Bir sağlık anayasası
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 24 Nisan 1930'da kabul edildi ve 6 Mayıs 1930 tarihli, 1489 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun Düstur'un üçüncü tertibinin 11. cildinde 143. sayfada yer alır. 308. maddesine göre kanun yayımından altı ay sonra yürürlüğe girecekti. Bu yazı, T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi'nde yayımlanan güncel kanun metnine ve Türkçe Vikipedi'nin Sağlık Bakanlığı (Türkiye) maddesine dayanır. Kanun, değiştirilmiş hâliyle bugün de yürürlüktedir.Türkçe Vikipedi'ye göre 1923-1937 yılları arasında bakanlık görevini yürüten Dr. Refik Saydam döneminde sağlık hizmetlerinin tek elden planlanması, koruyucu hekimliğin merkezi yönetime verilmesi, tıp eğitiminin teşvik edilerek zorunlu hizmet getirilmesi ve bulaşıcı hastalıklarla dikey örgütlenme modeliyle mücadele edilmesi ilkeleri benimsendi. Madde, bu süreçte 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini, Numune Hastaneleri'nin açıldığını ve aşı üretimi gibi alanlarda adımlar atıldığını yazar.

Sağlık bir Devlet hizmetidir
Kanunun ilk maddesi amacı şöyle koyar: memleketin sağlık şartlarını düzeltmek, milletin sağlığına zarar veren bütün hastalıklar ve zararlı etkenlerle mücadele etmek, gelecek neslin sağlıklı yetişmesini sağlamak ve halkı tıbbi ve sosyal yardımdan yararlandırmak genel Devlet hizmetlerindendir. İkinci maddeye göre bu hizmetlerin mercii ve denetçisi, Millî Müdafaa'ya ait sağlık işleri dışında, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti'dir.Üçüncü madde Vekâletin doğrudan yapacağı hizmetleri 18 bent hâlinde sayar: doğumu kolaylaştıracak ve çocuk ölümlerini azaltacak tedbirler, annelerin doğumdan önce ve sonra sağlığının korunması, salgın hastalıkların ülkeye girmesinin önlenmesi, ülke içinde bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele, hekimlik mesleklerinin denetimi, serum ve aşıların denetimi, çocuk ve okul sağlığı, iş sağlığı, maden suları, hıfzıssıhha müesseseleri ve laboratuvarlar, ruh hastalıkları tedavihaneleri, göçmenlerin sağlık işleri, hapishanelerin sağlık durumu, tıbbi istatistikler, sağlık yayınları ve propagandası bunlar arasındadır. Dördüncü maddeye göre şehir, kasaba ve köylerin sağlığına ilişkin doğrudan işler belediyelere, il özel idarelerine ve diğer yerel idarelere bırakılır.
Dikkat: yanlış bilinen
Bugünkü metin 1930'daki ilk metinle aynı değildir. Örneğin üçüncü maddenin birinci bendi başlangıçta doğumun "tezyit" edilmesinden, yani doğumların artırılmasından da söz ediyordu; metnin dipnotuna göre bu hüküm 1 Nisan 1965 tarihli ve 557 sayılı kanunun 8. maddesiyle kaldırıldı ve "tezyit" ibaresi metinden çıkarıldı. 110. madde 2008'de, 180. madde 2011'de değiştirilmiş ya da kaldırılmıştır. Bu yazıda alıntılanan maddeler, güncel metinde değişiklik işareti taşımayan maddelerdir.
Kanunun yapısı
Kanun on beş "bap"tan oluşur. Birinci bap sağlık teşkilatını düzenler: Devlet sağlık hizmetleri, Sıhhat ve İçtimai Muavenet teşkilatı, Yüksek Sıhhat Şûrası, il özel idareleri ve belediyeler ile vilayet ve kaza umumi hıfzıssıhha meclisleri. İkinci bap bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadeleye ayrılmıştır ve sınır ve kıyıların sağlık savunması, ülke içinde salgın hastalıklarla mücadele, sıtma, trahom, zührevi hastalıklar ve veremle mücadele fasıllarını içerir. Sonraki baplar muhacirlerin sağlık işlerini, gemi ve demiryolu gibi taşıtların sağlık işlerini, çocuk sağlığını, işçi sağlığını, gıdaları, maden suları ve kaplıcaları, mezarlıkları, şehir ve kasaba sağlığını, sağlığa zararlı müesseseleri, sağlık istatistiğini ve propagandayı, ceza hükümlerini ve genel hükümleri düzenler.Bildirimi zorunlu hastalıklar ve aşı
57. madde kolera, veba, lekeli humma, karahumma, paratifo, çiçek, difteri (kuşpalazı), dizanteri, lohusa humması, kızıl, şarbon, çocuk felci, kızamık, cüzzam ve malta humması gibi hastalıklardan biri ortaya çıktığında ya da bunlardan şüphelenildiğinde bildirimi zorunlu tutar. 88. madde Türkiye'de her bireyin çiçek aşısıyla tekrar tekrar aşılanmasını zorunlu kılar. 89. maddeye göre Türkiye sınırları içinde doğan her çocuk doğumunu izleyen ilk dört ay içinde aşılanır ve aşı yükümlülüğünden anne ve baba sorumludur. 90. madde otuz yaşına kadar herkesin çiçek aşısını beş yılda bir tekrarlatmasını ister. 122. madde ise evlenecek erkek ve kadınların evlenmeden önce tıbbi muayeneden geçmesini öngörür.
Ek bilgi
Kanun 1924 tarihli Köy Kanunu ile aynı soruna farklı yönlerden yaklaşır. Köy Kanunu'nun mecburi köy işleri listesi sıtma ile mücadele için su birikintilerinin kurutulmasıyla başlıyordu; Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ise sıtma, trahom, zührevi hastalıklar ve verem için ayrı fasıllar açtı. Her iki kanunun güncel metni de T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi'nde yayımlanmaktadır.
Çocuk ve işçi sağlığı
Kanunun yedinci babı işçi sağlığını düzenler ve 1930 için dikkat çekici hükümler içerir. 173. maddeye göre on iki yaşından küçük bütün çocukların fabrika ve imalathane gibi her türlü sanat müessesesinde ve maden işlerinde işçi veya çırak olarak çalıştırılması yasaktır; on iki ile on altı yaş arasındaki kız ve erkek çocuklar günde en çok sekiz saat çalıştırılabilir. 174. madde bu yaştaki çocukların saat yirmiden sonra gece çalışmasını yasaklar. 175. maddeye göre bütün işçiler için gece hizmetleri ve yer altındaki işler 24 saatte sekiz saatten fazla süremez. 176. madde belediyelerce bar, kabare, dans salonu, kahve, gazino ve hamamlarda on sekiz yaşından küçüklerin çalıştırılmasının yasaklanmasını öngörür.177. madde gebe kadınların doğumdan önceki üç ay içinde kendilerinin ve çocuklarının sağlığına zarar veren ağır işlerde çalıştırılamayacağını hükme bağlar. Doğumdan sonra işe dönen emzikli kadınlara ilk altı ay boyunca çocuklarını emzirmeleri için mesai sırasında yarımşar saatlik iki ara verilir. 178. madde sanat müesseseleri, maden ocakları ve inşaat yerlerinin içinde veya yakınında alkollü içki satışını yasaklar.
Eski kurumdan yenisine
Kanunun 307. maddesi Şubat 1331 (1915) tarihli Sıhhiye Nezareti teşkilatı kanunuyla kurulmuş olan Meclis-i Âli-i Sıhhi'yi kaldırır ve bu meclise çeşitli kanunlarla verilmiş görevlerin Yüksek Sıhhat Şûrası tarafından yerine getirileceğini belirtir. 309. maddeye göre kanunun uygulanmasından İcra Vekilleri Heyeti sorumludur.Tarih notu
Kanunun son babları da dönemin sağlık anlayışını yansıtır: gıdaların ve içilecek suların denetimi, sütün satışı, kaplıcaların ve maden sularının denetimi, mezarlıkların yerleşim yerlerinden uzakta kurulması ve şehir ve kasabaların sağlık koşulları ayrıntılı maddelerle düzenlenmiştir. Kanun, değiştirilmiş maddeleriyle birlikte bugün de yürürlüktedir ve güncel metni T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi'nde yayımlanmaktadır.Umumi Hıfzıssıhha Kanunu kronolojisi: Şubat 1331 (1915) Sıhhiye Nezareti teşkilatı kanunu ve Meclis-i Âli-i Sıhhi. 1923-1937 Dr. Refik Saydam'ın bakanlık dönemi (Vikipedi'ye göre). 24 Nisan 1930 kanunun kabulü. 6 Mayıs 1930 Resmî Gazete'de yayım. Yayımdan altı ay sonra yürürlük (308. madde). 1 Nisan 1965 doğumun artırılmasına ilişkin hükmün 557 sayılı kanunla kaldırılması. 2005 il özel idaresi ve belediye kanunlarıyla bazı görevlerin yeniden düzenlenmesi.
Kaynaklar
- T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu (güncel metin) (mevzuat.gov.tr)
- Vikipedi, Sağlık Bakanlığı (Türkiye) maddesi (tr.wikipedia.org)