Lozan'la birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi Türkiye'yi baştan beri rahatsız ediyordu. Sözleşme silahsızlanma umutlarının yüksek olduğu bir dönemde yapılmıştı. 1930'larda silahlanma yarışı yeniden başlayınca Türkiye Boğazlar'ın statüsünün değişmesini önerdi.
İmzacı devletlerin çoğu bu öneriye anlayış gösterdi. İngiliz Dışişleri Bakanlığı 23 Temmuz 1936 tarihli bir notada Türkiye'nin isteğinin haklı kabul edildiğini yazdı. Balkan Antantı Daimi Konseyi de 4 Mayıs 1936'daki Belgrad toplantısında Türk teklifini destekledi.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Cobija Trident by Pmlineditor and vectorized by Ufo karadagli. Dosya sayfası
Lozan'daki düzen neydi
Lozan Antlaşması maddesi, Boğazlar'ın görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konu olduğunu ve sonunda geçici bir çözüme bağlandığını belirtiyor. Bu düzenlemeye göre askerî olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında Boğazlar'dan serbestçe geçebilecekti. Boğazların iki yakası askerden arındırıldı, geçişi gözetmek üzere başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon kuruldu ve düzenleme Milletler Cemiyeti'nin güvencesine bırakıldı. Bu, Boğazlar bölgesine Türk askerinin girmesinin yasaklanması anlamına geliyordu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi maddesi, Türkiye'nin bu kısıtlamalar yüzünden sürekli bir endişe içinde olduğunu yazıyor. Lozan, silahsızlanma umutlarının güncel olduğu bir dönemde imzalanmıştı. 1930'larda silahlanma yarışı yeniden başlayınca, kendi topraklarının ortasındaki bir su yolunu savunamayan bir ülkenin huzursuzluğu da arttı.
Diplomatik hazırlık
Türkiye, Boğazlar'ın statüsünde değişiklik yapılması teklifini imzacı devletlere duyurduğunda, farklı kutuplarda yer almaya başlamış bu devletlerin hemen hepsinden anlayış gördü. İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın 23 Temmuz 1936 tarihli notasında "Türkiye'nin Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesi ile ilgili isteği haklı kabul edilmektedir" deniyordu. Balkan Antantı Daimi Konseyi de 4 Mayıs 1936'daki Belgrad toplantısında Türk teklifini destekleme kararı aldı. Türkiye, Sovyetler Birliği ile daha önce yaptığı saldırmazlık antlaşması çerçevesinde Sovyet desteğini de sağladı.
Sözleşme 20 Temmuz 1936'da Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalandı. Böylece Türkiye'nin kısıtlanmış hakları iade edildi, Boğazlar bölgesinin egemenliği Türkiye'ye geçti ve Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun görevi sona erdi. Sözleşme 9 Kasım 1936'da yürürlüğe girdi, 11 Kasım 1936'da Milletler Cemiyeti Sözleşme Serisi'ne kaydedildi ve bugün de yürürlüktedir.
Sözleşmeye göre ticaret gemileri barış zamanında, gece ve gündüz, bayrak ve yük ne olursa olsun, sağlık denetimi dışında hiçbir işleme tabi olmadan Boğazlar'dan tam geçiş özgürlüğüne sahiptir; girişe yakın bir yerde kimlik göstermeleri yeterlidir. Kılavuzluk ve römorkörcülük isteğe bağlıdır. Türkiye savaşta değilse savaş zamanında da bu özgürlük sürer. Türkiye savaştaysa, Türkiye ile savaşan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri, düşmana yardım etmemek koşuluyla, gündüz girmek ve Türk makamlarının gösterdiği yoldan geçmek şartıyla geçebilir. Gemilerden yalnızca sözleşmede belirtilen ve net tonaja göre hesaplanan vergi ve harçlar alınır.
Savaş gemileri
Barış zamanında savaş gemilerinin geçişi için Türk Hükûmeti'ne diplomatik yolla ön bildirim yapılması gerekir. Bu süre olağan olarak sekiz gündür; Karadeniz'e kıyısı olmayan devletler için on beş gündür. Boğazlar'dan aynı anda geçebilecek yabancı deniz kuvvetlerinin toplam tonajı 15.000 tonu aşamaz. Karadeniz'e kıyısı olmayan devletler bu denize insani amaçla deniz kuvveti göndermek isterse toplam 8.000 tonu geçemez ve bu gemiler Karadeniz'de yirmi bir günden fazla kalamaz. Karadeniz'deki en güçlü donanma, sözleşme tarihindeki en güçlü donanmanın tonajını en az 10.000 ton aşarsa, diğer kıyıdaş ülkeler kendi Karadeniz donanmalarını en çok 45.000 tona kadar artırabilir. Kıyıdaş devletlerin denizaltıları ise yalnızca belirli koşullarla, gündüz, su üstünden ve tek başına geçebilir.
Savaş zamanında Türkiye savaşan taraf değilse, kıyıdaş olmayan savaşan devletlerin savaş gemileri Boğazlar'dan geçemez; Türkiye'nin taraf olduğu bir karşılıklı yardım antlaşması gereğince saldırıya uğramış bir devlete yapılan yardım bunun istisnasıdır. Türkiye savaştaysa ya da kendisini yakın bir savaş tehlikesi altında görürse, savaş gemilerinin geçişi konusunda dilediği gibi davranabilir.
İmzacı devletlerin çoğu bu öneriye anlayış gösterdi. İngiliz Dışişleri Bakanlığı 23 Temmuz 1936 tarihli bir notada Türkiye'nin isteğinin haklı kabul edildiğini yazdı. Balkan Antantı Daimi Konseyi de 4 Mayıs 1936'daki Belgrad toplantısında Türk teklifini destekledi.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Cobija Trident by Pmlineditor and vectorized by Ufo karadagli. Dosya sayfası
Tarih notu
Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin geçişine sınırlar getirildi. Ticaret gemilerinden de yalnızca sözleşmede yazılı vergi ve harçlar alınabilecekti.Montrö Boğazlar Sözleşmesi iki ay süren toplantıların ardından 20 Temmuz 1936'da imzalandı. Türkiye İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara üzerinde denetim ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkını aldı. Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun görevi bu sözleşmeyle bitti.
Lozan'daki düzen neydi
Lozan Antlaşması maddesi, Boğazlar'ın görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konu olduğunu ve sonunda geçici bir çözüme bağlandığını belirtiyor. Bu düzenlemeye göre askerî olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında Boğazlar'dan serbestçe geçebilecekti. Boğazların iki yakası askerden arındırıldı, geçişi gözetmek üzere başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon kuruldu ve düzenleme Milletler Cemiyeti'nin güvencesine bırakıldı. Bu, Boğazlar bölgesine Türk askerinin girmesinin yasaklanması anlamına geliyordu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi maddesi, Türkiye'nin bu kısıtlamalar yüzünden sürekli bir endişe içinde olduğunu yazıyor. Lozan, silahsızlanma umutlarının güncel olduğu bir dönemde imzalanmıştı. 1930'larda silahlanma yarışı yeniden başlayınca, kendi topraklarının ortasındaki bir su yolunu savunamayan bir ülkenin huzursuzluğu da arttı.
Diplomatik hazırlık
Türkiye, Boğazlar'ın statüsünde değişiklik yapılması teklifini imzacı devletlere duyurduğunda, farklı kutuplarda yer almaya başlamış bu devletlerin hemen hepsinden anlayış gördü. İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın 23 Temmuz 1936 tarihli notasında "Türkiye'nin Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesi ile ilgili isteği haklı kabul edilmektedir" deniyordu. Balkan Antantı Daimi Konseyi de 4 Mayıs 1936'daki Belgrad toplantısında Türk teklifini destekleme kararı aldı. Türkiye, Sovyetler Birliği ile daha önce yaptığı saldırmazlık antlaşması çerçevesinde Sovyet desteğini de sağladı.
Ek bilgi
İmza ve imzacılarTürkiye'nin yöntemi dikkat çekicidir: Boğazlar'ı tek taraflı bir kararla silahlandırmak yerine, antlaşmanın taraflarını bir konferansa çağırdı ve değişikliği masa başında istedi. Montrö sözleşmesi bu nedenle uluslararası hukuk içinde kalınarak elde edilmiş bir kazanım olarak anılır. Konferans 22 Haziran 1936'da İsviçre'nin Montrö kentinde toplandı.
Sözleşme 20 Temmuz 1936'da Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalandı. Böylece Türkiye'nin kısıtlanmış hakları iade edildi, Boğazlar bölgesinin egemenliği Türkiye'ye geçti ve Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun görevi sona erdi. Sözleşme 9 Kasım 1936'da yürürlüğe girdi, 11 Kasım 1936'da Milletler Cemiyeti Sözleşme Serisi'ne kaydedildi ve bugün de yürürlüktedir.
Dikkat: yanlış bilinen
Ticaret gemileriMontrö Boğazlar Sözleşmesi maddesi konferans için "iki ay süren toplantılar" ifadesini kullanıyor; ancak aynı maddedeki tarihlere göre konferans 22 Haziran'da toplanmış ve sözleşme 20 Temmuz'da imzalanmıştır, yani görüşmeler bir aydan biraz kısa sürmüştür. İngiliz notasının tarihi olarak verilen 23 Temmuz 1936 ise imzadan sonraya düşüyor; bu notanın tarihi kaynaklarda kesin olarak doğrulanamadığından ihtiyatla okunmalıdır. Ayrıca imzacılar listesinde Lozan'ın taraflarından İtalya'nın adı geçmiyor.
Sözleşmeye göre ticaret gemileri barış zamanında, gece ve gündüz, bayrak ve yük ne olursa olsun, sağlık denetimi dışında hiçbir işleme tabi olmadan Boğazlar'dan tam geçiş özgürlüğüne sahiptir; girişe yakın bir yerde kimlik göstermeleri yeterlidir. Kılavuzluk ve römorkörcülük isteğe bağlıdır. Türkiye savaşta değilse savaş zamanında da bu özgürlük sürer. Türkiye savaştaysa, Türkiye ile savaşan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri, düşmana yardım etmemek koşuluyla, gündüz girmek ve Türk makamlarının gösterdiği yoldan geçmek şartıyla geçebilir. Gemilerden yalnızca sözleşmede belirtilen ve net tonaja göre hesaplanan vergi ve harçlar alınır.
Savaş gemileri
Barış zamanında savaş gemilerinin geçişi için Türk Hükûmeti'ne diplomatik yolla ön bildirim yapılması gerekir. Bu süre olağan olarak sekiz gündür; Karadeniz'e kıyısı olmayan devletler için on beş gündür. Boğazlar'dan aynı anda geçebilecek yabancı deniz kuvvetlerinin toplam tonajı 15.000 tonu aşamaz. Karadeniz'e kıyısı olmayan devletler bu denize insani amaçla deniz kuvveti göndermek isterse toplam 8.000 tonu geçemez ve bu gemiler Karadeniz'de yirmi bir günden fazla kalamaz. Karadeniz'deki en güçlü donanma, sözleşme tarihindeki en güçlü donanmanın tonajını en az 10.000 ton aşarsa, diğer kıyıdaş ülkeler kendi Karadeniz donanmalarını en çok 45.000 tona kadar artırabilir. Kıyıdaş devletlerin denizaltıları ise yalnızca belirli koşullarla, gündüz, su üstünden ve tek başına geçebilir.
Savaş zamanında Türkiye savaşan taraf değilse, kıyıdaş olmayan savaşan devletlerin savaş gemileri Boğazlar'dan geçemez; Türkiye'nin taraf olduğu bir karşılıklı yardım antlaşması gereğince saldırıya uğramış bir devlete yapılan yardım bunun istisnasıdır. Türkiye savaştaysa ya da kendisini yakın bir savaş tehlikesi altında görürse, savaş gemilerinin geçişi konusunda dilediği gibi davranabilir.
Tarih notu
Boğazlar takvimi:
- 24 Temmuz 1923: Lozan'la birlikte Boğazlar Sözleşmesi.
- 4 Mayıs 1936: Balkan Antantı'nın Belgrad kararı.
- 22 Haziran 1936: Montrö Konferansı'nın açılışı.
- 20 Temmuz 1936: Sözleşmenin imzası.
- 9 Kasım 1936: Yürürlüğe giriş.
- 11 Kasım 1936: Milletler Cemiyeti kaydı.
- 24 Temmuz 1923: Lozan'la birlikte Boğazlar Sözleşmesi.
- 4 Mayıs 1936: Balkan Antantı'nın Belgrad kararı.
- 22 Haziran 1936: Montrö Konferansı'nın açılışı.
- 20 Temmuz 1936: Sözleşmenin imzası.
- 9 Kasım 1936: Yürürlüğe giriş.
- 11 Kasım 1936: Milletler Cemiyeti kaydı.
Kaynaklar
- Vikipedi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Lozan Antlaşması maddesi (tr.wikipedia.org)