İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Türkiye'nin ilk anayasası 1921 Teşkilât-ı Esasiye'dir" doğru mu? 1876 Kanun-i Esasi'nin 1924'e kadar süren hukuki ömrü

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Okul kitaplarında, yarışma sorularında ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan bir cümle: "Türkiye'nin ilk anayasası 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'dur." Bu cümle, sorulan sorunun nasıl kurulduğuna göre doğru da olabilir, eksik de. Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasa geleneği 1921'de Ankara'da başlamış gibi görünse de, Türk anayasacılık tarihinin ilk metni 1876'da İstanbul'da ilan edilen Kanun-i Esasi'dir. Üstelik bu metin, sanıldığının aksine, 1921'de bir anda ortadan kalkmamış; bazı hükümleri 1924'e kadar yürürlükte kalmıştır.
1876 tarihli Kanun-i Esasi metni
1876 tarihli Kanun-i Esasi metniGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Published by Ahmed Kamil Printing House, Istanbul (Ottoman Turkish: Matbaa-ı Ahmed Kamil) (Turkish: Ahmed Kamil Matbaası. Dosya sayfası

Kanun-i Esasi nedir?

Türkçe Vikipedi'ye göre Kanun-i Esasi adı çeviri olarak "anayasa" anlamına gelir ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk ve son anayasasıdır. İngilizce Wikipedia da onu "Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk ve tek anayasası" olarak tanımlar. Metin, 119 maddeden oluşuyordu. İlk beş madde padişahın haklarını tanımlıyordu; padişahın kişiliği dokunulmazdı ve yaptıklarından kimseye karşı sorumlu değildi. İkinci bölüm Osmanlı uyruğunun kamusal haklarını sayıyordu: 8. madde din ve mezhep ayrımı olmaksızın herkese "Osmanlı" denileceğini, 17. madde yasa önünde tüm Osmanlıların eşit olduğunu, 18. madde devlet görevlilerinin resmî dil olan Türkçeyi bilmek zorunda olduğunu, 26. madde işkence ve eziyetin kesin olarak yasaklandığını belirtiyordu. 42. madde ile Meclis-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'dan oluşan iki kanatlı bir Meclis-i Umumi kuruluyordu.

Nasıl hazırlandı?

Türkçe Vikipedi'ye göre II. Abdülhamid 31 Ağustos 1876'da tahta geçirildi; cülus töreninin ardından Midhat Paşa başkanlığında bir kurul oluşturuldu. İngilizce Wikipedia, Midhat Paşa ile Abdülhamid arasında yapılan gizli bir görüşmede, anayasanın Abdülhamid tahta çıkar çıkmaz hazırlanıp ilan edilmesi konusunda anlaşıldığını yazar. Kaynağa göre kurul 13 Kasım 1876'da ilk taslağı sundu; taslak, sadrazamlık makamını kaldırdığı gerekçesiyle bakanlarca reddedildi. Uzun tartışmalardan sonra uzlaşılan metin imzalandı.

Türkçe Vikipedi'ye göre padişaha siyasi gerekçelerle mahkemesiz sürgün yetkisi veren ünlü 113. madde son dakikada metne girdi. 19 Aralık'ta Midhat Paşa sadrazam oldu; 23 Aralık 1876'da yeni anayasa Bâb-ı Âli önündeki meydanda halka ilan edildi ve 101 pare top atışıyla kutlandı. Aynı gün İstanbul'da büyük devletlerin katıldığı Tersane Konferansı açılmıştı; Hariciye Nazırı Saffet Paşa, top seslerinin padişahın meşrutiyeti ilan etmesini kutladığını açıkladı.
Osmanlı Meclis-i Umumisi'nin açılışı, L'Illustration, 1877
Osmanlı Meclis-i Umumisi'nin açılışı, L'Illustration, 1877Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: L’Illustration. Dosya sayfası
Tarih notu
23 Aralık 1876: Kanun-i Esasi'nin ilanı. 19 Mart 1877: Meclis-i Umumi'nin Dolmabahçe Sarayı'nda açılışı. 13/14 Şubat 1878: Meclisin süresiz tatili. 1878-1908: Anayasanın resmen yürürlükte kaldığı ama uygulanmadığı dönem. 24 Temmuz 1908: II. Meşrutiyet. 8 Ağustos 1909: Kapsamlı anayasa değişikliği. 20 Ocak 1921: Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. 20 Nisan 1924: 1924 Anayasası ile Kanun-i Esasi'nin tümüyle kalkması.

Askıya alındı mı, kaldırıldı mı?

İkinci yaygın yanlış, Abdülhamid'in anayasayı 1878'de "kaldırdığı" düşüncesidir. Türkçe Vikipedi'ye göre Osmanlı-Rus Savaşı'ndaki yenilgi ve 31 Ocak 1878'de imzalanan Edirne Mütarekesi'nin ardından II. Abdülhamid meclisi süresiz olarak tatil etti. 1878-1908 arasındaki "İstibdat" döneminde anayasanın asıl hükümleri uygulanmadı; buna karşılık Kanun-i Esasi resmen yürürlükte kaldı ve her yıl çıkarılan devlet salnamelerinde metni düzenli olarak yayımlandı. İngilizce Wikipedia da anayasa askıya alındıktan sonra bile salnamelerde basılmaya devam ettiğini doğrular.
Dikkat: yanlış bilinen
Meclisin tatil tarihi kaynaklarda bir gün farkla geçer: Türkçe Vikipedi 13 Şubat 1878'i, İngilizce Wikipedia ise mütarekeden on dört gün sonrası olarak 14 Şubat 1878'i verir. Benzer bir fark 1924 için de vardır: Türkçe Vikipedi'nin giriş bölümü Kanun-i Esasi'nin 24 Mayıs 1924'e kadar kısmen yürürlükte kaldığını yazarken, aynı maddenin ilerleyen bölümü ve İngilizce Wikipedia 20 Nisan 1924 tarihini verir. Ayrıca İngilizce Wikipedia'nın giriş cümlesi anayasanın ikinci yürürlük dönemini "1908-1922" olarak gösterir; bu, saltanatın kaldırılmasını esas alan farklı bir sınıflamadır.

1908 ve 1909: Yeniden doğuş

24 Temmuz 1908'de II. Meşrutiyet ilan edildi ve anayasa yeniden işlemeye başladı. Türkçe Vikipedi'ye göre 17 Aralık 1908'de Meclis-i Mebusan toplandı. Kanun-i Esasi Tadil Komisyonu'nun hazırladığı değişiklikler 8 Ağustos 1909'da kabul edildi: Padişaha tahta çıkışta "vatan ve millete sadakat" yemini zorunluluğu getirildi, yargısız sürgün hakkı veren 113. madde değiştirildi, posta evrakının mahkeme kararı olmadan denetlenemeyeceği kabul edildi. Kaynak, Orhan Aldıkaçtı'nın bu değişiklikler nedeniyle metnin "1909 Kanun-i Esasisi" adıyla yeni bir anayasa sayılması gerektiği görüşünü de aktarır. İngilizce Wikipedia'ya göre 31 Mart Olayı'nın ardından yapılan bu değişiklikler, gücü padişahtan ve atanmış Ayan Meclisinden seçilmiş Meclis-i Mebusan'a kaydırdı.

1921'de ne oldu?

İşte asıl yanlış burada düğümlenir. Türkçe Vikipedi'ye göre Büyük Millet Meclisi'nin 20 Ocak 1921'de kabul ettiği Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, Kanun-i Esasi'nin ilga edildiğini açıkça belirtmedi. Bu yüzden Kanun-i Esasi'nin yalnızca Teşkilât-ı Esasiye ile çelişen hükümleri 20 Ocak 1921'de yürürlükten kalktı; çelişmeyen maddeleri 1924 Anayasası yürürlüğe girene kadar geçerliliğini sürdürdü. İngilizce Wikipedia bu durumu "sonraki kanun önceki kanunu ortadan kaldırır" ilkesiyle açıklar ve 20 Nisan 1924'te hem 1876 hem de 1921 anayasalarının tamamen yeni bir metinle, 1924 Anayasası ile değiştirildiğini yazar.

Yani 1921 ile 1924 arasında Ankara'da iki metin yan yana işledi: Yeni devletin egemenlik ilkesini ve meclis hükûmeti sistemini kuran kısa Teşkilât-ı Esasiye ile, onun düzenlemediği alanlarda geçerliliğini sürdüren eski Kanun-i Esasi.
Ek bilgi
Soru nasıl sorulmalı? "Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası hangisidir?" sorusunun cevabı tartışmalıdır, çünkü 1921 metni Cumhuriyet'in ilanından önce kabul edilmiştir. "Büyük Millet Meclisi'nin kabul ettiği ilk anayasa" 1921 Teşkilât-ı Esasiye'dir. "Türk tarihinin ilk yazılı anayasası" ise 1876 Kanun-i Esasi'dir. Üç sorunun üç farklı cevabı vardır; "ilk anayasa 1921'dir" cümlesi bu farkı sildiği için eksik kalır.

Sonuç

Kanun-i Esasi, padişahın geniş yetkilerini koruyan, ama ilk kez seçilmiş bir meclis, yasa önünde eşitlik ve işkence yasağı gibi ilkeleri yazılı hâle getiren bir metindi. Otuz yıl boyunca uygulanmadan salnamelerde yaşadı, 1908'de yeniden işledi, 1909'da köklü biçimde değişti ve 1921'den sonra bile kısmen yürürlükte kaldı. 20 Nisan 1924'te tümüyle kalkana dek yaklaşık kırk sekiz yıl süren bu hukuki ömür, Cumhuriyet anayasalarının boşlukta doğmadığını gösterir.
Kanun-i Esasi'yi hazırlayan kurulun başkanı Midhat Paşa
Kanun-i Esasi'yi hazırlayan kurulun başkanı Midhat PaşaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Ali Haydar Midhat. Dosya sayfası

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap