İçeriğe geç
Giriş yap
0

Cesarettepe (Nek), 7 Ağustos 1915: Boşaltılmış tüfeklerle yapılan dört dalga hücum ve 18. Alay'ın siperleri

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Arıburnu'nun kuzeyinde, Anzakların Russell's Top dediği düzlük ile Türklerin Kılıçbayır'daki tepesi arasında dar bir sırt vardı. Avustralyalılar burayı "Nek" diye, Türkler Cesarettepe diye anardı. 7 Ağustos 1915 sabahı bu sırtta yapılan saldırı, Çanakkale'nin en kısa ve en tek taraflı muharebelerinden biridir. Bu yazı İngilizce Wikipedia'daki Battle of the Nek maddesi ile Türkçe Vikipedi'deki Arıburnu Muharebeleri ve Conkbayırı Muharebesi maddelerine dayanıyor. İngilizce madde büyük ölçüde Avustralya resmî tarihçisi Charles Bean ile Les Carlyon gibi yazarların anlatımlarını aktarır; o yüzden olaylar daha çok Avustralya tarafından görülür.

Yer: 30-50 metrelik bir eyer

İngilizce maddeye göre Nek, iki derin vadi arasında uzanan dar bir eyerdi. Genişliği 30 ile 50 metre arasında değişiyordu; iki yanı 150 metre aşağıdaki vadilere dik iniyordu: güneyde Monash Vadisi, kuzeyde Malone's Gully. Ad Afrikaanca "dağ geçidi" anlamına gelen kelimeden geliyordu ve madde, adın büyük olasılıkla Güney Afrika Savaşı gazileri tarafından konduğunu aktarır. Türkler Russell's Top'a Yüksek Sırt, Baby 700'e Kılıçbayır diyordu. Arazi bitki örtüsüz, çukurlu ve hafif eğimliydi; savunana geniş bir görüş ve atış alanı veriyordu.

Bu dar sırtın tehlikesi daha önce iki kez görülmüştü. Madde, Nisan'da 57. Alay'ın bir taburunun burada başarısız bir karşı taarruzda ağır kayıp verdiğini ve 30 Haziran gecesi Türk 18. Alayı'nın da Nek üzerinden yaptığı saldırının ağır kayıpla bittiğini yazar. 19 Mayıs taarruzundan sonra Godley'nin buradan bir Yeni Zelanda saldırısı istediği, ama Tuğgeneral Russell'ın alay komutanlarının itirazıyla bunu iptal ettirdiği de maddede yer alır.
Ek bilgi
Türk mevzilerini kimin tuttuğu da belli: İngilizce maddeye göre Nek çevresini Binbaşı Mustafa Bey komutasındaki 18. Alay tutuyordu ve bu alay Mustafa Kemal'in 19. Tümeni'ne bağlıydı. Yarbay Şefik Bey'in 27. Alayı da hattın Nek'ten Quinn's'e (Bomba Sırtı) kadar olan kısmında bulunuyordu. Madde Türk ön hattını iki sıra siper, arkada basamak basamak sekiz siper daha ve en az beş grup hâlinde yaklaşık 30 makineli tüfek olarak tarif eder. İki alay komutanı, tümenden gelen emre rağmen siperlerin üstünü örtmemişti; bombardımanla çatıların çökmesinden ve siper içi ulaşımın kapanmasından çekinmişlerdi.

Plan: örs ile çekiç

Ağustos taarruzunun amacı Conkbayırı ve Kocaçimen'in bulunduğu Sarı Bayır sırtlarını almak ve Arıburnu'nu kuzeyde Suvla'ya yapılacak yeni çıkarmayla birleştirmekti. İngilizce maddeye göre Nek saldırısı bu büyük planın parçasıydı: Yeni Zelanda birlikleri gece Conkbayırı'nı alacak, oradan aşağı inip Kılıçbayır'ın arkasına düşecek, Avustralya hafif süvarileri de aynı anda önden Nek üzerinden hücum edecekti. Türk siperleri iki ateş arasında kalacaktı.

Görev Albay Frederic Hughes'un 3. Hafif Süvari Tugayı'na verildi. 8. ve 10. alaylar hücum edecek, 9. alay yedekte kalacaktı. Bu birlikler Mısır'da atlarını bırakıp piyade takviyesi olarak gelmişti ve büyük çaplı bir piyade taarruzunda hiç bulunmamışlardı. Godley'nin emrine göre saldırı yalnız süngü ve el bombasıyla yapılacak, tüfekler doldurulmayacaktı. Dört dalga planlandı: birincisi donanma bombardımanının sağladığı şaşkınlıkla ilk siperi alacak, diğerleri bunun içinden geçip derinliğe ilerleyecek ve Kılıçbayır'a kadar uzanacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Saldırının neden boş tüfeklerle yapıldığı İngilizce maddede bir yazarın yorumuyla açıklanır: Roland Perry'ye göre amaç askerlerin durup ateş etmeden Türk siperlerine koşmasını sağlamaktı. Bu, emrin gerekçesi hakkında kesin bir belge değil, bir tarihçinin değerlendirmesidir.
Avustralya 3. Hafif Süvari Tugayı'nın 7 Ağustos 1915'te Nek'teki hücumunu canlandıran resim
Avustralya 3. Hafif Süvari Tugayı'nın 7 Ağustos 1915'te Nek'teki hücumunu canlandıran resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: George Washington Lambert. Dosya sayfası

Sabah: önkoşullar tutmadı

7 Ağustos sabahı planın dayandığı şey gerçekleşmemişti. İngilizce maddeye göre Yeni Zelandalılar gece Conkbayırı'na ulaşamamıştı; Nek'e saldıracak birlikler yalnız kalacaktı. Birdwood ve Skeen saldırının yine de, bu kez Conkbayırı'ndaki Yeni Zelandalılara yardım edecek bir oyalama olarak yapılmasına karar verdi. Nek'in önünü yandan ateş altında tutan German Officers' Trench'teki makineli tüfekleri susturması gereken Avustralya 6. Taburu'nun önceden yapılan saldırısı da başarısız olmuştu.

Bombardıman 04.00'te başladı ve 04.27'de yoğunlaştı. Siperler birbirine çok yakın olduğu için mermilerin çoğu Türk ön siperinin gerisine düştü. Bean'e göre topçunun ön mevzilere ateşi saatler eşleştirilmediği için 04.23'te kesildi. Saldırı ise planlanan saatte, 04.30'da başladı. Arada geçen yedi dakika, siperleri büyük ölçüde zarar görmemiş Türk askerlerinin yerlerine dönmesine yetti.
Dikkat: yanlış bilinen
Bombardımanın gücü konusunda yazarlar ayrışıyor. Bean onu 2 Mayıs'tan beri yapılan en yoğun bombardıman olarak anlatırken, Carlyon yedekteki 9. alaydan bir subayın sözlerine dayanarak "gelişigüzel" ve "bir şaka" diye niteler ve siperlere yakınlık yüzünden zırhlıların ateşe katılmadığını yazar. İngilizce madde bu iki görüşü yan yana verir.

04.30-04.45: dört dalga

İlk dalga, 8. Hafif Süvari Alayı'ndan 150 kişi, alay komutanı Yarbay Alexander White'ın başında siperden çıktı. İngilizce maddeye göre otuz saniye içinde White ve adamlarının hepsi vuruldu. Birkaç kişi Türk siperine ulaştı, siperin güneydoğu köşesinde işaret bayrakları görüldüğü bildirildi. İkinci dalga iki dakika sonra hiç sorgulamadan çıktı ve aynı sonla karşılaştı; askerlerin çoğu yolun yarısına varmadan düştü.

Aynı anda Quinn's'te "Satranç Tahtası" denilen Türk siperlerine saldıran 2. Hafif Süvari Alayı'nda ilk dalganın 50 kişisinden 49'u vurulunca alay komutanı saldırıyı durdurmuştu. Madde bu farkın, komutanın ilk dalgayla çıkmamış olmasından kaynaklandığını not eder.

Üçüncü dalga 10. alaydandı. Alay komutanı Yarbay Noel Brazier saldırıyı durdurmak istedi; Hughes'u bulamayınca tugay kurmayı Yarbay John Antill'e gitti. Antill işaret bayraklarının görüldüğü haberini almıştı ve dalganın gitmesini emretti. Brazier dönüp adamlarına "Üzgünüm çocuklar, emir gitmek" dedi. Üçüncü dalga 04.45'te çıktı ve aynı akıbete uğradı. Brazier bu kez Hughes'u buldu ve Hughes saldırıyı durdurdu. Ama dördüncü dalganın sağ kanadı emir ulaşmadan hücuma kalkmış, solu da ardından gitmişti.

Bayrak meselesinin Türk tarafından bir doğrulaması var. İngilizce maddeye göre savaştan sonra yayımlanan bir Türk yazısında 27. Alay komutanı, işaret bayrağı taşıyan birkaç askerin Türk siperine ulaşıp bayrağı diktiğini, ama orada öldürüldüğünü anlatmıştır. Yani bayrak gerçekten görülmüştü; yanılgı, bunun bir başarı sayılmasıydı.
Nek sırtının güneyden görünüşü, Avustralya Savaş Anıtı arşivi
Nek sırtının güneyden görünüşü, Avustralya Savaş Anıtı arşiviGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Wilkins, George Hubert. Dosya sayfası

Bilanço

İngilizce maddeye göre saldırıya katılan 600 Avustralyalıdan 372'si öldü ya da yaralandı: 8. alayın 300 kişisinden 234'ü (154'ü ölü), 10. alayın 300 kişisinden 138'i (80'i ölü). Gün boyunca yaralıları sırttan kurtarmak neredeyse imkânsızdı; sıcakta birçoğu öldü. Gece sedyeciler 138 yaralıyı geri getirebildi. Ölenlerin çoğu savaşın sonuna kadar düştükleri yerde kaldı.

Türk kayıpları için madde "ihmal edilebilir" der. Bean'e göre saldırı sırasında Türk tarafı kayıp vermedi; ama saldırıdan sonra siper dışına çıkanların bir kısmı Turk's Point ve Pope's Hill'deki Avustralya makineli tüfekleriyle vuruldu. Madde Türk kayıplarını yaklaşık on iki ölü olarak verir.
Dikkat: yanlış bilinen
Türk kaybı için verilen "yaklaşık on iki ölü" rakamı İngilizce maddeden alınmıştır ve madde bunun dayanağını ayrıca belirtmez. Türkçe maddelerde Nek'teki Türk kayıpları için bir rakam bulamadık; bu yüzden sayıyı yalnız tek kaynağın tahmini olarak aktarıyoruz.

Kim sorumluydu?

İngilizce madde tarihçilerin farklı hükümlerini sıralar. Carlyon başarısızlığı Birdwood, Godley ve Skeen'in planlamasına ve araziyi değerlendirememelerine bağlar; ama asıl kusuru, saldırıyı sürdürme kararında Hughes ve Antill'de görür. Bazı Avustralyalılar savaş alanına "Godley'nin mezbahası" adını takmıştı. Bean de üst düzeydeki kavramsal hataları not etmekle birlikte büyük can kaybından asıl olarak yerel komutanları sorumlu tutar. Carlyon, Godley'nin Türklerin 30 Haziran'da aynı arazide yaşadığı yenilgiden neden ders almadığını sorar ve Avustralyalıların daha kötü koşullarda, yokuş yukarı, gün ışığında ve daha güçlü bir savunmaya karşı saldırdığını vurgular.

Sonuç konusunda ise çoğu yazar aynı yerde buluşur. Coulthard-Clark'a göre hafif süvarilerin gösterisi Türk takviyelerinin Conkbayırı'na kaydırılmasını en fazla birkaç saat geciktirmiş, engelleyememişti. Conkbayırı'nda Yeni Zelandalıları bekleyen karşı taarruzu da birkaç gün sonra Mustafa Kemal yönetecekti; projemizdeki Conkbayırı konusu o sabahı anlatıyor.

Bugün Nek

İngilizce maddeye göre bugün küçük savaş alanının iki siper arasındaki kısmının büyük bölümünü Nek Mezarlığı kaplıyor; mezarlıkta çoğu 7 Ağustos saldırısında düşen 316 Avustralyalı asker yatıyor ve bunlardan yalnız beşinin kimliği belirlenebilmiş. Peter Weir'in 1981 yapımı "Gallipoli" filmi de saldırıyı finalinde canlandırır; madde, filmin saldırıyı Suvla çıkarmasına yönelik bir oyalama gibi göstermesini yanlış bulur. Türk tarafı için ise Cesarettepe, 19. Tümen'in en kolay savunduğu ama Nisan'dan Haziran'a kadar kendi askerlerinin de ağır bedel ödediği bir sırttır. Aynı toprakta iki tarafın da hücum ederek kaybettiği bu sırt, siper savaşının savunana ne kadar üstünlük verdiğini en çıplak biçimde gösteren yerlerden biridir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap