İçeriğe geç
Giriş yap
0

On beş öğretmen okulu bölgesi, köy imamlarına üç aylık kurs ve "Devlet kitabı"

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

"Pek parlak olmamakla birlikte"

Gazi Mustafa Kemal 1 Mart 1923'te Birinci Büyük Millet Meclisi'nin dördüncü yasama yılını açarken konuşmasının eğitim bölümüne alçakgönüllü bir cümleyle başladı: eğitim konusundaki bir yıllık çalışmalar "pek parlak olmamakla birlikte", kuşatan zorluklara ve özellikle araç eksikliğine karşın "elle tutulabilir sonuçlar" alınmıştı. TBMM arşivinde saklanan bu metin, Cumhuriyet ilan edilmeden yedi ay önce Ankara hükümetinin eğitim alanındaki bilançosunu ve bir sonraki yılın programını birlikte verir.

Bölüm, konuşmanın en uzun kısımlarından biridir ve diyanet işleriyle ilgili bölümün sonunda yeniden eğitime dönülür. Bu nedenle metin, 3 Mart 1924'te kabul edilecek Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun düşünsel arka planını izlemek için sık başvurulan bir kaynaktır.
Servet-i Fünun dergisinde Maarif Vekâleti binası, 25 Şubat 1926
Servet-i Fünun dergisinde Maarif Vekâleti binası, 25 Şubat 1926Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Servet-i Fünun Dergisi. Dosya sayfası
Tarih notu
7 Aralık 1922: Halk Fırkası bildirisinde medreselerin kaldırılması düşüncesi
1 Mart 1923: Açış konuşması
1923-1924 öğretim yılı: 29 imam hatip okulunun açılması
3 Mart 1924: Tevhid-i Tedrisat Kanunu (430 sayılı) ve Şeriyye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması

Bir yılın bilançosu

Konuşmaya göre Millî egitim-bakanligi-amerika-birlesik-devletleriEğitim Bakanlığı geçen bir yıl içinde, ateşkes ve savaş dönemlerinde il merkezlerinde kapalı kalan erkek öğretmen okullarından on üçünü yeniden açmış; çeşitli livalarda on yedi erkek ve bir kız lisesinin kuruluşunu tamamlamış, altı erkek ve iki kız yüksek okulu açmıştır. Bütün yıl okullardaki öğretmen boşluğu doldurulmaya çalışılmış, kurtarılan yerlerin okullarına "milli onuru denenmiş" öğretmenler gönderilmiştir.

İstanbul'da ve Anadolu'da elde kalmayan yönetmeliklerin en gereklileri yeniden bastırılmış, il ve livalardaki Millî Eğitim kütüphanelerine parasız kitap gönderilmiş, şehit çocuklarına on beş bin kadar kitap dağıtılmıştır. Düzenli toplanan Telif ve Tercüme Kurulu on beş kadar kitap yazdırmış, bunların bir kısmı basımevine verilmiştir.

Mustafa Kemal bu rakamların yetersizliğini de açıkça söyler: yapılabilenler genel eğitim ihtiyacının "binde birine bile" yetmeyecektir. Gerekçe savaştır: cephelerde boşalan subay saflarını okullar, gençliğin en kültürlü kesiminden doldurmuştur. Konuşma, barıştan sonra bu insanların kürsülere döneceğini ve cephelerde kullanılan araçların bir kısmının okullarda "harita ve kitaba" dönüşeceğini söyler.

Bilgi bir süs değil, bir araç

Bölümün en çok alıntılanan cümlesi eğitimin amacını tanımlar. Uygulanacak kuralların amacı, bilgiyi insan için "fazla bir süs, bir hükmetme aracı veya medeni bir zevk" olmaktan çıkarıp maddi hayatta başarıyı sağlayan "pratik ve kullanılabilir bir araç" haline getirmektir. Bunun için önemli merkezlerde kütüphaneler, bitki ve hayvanat bahçeleri, konservatuvarlar, atölyeler, müzeler ve güzel sanatlar sergileri kurulması, ilçe merkezlerine kadar bütün ülkenin basımevleriyle donatılması gerektiği söylenir. Konuşma bunların hepsinin bir anda yapılamayacağını kabul eder.

Üniversite için ayrı bir cümle vardır: ülkenin, serbest meslekler konusunda izlenecek yolu gösterecek modern düşünceli bir üniversite kuruluna ve birçok meslek ve fikir adamına sahip olduğu "sevinç ve övünçle" hatırlatılır; üniversitenin "normal bağımsızlığı içinde" bu yönü geliştireceği söylenir.

On beş bölge, altmış kişilik kurullar

Programın somut kısmı öğretmen yetiştirmeye ayrılmıştır. Yeni yıl içinde Anadolu on beş öğretmen okulu bölgesine ayrılacaktır. Her bölgede tam dönemli bir lise, iki yüz öğrenci alabilecek bir erkek ilk öğretmen okulu ve bir kız öğretmen okulu bulunacak; bu okulların eğitim kurulları yaklaşık altmış kişiye ulaşacaktır. Böylece ülkenin çeşitli bölgelerinde birer "öğretim merkezi" kurulmuş olacaktır.

Bu merkezlerin görevleri de sayılır: bilimsel gösteriler ve konferanslar düzenlemek, okuma yazma bilmeyenler için gece kursları açmak, kurulacak yerel basının halk bilgileriyle ilgili yayınlar yapmasını sağlamak. Konuşmaya göre bakanlık, okulların tatilinde yirmi beş-otuz merkezde bütün köy imamlarını toplayarak onlara üç aylık bir uygulama dersi vermeyi de o yılın programına almıştır.
Ankara'daki Millî Eğitim Bakanlığı binası
Ankara'daki Millî Eğitim Bakanlığı binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Metuboy. Dosya sayfası
Ek bilgi
Konuşmada yatılı ilkokullara özel bir yer verilir. Hükümetin incelemelerine göre halkta yatılı ilkokullara karşı genel bir eğilim vardır; birkaç ilin çocuklarını bir yerde toplamanın "eğitimde birlik, yurt sevgisi ve kardeşlik" üzerindeki etkileri ortadadır. Bakanlığın bu okulların açılması için her türlü kolaylığı sağlayacağı söylenir. Aynı bölümde öğretmenliğin diğer yüksek meslekler gibi yavaş yavaş yükseltilmesi ve "rahat bir yaşam sağlayacak bir meslek" durumuna getirilmesi gerektiği belirtilir; öğretmen ve profesörlerin terfi ve yetkilerini belirleyen bir kanun tasarısının yakında Meclis'e sunulacağı açıklanır.

Devlet kitabı

Kitap yazmak ve çevirmek, konuşmada "milli egemenliğimizin dayanağı ve milli kültürün önemli yayılma aracı" olarak tanımlanır. Bu yayınların genişletilmesi için üniversite profesörlerini özendirecek şartların hazırlandığı söylenir. Basılan ve yeniden yazılması kararlaştırılan kitaplar her yere parasız dağıtılacak, halkı okumaya alıştırmak için hükümet çalışmalar yapacaktır. Mustafa Kemal'e göre "Devlet kitabı" adı altında parasız yayımlanacak, pratik ve anlaşılması kolay kitaplarla halka "gerçek yaşamı" öğretmek çok yararlı bir uygulama olacaktır.

Şer'iye Bakanlığı ile işbirliği çağrısı

Diyanet ve vakıf işleri bölümünün sonunda konuşma yeniden eğitime döner. Ülke çocuklarının "birlikte ve eşit olarak paylaşmak zorunda" oldukları bir bilim ve kültür vardır; yüksek meslek ve ihtisas sahiplerinin ayrıldığı düzeye kadar "öğretim ve eğitimde birlik" toplumun kalkınması için çok önemlidir. Bu nedenle Şer'iye Bakanlığı ile Millî egitim-bakanligi-amerika-birlesik-devletleriEğitim Bakanlığı'nın fikir birliği içinde çalışmaları istenir.

Türkçe Vikipedi'nin Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu maddesi bu cümleyi kanunun hazırlık sürecinde anar. Madde, medreselerin kaldırılması düşüncesinin ilk kez 7 Aralık 1922 tarihli Halk Fırkası bildirisinde açıkça ortaya konduğunu, kanunun ise 3 Mart 1924'te 430 sayıyla kabul edilip bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladığını kaydeder. Kanun, Hilafetin kaldırılmasına dair kanun ve Şeriyye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması hakkındaki kanunla aynı gün çıkarılmıştır. Türkçe Vikipedi'nin Diyanet İşleri Başkanlığı maddesine göre aynı gün 429 sayılı kanunla Şeriyye ve Evkaf Vekâleti'nin yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Türkçe Vikipedi'nin Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu maddesi bu konuşmayı "1 Mart 1923'te TBMM üçüncü yılı açılışında" yapılmış olarak anar. TBMM arşivi ise metni "I. Dönem 4. Yasama Yılını Açış Konuşması" başlığıyla saklar. Meclis 23 Nisan 1920'de açıldığı ve 1921, 1922 ve 1923'ün 1 Mart günlerinde yeni yasama yılları başladığı için 1 Mart 1923 dördüncü yasama yılının açılışıdır. Bu sayfada TBMM arşivindeki adlandırma esas alınmıştır.

Bir yıl sonra

Konuşmadaki program kısmen uygulandı, kısmen değişti. Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu maddesine göre kanun çıktığında ülkede 479 medrese vardı; kanunun maddelerinde medreselerin kapatılmasına ilişkin bir ifade bulunmamasına karşın Maarif Vekili Vasıf Bey'in Mayıs 1924'te yayımladığı bir genelgeyle mahalle mektepleri ve medreseler kapatıldı. İmam ve hatip yetiştirmek için 1923-1924 öğretim yılında ülkenin çeşitli yerlerinde 29 imam hatip okulu kuruldu; 1926-1927 öğretim yılında bu okulların sayısı ikiye indi. 1 Mart 1923 konuşmasındaki köy imamlarına kurs düşüncesi ile bu okullar, aynı ihtiyaca farklı zamanlarda verilmiş iki cevap olarak görülür.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap