İçeriğe geç
Giriş yap
0

Tobruk 1911: Nadura Tepesi baskını ve Mustafa Kemal'in o sabahki yeri

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt1 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Trablusgarp Savaşı denince çoğumuzun aklına önce Derne gelir. Oysa Mustafa Kemal'in Libya'daki ilk haftaları Tobruk çevresinde geçti ve bu kasabanın önündeki Nadura Tepesi, savaşın en çok anılan çarpışmalarından birine sahne oldu. Bu yazıda Tobruk'un nasıl düştüğünü, kasabanın çevresinde bir yıl boyunca neler yaşandığını ve 22 Aralık 1911 sabahı Mustafa Kemal'in tam olarak nerede olduğunu kaynaklardaki bilgilerle birlikte anlatıyoruz.

Neden Tobruk?

İtalya 1911 sonbaharında Trablusgarp'a saldırdığında iki limanı öncelikli hedef olarak seçmişti: batıda Trablus, doğuda Tobruk. İkisi de büyük gemilerin yanaşabileceği doğal limanlardı. Plan, bu iki noktayı hızla alıp karaya çıkacak kuvvetlerin ikmalini buradan yapmak, öteki kıyı kasabalarını da sırayla işgal etmekti. Kış yaklaştığı için İtalyan komutanlığı harekâtı hava bozulmadan bitirmek istiyordu.

Tobruk'un bir özelliği daha vardı: Sirenayka'nın (Bingazi bölgesinin) en doğusunda, Mısır sınırına yakındı. Bu yakınlık, ileride Osmanlı subaylarının Mısır üzerinden cepheye sızmasını da kolaylaştıracaktı.

3-4 Ekim 1911: Kasaba nasıl el değiştirdi?

3 Ekim 1911 öğleden sonra saat 15.30'da bir İtalyan torpido botu limana girdi. Ardından komutan gemisi, üç kruvazör, iki gambot ve bir torpido botu daha iki hat hâlinde gelip toplarını kasabaya çevirdi. Tobruk'taki Osmanlı subayları kışladaki silahları halka dağıttı; halk ve askerler kasabanın dışındaki eski surlara çekildi.

İtalya'nın Bingazi konsolosu karaya çıkıp Tobruk müfreze komutanıyla görüşmek istedi. Komutan teslim teklifini kabul etmedi ve kasabayı terk etti. Ertesi sabah kışladaki erzakı taşımak için geri dönen 30 kişilik küçük bir Osmanlı birliği, 10.30'da başlayan ve dört saat süren topçu ateşiyle karşılaştı ve geri çekildi. 4 Ekim'de 400 denizciden oluşan bir İtalyan kuvveti kayıp vermeden karaya çıktı.

10 Ekim'de yaklaşık 500 kişilik bir İtalyan birliği, donanma toplarının desteğiyle ilerledi. Bölgedeki 25 kişilik Osmanlı müfrezesi kısa bir çatışmanın ardından çekildi. Ay sonuna gelindiğinde İtalyanlar kasabada cephane, kömür ve malzeme depoları ile bir telsiz istasyonu kurmuş, iki deniz tümenini besleyecek altyapıyı hazırlamıştı.
Tarih notu
Tobruk kronolojisi (1911-1912):
- 3 Ekim 1911, 15.30: İtalyan gemileri limana girer.
- 4 Ekim: 400 İtalyan denizcisi karaya çıkar.
- 5 Kasım: Cidariye Vadisi çevresinde ilk ciddi çarpışma.
- 9 Kasım: Enver Bey bölgeye gelir, kuvvetleri düzenler.
- 13 Kasım: 2.000 kişilik İtalyan birliğinin telgraf hatlarına yönelik harekâtı geri döner.
- 17 Aralık: Osmanlı tarafına ilk silah ve cephane kafilesi ulaşır.
- 21/22 Aralık gecesi: Mustafa Kemal Derne'ye doğru yola çıkar.
- 22 Aralık: Nadura Tepesi baskını.
- 11 Mart 1912: Basil mevkiinde iki buçuk saatlik çarpışma.
- 18 Ekim 1912: Barış; Tobruk İtalya'ya bırakılır.
Mustafa Kemal Trablusgarp cephesinde Osmanlı subaylarıyla, 1911
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı (Foto Film Merkezi Komutanlığı). Dosya sayfası

Kasabanın dışındaki direniş

Kasabayı alan İtalyanlar, ilk günden itibaren neredeyse her gün tacize uğradı. Karşılık olarak hem gemilerden hem de karaya çıkarılan bir topçu bataryasından Osmanlı mevzilerine ateş açıyorlardı.

İlk önemli çarpışma 5 Kasım'da oldu. Kasabadan çıkan üç İtalyan taburu Cidariye Vadisi çevresinde mevzi aldı. Meryem kabilesinden yalnızca altı süvari, bu kuvvetin 60 kişilik bir bölümüne beklenmedik bir saldırı yaptı. İki İtalyan askeri öldü, bir doktor ve bir yüzbaşı yaralandı. Limandaki gemiler denize açılıp bir saat boyunca bombardıman yaptı.

Yerel kuvvetlerin başında Meryem kabilesinin desteklediği Şeyh Müberra vardı. 9 Kasım'da bölgeye gelen Enver Bey, dağınık kuvvetleri düzene soktu. 13 Kasım'da 2.000 kişilik bir İtalyan birliği telgraf hatlarını yok etmek için harekete geçti. Şeyh Müberra'nın 25 kişilik öncü kuvveti ateş açtı, çatışmaya kabile mensupları da katılınca Osmanlı tarafındaki sayı 200'e çıktı. Kayıp vermek istemeyen İtalyanlar hücumdan vazgeçip geri döndü.

Mustafa Kemal sahneye çıkıyor

Bu günlerde, aralarında Kurmay Kolağası Mustafa Kemal'in de bulunduğu bir grup Osmanlı subayı Mısır üzerinden bölgeye ulaştı. Gazeteci kimliğiyle yaptığı yolculuğu daha önce ayrı bir konuda anlatmıştık; burada önemli olan, cepheye vardığında karşısında düzenli bir ordu değil, kabile savaşçıları ve az sayıda Osmanlı askerinden oluşan karma bir gücün bulunmasıydı.

17 Aralık'ta ilk silah ve cephane kafilesi geldi ve iki gün sonra halka dağıtıldı. Aynı dönemde İtalyanlar da boş durmuyordu: Kasım ayında Tobruk'a beş uçak gönderilmişti; bu uçakların işe yaradığı görülünce Ocak 1912'de altı uçak daha geldi. Tobruk, uçağın savaşta kullanılmasının ilk denendiği yerlerden biri oldu.

İtalyanlar Aralık'ta Müreyra Vadisi'nin iki noktasında tahkimat kuruyordu. Bunların bir kısmı bitmişti, Nadura Tepesi'ndeki ise sürüyordu. O sırada binbaşılığa yükselmiş olan Mustafa Kemal, keşif raporlarına dayanarak Şeyh Müberra'ya Nadura'daki İtalyan kuvvetine saldırılmasını önerdi. Şeyh, silahların yeni dağıtıldığını, savaşçıların bunları henüz iyi kullanamadığını söyleyerek birkaç gün beklemek istedi. Bu bekleyiş İtalyanlara mevzilerini güçlendirme fırsatı verdi.

Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal, Trablusgarp'ta gönüllü Bedevi kuvvetlerinin önünde emir yazdırırken
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

22 Aralık 1911: Nadura Tepesi

Bölgeye gelen Ethem Paşa komutayı üstlenmişti. 21/22 Aralık gecesi Şeyh Müberra'ya Nadura Tepesi'ndeki İtalyan kuvvetine olabildiğince erken saldırmasını emretti. Görev 12 Osmanlı askerine, yüzbaşı vekili Necip Efendi'ye ve 120 Libyalı gönüllüye verildi. Tepeyi koruyan İtalyan askeri sayısı 200 civarındaydı.

Saldırganlar şafaktan önce tepeye yaklaşıp çevresini sardı. İtalyanların dağınık top ateşi saldırıyı durduramadı; iki saat içinde mevziler düştü. İtalyan birliği üç makineli tüfeği ve cephanesini geride bırakıp Tobruk'a çekildi.

Ancak sevinç uzun sürmedi. Şeyh Müberra'nın adamları tahkimatı yıkmaya uğraşırken, sırtları tutan bir İtalyan takviye birliği beklenmedik ve şiddetli bir ateş açtı. Şeyh Müberra ve on savaşçısı bu ateşte hayatını kaybetti. Silah seslerini duyan öteki kabileler de çarpışmaya katıldı; öğleden sonra saat 13.00'e gelindiğinde İtalyan kuvvetleri çekilmişti.

Bilanço kaynakta şöyle verilir: İtalyan tarafı yaklaşık 200 asker, üç makineli tüfek, piyade silahları, cephane ve malzeme kaybetti; Osmanlı safındaki Libyalıların kaybı 11 kişiydi. Malzemeler toplandıktan sonra yerel kuvvetler geri çekildi. İtalyanlar tepeyi 1912'de büyük bir kuvvetle yeniden alıp daha sağlam tahkimat kurdu.
Dikkat: yanlış bilinen
Yaygın anlatımda Tobruk'taki 22 Aralık 1911 başarısı doğrudan Mustafa Kemal'in yönettiği bir muharebe olarak geçer. Vikipedi'deki Tobruk Muharebeleri maddesinin aktardığı ayrıntılar farklı bir tablo çizer: Saldırıyı ilk öneren Mustafa Kemal'di, fakat emri Ethem Paşa verdi; Mustafa Kemal ise 21-22 Aralık gecesi Derne'ye doğru yola çıkmıştı. Silah seslerini duyup 22 Aralık sabahı geri döndüğünde çarpışma bitmişti. Bu nedenle "Tobruk'u Mustafa Kemal kazandı" demek yerine "saldırının fikrini veren subaylardan biriydi" demek kaynaklara daha uygundur.
1912: Sessiz bir cephe

Nadura, Tobruk çevresinde savaş boyunca yaşanan en büyük çarpışma olarak kaldı. 1912 başında kasabadaki İtalyan kuvveti altı piyade taburu ve iki topçu bataryasından oluşuyordu. İtalyanlar iç kesimlere yayılmaya pek hevesli değildi; savunmada kalıp tahkimat yapmayı tercih ettiler.

24 Şubat gecesi yerel kabileler bir baskın yaptı. 11 Mart sabahı saat 09.00'da İtalyanlar ani bir bombardıman başlattı. Ethem Paşa'nın emriyle toplanan Osmanlı ve kabile kuvvetleri Basil mevkiinde İtalyanlarla iki buçuk saat çarpıştı. Bu çarpışmada İtalyanlar 70 kayıp verdi; Osmanlı tarafında 16 ölü ve 65 yaralı vardı. 25 Mart'ta Ethem Paşa hastalığı nedeniyle Mısır'a döndü.

31 Mart ve 1 Nisan'da İtalyanlar Basil'e yeni çıkışlar yaptı, 2 Nisan'da ise Kabile-i Münife'den 50 kişi Basil'in batısındaki bir İtalyan mevziine saldırdı. Mayıs'ta Tobruk'taki İtalyan komutanı General Signorile başarısız bulunarak geri çağrıldı, yerine Bingazi'den General d'Amico getirildi. Eylül sonunda kasabadaki İtalyan askeri sayısı 6.000'e ulaşmıştı. Barışa kadar Osmanlı tarafı küçük baskınlarla tacizi sürdürdü; İtalyanlar ise uçaktan bombalama ve topçu atışıyla karşılık verdi.
Ek bilgi
Tobruk, Mustafa Kemal'in ilk kez gerçek bir cephede gönüllü kabile kuvvetleriyle birlikte çalıştığı yerdir. Burada gördüğü tablo, yani düzensiz ama yerini iyi bilen savaşçılar, üstün silahlı fakat kıyıya sıkışmış bir düşman ve uçak gibi yeni araçlar, sonraki aylarda Derne'de karşılaştıklarına çok benzer. Kendisi Derne'de bir gözünden yaralanacak ve Balkan Savaşı başlayınca İstanbul'a dönecektir.
Savaşın sonu ve kalıcı sonuç

Balkan Savaşları'nın başlaması Osmanlı Devleti'ni İtalya ile barışa zorladı. Uşi'de imzalanan antlaşmayla Trablusgarp ve Bingazi'deki kuvvetler çekildi, Tobruk da İtalyanlara bırakıldı. Böylece Osmanlı Devleti Kuzey Afrika'daki son topraklarını kaybetmiş oldu. İtalyanlar ise Tobruk sayesinde Doğu Akdeniz'de harekâta elverişli bir üs kazandı; Rodos ve On İki Ada'nın işgaliyle bu üstünlük Ege'ye kadar uzandı.

Tobruk adı bugün daha çok İkinci Dünya Savaşı'ndaki kuşatmalarla bilinir. Ama kasabanın kayıtlara geçen ilk modern muharebeleri, 1911-1912'de Osmanlı subayları ile Libyalı kabilelerin İtalyan kuvvetlerine karşı verdiği bu mücadeledir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap