İçeriğe geç
Giriş yap
0

2 Haziran 1941 ve 16 Haziran 1950: Ezanın dili Türk Ceza Kanunu'nun 526. maddesinde

SohbeX başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

Neden önemli

• 1941: Arapça ezan ve kamet okumak cezalı bir fiildi. • 1950: Kanunda ezanın diline ilişkin bir ceza hükmü kalmadı.

Konunun “Kısaca” bölümünden · Bu gün tarihte
SohbeXKonu sahibiYönetimYeni üye1Sv. 50
#1
Ezanın hangi dilde okunacağı iki kez Türk Ceza Kanunu'nun aynı maddesiyle, 526. maddeyle düzenlendi: önce 1941'de cezalı bir yasak olarak yazıldı, 1950'de bu cümle maddeden çıkarıldı.

2 Haziran 1941: 4055 sayılı kanun

TBMM 2 Haziran 1941'de Türk Ceza Kanunu'nun on maddesini değiştiren 4055 sayılı kanunu kabul etti; kanun 6 Haziran 1941 tarihli 4827 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. 526. maddenin ikinci fıkrası şöyle oldu: Şapka Kanunu (671) ile Türk harfleri kanununun (1353) yasak ve yükümlülüklerine aykırı davrananlar "veya arapça ezan ve kamet okuyanlar" üç aya kadar hafif hapis ya da on liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezasıyla cezalandırılacaktı.

16 Haziran 1950: 5665 sayılı kanun

IX. Dönem Meclisi'nin ilk haftalarında, 16 Haziran 1950'de 5665 sayılı kanun kabul edildi ve 17 Haziran 1950 tarihli 7535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Kanun 526. maddeyi yeniden yazdı: şapka ve Türk harfleri hükmü yerinde kaldı, ezan ve kametle ilgili ibare metinden çıkarıldı. Bu fıkranın cezası da üç aya kadar hafif hapis ya da 30 liradan 600 liraya kadar hafif para cezası oldu.

Kısaca

• 1941: Arapça ezan ve kamet okumak cezalı bir fiildi.
• 1950: Kanunda ezanın diline ilişkin bir ceza hükmü kalmadı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap