Cumhuriyet'in ilk yıllarında Atatürk yurt gezilerinde konuşmalarını çoğu zaman bir Türk Ocağı salonunda yaptı. İngilizce Wikipedia, ocak şubelerinin Mustafa Kemal'e gezilerinde konuşma yeri sağladığını özellikle not eder. 1930'da 250'yi aşan şubesi ve 30 bini aşan üyesiyle ülkenin en büyük sivil kuruluşlarından biri olan bu cemiyet, bir yıl sonra kendini feshetti ve mallarını Cumhuriyet Halk Fırkası'na devretti. Halkevlerine geçiş sitede ayrı bir konuda anlatıldı; bu notta ocakların kendi 19 yıllık hikâyesini topluyoruz.
Arka plan: Meşrutiyet ve kimlik tartışması
Türkçe Vikipedi'ye göre Türk Ocakları, II. Meşrutiyet döneminde Osmanlıcılık karşıtlığı ve Türkçülük düşüncesi etrafında birleşen çevrenin Türk Derneği (1908) ve Türk Yurdu Cemiyeti (1912) ile başlayan örgütlenmesinin devamıydı. İngilizce madde, ocağın neredeyse bütün gayritürk unsurların kendi millî komitelerine sahip olduğu bir dönemde bir Türk millî komitesi olarak kurulduğunu yazar.
Kuruluş tarihi kaynaklarda 1911 ve 1912 olarak geçer; Türkçe madde genel kabulün 1912 olduğunu söyler ve ilk adımların 1911'de Askeri Tıbbiye öğrencileri tarafından atıldığı bilgisinin Yusuf Akçura'dan geldiğini belirtir. İngilizce madde, 3 Temmuz 1911'deki bir toplantının ardından cemiyetin 25 Mart 1912'de İstanbul'da resmen kurulduğunu yazar.
Akış: İttihat ve Terakki gölgesinde ilk dönem
Ocak nizamnamesinin dördüncü maddesi, ocakların yalnızca millî ve içtimai bir nitelik taşıyacağını, siyasetle ve siyasi partilerle asla ilişiği olmayacağını söylüyordu. Türkçe maddeye göre buna rağmen İttihatçıların ocak üzerindeki nüfuzu Ziya Gökalp ve Hüseyinzade Ali ekseninde başladı; maddi imkânsızlıklar da dolaylı bir bağı gerekli kıldı. İçeride ocağın bağımsızlığını savunan bir muhalefet de vardı. Nizamnamede yazan "Türk dilinin kemaline çalışmak" amacı, ocağın dergisi Türk Yurdu'ndaki makalelerde belirgin biçimde görülür.
14 Haziran 1918'de başlayan genel kongrede ocakların 35 kadar şubesi ve 2005 üyesi vardı. Kongre kuruluştan altı yıl sonra yapılabilmişti; madde gecikmeyi savaşlara ve delegelerin başka görevlerde bulunmasına bağlar. Ocak bünyesinde "halka doğru" eğiliminin parçası olarak Köycüler Cemiyeti fiilen 1918'de, resmen 18 Mart 1919'da Halide Edib başkanlığında Cağaloğlu'nda kuruldu. Gerekçe, nüfusun yüzde 70'inin köylerde yaşamasıydı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Buzancar (with co-work: Halil Köseoğlu). Dosya sayfası
Cumhuriyet döneminde büyüme
Cumhuriyet'in ilanından sonra ocaklar ülke genelinde hızla örgütlendi ve kendilerine Türk devrimlerinin rehberliği görevini yüklediler. Türkçe maddeye göre bu tutum Sebilürreşad dergisiyle doğrudan bir çatışma yarattı ve ocaklar yeni rejimin desteğini kazandı. Mustafa Kemal İstanbul Türk Ocağı'nın bina yapımı için 3500 liralık yardımda bulundu.
