Saltanatın sonunu getiren olay bir davet mektubuydu. 28 Ekim 1922'de İtilaf devletleri Lozan'daki barış konferansına hem İstanbul hem Ankara hükûmetini çağırdı. Sadrazam Tevfik Paşa daha önce, 17 ve 20 Ekim'de çektiği telgraflarla Ankara'yla ortak hareket etmeyi önermişti.
TBMM iki gün sonra İstanbul hükûmetinin tasfiyesine dair 82 imzalı bir önergeyi görüştü ama o gün sonuç çıkmadı. 1 Kasım'daki oturumda, Mustafa Kemal'in sert müdahalesinden sonra saltanatın kaldırılması kabul edildi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Charles H. Sherrill. Dosya sayfası
Tevfik Paşa'nın iki telgrafı
Saltanatın kaldırılması maddesi, sürecin İstanbul'un bir uzlaşma çağrısıyla hızlandığını gösteriyor. 17 Ekim tarihli telgrafta Sadrazam Tevfik Paşa, barış konferansında ortak bir tavır belirlemek için Mustafa Kemal'e başvurdu. 20 Ekim'de TBMM Başkanlığına hitaben çektiği ikinci telgrafta Babıali ile Büyük Millet Meclisi arasında amaç bakımından tam bir birlik olduğunu, Sevr'i iptal ettirmek ve işgalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için birlikte mücadele edildiğini söyledi; ulusal birliğin önemini vurguladı ve vatan uğruna kişisel hırslardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
Ankara için bu telgraflar bir fırsattan çok bir tehlike işaretiydi: 28 Ekim'de İtilaf devletleri Lozan'daki konferansa iki hükûmeti birden çağırınca, Türkiye'nin masada iki ayrı temsilci heyetiyle görünmesi ihtimali doğdu. TBMM'nin iki gün sonra İstanbul hükûmetinin tasfiyesine dair önergeyi görüşmesi bu yüzdendi.
Bu sırada Ankara'nın İstanbul'da bir temsilcisi de vardı. Mudanya Ateşkes Antlaşması maddesine göre TBMM, Doğu Trakya'nın teslim alınması için Refet Paşa'yı görevlendirmiş, Refet Paşa 19 Ekim 1922'de TBMM temsilcisi olarak İstanbul'a girmiş ve büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Kasım başında İstanbul hükûmetinin işlerine son verilmesini de o tebliğ edecekti.
Mecliste karşı çıkanlar
Mustafa Kemal'in ifadesine göre mebusların birçoğu saltanatın kaldırılmasına karşıydı. Saltanatın kaldırılması maddesi iki ismi öne çıkarıyor. Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey (Orbay) başta karşı çıktığı karara, 29 Ekim'de Mustafa Kemal ile görüştükten sonra taraftar oldu. Liberal görüşleriyle bilinen Mersin mebusu Selahattin Bey (Köseoğlu) ise sonuna kadar karşı kaldı. İki isim de sonradan yazdıkları anılarda cumhuriyete ilke olarak karşı olmadıklarını, ancak padişahlığı kişisel diktatörlük eğilimlerine karşı bir engel olarak gördükleri için kaldırılmasına karşı çıktıklarını anlattı.
Saltanatın kaldırılması maddesi kararın resmî adını "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, hukuku hâkimiyet ve hükümraninin mümessili hakikisi olduğuna dair" 308 numaralı kararname olarak veriyor. VI. Mehmed maddesi ise TBMM'nin hilafet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın kaldırıldığını "iki maddelik bir yasa ile" ilan ettiğini yazıyor ve bunun ardından Vahdettin'in adının hutbelerden çıkarıldığını ekliyor. Kararın özü iki adımdan oluşuyordu: hilafet ile saltanat birbirinden ayrıldı ve saltanat kaldırıldı; hilafet ise Osmanlı hanedanında bırakıldı.
Karar alındıktan sonra ona karşı çıkmak ağır bir suç hâline getirildi. Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda 15 Nisan 1923'te yapılan bir değişiklikle, saltanatın kaldırılmasına dair kararnameye sözle ve basın yoluyla karşı çıkmak vatan hainliği kapsamına alındı ve idamla cezalandırılabilir oldu.
İstanbul hükûmetinin son günleri
Kararnamenin ilanından sonra Osmanlı hükûmeti son kez 4 Kasım'da Tevfik Paşa başkanlığında toplandı ve istifasını padişaha sundu. 5 Kasım'da Ankara hükûmetinin İstanbul'daki temsilcisi Refet Paşa (Bele), bütün bakanlık müsteşarlarını Divanyolu'ndaki Şark Mahfili'nde toplayarak her türlü faaliyete son vermelerini bildirdi. 7 Kasım'da Babıali'deki sadaret dairesi boşaltıldı ve Osmanlı Devleti'nin resmî gazetesi Takvim-i Vekayi'nin yayınına son verildi.
Şeklen "halife" unvanını koruyan Vahdettin 10 Kasım'da son cuma selamlığına katıldı. Saltanatın kaldırılması maddesine göre yaşamına ve özgürlüğüne yönelik tehditleri gerekçe göstererek 17 Kasım sabahı Boğaziçi'nde demirli İngiliz zırhlısı HMS Malaya ile Malta'ya sığındı. VI. Mehmed maddesi ayrıntıyı tamamlıyor: Vahdettin küçük oğlu Mehmed Ertuğrul ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'ndan bir kayığa binerek zırhlıya geçti. İngilizler İngiltere'ye gelmesini kabul etmediği için bir süre Malta'da kaldı.
Malta'da, TBMM'nin seçtiği Abdülmecid Efendi'yi halife olarak tanımadı ve VI. Mehmed maddesindeki ifadeyle "Saltanatsız hilâfet, hilâfetsiz de saltanat olmaz" dedi. Ardından Hicaz Kralı Hüseyin'in daveti üzerine Mekke'ye gitti, İngiltere'nin baskısıyla buradan ayrıldı; bir süre Cenova'da yaşadıktan sonra 11 Haziran 1923'te San Remo'da kiralanan bir villaya taşındı. 1926'da San Remo'da öldü. Hilafetin kaldırılması ve hanedanın sürgünü üzerine 13 Mart 1924'te ABD Başkanı Coolidge'e bir mektup yazdı; sürgünde, başlangıç bölümünü kendi el yazısıyla yazdığı, kalan bölümlerini yakınlarına yazdırdığı anılarını da kayda geçirdi.
Saltanatın kaldırılması maddesi, Atatürk'ün Nutuk'ta bu olayı anlatırken millî harekete engel olmaya çalışmış padişahı ve sadrazamı çok sert ifadelerle eleştirdiğini, aynı zamanda saltanat rejiminin miadını doldurduğunu ima ettiğini yazıyor. Maddeye geçen ifadelerden biri, padişah ve halife olan Vahdettin için "soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça önlemler araştırmakta" nitelemesi. Bu dil, Nutuk'un 1927'de, olaylardan beş yıl sonra okunduğu akılda tutularak değerlendirilmeli; metin olayın taraflarından birinin anlatımıdır.
Saltanattan cumhuriyete
Saltanatın kaldırılması, Ankara'daki meclisi tek egemenlik kaynağı yaptı; ama devletin adı ve biçimi henüz açıkça konmamıştı. Mustafa Kemal 1923 başında yaptığı konuşmalarda bu boşluğu tartıştı; Mustafa Kemal Atatürk maddesine göre 19 Ocak 1923'te İzmit'te "Yeni Türkiye devletinde saltanat milletindir" diyordu. 3 Mart 1924'te çıkarılan 431 sayılı kanunla halifelik de kaldırıldı ve Osmanlı hanedanının bütün üyeleri yurt dışına çıkarıldı.
TBMM iki gün sonra İstanbul hükûmetinin tasfiyesine dair 82 imzalı bir önergeyi görüştü ama o gün sonuç çıkmadı. 1 Kasım'daki oturumda, Mustafa Kemal'in sert müdahalesinden sonra saltanatın kaldırılması kabul edildi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Charles H. Sherrill. Dosya sayfası
Tarih notu
Son padişah VI. Mehmed Vahdettin 17 Kasım 1922'de İngiliz savaş gemisi HMS Malaya ile İstanbul'dan ayrıldı. Meclis 19 Kasım'da, oylamaya katılan 162 mebustan 142'sinin oyuyla Abdülmecid Efendi'yi yalnızca halife olarak seçti.308 numaralı kararname geriye dönük işliyordu: İstanbul'daki "şeklî hükûmetin" 16 Mart 1920'de, yani İstanbul'un resmen işgal edildiği gün tarihe karıştığını ilan ediyordu. Aynı gün alınan başka bir kararla 1 ve 2 Kasım millî bayram ilan edildi.
Tevfik Paşa'nın iki telgrafı
Saltanatın kaldırılması maddesi, sürecin İstanbul'un bir uzlaşma çağrısıyla hızlandığını gösteriyor. 17 Ekim tarihli telgrafta Sadrazam Tevfik Paşa, barış konferansında ortak bir tavır belirlemek için Mustafa Kemal'e başvurdu. 20 Ekim'de TBMM Başkanlığına hitaben çektiği ikinci telgrafta Babıali ile Büyük Millet Meclisi arasında amaç bakımından tam bir birlik olduğunu, Sevr'i iptal ettirmek ve işgalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için birlikte mücadele edildiğini söyledi; ulusal birliğin önemini vurguladı ve vatan uğruna kişisel hırslardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
Ankara için bu telgraflar bir fırsattan çok bir tehlike işaretiydi: 28 Ekim'de İtilaf devletleri Lozan'daki konferansa iki hükûmeti birden çağırınca, Türkiye'nin masada iki ayrı temsilci heyetiyle görünmesi ihtimali doğdu. TBMM'nin iki gün sonra İstanbul hükûmetinin tasfiyesine dair önergeyi görüşmesi bu yüzdendi.
Bu sırada Ankara'nın İstanbul'da bir temsilcisi de vardı. Mudanya Ateşkes Antlaşması maddesine göre TBMM, Doğu Trakya'nın teslim alınması için Refet Paşa'yı görevlendirmiş, Refet Paşa 19 Ekim 1922'de TBMM temsilcisi olarak İstanbul'a girmiş ve büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Kasım başında İstanbul hükûmetinin işlerine son verilmesini de o tebliğ edecekti.
Mecliste karşı çıkanlar
Mustafa Kemal'in ifadesine göre mebusların birçoğu saltanatın kaldırılmasına karşıydı. Saltanatın kaldırılması maddesi iki ismi öne çıkarıyor. Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey (Orbay) başta karşı çıktığı karara, 29 Ekim'de Mustafa Kemal ile görüştükten sonra taraftar oldu. Liberal görüşleriyle bilinen Mersin mebusu Selahattin Bey (Köseoğlu) ise sonuna kadar karşı kaldı. İki isim de sonradan yazdıkları anılarda cumhuriyete ilke olarak karşı olmadıklarını, ancak padişahlığı kişisel diktatörlük eğilimlerine karşı bir engel olarak gördükleri için kaldırılmasına karşı çıktıklarını anlattı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kararın biçimi: kararname mi, yasa mı?Muhalefetin büyüklüğü için elimizde sayısal bir veri yok. "Mebusların birçoğu karşı çıktı" bilgisi, Saltanatın kaldırılması maddesinde Mustafa Kemal'in kendi ifadesine dayandırılıyor; yani olayın taraflarından birinin anlatımı. 1 Kasım oturumundaki tartışmaların ayrıntısı için meclis zabıtlarına bakmak gerekir.
Saltanatın kaldırılması maddesi kararın resmî adını "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, hukuku hâkimiyet ve hükümraninin mümessili hakikisi olduğuna dair" 308 numaralı kararname olarak veriyor. VI. Mehmed maddesi ise TBMM'nin hilafet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın kaldırıldığını "iki maddelik bir yasa ile" ilan ettiğini yazıyor ve bunun ardından Vahdettin'in adının hutbelerden çıkarıldığını ekliyor. Kararın özü iki adımdan oluşuyordu: hilafet ile saltanat birbirinden ayrıldı ve saltanat kaldırıldı; hilafet ise Osmanlı hanedanında bırakıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kararın sert güvencesiVahdettin'in hilafetteki durumu kaynaklarda farklı anlatılıyor. VI. Mehmed maddesinin giriş bölümü, 1 Kasım 1922'de meclisin saltanatı kaldırarak VI. Mehmed'i "halifelikten azlettiğini" yazıyor. Saltanatın kaldırılması maddesi ise Vahdettin'in "şeklen halife unvanını koruduğunu" ve 10 Kasım'da cuma selamlığına çıktığını söylüyor; yeni halife Abdülmecid Efendi ancak 19 Kasım'da, Vahdettin ayrıldıktan sonra seçildi. Tarih sırası ikinci anlatımı destekliyor.
Karar alındıktan sonra ona karşı çıkmak ağır bir suç hâline getirildi. Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda 15 Nisan 1923'te yapılan bir değişiklikle, saltanatın kaldırılmasına dair kararnameye sözle ve basın yoluyla karşı çıkmak vatan hainliği kapsamına alındı ve idamla cezalandırılabilir oldu.
İstanbul hükûmetinin son günleri
Kararnamenin ilanından sonra Osmanlı hükûmeti son kez 4 Kasım'da Tevfik Paşa başkanlığında toplandı ve istifasını padişaha sundu. 5 Kasım'da Ankara hükûmetinin İstanbul'daki temsilcisi Refet Paşa (Bele), bütün bakanlık müsteşarlarını Divanyolu'ndaki Şark Mahfili'nde toplayarak her türlü faaliyete son vermelerini bildirdi. 7 Kasım'da Babıali'deki sadaret dairesi boşaltıldı ve Osmanlı Devleti'nin resmî gazetesi Takvim-i Vekayi'nin yayınına son verildi.
