Florence Nightingale, Kırım Savaşı sırasında İstanbul'da, Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'nda kurulan İngiliz askerî hastanesinde çalışan ve modern hemşireliğin kurucularından biri olarak kabul edilen İngiliz hemşire ve istatistikçidir. Nightingale, 4 Kasım 1854'te otuz sekiz hemşireden oluşan bir ekiple İstanbul'a geldi. Burada karşılaştığı kötü hijyen koşulları, yetersiz malzeme ve kalabalık koğuşlar, onu hastane yönetimi ve halk sağlığı alanında köklü değişiklikler önermeye yöneltti. Geceleri elinde lambayla koğuşları dolaştığı için "lambalı kadın" olarak anıldı. Savaştan sonra Londra'da hemşirelik okulu kurdu ve topladığı verileri, kendi geliştirdiği grafiklerle sunarak sağlık politikalarını etkiledi. Bugün Selimiye Kışlası'nda Nightingale'in kaldığı bölüm, bir müze olarak ziyaretçilere açıktır. Jerry Barrett'ın Florence Nightingale'i Üsküdar'da yaralıları karşılarken gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Jerry Barrett. Dosya sayfası
Selimiye Kışlası: bir Osmanlı yapısının İngiliz hastanesine dönüşmesi
Selimiye Kışlası, ilk olarak Sultan III. Selim döneminde, Nizam-ı Cedid ordusu için Üsküdar'da inşa edildi. Ahşap olan ilk yapı daha sonra yandı; Sultan II. Mahmud döneminde kâgir olarak yeniden yapılmaya başlandı ve Sultan Abdülmecid döneminde bugünkü dört kuleli, büyük avlulu biçimini aldı. Kırım Savaşı başladığında Osmanlı Devleti, müttefiklerine destek olmak amacıyla bu büyük kışlayı İngiliz ordusunun kullanımına verdi. Kışla, kısa sürede Kırım'dan gemilerle getirilen yaralı ve hasta askerlerin tedavi edildiği bir hastaneye dönüştü.
Kırım cephesi ile İstanbul arasında yaralıları taşıyan gemiler, Karadeniz'i geçerek günler süren bir yolculuktan sonra Üsküdar'a ulaşıyordu. Bu yolculuk sırasında birçok yaralı hayatını kaybediyordu. Hastaneye ulaşanlar ise yatak, battaniye, temiz su ve ilaç eksikliği nedeniyle ağır koşullarla karşılaşıyordu. Kanalizasyon ve havalandırma sistemleri yetersizdi; kolera ve tifüs gibi hastalıklar hızla yayılıyordu.
Ek bilgi
Neden İstanbul? Kırım Savaşı sırasında İstanbul, müttefik ordularının en önemli ikmal ve sağlık merkezlerinden biriydi. Selimiye'nin yanı sıra Üsküdar'daki başka binalar, Kuleli ve Boğaz kıyısındaki diğer yapılar da hastane olarak kullanıldı. Fransız ordusu da İstanbul'da hastaneler kurdu. Haydarpaşa'da bugün hâlâ bakımlı olarak duran İngiliz Askerî Mezarlığı, bu dönemde hayatını kaybeden askerlerin de yattığı bir mezarlıktır.
Nightingale'in çalışmaları
Nightingale, varlıklı bir İngiliz ailesinin kızıydı ve ailesinin itirazlarına rağmen hemşireliği meslek olarak seçmişti. Almanya'daki Kaiserswerth'te ve Paris'te hastane deneyimi edinmişti. Savaş Bakanı Sidney Herbert'in daveti üzerine İstanbul'a geldiğinde, önce askerî doktorların direnciyle karşılaştı. Ancak yaralıların sayısı arttıkça ekibinin yardımı vazgeçilmez hâle geldi.
Nightingale ve hemşireleri, koğuşların temizlenmesini, çamaşırların düzenli yıkanmasını, hastalara uygun yemek verilmesini ve malzemelerin düzenli dağıtılmasını sağladı. Nightingale, kendi imkânları ve bağışlarla toplanan fonlarla malzeme satın aldı. Mart 1855'te Londra'dan gönderilen bir sağlık komisyonu, hastanenin kanalizasyon sistemini temizledi ve havalandırmayı iyileştirdi. Bu düzenlemelerden sonra hastanedeki ölüm oranları belirgin şekilde düştü. Florence Nightingale'in 1850'lerde çekilmiş bir fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: not listed. Dosya sayfası
Verilerle konuşan bir hemşire
Nightingale'i döneminin diğer hemşirelerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri, istatistiğe olan ilgisiydi. Savaştan sonra hastanelerdeki ölüm nedenlerini ayrıntılı biçimde analiz etti. Askerlerin büyük çoğunluğunun yaralanmalardan değil, önlenebilir hastalıklardan öldüğünü gösterdi. Bu verileri anlaşılır kılmak için kutup alanı diyagramı adı verilen, dairesel dilimlerden oluşan bir grafik türü kullandı. Bu grafik, her ay için ölüm nedenlerini farklı renklerle gösteriyordu. Nightingale, 1858'de Britanya Kraliyet İstatistik Derneği'nin ilk kadın üyesi oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Efsane ve gerçek: Nightingale'in "lambalı kadın" imgesi, Britanya'da yayımlanan gazete haberleri ve resimlerle yaygınlaştı. Bu romantik imge, onun asıl katkılarını, yani hastane yönetimi, hijyen ve istatistik alanındaki çalışmalarını zaman zaman gölgede bırakmıştır. Ayrıca aynı dönemde Kırım'da çalışan, Jamaika doğumlu hemşire Mary Seacole gibi başka sağlık çalışanlarının katkıları da uzun süre geri planda kalmış, son yıllarda yeniden ele alınmaya başlanmıştır.
Savaştan sonra: Londra'daki hemşirelik okulu
Nightingale, savaştan sonra Britanya'da büyük bir saygınlık kazandı. Halkın bağışlarıyla kurulan Nightingale Fonu'nun desteğiyle 1860'ta Londra'daki St Thomas' Hastanesi'nde bir hemşirelik okulu açıldı. Bu okul, hemşireliğin eğitimli, saygın bir meslek olarak gelişmesine önemli katkı sağladı. Nightingale, 1859'da yayımlanan "Notes on Nursing" adlı kitabıyla da hemşirelik ve ev sağlığı konusundaki görüşlerini geniş kitlelere ulaştırdı. 1910'da Londra'da hayatını kaybetti. Doğum günü olan 12 Mayıs, bugün birçok ülkede Uluslararası Hemşireler Günü olarak kutlanmaktadır. Florence Nightingale'in ölüm nedenlerini gösteren kutup alanı diyagramıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Florence Nightingale. Dosya sayfası
Bugünkü Florence Nightingale Müzesi
Selimiye Kışlası bugün Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Kışlanın kuzeybatı kulesinde, Nightingale'in kaldığı ve çalıştığı bölüm müze olarak düzenlenmiştir. Müzede Nightingale'e ait bazı eşyalar, mektup ve belgelerin kopyaları ile dönemin hastane düzenini gösteren objeler sergilenir. Müze, özellikle hemşirelik öğrencileri ve sağlık çalışanları tarafından ziyaret edilir. Ziyaretler için önceden izin alınması gerekir.
Tarih notu
Kronoloji: 1820: Florence Nightingale Floransa'da doğar. 1853: Londra'da bir kadın hastanesinde yönetici olarak çalışmaya başlar. 4 Kasım 1854: Otuz sekiz hemşireyle İstanbul'a, Üsküdar'a gelir. Mart 1855: Sağlık komisyonu Selimiye'deki hastanenin altyapısını iyileştirir. 1856: Savaş sona erer; Nightingale İngiltere'ye döner. 1858: Kraliyet İstatistik Derneği'ne üye olur. 1860: Londra'da Nightingale Hemşirelik Okulu açılır. 1910: Nightingale Londra'da ölür.
Üsküdar'dan dünyaya
Nightingale'in hikâyesi, İstanbul'un dünya tarihindeki rolüne dair az bilinen bir yüzü ortaya koyuyor. Modern hemşireliğin doğduğu yerlerden biri, Londra ya da Paris değil, Üsküdar'daki bir Osmanlı kışlasıydı. Osmanlı Devleti'nin müttefiklerine sunduğu bu bina, savaşın en acı manzaralarına tanıklık ederken aynı zamanda sağlık tarihinin önemli derslerinden birinin öğrenildiği yer oldu.
Nightingale'in en kalıcı katkısı, temizlik ve düzen kadar, verilere dayalı düşünme alışkanlığıdır. Hastanedeki ölümleri sayan, sınıflandıran ve görselleştiren bu yaklaşım, bugünkü halk sağlığı çalışmalarının da çıkış noktalarından biridir. Selimiye'deki küçük müze, bu yüzden yalnızca bir İngiliz hemşirenin değil, savaşın içinden doğan bir bilgi birikiminin de hatırasını taşır.