İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yürüyen Köşk (Yalova, 1929-1930): Bir çınar dalı için tramvay rayları üstünde 5 metre kaydırılan ev

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Atatürk'le ilgili anlatılan hikâyelerden bazıları tarihî ayrıntıları kaybedip efsaneye dönüşür. Yalova'daki Yürüyen Köşk'ün hikâyesi ise tarihleri, isimleri ve ölçüleriyle kayıtlıdır: bir çınar ağacının dalı kesilmesin diye iki katlı bir ev raylar üstünde yaklaşık 5 metre kaydırıldı. Bu not, Türkçe Wikipedia'nın Yürüyen Köşk maddesine dayanıyor.

Arka plan: Atatürk ve Yalova

Maddeye göre Gazi Mustafa Kemal Yalova'ya ilk kez 1927'de geldi. Önceleri satın aldığı Baltacı Çiftliği'nde bir çadırda kalıyordu. Kenti çok sevdi ve defalarca ziyaret etti. 1927, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İstanbul'a ilk kez geldiği yıldır; Yalova da bu yıldan sonra onun Marmara'daki dinlenme yerlerinden biri oldu.

Akış: 21 Ağustos 1929, çınarın gölgesi

Maddeye göre Atatürk 21 Ağustos 1929'da Bursa ziyareti için Ertuğrul yatıyla Yalova'dan geçiyordu. Yalova iskelesi yakınındaki Millet Çiftliği içindeki büyük bir çınar dikkatini çekti. İsteği üzerine yat durduruldu ve yatın teknesiyle karaya çıkıldı. Çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk, ağacın yakınına bir köşk yapılmasını istedi.

İnşaat aynı gün, 21 Ağustos 1929'da başladı ve 22 gün sonra, 12 Eylül'de tamamlandı. Ortaya dikdörtgen planlı, iki katlı, yarı kâgir bir köşk çıktı.

Yalova'daki Yürüyen Köşk
Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: vlyalcin. Dosya sayfası

1930 yazı: dal mı, ev mi?

Maddeye göre Atatürk 1930 yazında bir gün köşke gittiğinde, çalışanlar yandaki çınarın bir dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatıya ve duvara zarar verdiğini söyleyip dalı kesmek için izin istediler. Atatürk dalın kesilmesi yerine binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileri alınmasını istedi.

İş, Yalova'nın o sırada bağlı olduğu İstanbul Belediyesi'nin Fen İşleri Müdürü Yusuf Ziya Erdem'e verildi. Erdem, başmühendis Ali Galip Alnar ve teknik ekiple Yalova'ya geldi. Ekip binanın altını kazarak oturduğu seviyeye indi, İstanbul'dan getirilen tramvay raylarını yapının altına yerleştirdi ve uzun uğraşlardan sonra binayı bu rayların üstüne oturttu.
Tarih notu
8 Ağustos 1930 öğleden sonra kaydırma işi başladı. Maddeye göre işi Mustafa Kemal, Makbule Atadan, Vali Vekili Muhittin Üstündağ, Emanet Fen Müdürü Yusuf Ziya Erdem, İstanbul'dan gelen mühendisler ve gazeteciler izledi. İş iki aşamada yapıldı: 8 Ağustos'ta önce terasın bulunduğu bölüm, sonraki iki günde de ana bina raylar üzerinde yürütüldü. Bina yaklaşık 5 metre doğuya kaydırıldı.
Böylece köşk yıkılmaktan, çınar da kesilmekten kurtuldu. Köşk o günden sonra "Yürüyen Köşk" diye anılmaya başlandı. Madde, olayın hem köşkün hem de Yalova'nın tanınırlığını artırdığını yazar.
Ek bilgi
Olayı izleyenler arasında adı geçen Makbule Atadan, Atatürk'ün kız kardeşidir. Makbule Atadan maddesine göre 1885'te Selanik'te doğdu ve 18 Ocak 1956'da Ankara'da öldü; ailenin beşinci çocuğuydu ve kardeşlerinden yalnız o ve Mustafa yetişkinliğe ulaştı.
Yapı

Maddeye göre bina bugün Yalova sahilinde, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü içindedir. Çatısı Marsilya kiremidiyle örtülüdür; cepheler ahşap kaplıdır ve katlar arasında profilli bir silme bulunur. Pencerelerin katlanır kepenkleri vardır. Alt katın döşemesi mozaik ve mermer, üst katınki ahşaptır; duvarlar bağdadi üzerine çimento harçlı sıvayla kaplanıp boyanmıştır.

Binaya batıdaki kapıdan girilir. Girişin solundaki küçük bölüm, Atatürk köşkte kalırken çay ve kahve ocağıydı; bugün vestiyer olarak kullanılıyor. Denize bakan yöndeki toplantı salonunun üç yanı boydan boya kristal camlı kapılarla kaplıdır; Atatürk'ün çok sevdiği gramofon da buradadır. Üst katta Atatürk'ün dinlenme odası terasa açılır; karşısında L biçimli küçük bir yatak odası vardır. Merdivenin yanındaki dolapta 32 kişilik Belçika porseleni yemek takımı, 32 kişilik çatal-bıçak takımı, iki kristal sürahi ve Atatürk'e ait yatak takımları ile masa örtüleri saklanır.

Madde ısınma ve elektrik düzenini de anlatır: merdivenin altındaki yarı bodrumda, dökme demir ve termostatlı bir kazandan üst kata sıcak su çıkan bir ısıtma merkezi vardır. Köşkün yaklaşık 50 metre batısında, aynı tarihte yapılan jeneratör odasındaki 110 voltluk Siemens marka elektrik motoru köşkü aydınlatırdı. Köşkten 8 basamaklı bir merdivenle inilen alandan yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğinde ahşap bir iskeleye geçilir. Köşkün yer değiştirmesine yol açan yaşlı çınar, binanın hemen batısında durur.



Kişiler
  • Mustafa Kemal Atatürk: Köşkün yapılmasını ve sonra kaydırılmasını isteyen.
  • Yusuf Ziya Erdem: İstanbul Belediyesi Fen İşleri Müdürü; kaydırma işinin sorumlusu.
  • Ali Galip Alnar: İşi yürüten başmühendis.
  • Makbule Atadan: Atatürk'ün kız kardeşi; kaydırmayı izleyenlerden.
  • Muhittin Üstündağ: Vali vekili; kaydırmayı izleyenlerden.
Rakamlar
  • İnşaat süresi: 22 gün (21 Ağustos - 12 Eylül 1929).
  • Kaydırma: 8-10 Ağustos 1930, iki aşamada.
  • Kaydırma mesafesi: yaklaşık 5 metre, doğuya.
  • İskele: yaklaşık 30 m uzunluk, 2 m genişlik.
  • Yemek takımı: 32 kişilik.
  • Jeneratör: 110 volt, köşkün 50 m batısında.
  • Müze olarak açılış: 2006'dan sonra.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaydırmanın kaç gün sürdüğü maddede biraz belirsizdir: 8 Ağustos'ta terasın, "geri kalan iki gün içinde" ana binanın kaydırıldığı yazılır. Bu, işin 8-10 Ağustos arasında bittiği anlamına gelir; ancak maddede bitiş günü açıkça yazılmaz. Ayrıca maddenin çevre bilinciyle ilgili yorumu bir değerlendirmedir, belgesel bir kayıt değildir.
Sonuç

Madde, köşkün kaydırılmasını Atatürk'ün çevreye verdiği önemi gösteren bir olay olarak değerlendirir. Ayrıntılar bu yorumu destekleyecek kadar somuttur: belediyenin fen müdürü ve başmühendisi Yalova'ya gönderildi, İstanbul'dan tramvay rayı getirildi, binanın altı kazıldı ve iş gazetecilerin önünde yapıldı. Yani mesele bir anlık jest değil, planlanmış bir mühendislik işiydi.

Bugünkü anlamı

Maddeye göre Atatürk bu olaydan sonra da Yalova'ya pek çok kez geldi, köşkte ve çınarın altında dinlendi. Ölümünden sonra sahip olduğu bütün taşınmazlar gibi köşkü de millete bağışladı. Ölümünden sonra köşkün ünü azaldı ve uzun süre sahipsiz kaldı; 2006'da Yalova Belediyesi bakımını üstlendi, köşk onarılıp müze olarak açıldı. Bugün köşkü gezen biri, çınarın hâlâ binanın hemen batısında durduğunu görebilir.
Kaynaklar

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap