Kayıtlarda Mustafa'nın doğum yılı Rumi 1296 olarak geçiyor. Bu yıl miladi takvimde 13 Mart 1880 ile 12 Mart 1881 arasına denk geliyor. Gün ve ay ise hiçbir belgede yok.
Bu boşluğu dolduran farklı tahminler var:
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Abdullah Frères. Dosya sayfası
Atatürk'ün kendisi annesinden bir bahar gününde doğduğunu duyduğunu söylemişti. Bir doğum günü sorulduğunda Samsun'a çıktığı 19 Mayıs'ı önerdiği, Hasan Rıza Soyak ve Tevfik Rüştü Aras'ın anılarında anlatılıyor.
Osmanlı'da resmî işlemlerde kullanılan Rumi takvim, Jülyen takvimine dayanan ama yıl sayısını Hicret'ten başlatan bir takvimdi. Mali yıl Mart ayında başlıyordu. Bu yüzden "Rumi 1296" yazan bir kayıt, miladi takvimde 13 Mart 1880 ile 12 Mart 1881 arasındaki herhangi bir güne işaret edebilir. Gün ve ay bilinmeyince yıl da tek başına netleşmiyor: Doğum Mart 1880'de de olabilir, Şubat 1881'de de.
Bu takvim farkı, sonraki yıllarda yazılan biyografilerde "1880 mi, 1881 mi?" tartışmasının asıl kaynağı oldu. Türkiye'de ders kitaplarında ve resmî metinlerde 1881 yılı kabul gördü.
Öne sürülen tarihlerin her biri farklı bir tanığa ya da belgeye yaslanıyor:
19 Mayıs nasıl seçildi?
Atatürk'e yakın iki isim, Hasan Rıza Soyak ve Tevfik Rüştü Aras, anılarında bir doğum günü sorusuna onun 19 Mayıs'ı işaret ettiğini anlatır. Annesinden baharda doğduğunu duyduğunu söylemesi ve Samsun'a çıkışın kendi gözünde "ikinci doğum" anlamı taşıması bu tercihin arkasındaki iki gerekçe olarak aktarılır.
Bu yanıt zamanla yerleşti ve 19 Mayıs, Atatürk'ün kendi seçtiği doğum günü olarak anılmaya başladı. Türkiye'de 19 Mayıs bugün Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanıyor. Bayramın adı da bu iki anlamı bir araya getiriyor: Hem Milli Mücadele'nin başlangıcı hem Atatürk'ün kendi seçtiği doğum günü.
Soyadı Kanunu'ndan sonra düzenlenen nüfus cüzdanında doğum tarihi hanesine yalnızca "1881" yazıldığı biliniyor. Doğum yeri Selanik, baba adı Ali Rıza, ana adı Zübeyde olarak geçiyor. Gün ve ay bölümünün boş bırakılması, devletin de kesin bir tarih bilmediğini gösteriyor.
Bu durum Osmanlı döneminde nadir değildi. Kırsal kesimde ve kentlerde birçok çocuğun doğumu ancak askerlik, okul ya da memuriyet sırasında kayda geçiyordu. Doğum günü kutlamak da o kuşak için yaygın bir alışkanlık değildi.
Ailenin anlattıkları ve takvim karmaşası
Tahminlerin bir kısmı aileden geliyor. Anne Zübeyde Hanım ve kız kardeş Makbule Hanım'ın anlattıkları, aradan onlarca yıl geçtikten sonra kayda geçirildi. Rumi, Hicri ve miladi takvimlerin aynı anda kullanıldığı bir dönemde, bir anının hangi takvime göre hatırlandığı da belirsiz kalabiliyor. Türkiye'de miladi takvime geçiş ancak 1926'da gerçekleşti; o tarihe kadar resmî yazışmalarda Rumi tarih kullanılıyordu.
Bu konuyu yazarken nelere dikkat etmeli?
"Atatürk 19 Mayıs 1881'de doğdu" cümlesi sık kullanılıyor ama belgeyle desteklenmiyor. Doğrusu "1881'de Selanik'te doğdu; doğum gününü kendisi sembolik olarak 19 Mayıs kabul etti" demektir. "1880 mi, 1881 mi?" sorusunda da yıl aralığını vermek ve resmî kabulün 1881 olduğunu belirtmek yeterli. Tahmini tarihleri aktarırken de hangi kişinin hangi kaynağa dayandığını yanına yazmak, okurun tartışmayı izleyebilmesini sağlar.
Bu boşluğu dolduran farklı tahminler var:
- Enver Behnan Şapolyo, Zübeyde Hanım'ın sözüne dayanarak 23 Aralık 1880 tarihini öne sürdü.
- Şevket Süreyya Aydemir 4 Ocak 1881'i yazdı.
- Tarihçi Necdet Sakaoğlu, Şişli'deki evde bulunan bir belgeden yola çıkarak 4 Ocak 1879'u savundu.
- Kız kardeşi Makbule Hanım'ın anlattıklarına dayanan bir başka görüş 13 Mart 1881 dedi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Abdullah Frères. Dosya sayfası
Atatürk'ün kendisi annesinden bir bahar gününde doğduğunu duyduğunu söylemişti. Bir doğum günü sorulduğunda Samsun'a çıktığı 19 Mayıs'ı önerdiği, Hasan Rıza Soyak ve Tevfik Rüştü Aras'ın anılarında anlatılıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Rumi 1296 neden bir yıla değil iki yıla denk geliyor?19 Mayıs, Atatürk'ün belgelenmiş doğum günü değil, onun kabul ettiği sembolik bir tarih. Son nüfus cüzdanında doğum tarihi yalnızca "1881" olarak yazılı.
