İzmir'in işgalinden bir ay sonra Aydın ile Nazilli arasındaki demiryolu üzerinde, Malgaç deresinin köprüsünü koruyan Yunan karakolu bir sabah ani bir ateşle karşılaştı. Saldırıyı yapanlar düzenli asker değil, dağdan inmiş zeybeklerdi. Bu not, Türkçe Wikipedia'daki Yörük Ali Efe, Malgaç Baskını ve Demirci Mehmet Efe maddelerine dayanıyor. Kuva-yi Milliye'nin genel hikâyesi sitede ayrı bir konuda anlatıldığı için burada yalnızca Aydın cephesine odaklanıyoruz.
Arka plan: dağdaki efe
Yörük Ali Efe maddesine göre Ali, 1895'te Sultanhisar'da doğdu. Babası Sarıtekeli aşiretinden Abdi Efe, ünlü Çakırcalı'nın ilk zeybeklerindendi ve zeybeklik yaparken öldürülmüştü; annesi Yörüklerin Atmaca aşiretinden Fatma'ydı. Ali 19 yaşında Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin grubuna katılmak istedi, sınavdan geçirilip alındı ve kısa sürede grubun ikinci adamı oldu. Molla Ahmet Efe Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölünce grubun başına geçti. Madde, bazı kaynaklara göre Molla Ahmet'in ölmeden önce yerine Habibin Ali Efe'yi istediğini, ama başa Yörük Ali'nin geçtiğini de not eder.
Dört yıldan fazla dağda kalan Yörük Ali, 1919'da grubuyla birlikte dağdan indi. O sırada Yunan ordusu İzmir'den sonra Aydın ve Nazilli'yi de işgal etmişti.
Akış: Malgaç köprüsü
Malgaç Baskını maddesine göre köprü, Osmanlı'nın ilk demiryolu olan İzmir-Aydın hattı üzerinde, Sultanhisar ile Atça arasında Malgaç deresinin üzerindeydi. Nazilli'deki Yunan kuvvetlerinin ikmali büyük ölçüde demiryoluyla yapıldığı için bölgedeki köprüler stratejik önem taşıyordu.
Yörük Ali Efe maddesine göre Yörük Ali, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları Çine'nin Yağcılar köyünde toplandı ve 16 Haziran 1919'da köprünün yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptı. Karakol tamamen yok edildi, cephane ve erzak ele geçirildi. Madde, bu baskının Batı ve Güney Anadolu'da işgalcilere karşı düzenli ve bilinçli yapılan ilk baskın olarak kabul edildiğini, Yunan ordusunun bunun üzerine Nazilli'deki kuvvetlerini yakıp yıkarak Aydın yönüne çektiğini yazar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Malgaç Baskını maddesi aynı olayı daha ayrıntılı ama farklı isimlerle anlatır. Buna göre baskın, Yağcılar köyünden yola çıkan ve Kozalaklı Mehmet Efe'nin önderliğinde kurulan 17 kişilik bir milis birliği tarafından planlandı. Birlik Armutlu, Karahayıt ve Alanlı köylerinden geçip Yenipazar'a bağlı Donduran köyüne vardı; yol boyunca katılan gönüllülerle sayısı 60'a çıktı. Saldırı sabah 06.00 sularında başladı ve köprüyü koruyan, makineli tüfeklerle güçlendirilmiş 20 kişilik Yunan müfrezesi tamamen yok edildi. Sultanhisar'dan gelen takviye ciddi zarar veremedi; milislerden yalnızca biri hafif yaralandı. Köprüler ve raylar kullanılamaz hâle geldiği için Yunanlar bir süre Aydın-Nazilli hattında sevkiyat yapamadı.
Malgaç Baskını maddesine göre baskından sonra Nazilli'deki Yunan taburu ve demiryolu güvenliği için konuşlanan birlikler ciddi biçimde tedirgin oldu. Türk kuvvetlerinin 19 Haziran 1919 akşamı saat 20.45'te Nazilli'ye saldıracağı haberi yayıldı ve telefonla doğrulandı. Yaklaşık bir taburluk Yunan kuvveti 19-20 Haziran gecesi Nazilli'yi aniden boşaltıp Aydın'a çekildi. Hacı Şükrü Bey'in tanıklığına göre ardından Umurlu köprüsü dinamitle atıldı, 21-22 Haziran gecesi Çerkesköy ve Yeniköy, 23 Haziran gecesi Erbeyli baskınları yapıldı.
Aydın'ın kurtarılması ve yirmi ay
Yörük Ali Efe maddesine göre daha sonra 7. Tümen komutanı Miralay Şefik Aker'in başkanlığında kurulan halk meclisi oybirliğiyle Yörük Ali Efe'ye Aydın'ı kurtarma görevi verdi. Efe emrindeki kuvvetlerle Aydın'ı geri aldı; ancak takviye alan Yunan ordusu şehri ikinci kez işgal etti. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cepheleri kuruldu ve madde, düzenli ordu kurulana kadar yirmi ay boyunca düşmanın Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesinin engellendiğini yazar.
Düzenli ordu kurulunca Yörük Ali Efe, savaş deneyimi yüksek büyük bir grubuyla TBMM ordusuna katıldı ve milis miralay rütbesiyle Millî Aydın Cephesi Komutanı oldu. Savaştan sonra TBMM ona kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verdi.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
"Bir elin sesi olur mu ki?"
Madde, Yörük Ali Efe'nin Kurtuluş Savaşı'ndaki rolüyle ilgili övgülere verdiği cevabı aktarır: "Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? ... Millî mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin sesi olur mu ki?"
Kişiler
Malgaç baskını, Kuva-yi Milliye'nin ilk aylarında dağ geleneğinden gelen efelerin işgale karşı nasıl örgütlendiğini gösteriyor. Hedef rastgele seçilmemişti: işgal kuvvetlerinin ikmal hattı olan demiryolunun köprüsüydü. Sonuç da sahada ölçülebilirdi; birkaç gün içinde Nazilli boşaltıldı.
Bugünkü anlamı
Maddeye göre Yörük Ali Efe savaştan sonra İzmir'e yerleşti, 1928'de savaş sırasında bir süre karargâhı olan Yenipazar'a taşındı ve 1934'te Yörük soyadını aldı. 1951'de İzmir'de geçirdiği bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti ve aynı yıl tedavi için gittiği Bursa'da öldü. Vasiyetinde Yenipazar'a gömülmek istedi: "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim." Yenipazar'daki evi 2001'de Yörük Ali Efe Müzesi olarak açıldı; adına yakılan türkü ise bugün de söyleniyor.
Arka plan: dağdaki efe
Yörük Ali Efe maddesine göre Ali, 1895'te Sultanhisar'da doğdu. Babası Sarıtekeli aşiretinden Abdi Efe, ünlü Çakırcalı'nın ilk zeybeklerindendi ve zeybeklik yaparken öldürülmüştü; annesi Yörüklerin Atmaca aşiretinden Fatma'ydı. Ali 19 yaşında Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin grubuna katılmak istedi, sınavdan geçirilip alındı ve kısa sürede grubun ikinci adamı oldu. Molla Ahmet Efe Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölünce grubun başına geçti. Madde, bazı kaynaklara göre Molla Ahmet'in ölmeden önce yerine Habibin Ali Efe'yi istediğini, ama başa Yörük Ali'nin geçtiğini de not eder.
Dört yıldan fazla dağda kalan Yörük Ali, 1919'da grubuyla birlikte dağdan indi. O sırada Yunan ordusu İzmir'den sonra Aydın ve Nazilli'yi de işgal etmişti.
Akış: Malgaç köprüsü
Malgaç Baskını maddesine göre köprü, Osmanlı'nın ilk demiryolu olan İzmir-Aydın hattı üzerinde, Sultanhisar ile Atça arasında Malgaç deresinin üzerindeydi. Nazilli'deki Yunan kuvvetlerinin ikmali büyük ölçüde demiryoluyla yapıldığı için bölgedeki köprüler stratejik önem taşıyordu.
Yörük Ali Efe maddesine göre Yörük Ali, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları Çine'nin Yağcılar köyünde toplandı ve 16 Haziran 1919'da köprünün yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptı. Karakol tamamen yok edildi, cephane ve erzak ele geçirildi. Madde, bu baskının Batı ve Güney Anadolu'da işgalcilere karşı düzenli ve bilinçli yapılan ilk baskın olarak kabul edildiğini, Yunan ordusunun bunun üzerine Nazilli'deki kuvvetlerini yakıp yıkarak Aydın yönüne çektiğini yazar.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
Malgaç Baskını maddesi aynı olayı daha ayrıntılı ama farklı isimlerle anlatır. Buna göre baskın, Yağcılar köyünden yola çıkan ve Kozalaklı Mehmet Efe'nin önderliğinde kurulan 17 kişilik bir milis birliği tarafından planlandı. Birlik Armutlu, Karahayıt ve Alanlı köylerinden geçip Yenipazar'a bağlı Donduran köyüne vardı; yol boyunca katılan gönüllülerle sayısı 60'a çıktı. Saldırı sabah 06.00 sularında başladı ve köprüyü koruyan, makineli tüfeklerle güçlendirilmiş 20 kişilik Yunan müfrezesi tamamen yok edildi. Sultanhisar'dan gelen takviye ciddi zarar veremedi; milislerden yalnızca biri hafif yaralandı. Köprüler ve raylar kullanılamaz hâle geldiği için Yunanlar bir süre Aydın-Nazilli hattında sevkiyat yapamadı.
Dikkat: yanlış bilinen
Nazilli'nin boşaltılmasıBaskının ayrıntıları kaynaklar arasında uyuşmaz. Yörük Ali Efe maddesi baskını Yörük Ali ile Kıllıoğlu Hüseyin Efe'ye bağlar; Malgaç Baskını maddesi ise birliğin Kozalaklı Mehmet Efe önderliğinde kurulduğunu yazar. Malgaç maddesi Yunan müfrezesini 20 kişi olarak verirken aynı maddede aktarılan tanık Hacı Şükrü Bey, iki efenin 38 kişilik maiyetiyle yapılan "Sultanhisar Baskını"nda 60 kişilik bir Yunan müfrezesinin imha edildiğini ve bunun 19 Haziran'da olduğunu söyler. Tarih için iki maddenin ortak verdiği 16 Haziran 1919'u kullandık.
Malgaç Baskını maddesine göre baskından sonra Nazilli'deki Yunan taburu ve demiryolu güvenliği için konuşlanan birlikler ciddi biçimde tedirgin oldu. Türk kuvvetlerinin 19 Haziran 1919 akşamı saat 20.45'te Nazilli'ye saldıracağı haberi yayıldı ve telefonla doğrulandı. Yaklaşık bir taburluk Yunan kuvveti 19-20 Haziran gecesi Nazilli'yi aniden boşaltıp Aydın'a çekildi. Hacı Şükrü Bey'in tanıklığına göre ardından Umurlu köprüsü dinamitle atıldı, 21-22 Haziran gecesi Çerkesköy ve Yeniköy, 23 Haziran gecesi Erbeyli baskınları yapıldı.
Aydın'ın kurtarılması ve yirmi ay
Yörük Ali Efe maddesine göre daha sonra 7. Tümen komutanı Miralay Şefik Aker'in başkanlığında kurulan halk meclisi oybirliğiyle Yörük Ali Efe'ye Aydın'ı kurtarma görevi verdi. Efe emrindeki kuvvetlerle Aydın'ı geri aldı; ancak takviye alan Yunan ordusu şehri ikinci kez işgal etti. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cepheleri kuruldu ve madde, düzenli ordu kurulana kadar yirmi ay boyunca düşmanın Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesinin engellendiğini yazar.
Düzenli ordu kurulunca Yörük Ali Efe, savaş deneyimi yüksek büyük bir grubuyla TBMM ordusuna katıldı ve milis miralay rütbesiyle Millî Aydın Cephesi Komutanı oldu. Savaştan sonra TBMM ona kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verdi.
Ek bilgi
Aynı bölgedeki bir başka efe, Demirci Mehmet Efe, maddesine göre 1885'te Nazilli'nin Pirlibey köyünde doğdu ve Çakırcalı'nın ölümünden sonra Yörük Ali Efe'nin çetesine katıldı. İzmir'in işgalinden sonra 11 Temmuz'da resmen Kuva-yi Milliye'ye katılıp kendine "Umum Aydın ve Havalisi Kuva-yi Milliye Kumandanı" unvanını uygun gördü. Milne Hattı maddesine göre Demirci Mehmet Efe, "Biz Osmanlı Devleti'nin isteği ve izni ile milli harekete girişmedik, kendiliğimizden ayaklandık" diyerek bu sınırı tanımadı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: NA. Dosya sayfası
"Bir elin sesi olur mu ki?"
Madde, Yörük Ali Efe'nin Kurtuluş Savaşı'ndaki rolüyle ilgili övgülere verdiği cevabı aktarır: "Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? ... Millî mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin sesi olur mu ki?"
Kişiler
- Yörük Ali Efe (1895-1951): Malgaç baskınının ve Aydın cephesinin önderi; sonra Millî Aydın Cephesi Komutanı.
- Kıllıoğlu Hüseyin Efe: Baskında Yörük Ali'nin yanındaki efe.
- Kozalaklı Mehmet Efe: Malgaç maddesine göre milis birliğinin önderi.
- Şefik Aker: 7. Tümen komutanı; halk meclisinin başkanı.
- Demirci Mehmet Efe (1885-1961): Aynı bölgede Kuva-yi Milliye önderi.
- Hacı Şükrü Bey: Olayları aktaran tanık.
- Planlayan ilk birlik: 17 kişi; yol boyunca 60'a çıktı.
- Yunan müfrezesi: 20 kişi (tanığa göre 60).
- Milis kaybı: 1 hafif yaralı.
- Aydın kanadının tutulduğu süre: yaklaşık 20 ay.
Tarih notu
SonuçKronoloji: 1895 Yörük Ali'nin doğumu. 15 Mayıs 1919 İzmir'in işgali. 16 Haziran 1919 Malgaç baskını. 19-20 Haziran 1919 Nazilli'nin boşaltılması. 11 Temmuz 1919 Demirci Mehmet Efe'nin Kuva-yi Milliye'ye katılması. 1928 Yenipazar'a taşınma. 1934 Yörük soyadı. 23 Eylül 1951 Bursa'da ölüm. 2001 Yenipazar'daki müze.
Malgaç baskını, Kuva-yi Milliye'nin ilk aylarında dağ geleneğinden gelen efelerin işgale karşı nasıl örgütlendiğini gösteriyor. Hedef rastgele seçilmemişti: işgal kuvvetlerinin ikmal hattı olan demiryolunun köprüsüydü. Sonuç da sahada ölçülebilirdi; birkaç gün içinde Nazilli boşaltıldı.
Bugünkü anlamı
Maddeye göre Yörük Ali Efe savaştan sonra İzmir'e yerleşti, 1928'de savaş sırasında bir süre karargâhı olan Yenipazar'a taşındı ve 1934'te Yörük soyadını aldı. 1951'de İzmir'de geçirdiği bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti ve aynı yıl tedavi için gittiği Bursa'da öldü. Vasiyetinde Yenipazar'a gömülmek istedi: "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim." Yenipazar'daki evi 2001'de Yörük Ali Efe Müzesi olarak açıldı; adına yakılan türkü ise bugün de söyleniyor.
Kaynaklar
- Vikipedi, Yörük Ali Efe maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Malgaç Baskını maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Demirci Mehmet Efe maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Milne Hattı maddesi (tr.wikipedia.org)