Kurultaylar her yıl toplandı:
Türkçe maddeye göre bugün Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak kullanılan Türk Ocakları Merkez Binası'nın inşaatına 1927'de başlandı ve törene devlet adına İsmet Paşa katıldı. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın öne çıkan eserlerinden biri olan binanın açılışı 23 Nisan 1930'da yapıldı. Madde, merkez binasının ocaklılar için "mabed" niteliğinde olduğunu yazar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Kapanış: 1930-1931
Türkçe maddeye göre ocak içindeki ilk muhalefet kişisel çatışmalar etrafında başladı. 28 Nisan 1930'da Hamdullah Suphi aleyhine 45 imzalı bir önerge verildi. İsmail Habip Sevük, ocakların büyük kurultaylarının Atatürk'ün dikkatini çektiğini ve onun böyle bir kitleyi kendi başına bırakmak istemediğini anlatır. 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 99 günlük muhalefeti, özellikle Ege'de ilgiyi artırmış ve ocaklar da bundan payını almıştı.
Madde dış etkenlere de değinir: Ocakların Turancı eğilimi, Sovyetler Birliği'nin Ankara büyükelçisi Jacob Suritz'i rahatsız etmiş ve Suritz Dışişleri Vekili Tevfik Rüştü Aras'ı uyarmıştı. Hamdullah Suphi ise Atatürk'ün ABD'deki benzer kuruluşları inceletip ocakları Halkevlerine dönüştürmeye karar verdiğini söyler. Füsun Üstel'e göre tek parti yönetimi 1931 parti kurultayında gençlik kuruluşlarının daha sıkı denetimini kararlaştırmıştı.
Hamdullah Suphi maddesine göre ocaklar, Atatürk'ün 25 Mart 1931 tarihli gazetelerde yayımlanan talimatı üzerine 10 Nisan 1931'de kendilerini feshetti. Türkçe madde, kongre öncesinde kapanışın kesinleşmiş gibi olduğunu ve bu yüzden bir tür "prestij metni" sayılabilecek raporlar yayımlandığını yazar: 20 bin kişinin katıldığı 40 konferansın listesi, köylere götürülen sağlık hizmetleri ve eğitim faaliyetleri. İkinci toplantıda CHF'ye katılma kararı alındı; menkul ve gayrimenkul mallar partiye devredildi, ama devir işlemleri 1936'da bile sürüyordu.
Türkçe maddeye göre ocaklar, çok partili döneme geçildikten sonra Hamdullah Suphi'nin liderliğinde 10 Mayıs 1949'da İstanbul'da, ona babasından kalan Abdüllatif Suphi Paşa Konağı'nda yeniden açıldı; Hamdullah Suphi 7 Ağustos 1949'daki ilk kongrede genel başkan seçildi. Dernek 15 Mayıs 1954'te kamu yararına çalışan dernek statüsü aldı ve 2012'de 100. yılını kutladı.
Türk Ocakları'nın hikâyesi, Cumhuriyet'in ilk on yılında sivil bir kuruluşun devletle nasıl iç içe geçtiğini ve sonunda nasıl partiye katıldığını gösterir. Ocaklar devrimlerin en hevesli savunucularından biriydi; harf kampanyasında, yerli malı kampanyalarında ve köylere giden doktorlarda devletin yükünü taşıdılar. 1931'de ise bağımsız bir güç merkezi olarak görülüp kapatıldılar ve yerlerini doğrudan partiye bağlı Halkevleri aldı. Görseller ocağın 1912 tarihli Şarkışla şubesi mührünü ve Atatürk'ün 3 Nisan 1930'da Ankara'daki ocak merkezindeki fotoğrafını gösterir.
Arka plan: Meşrutiyet ve kimlik tartışması
Türkçe Vikipedi'ye göre Türk Ocakları, II. Meşrutiyet döneminde Osmanlıcılık karşıtlığı ve Türkçülük düşüncesi etrafında birleşen çevrenin Türk Derneği (1908) ve Türk Yurdu Cemiyeti (1912) ile başlayan örgütlenmesinin devamıydı. İngilizce madde, ocağın neredeyse bütün gayritürk unsurların kendi millî komitelerine sahip olduğu bir dönemde bir Türk millî komitesi olarak kurulduğunu yazar.
Kuruluş tarihi kaynaklarda 1911 ve 1912 olarak geçer; Türkçe madde genel kabulün 1912 olduğunu söyler ve ilk adımların 1911'de Askeri Tıbbiye öğrencileri tarafından atıldığı bilgisinin Yusuf Akçura'dan geldiğini belirtir. İngilizce madde, 3 Temmuz 1911'deki bir toplantının ardından cemiyetin 25 Mart 1912'de İstanbul'da resmen kurulduğunu yazar.
Akış: İttihat ve Terakki gölgesinde ilk dönem
Ocak nizamnamesinin dördüncü maddesi, ocakların yalnızca millî ve içtimai bir nitelik taşıyacağını, siyasetle ve siyasi partilerle asla ilişiği olmayacağını söylüyordu. Türkçe maddeye göre buna rağmen İttihatçıların ocak üzerindeki nüfuzu Ziya Gökalp ve Hüseyinzade Ali ekseninde başladı; maddi imkânsızlıklar da dolaylı bir bağı gerekli kıldı. İçeride ocağın bağımsızlığını savunan bir muhalefet de vardı. Nizamnamede yazan "Türk dilinin kemaline çalışmak" amacı, ocağın dergisi Türk Yurdu'ndaki makalelerde belirgin biçimde görülür.
14 Haziran 1918'de başlayan genel kongrede ocakların 35 kadar şubesi ve 2005 üyesi vardı. Kongre kuruluştan altı yıl sonra yapılabilmişti; madde gecikmeyi savaşlara ve delegelerin başka görevlerde bulunmasına bağlar. Ocak bünyesinde "halka doğru" eğiliminin parçası olarak Köycüler Cemiyeti fiilen 1918'de, resmen 18 Mart 1919'da Halide Edib başkanlığında Cağaloğlu'nda kuruldu. Gerekçe, nüfusun yüzde 70'inin köylerde yaşamasıydı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Buzancar (with co-work: Halil Köseoğlu). Dosya sayfası
Cumhuriyet döneminde büyüme
Cumhuriyet'in ilanından sonra ocaklar ülke genelinde hızla örgütlendi ve kendilerine Türk devrimlerinin rehberliği görevini yüklediler. Türkçe maddeye göre bu tutum Sebilürreşad dergisiyle doğrudan bir çatışma yarattı ve ocaklar yeni rejimin desteğini kazandı. Mustafa Kemal İstanbul Türk Ocağı'nın bina yapımı için 3500 liralık yardımda bulundu.
Kurultaylar her yıl toplandı:
- 1924, Birinci Umumi Kongre (23-25 Nisan): Başkanlığa Hamdullah Suphi'nin önerisiyle Ahmet Ağaoğlu seçildi. Hamdullah Suphi, ocakların iki görevini "Türk vatanının ve Türk devrimlerinin bekçiliği" olarak tanımladı.
- 1925, İkinci Kurultay: Şeyh Said İsyanı ve Takrir-i Sükûn Kanunu'nun yılı. Ocaklar hükûmetin emrine amade olduklarını açıkladı ve bazı yerlerde irtica karşıtı mitingler düzenledi. Latife Hanım fahrî başkanlığa getirildi; Celâl Bayar, Muhiddin Baha ile birlikte kâtib-i umumîliğe seçildi. Madde 1925'i ocak-devlet ve ocak-parti bütünleşmesinin başlangıcı sayar.
- 1926, Üçüncü Kurultay (22 Nisan): Rapora göre ocak sayısı 1925'teki 135'ten özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki açılışlarla 217'ye, üye sayısı 30 bine çıktı; 217 ocaktan 97'si düzenli gelir elde ediyordu.
- 1927, Dördüncü Kurultay: Ocaklar CHF ile devlet siyasetinde birlikte olduklarını açıkladı ve kendilerini CHF nizamnamesinin 40. maddesi uyarınca parti denetiminde bir kuruluş saydı. Tüzüğün 2. maddesinden "Türkler" ya da "bütün Türkler" ifadeleri çıkarıldı ve çalışma alanı "Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahiline münhasır" kılındı. Madde bunu Sovyetler Birliği ile ilişkilere ve CHF ile bütünleşmeye bağlar. Türk Yurdu dergisi 1928 aboneyle kâra geçmişti.
- 1928, Beşinci Kurultay (28 Nisan): Başkanlığa Mahmut Esat Bozkurt seçildi. Rapora göre 10 ocakta yabancı dil, 5 ocakta muhasebe ve ticaret kursu vardı; 45 şubede spor, 42 şubede müzik, 43 ocakta temsil faaliyeti yürütülüyordu.
- 1930, Altıncı Kurultay (24 Nisan): Tutanakları yayımlanmadığı için tartışılan konular bilinmiyor.
Ek bilgi
KişilerOcakların Harf Devrimi'ndeki rolü sayılarla anlatılır. Türkçe maddeye göre ocaklar yeni harflerin halka benimsetilmesi kampanyalarında öncü rol üstlendi ve verilen istatistiklere göre 1929'un ilk üç ayında 50 bin kişinin yeni harfleri öğrenmesini sağladı. Yerli malı kullanımı gibi devlet politikalarında da kampanyalar yürüttüler.
- Hamdullah Suphi Tanrıöver: Ocakların uzun yıllar başkanı. Kendi maddesine göre 1925'te 4 Mart-19 Aralık arasında ikinci kez Maarif Vekili oldu ve bu sırada ocak başkanlığını sürdürdü; derneğin merkezini İstanbul'dan Ankara'ya taşıdı. Ocakların kapanmasından sonra 1931'de Bükreş büyükelçiliğine atandı ve bu görevi 13 yıl sürdürdü.
- Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Hüseyinzade Ali: Türkçülük çevresinin ve ocağın ilk döneminin önde gelen isimleri.
- Halide Edib: Köycüler Cemiyeti'nin başkanı.
- Reşit Galip: Türkçe maddeye göre ocakların edebî bir kulüp olmaktan çıkıp doğrudan halkın içinde olmasını savunan isim; Hamdullah Suphi ile kişisel bir çekişmesi vardı.
- İsmet İnönü: İngilizce maddeye göre 1917'den beri ocak üyesiydi.
Türkçe maddeye göre bugün Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak kullanılan Türk Ocakları Merkez Binası'nın inşaatına 1927'de başlandı ve törene devlet adına İsmet Paşa katıldı. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın öne çıkan eserlerinden biri olan binanın açılışı 23 Nisan 1930'da yapıldı. Madde, merkez binasının ocaklılar için "mabed" niteliğinde olduğunu yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
1927'deki bina töreni ve şube sayıları kaynaklarda farklı geçer. Türkçe madde 1927'de inşaatına başlanan binanın bugünkü Ankara Resim ve Heykel Müzesi olduğunu söyler. İngilizce madde ise 1927'de İstanbul Cağaloğlu'nda merkez heyeti için bir binanın kurulup İsmet İnönü tarafından açıldığını, Ankara'daki binanın daha sonra yapıldığını anlatır. Şube sayısı da farklıdır: İngilizce madde 1930 için 255, Türkçe madde 1931 kongresi öncesi için "250'den fazla", Hamdullah Suphi maddesi ise 1931 için 278 şube ve 32 bin üye verir.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Kapanış: 1930-1931
Türkçe maddeye göre ocak içindeki ilk muhalefet kişisel çatışmalar etrafında başladı. 28 Nisan 1930'da Hamdullah Suphi aleyhine 45 imzalı bir önerge verildi. İsmail Habip Sevük, ocakların büyük kurultaylarının Atatürk'ün dikkatini çektiğini ve onun böyle bir kitleyi kendi başına bırakmak istemediğini anlatır. 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 99 günlük muhalefeti, özellikle Ege'de ilgiyi artırmış ve ocaklar da bundan payını almıştı.
Madde dış etkenlere de değinir: Ocakların Turancı eğilimi, Sovyetler Birliği'nin Ankara büyükelçisi Jacob Suritz'i rahatsız etmiş ve Suritz Dışişleri Vekili Tevfik Rüştü Aras'ı uyarmıştı. Hamdullah Suphi ise Atatürk'ün ABD'deki benzer kuruluşları inceletip ocakları Halkevlerine dönüştürmeye karar verdiğini söyler. Füsun Üstel'e göre tek parti yönetimi 1931 parti kurultayında gençlik kuruluşlarının daha sıkı denetimini kararlaştırmıştı.
Hamdullah Suphi maddesine göre ocaklar, Atatürk'ün 25 Mart 1931 tarihli gazetelerde yayımlanan talimatı üzerine 10 Nisan 1931'de kendilerini feshetti. Türkçe madde, kongre öncesinde kapanışın kesinleşmiş gibi olduğunu ve bu yüzden bir tür "prestij metni" sayılabilecek raporlar yayımlandığını yazar: 20 bin kişinin katıldığı 40 konferansın listesi, köylere götürülen sağlık hizmetleri ve eğitim faaliyetleri. İkinci toplantıda CHF'ye katılma kararı alındı; menkul ve gayrimenkul mallar partiye devredildi, ama devir işlemleri 1936'da bile sürüyordu.
Tarih notu
RakamlarKronoloji: 3 Temmuz 1911 hazırlık toplantısı. 25 Mart 1912 resmî kuruluş. 14 Haziran 1918 genel kongre. 18 Mart 1919 Köycüler Cemiyeti. 23-25 Nisan 1924 Birinci Kongre. 1925 İkinci Kurultay. 22 Nisan 1926 Üçüncü Kurultay. 1927 Dördüncü Kurultay ve merkez binası inşaatının başlaması. 28 Nisan 1928 Beşinci Kurultay. 23 Nisan 1930 Ankara merkez binasının açılışı. 24 Nisan 1930 Altıncı Kurultay. 25 Mart 1931 talimat. 10 Nisan 1931 fesih. 10 Mayıs 1949 İstanbul'da yeniden açılış.
- 1918: yaklaşık 35 şube, 2005 üye.
- 1925: 135 ocak; 1926: 217 ocak, 30 bin üye.
- 1929 ilk üç ay: yeni harfleri öğrenen 50 bin kişi.
- 1931: 250'den fazla (bir kaynağa göre 278) şube, 30 binden fazla (bir kaynağa göre 32 bin) üye.
- Mustafa Kemal'in İstanbul ocağına bina yardımı: 3500 lira.
Türkçe maddeye göre ocaklar, çok partili döneme geçildikten sonra Hamdullah Suphi'nin liderliğinde 10 Mayıs 1949'da İstanbul'da, ona babasından kalan Abdüllatif Suphi Paşa Konağı'nda yeniden açıldı; Hamdullah Suphi 7 Ağustos 1949'daki ilk kongrede genel başkan seçildi. Dernek 15 Mayıs 1954'te kamu yararına çalışan dernek statüsü aldı ve 2012'de 100. yılını kutladı.
Türk Ocakları'nın hikâyesi, Cumhuriyet'in ilk on yılında sivil bir kuruluşun devletle nasıl iç içe geçtiğini ve sonunda nasıl partiye katıldığını gösterir. Ocaklar devrimlerin en hevesli savunucularından biriydi; harf kampanyasında, yerli malı kampanyalarında ve köylere giden doktorlarda devletin yükünü taşıdılar. 1931'de ise bağımsız bir güç merkezi olarak görülüp kapatıldılar ve yerlerini doğrudan partiye bağlı Halkevleri aldı. Görseller ocağın 1912 tarihli Şarkışla şubesi mührünü ve Atatürk'ün 3 Nisan 1930'da Ankara'daki ocak merkezindeki fotoğrafını gösterir.
Kaynaklar
- Vikipedi, Türk Ocakları maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Turkish Hearths maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Hamdullah Suphi Tanrıöver maddesi (tr.wikipedia.org)