İçeriğe geç
Giriş yap
0

Hafta Tatilinin Pazara Alınması (27 Mayıs 1935): 394 ve 2739 sayılı kanunlar

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir günlük dinlenmenin hukuki hikâyesi

Türkiye'de bugün pek çok kişi için sıradan görünen cumartesi öğleden sonra başlayan ve pazar boyunca süren hafta sonu, Cumhuriyet'in ilk on iki yılında iki ayrı kanunla biçimlendi. İlki 1924 tarihli 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun, ikincisi ise 27 Mayıs 1935 tarihli 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'dur. Bu yazı, iki kanunun resmî metinlerine dayanarak hafta tatilinin nasıl zorunlu hâle geldiğini ve hangi gün olarak belirlendiğini anlatıyor.
Tarih notu
2 Ocak 1924: 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun kabul edildi.
21 Ocak 1924: Kanun Resmî Gazete'nin 54. sayısında yayımlandı.
27 Mayıs 1935: 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun kabul edildi.
1 Haziran 1935: 2739 sayılı kanun Resmî Gazete'nin 3017. sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Cumhuriyet gazetesinin 31 Mart 1935 tarihli sayfası
Cumhuriyet gazetesinin 31 Mart 1935 tarihli sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Akşam, Cumhuriyet ve Kurun gazeteleri. Dosya sayfası

1924: Haftada bir gün zorunlu tatil

394 sayılı kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 2 Ocak 1924'te kabul edildi ve 21 Ocak 1924 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanunun birinci maddesi, on bin veya daha fazla nüfuslu şehirlerde her türlü fabrika, imalathane, tezgâh, dükkân, mağaza, yazıhane, ticarethane ile sınai ve ticari kuruluşların haftada bir gün faaliyetlerini durdurmasını zorunlu kıldı. İkinci madde daha da genel bir kural koydu: resmî daireler dahil olmak üzere herhangi bir kurumda memurları ve işçileri haftada altı günden fazla çalıştırmak yasaklandı.

Kanunun ilk hâlinde hafta tatili günü cuma olarak gösterilmişti. Bugün mevzuat sisteminde yayımlanan metnin dipnotu, bu ifadenin 27 Mayıs 1935 tarihli 2739 sayılı kanunun 3. maddesiyle "Pazar" olarak değiştirildiğini ve metne bu şekilde işlendiğini belirtir. Bu nedenle bugün okunan 394 sayılı kanun metninde "Pazar günleri" ifadesi geçer; 1924'teki uygulamada ise tatil günü cumaydı.

Kimler tatilden ayrık tutuldu?

394 sayılı kanun, hayatın durmaması gereken alanları ayrıca saydı. Dördüncü maddeye göre hastaneler, dispanserler, eczaneler, hekim ve diş hekimi muayenehaneleri, laboratuvarlar ve hamamlar; vapur, tramvay, su, elektrik, gaz ve telefon şirketleri; liman, iskele, istasyon ve gümrüklerdeki yükleme ve taşıma işleri; matbaalar, gazete bayileri, müzeler, kütüphaneler, tiyatrolar, sinemalar ve kulüpler; hanlar, oteller, lokantalar ve kahvehaneler tatil gününde açık kalabiliyordu. Bu maddelerin bir kısmı 1926'da 936 sayılı kanunla yeniden düzenlendi.

Kanun, bu kuruluşlarda çalışanları da unutmadı: ayrık tutulan işyerlerinde memur ve işçilere sırayla haftada birer gün izin verilmesi zorunluydu. Altıncı madde, tatil günü bekçilik, kapıcılık, makine ve kazan bakımı gibi zorunlu işlerde çalıştırılanlara o hafta içinde yirmi dört saatten az olmamak üzere bir gün izin verilmesini öngördü. Tarım, avcılık, balıkçılık, çobanlık ve ormancılık gibi sanayi dışındaki işler ise kanunun kapsamı dışında bırakıldı.
Beyoğlu'nda dükkânlar, 1930 dolayı
Beyoğlu'nda dükkânlar, 1930 dolayıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Denetim ve küçük yerleşimler

Kanun yalnızca bir ilke koymakla kalmadı, uygulamanın nasıl izleneceğini de yazdı. Ayrık tutulmak isteyen kuruluşların belediye meclislerine beyanname vererek bir yıl geçerli ruhsat almaları gerekiyordu. Tatil gününde kurala aykırı açılan dükkânlar zabıta tarafından kapatılacak ve tutanak düzenlenecekti. On binden az nüfuslu şehir ve kasabalarda ise kanunun uygulanması belediye meclislerinin kararına bırakıldı. Kanun, yayımından on gün sonra yürürlüğe girecekti.
Dikkat: yanlış bilinen
Hafta tatilinin hangi gün olduğu konusunda iki farklı metin karşılaşılabilir. 394 sayılı kanunun ilk hâlinde tatil günü cumaydı; bugün resmî mevzuat sitesinde yayımlanan güncel metinde ise 1935 değişikliği işlendiği için "Pazar" yazar. Güncel metni okuyup 1924'te de pazarın tatil olduğu sonucuna varmak yanlış olur; değişikliği dipnot açıkça belirtir. Ayrıca 2739 sayılı kanunun kabul tarihi 27 Mayıs 1935, yürürlük tarihi ise Resmî Gazete'de yayımlandığı 1 Haziran 1935'tir.

1935: Ulusal bayram, genel tatiller ve pazar günü

27 Mayıs 1935'te kabul edilen 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun, devletin takvimini tek metinde topladı. Birinci madde 29 Ekim'i ulusal bayram olarak belirledi; bayram 28 Ekim öğleden sonra başlayıp 29 Ekim'i de içine alacak biçimde düzenlendi. İkinci madde genel tatil günlerini saydı: 30 Ağustos, 23 Nisan, 1 Mayıs Bahar Bayramı, yılbaşı ile Ramazan ve Kurban bayramları.

Hafta tatilini doğrudan ilgilendiren hüküm üçüncü maddedeydi. Buna göre hafta tatili günü pazar oldu. Kanun, cumartesi günleri saat 13'ten itibaren tatilin başlamasını ve hafta tatilinin otuz beş saatten az olmamasını öngördü; gıda ve giyim gibi bazı dükkânlar için ayrık hükümler de getirdi. Dördüncü madde ise 394 sayılı kanunun birinci maddesinin son fıkrasını ve bu konudaki eski hükümleri yürürlükten kaldırdı.

Bayram günlerinin ayrıntısı

2739 sayılı kanun, tatillerin hangi saatte başlayacağını da tek tek yazdı. 23 Nisan tatili 22 Nisan öğleden sonra, yılbaşı tatili 31 Aralık öğleden sonra başlayacak ve 1 Ocak'ı kapsayacaktı. Ramazan Bayramı için üç gün, Kurban Bayramı için dört gün genel tatil öngörüldü. Böylece bayram ve tatil günleri her yıl ayrı kararlarla belirlenmek yerine kanunla sabitlendi. Ulusal bayram olan 29 Ekim, kanunda genel tatillerden ayrı bir maddede düzenlenerek öne çıkarıldı.

Sonraki düzenlemelerde pazar

394 sayılı kanunun güncel metni, pazar gününün sonraki değişikliklerle nasıl uygulandığını da gösterir. 1950'de 5620 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre fırıncılar, yalnızca sebze, yaş meyve ve tütün satanlar, nalbantlar ve tarım aleti tamircileri ayrık tutulan kuruluşlar gibi, kasaplar da saat 13'e kadar açık kalabilecekti; Ramazan ve Kurban bayramı arifesine rastlayan pazar günleri de tatilden ayrık tutulabilecekti. Yedinci madde, devletin yönetimi ve denetimindeki ya da milli savunmayla ilgili kuruluşlara yılda on beş kez pazar tatilini erteleme imkânı tanıdı.

Neden önemliydi?

Kanunların metinleri bir gerekçe tartışması içermez; ancak sonuçları açıktır. 1924 kanunu, haftada altı günden fazla çalıştırmayı yasaklayarak çalışanlar için düzenli bir dinlenme hakkı tanıdı ve bunu belediye denetimine bağladı. 1935 kanunu ise bu dinlenme gününü pazara taşıdı, cumartesi öğleden sonrasını da tatile kattı ve ulusal bayramlarla genel tatilleri aynı düzen içinde topladı. Böylece resmî daireler, okullar, fabrikalar ve çarşılar için ortak bir haftalık takvim ortaya çıktı.
Ankara'da Cumhuriyet Bulvarı, 1930'ların sonu
Ankara'da Cumhuriyet Bulvarı, 1930'ların sonuGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası
Ek bilgi
394 sayılı kanun 1924'ten sonra birçok kez değiştirildi ve bugün de yürürlüktedir. Mevzuat sitesindeki listeye göre kanunda 1926 (936), 1935 (2739), 1936 (3062), 1950 (5620), 1956 (60), 1972 (1584), 2003 (4854) ve 2008 (5728) tarihli kanunlarla değişiklik yapıldı. Örneğin 2008 değişikliğiyle kanuna aykırı davranan işyeri sahiplerine belediye encümenince idari para cezası verilmesi öngörüldü; 1972'de turistik ve hediyelik eşya satan işyerleri ayrık tutulanlar arasına eklendi.

Kaynaklar hakkında

Bu yazıdaki tarih, sayı ve madde bilgileri iki resmî metne dayanır: Mevzuat Bilgi Sistemi'nde yayımlanan 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun'un güncel metni ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivindeki 2739 sayılı kanun metni. Kanun maddeleri burada sadeleştirilerek aktarılmıştır; ayrıntılı ifadeler için özgün metinlere bakılmalıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap