Körfezin kıyısında bir üs
İzmit Körfezi'nin güney kıyısında yer alan Gölcük, bugün Türk Deniz Kuvvetleri'nin en önemli üssüdür. Burada bulunan tersane, savaş gemilerinin bakımı, onarımı ve inşası için hizmet veriyor ve Türkiye'nin en büyük gemi inşa tesislerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu üssün kuruluşu, Cumhuriyet'in ilk yıllarına, 1926'ya uzanıyor. Kuruluşunun hikâyesi ise bir zırhlının, Yavuz'un, hikâyesiyle iç içe geçiyor.
Neden Gölcük?
Osmanlı donanmasının asıl üssü yüzyıllar boyunca İstanbul'daki Haliç Tersanesi'ydi. Ancak Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra durum değişti. Lozan Antlaşması'nın Boğazlar hükümleri, Boğazların iki yakasında askerden arındırılmış bölgeler öngörüyordu. Bu koşullar altında İstanbul'da büyük bir donanma üssü bulundurmak sorunluydu. Ayrıca Haliç'teki eski tesisler, modern savaş gemilerinin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktı.İzmit Körfezi, Marmara'nın doğu ucunda korunaklı bir konuma sahipti. Körfezin dar girişi, savunmayı kolaylaştırıyordu. Gölcük'te Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk ve Alman gemilerinin bakımı için kurulmuş tesisler bulunuyordu. Cumhuriyet yönetimi, bu tesislerin üzerine yeni bir tersane ve donanma üssü kurulmasına karar verdi. 1926'da Gölcük Tersanesi'nin kuruluşu resmen başladı.
Tarih notu
1914: Yavuz (Goeben) Osmanlı donanmasına katılır
1918: Yavuz mayına çarparak ağır hasar alır
1926: Gölcük Tersanesi'nin kuruluşu
1926-1927: Yavuz için yüzer havuz getirilir
1927-1930: Yavuz Gölcük'te onarılır
1928: Havuz meselesi yüzünden Bahriye Vekâleti kaldırılır
1930: Yavuz yeniden hizmete girer
10 Kasım 1938: Atatürk'ün vefatı
Kasım 1938: Atatürk'ün naaşı Yavuz ile İzmit'e taşınır
1918: Yavuz mayına çarparak ağır hasar alır
1926: Gölcük Tersanesi'nin kuruluşu
1926-1927: Yavuz için yüzer havuz getirilir
1927-1930: Yavuz Gölcük'te onarılır
1928: Havuz meselesi yüzünden Bahriye Vekâleti kaldırılır
1930: Yavuz yeniden hizmete girer
10 Kasım 1938: Atatürk'ün vefatı
Kasım 1938: Atatürk'ün naaşı Yavuz ile İzmit'e taşınır
Yavuz'un yaraları
Yavuz zırhlısı, Birinci Dünya Savaşı'nın başında Almanya'dan Osmanlı donanmasına katılan Goeben muharebe kruvazörüydü. Savaş boyunca Karadeniz'de Rus donanmasıyla çarpıştı ve pek çok kez hasar aldı. Ocak 1918'de İmroz baskınından dönerken mayınlara çarptı ve ağır yaralandı. Savaşın sonunda Yavuz, bakımsız ve hasarlı hâlde İzmit Körfezi'nde bekliyordu.Cumhuriyet'in ilk yıllarında Yavuz'un onarılması, donanmanın yeniden kurulması için hayati bir meseleydi. Ancak Türkiye'de 20.000 tonu aşan bir gemiyi alabilecek bir kuru havuz yoktu. Gemiyi onarmak için önce büyük bir yüzer havuz gerekiyordu.
Yüzer havuz ve tamir
Yüzer havuz Almanya'dan satın alındı ve Gölcük'e getirildi. Yavuz'un onarımı için Fransız firması Penhoët ile anlaşma yapıldı. Onarım 1927'de başladı. Ancak süreç kısa sürede sorunlarla karşılaştı: havuzun kendisi de hasarlıydı ve Yavuz havuza alınırken havuz zarar gördü. Onarım işleri uzadı.Bu süreçte havuzun satın alınması ve tamir sözleşmeleriyle ilgili yolsuzluk iddiaları gündeme geldi. Meclis'te açılan soruşturma, Bahriye Vekili İhsan Bey'in yargılanmasına yol açtı. İhsan Bey, Yüce Divan'da yargılandı ve mahkûm edildi. 1928'de Bahriye Vekâleti kaldırıldı ve deniz kuvvetleri Milli Müdafaa Vekâleti'ne bağlandı. Bu olay, Cumhuriyet'in ilk yıllarında devlet yönetiminde hesap verebilirliğin önemli örneklerinden biri olarak hatırlanıyor.

Ek bilgi
Yavuz'un onarımı sonunda 1930'da tamamlandı. Gemi yeniden hizmete girdi ve sonraki on yıllarda Türk donanmasının amiral gemisi olarak görev yaptı. Yavuz, 1930'larda pek çok resmi ziyarete ve tatbikata katıldı. Gemi, 1950'lerde hizmetten çekildi ve sonunda 1970'lerde hurdaya ayrıldı. Gölcük Tersanesi ise Yavuz'un onarımıyla kazandığı tecrübeyi sonraki yıllarda donanmanın diğer gemilerine aktardı.
Havuzun mühendisliği
Yüzer havuz, büyük gemilerin su dışında onarılabilmesi için kullanılan bir tesistir. Havuz, içine su alınarak batırılır; gemi üzerine yanaştırılır; ardından havuzun bölmelerindeki su boşaltılarak gemiyle birlikte yükselmesi sağlanır. Böylece geminin karinası, yani su altında kalan kısmı, işçilerin çalışabileceği şekilde açığa çıkar. Yavuz gibi büyük ve ağır bir geminin havuza alınması, havuzun dengesinin çok dikkatli ayarlanmasını gerektiriyordu.Gölcük'e getirilen havuz, bu iş için yeterli büyüklükteydi; ama yolculuk ve bekleme sırasında yıpranmıştı. Yavuz'un havuza alınması sırasında havuzun bazı bölmeleri zarar gördü. Hem havuzun hem de geminin onarımı, beklenenden çok daha uzun sürdü. Bu gecikmeler, işin maliyetini artırdı ve sonradan açılan soruşturmanın konularından biri oldu.
Cumhuriyet donanmasının yeniden kuruluşu
1920'lerin sonu ve 1930'lar, Türk donanmasının yeniden kurulduğu yıllardı. Yavuz'un onarımının yanında İtalya'dan muhripler ve denizaltılar satın alındı. Bu gemilerin bakımı ve onarımı Gölcük'te yapıldı. Tersane, zamanla gemi inşa kapasitesine de kavuştu. Gölcük, Cumhuriyet donanmasının yeni yüzünün simgesi hâline geldi.Gölcük'te tersanenin çevresinde bir yerleşim de gelişti. Tersane işçileri, deniz subayları ve aileleri için lojmanlar, okullar ve sosyal tesisler inşa edildi. Küçük bir kıyı köyü, kısa sürede bir donanma kentine dönüştü.
Yavuz ve Atatürk'ün son yolculuğu
Yavuz, Türk tarihinde Atatürk'le birlikte anılan bir gemidir. Atatürk, 1930'larda Yavuz'la pek çok deniz yolculuğu yaptı. Kasım 1938'de Atatürk'ün vefatından sonra naaşı İstanbul'dan Ankara'ya götürülürken Sarayburnu'ndan Yavuz'a alındı. Yavuz, naaşı İzmit'e taşıdı; oradan tren ile Ankara'ya götürüldü. Gölcük'te onarılan gemi, böylece Cumhuriyet'in kurucusunun son yolculuğunda da yer aldı.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Kuruluş tarihi: Gölcük Tersanesi'nin kuruluş yılı olarak 1926 kabul edilir.
2. Havuz davası: Yüzer havuz ve Yavuz'un onarımıyla ilgili yolsuzluk davası, Bahriye Vekili İhsan Bey'in Yüce Divan'da yargılanmasıyla sonuçlanmıştır.
3. Yavuz: Gemi Osmanlı donanmasına "Yavuz Sultan Selim" adıyla katılmış, sonra kısaca "Yavuz" olarak anılmıştır.
2. Havuz davası: Yüzer havuz ve Yavuz'un onarımıyla ilgili yolsuzluk davası, Bahriye Vekili İhsan Bey'in Yüce Divan'da yargılanmasıyla sonuçlanmıştır.
3. Yavuz: Gemi Osmanlı donanmasına "Yavuz Sultan Selim" adıyla katılmış, sonra kısaca "Yavuz" olarak anılmıştır.
1999 ve sonrası
17 Ağustos 1999'da Marmara Bölgesi'ni sarsan büyük deprem, Gölcük'ü de ağır biçimde etkiledi. Depremin merkez üssü Gölcük'e çok yakındı. Tersane ve üs ağır hasar gördü, pek çok deniz personeli hayatını kaybetti. Ancak tersane kısa sürede yeniden toparlandı ve faaliyetlerini sürdürdü.Bugün Gölcük Tersanesi, denizaltılar dahil pek çok savaş gemisinin inşa edildiği, Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir yere sahip bir tesis. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi, Cumhuriyet'in denizcilikteki kararlılığının bir göstergesi.
Bir zırhlıdan doğan tersane
Gölcük Tersanesi'nin hikâyesi, bir zırhlıyı kurtarmak için başlayan bir çabanın kalıcı bir kuruma dönüşmesinin hikâyesidir. Yavuz'un onarımı için getirilen havuz, açılan şantiye ve yetişen personel, Cumhuriyet donanmasının bel kemiğini oluşturdu.Bize kalırsa Gölcük'ün hikâyesinde iki ders birlikte duruyor. Birincisi, genç Cumhuriyet'in sınırlı imkânlarla bile büyük işlere girişme cesareti. İkincisi, bu işlerde yaşanan usulsüzlüklerin hesabının sorulması. Havuz davası, devlet yatırımlarında şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemini erken bir tarihte ortaya koydu. Bu iki ders, Gölcük'ü yalnızca bir tersane değil, Cumhuriyet'in kurumsal hafızasının bir parçası yapıyor.