Tarih notu
Vahdettin'in ayrılışıKasım 1922 takvimi:
- 1 Kasım: 308 numaralı kararname; 1 ve 2 Kasım millî bayram.
- 4 Kasım: Osmanlı kabinesinin son toplantısı ve istifası.
- 5 Kasım: Refet Paşa'nın bakanlıklara tebliği.
- 7 Kasım: Babıali'nin boşaltılması, Takvim-i Vekayi'nin kapanması.
- 10 Kasım: Vahdettin'in son cuma selamlığı.
- 17 Kasım: HMS Malaya ile ayrılış.
- 19 Kasım: Abdülmecid Efendi'nin halife seçilmesi.
- 1 Kasım: 308 numaralı kararname; 1 ve 2 Kasım millî bayram.
- 4 Kasım: Osmanlı kabinesinin son toplantısı ve istifası.
- 5 Kasım: Refet Paşa'nın bakanlıklara tebliği.
- 7 Kasım: Babıali'nin boşaltılması, Takvim-i Vekayi'nin kapanması.
- 10 Kasım: Vahdettin'in son cuma selamlığı.
- 17 Kasım: HMS Malaya ile ayrılış.
- 19 Kasım: Abdülmecid Efendi'nin halife seçilmesi.
Şeklen "halife" unvanını koruyan Vahdettin 10 Kasım'da son cuma selamlığına katıldı. Saltanatın kaldırılması maddesine göre yaşamına ve özgürlüğüne yönelik tehditleri gerekçe göstererek 17 Kasım sabahı Boğaziçi'nde demirli İngiliz zırhlısı HMS Malaya ile Malta'ya sığındı. VI. Mehmed maddesi ayrıntıyı tamamlıyor: Vahdettin küçük oğlu Mehmed Ertuğrul ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'ndan bir kayığa binerek zırhlıya geçti. İngilizler İngiltere'ye gelmesini kabul etmediği için bir süre Malta'da kaldı.
Malta'da, TBMM'nin seçtiği Abdülmecid Efendi'yi halife olarak tanımadı ve VI. Mehmed maddesindeki ifadeyle "Saltanatsız hilâfet, hilâfetsiz de saltanat olmaz" dedi. Ardından Hicaz Kralı Hüseyin'in daveti üzerine Mekke'ye gitti, İngiltere'nin baskısıyla buradan ayrıldı; bir süre Cenova'da yaşadıktan sonra 11 Haziran 1923'te San Remo'da kiralanan bir villaya taşındı. 1926'da San Remo'da öldü. Hilafetin kaldırılması ve hanedanın sürgünü üzerine 13 Mart 1924'te ABD Başkanı Coolidge'e bir mektup yazdı; sürgünde, başlangıç bölümünü kendi el yazısıyla yazdığı, kalan bölümlerini yakınlarına yazdırdığı anılarını da kayda geçirdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Nutuk'taki dilVahdettin'in Hicaz'dan ayrılış tarihi VI. Mehmed maddesinde "20 Nisan 1923'e dek Hicaz'da kaldı" diye veriliyor. Malta'dan Mekke'ye hangi tarihte geçtiği ise elimizdeki maddelerde yazmıyor; bu yüzden takvimde bu adımı tarihsiz bıraktık.
Saltanatın kaldırılması maddesi, Atatürk'ün Nutuk'ta bu olayı anlatırken millî harekete engel olmaya çalışmış padişahı ve sadrazamı çok sert ifadelerle eleştirdiğini, aynı zamanda saltanat rejiminin miadını doldurduğunu ima ettiğini yazıyor. Maddeye geçen ifadelerden biri, padişah ve halife olan Vahdettin için "soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça önlemler araştırmakta" nitelemesi. Bu dil, Nutuk'un 1927'de, olaylardan beş yıl sonra okunduğu akılda tutularak değerlendirilmeli; metin olayın taraflarından birinin anlatımıdır.
Saltanattan cumhuriyete
Saltanatın kaldırılması, Ankara'daki meclisi tek egemenlik kaynağı yaptı; ama devletin adı ve biçimi henüz açıkça konmamıştı. Mustafa Kemal 1923 başında yaptığı konuşmalarda bu boşluğu tartıştı; Mustafa Kemal Atatürk maddesine göre 19 Ocak 1923'te İzmit'te "Yeni Türkiye devletinde saltanat milletindir" diyordu. 3 Mart 1924'te çıkarılan 431 sayılı kanunla halifelik de kaldırıldı ve Osmanlı hanedanının bütün üyeleri yurt dışına çıkarıldı.
Kaynaklar
- Vikipedi, Saltanatın kaldırılması maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Halifeliğin kaldırılması maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Mustafa Kemal Atatürk maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, VI. Mehmed maddesi (tr.wikipedia.org)