Osmanlı'da resmî işlemlerde kullanılan Rumi takvim, Jülyen takvimine dayanan ama yıl sayısını Hicret'ten başlatan bir takvimdi. Mali yıl Mart ayında başlıyordu. Bu yüzden "Rumi 1296" yazan bir kayıt, miladi takvimde 13 Mart 1880 ile 12 Mart 1881 arasındaki herhangi bir güne işaret edebilir. Gün ve ay bilinmeyince yıl da tek başına netleşmiyor: Doğum Mart 1880'de de olabilir, Şubat 1881'de de.
Bu takvim farkı, sonraki yıllarda yazılan biyografilerde "1880 mi, 1881 mi?" tartışmasının asıl kaynağı oldu. Türkiye'de ders kitaplarında ve resmî metinlerde 1881 yılı kabul gördü.
Tarih notu
Tahminlerin dayanaklarıTakvim bağlamında birkaç tarih:
- Rumi 1296: 13 Mart 1880 – 12 Mart 1881.
- 1 Ocak 1926: Türkiye'de miladi takvim uygulaması başlar.
- 19 Mayıs 1919: Mustafa Kemal Samsun'a çıkar.
- 1935: Soyadı Kanunu sonrasında yeni nüfus cüzdanı düzenlenir.
- Rumi 1296: 13 Mart 1880 – 12 Mart 1881.
- 1 Ocak 1926: Türkiye'de miladi takvim uygulaması başlar.
- 19 Mayıs 1919: Mustafa Kemal Samsun'a çıkar.
- 1935: Soyadı Kanunu sonrasında yeni nüfus cüzdanı düzenlenir.
Öne sürülen tarihlerin her biri farklı bir tanığa ya da belgeye yaslanıyor:
- 23 Aralık 1880 (Şapolyo): Zübeyde Hanım'ın anlattıklarına dayanır.
- 4 Ocak 1881 (Aydemir): "Tek Adam" kitabında verilen tarihtir.
- 4 Ocak 1879 (Sakaoğlu): Şişli'deki evde bulunduğu söylenen bir belgeye dayanır; yılı daha geriye çeker.
- 13 Mart 1881: Makbule Hanım'ın anlatımına dayanan görüş; Rumi yılın son gününe denk gelmesi dikkat çekicidir.
19 Mayıs nasıl seçildi?
Atatürk'e yakın iki isim, Hasan Rıza Soyak ve Tevfik Rüştü Aras, anılarında bir doğum günü sorusuna onun 19 Mayıs'ı işaret ettiğini anlatır. Annesinden baharda doğduğunu duyduğunu söylemesi ve Samsun'a çıkışın kendi gözünde "ikinci doğum" anlamı taşıması bu tercihin arkasındaki iki gerekçe olarak aktarılır.
Bu yanıt zamanla yerleşti ve 19 Mayıs, Atatürk'ün kendi seçtiği doğum günü olarak anılmaya başladı. Türkiye'de 19 Mayıs bugün Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanıyor. Bayramın adı da bu iki anlamı bir araya getiriyor: Hem Milli Mücadele'nin başlangıcı hem Atatürk'ün kendi seçtiği doğum günü.
Ek bilgi
Nüfus kayıtlarında ne yazıyor?19 Mayıs bugün Türkiye'de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ve Türkiye'nin yurt dışı temsilciliklerinde millî bayram olarak kutlanıyor. Bayramın adı uzun süre "Gençlik ve Spor Bayramı" idi; "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" adı 1981'de, Atatürk'ün doğumunun 100. yılında konuldu ve o yılın 19 Mayıs'ı stadyumlarda bu adla kutlandı.
Soyadı Kanunu'ndan sonra düzenlenen nüfus cüzdanında doğum tarihi hanesine yalnızca "1881" yazıldığı biliniyor. Doğum yeri Selanik, baba adı Ali Rıza, ana adı Zübeyde olarak geçiyor. Gün ve ay bölümünün boş bırakılması, devletin de kesin bir tarih bilmediğini gösteriyor.
Bu durum Osmanlı döneminde nadir değildi. Kırsal kesimde ve kentlerde birçok çocuğun doğumu ancak askerlik, okul ya da memuriyet sırasında kayda geçiyordu. Doğum günü kutlamak da o kuşak için yaygın bir alışkanlık değildi.
Ailenin anlattıkları ve takvim karmaşası
Tahminlerin bir kısmı aileden geliyor. Anne Zübeyde Hanım ve kız kardeş Makbule Hanım'ın anlattıkları, aradan onlarca yıl geçtikten sonra kayda geçirildi. Rumi, Hicri ve miladi takvimlerin aynı anda kullanıldığı bir dönemde, bir anının hangi takvime göre hatırlandığı da belirsiz kalabiliyor. Türkiye'de miladi takvime geçiş ancak 1926'da gerçekleşti; o tarihe kadar resmî yazışmalarda Rumi tarih kullanılıyordu.
Bu konuyu yazarken nelere dikkat etmeli?
"Atatürk 19 Mayıs 1881'de doğdu" cümlesi sık kullanılıyor ama belgeyle desteklenmiyor. Doğrusu "1881'de Selanik'te doğdu; doğum gününü kendisi sembolik olarak 19 Mayıs kabul etti" demektir. "1880 mi, 1881 mi?" sorusunda da yıl aralığını vermek ve resmî kabulün 1881 olduğunu belirtmek yeterli. Tahmini tarihleri aktarırken de hangi kişinin hangi kaynağa dayandığını yanına yazmak, okurun tartışmayı izleyebilmesini sağlar.
Kaynaklar
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Rumi takvim maddesi (tr.wikipedia.org)