerinin kurumlarına nasıl yansıdığını gösterir. Kırım Savaşı'yla başlayan borçlanma, yirmi yıl içinde devletin borçlarını ödeyemez hâle gelmesine ve sonunda gelirlerinin önemli bir kısmının yabancı alacaklıların denetimine bırakılmasına yol açtı. Bu deneyim, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadrolarında derin bir iz bıraktı; Cumhuriyet'in ilk yıllarında denk bütçe ve dış borçtan kaçınma ilkesi büyük önem taşıdı.

Bugün Cağaloğlu'ndaki eski Düyun-u Umumiye binasında öğrenciler ders görüyor. Bir zamanlar Osmanlı'nın tuz ve tütün gelirlerinin hesaplarının tutulduğu salonlar, şimdi sınıflara dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, mali bağımlılığın simgesi olan bir yapının, eğitim yoluyla geleceğe yatırımın mekânı hâline gelmesi bakımından anlamlıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap